Konusunu Oylayın.: Peygamberimiz nasıl namaz kılardı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Peygamberimiz nasıl namaz kılardı?
  1. 16.Eylül.2013, 01:14
    1
    Misafir

    Peygamberimiz nasıl namaz kılardı?

  2. 16.Eylül.2013, 02:43
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,585
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Peygamberimiz nasıl namaz kılardı?




    Hz. Peygamber’in Namazları:

    Namaz kılmayı çok severdi; öyle ki, bazen ayakları şişinceye kadar namaz kılardı. Âişe (ra) anlatıyor: “Resûlullah (as) geceleri o kadar çok namaz kılardı ki, bazen ayakları bile şişerdi. Bir gün, ‘Ey Allah’ın Resûlü neden bu kadar kendini yoruyorsun? Hâlbuki Senin gelmiş geçmiş bütün günahların affedilmiştir.’ dedim. ‘Ey Âişe! Şükreden bir kul olmayı Ben sevmez miyim?’ buyurdu.” (Buhârî, es-Sahîh, “Kitâbu’t-Tefsir”, 48;2.)

    Allah Resûlü (as), cuma, bayram ve farz namazların dışında çeşitli namazlar kılmıştır ki, biz bunların bazılarına sünnet namazlar adını vermekteyiz. Beş vakit namaz içerisinde bu namazların bir kısmı kılınmaktadır. Bunun haricinde Sevgili Peygamberimiz her gece seher vakti sekiz rekât ya da on rekât nafile namaz kılardı ki, bu namaza teheccüd namazı adı verilmektedir.

    Resûlullah (as), güneş ve ay tutulmalarında “kusûf” ve “husûf” namazları kılmıştır. Ayrıca “şükür namazı”, “hacet namazı”, “salât-u havf” adı verilen “korku namazı” gibi namazlar da kıldığı bilinmektedir. Yine Peygamberimizin ramazan gecelerine mahsus olmak üzere “teravih namazı” kıldığını biliyoruz. Öte yandan hac esnasında tavaftan sonra “tavaf namazı” kıldığı bilinmektedir. Bunlardan başka Hz. Peygamber’in güneş doğup kerahet vakti çıktıktan sonra “işrak namazı”, kuşluk vaktinde “duha namazı”, akşam namazından sonra da “evvâbin namazı” kıldığı kaynaklarda yer almaktadır.

    Diğer taraftan Sevgili Peygamberimiz, namaz kılarken ta’dil-i erkâna son derece riayet ederdi. Yani rükû ve secdeleri hakkıyla yapar, acele etmez, rükûdan ve birinci secdeden kalktığında belli bir süre beklerdi. Bir gün kendisi arkadaşlarıyla mescitte otururken bir adam gelip namaza durdu, ancak namazını aceleyle kıldı. Sonra Hz. Peygamber’in yanına geldi ve selam verdi. Allah Resûlü (as), adamın selamını dahi almadı ve git namazını yeniden kıl da gel, buyurdu. Adam üç defa namaz kıldı fakat her seferinde Peygamber, adamı geri gönderdi. Dördüncü kez geldiğinde ona namazı acele kılmamasını, rükû ve secdeleri hakkıyla yapmasını anlattı.

    Görüldüğü gibi müminlerin miracı olarak tanımlanan namazı kılarken hakkıyla kılmalı bu konuda Sevgili Peygamberimizi örnek almalıyız. Ayrıca O’nun kılmadığı bir namazı çeşitli isimler uydurarak ihdas etmemeliyiz. Böyle davrananlara da aldanmamak gerekir.


  3. 16.Eylül.2013, 02:43
    2
    Moderatör



    Hz. Peygamber’in Namazları:

    Namaz kılmayı çok severdi; öyle ki, bazen ayakları şişinceye kadar namaz kılardı. Âişe (ra) anlatıyor: “Resûlullah (as) geceleri o kadar çok namaz kılardı ki, bazen ayakları bile şişerdi. Bir gün, ‘Ey Allah’ın Resûlü neden bu kadar kendini yoruyorsun? Hâlbuki Senin gelmiş geçmiş bütün günahların affedilmiştir.’ dedim. ‘Ey Âişe! Şükreden bir kul olmayı Ben sevmez miyim?’ buyurdu.” (Buhârî, es-Sahîh, “Kitâbu’t-Tefsir”, 48;2.)

    Allah Resûlü (as), cuma, bayram ve farz namazların dışında çeşitli namazlar kılmıştır ki, biz bunların bazılarına sünnet namazlar adını vermekteyiz. Beş vakit namaz içerisinde bu namazların bir kısmı kılınmaktadır. Bunun haricinde Sevgili Peygamberimiz her gece seher vakti sekiz rekât ya da on rekât nafile namaz kılardı ki, bu namaza teheccüd namazı adı verilmektedir.

    Resûlullah (as), güneş ve ay tutulmalarında “kusûf” ve “husûf” namazları kılmıştır. Ayrıca “şükür namazı”, “hacet namazı”, “salât-u havf” adı verilen “korku namazı” gibi namazlar da kıldığı bilinmektedir. Yine Peygamberimizin ramazan gecelerine mahsus olmak üzere “teravih namazı” kıldığını biliyoruz. Öte yandan hac esnasında tavaftan sonra “tavaf namazı” kıldığı bilinmektedir. Bunlardan başka Hz. Peygamber’in güneş doğup kerahet vakti çıktıktan sonra “işrak namazı”, kuşluk vaktinde “duha namazı”, akşam namazından sonra da “evvâbin namazı” kıldığı kaynaklarda yer almaktadır.

    Diğer taraftan Sevgili Peygamberimiz, namaz kılarken ta’dil-i erkâna son derece riayet ederdi. Yani rükû ve secdeleri hakkıyla yapar, acele etmez, rükûdan ve birinci secdeden kalktığında belli bir süre beklerdi. Bir gün kendisi arkadaşlarıyla mescitte otururken bir adam gelip namaza durdu, ancak namazını aceleyle kıldı. Sonra Hz. Peygamber’in yanına geldi ve selam verdi. Allah Resûlü (as), adamın selamını dahi almadı ve git namazını yeniden kıl da gel, buyurdu. Adam üç defa namaz kıldı fakat her seferinde Peygamber, adamı geri gönderdi. Dördüncü kez geldiğinde ona namazı acele kılmamasını, rükû ve secdeleri hakkıyla yapmasını anlattı.

    Görüldüğü gibi müminlerin miracı olarak tanımlanan namazı kılarken hakkıyla kılmalı bu konuda Sevgili Peygamberimizi örnek almalıyız. Ayrıca O’nun kılmadığı bir namazı çeşitli isimler uydurarak ihdas etmemeliyiz. Böyle davrananlara da aldanmamak gerekir.





+ Yorum Gönder