Konusunu Oylayın.: Peygamberimiz nasıl istiğfar ederdi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Peygamberimiz nasıl istiğfar ederdi?
  1. 16.Eylül.2013, 01:10
    1
    Misafir

    Peygamberimiz nasıl istiğfar ederdi?






    Peygamberimiz nasıl istiğfar ederdi? Mumsema peygamberimiz nasıl istiğfar ederdi


  2. 16.Eylül.2013, 01:10
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 28.Ekim.2013, 16:25
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Peygamberimiz nasıl istiğfar ederdi?




    Peygamberimizin istiğfar duaları

    Tövbe ve istiğfar; kulun günahını ve hatasını terk edip, pişmanlık duygusu içinde, dua ve niyaz ile Rab’binden bağışlanma dilemesidir.
    Yüce Allah’ın (cc) kuluna tövbe etme fırsatını bahşetmesi, O’nun sonsuz rahmetinin bir ifadesidir. Cenab- Hak, kulların bağışlanmak için her samimi yönelişlerinde onlara rahmet ve mağfiretiyle karşılık verir. Allah-u Teala Kur’an-ı Kerim’de bizleri tövbeye davet etmekte ve tövbe edenleri bağışlayacağını bildirmektedir. Nitekim ayet-i kerimede “Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin. Belki Rabbiniz sizin günahlarınızı örter ve peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde, Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar…” (1) buyurmaktadır.
    Sevgili Peygamberimiz (sav) de bu konuda şöyle buyurmuşlardır: “Ey insanlar! Allah'a tövbe ve istiğfar ediniz, ben günde yüz kere tövbe ediyorum.”(2)
    Değerli Mü’minler!
    Tövbenin kabulünün bir takım şartları vardır: Bunlar; günahın terkedilmesi, işlenen günaha pişmanlık duyulması, bir daha günah işlenmeyeceğine kesin olarak karar verilmesi ve işlenen günah eğer kul hakkı ile ilgili ise mutlaka hak sahibi ile helalleşilmesidir. Ayet-i kerimede; “Allah katında makbul tövbe, ancak cehaletle günah işleyip sonra çok vakit geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah bunların tövbelerini kabul buyurur. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir”(3) buyrulmaktadır.
    Muhterem Müminler!
    Tövbe etmede acele edilmelidir. Çünkü ölümün ne zaman geleceğini ancak Allah Teala bilir ve ölüm anında yapılan tövbeler de makbul değildir. (4)
    Ümitsizliğe kapılmadan tövbe edip salih amellere devam edelim. Cenab-ı Hakk’ın tövbe ettiğimiz takdirde şu müjdesini unutmayalım: “Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka. Allah işte onların günahlarını sevaplara çevirir. Allah çok bağışlayandır, engin merhamet sahibidir.”(5)

    Sulhattin KARABAT


    OKUNUŞU: "Sübhanekallahümme ve bi hamdik, Allahümmağfirli inneke ente't-tavvabü'rrahim."
    Anlamı: "Allah'ım! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim. Sana hamdederim. Allah'ım! Beni bağışla. Kuşkusuz Sen tövbeleri kabul eden ve pek merhametli olansın." (Buhari)
    OKUNUŞU: "Allahümmağfir li hatieti ve cehli ve israfi fi emri ve ma ente a'lemü bihi minni Allahümmağfir li ciddi ve hezli ve hata'i ve amdi ve küllü zalike ındi. Allahümmağfir li ma kaddemtü ve ma ahhartü ve ma esrartü ve ma a'lentü ve ma ente a'lemü bihi mini ente'l-mukaddimü ve ente'lmuahhiru ve ente ala külli şey'in kadir."
    Anlamı: "İlahi! Hatalarımı, bilgisizliğimi, işlerimdeki israfımı (aşırı hareketimi), senin benden daha iyi bildiğin kusurlarımı bağışla! Allah'ım! Ciddi halimi, şakamı, hatamı, kasıtlı davranışlarımı bağışla. Bu kusurların hepsi bende var. İlahi! Önden gönderdiğim, önceden yaptığım ve sonraya bıraktığım, sonradan yapabileceğim gizli ve açıktan işlediğim ve Senin benden daha iyi bildiğin kusurlarımı bağışla. Çünkü Sensin ileri götüren, Sensin geri bırakan, Sensin her şeye gücü yeten!" (Buhari, Müslim)


  4. 28.Ekim.2013, 16:25
    2
    Moderatör



    Peygamberimizin istiğfar duaları

    Tövbe ve istiğfar; kulun günahını ve hatasını terk edip, pişmanlık duygusu içinde, dua ve niyaz ile Rab’binden bağışlanma dilemesidir.
    Yüce Allah’ın (cc) kuluna tövbe etme fırsatını bahşetmesi, O’nun sonsuz rahmetinin bir ifadesidir. Cenab- Hak, kulların bağışlanmak için her samimi yönelişlerinde onlara rahmet ve mağfiretiyle karşılık verir. Allah-u Teala Kur’an-ı Kerim’de bizleri tövbeye davet etmekte ve tövbe edenleri bağışlayacağını bildirmektedir. Nitekim ayet-i kerimede “Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin. Belki Rabbiniz sizin günahlarınızı örter ve peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde, Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar…” (1) buyurmaktadır.
    Sevgili Peygamberimiz (sav) de bu konuda şöyle buyurmuşlardır: “Ey insanlar! Allah'a tövbe ve istiğfar ediniz, ben günde yüz kere tövbe ediyorum.”(2)
    Değerli Mü’minler!
    Tövbenin kabulünün bir takım şartları vardır: Bunlar; günahın terkedilmesi, işlenen günaha pişmanlık duyulması, bir daha günah işlenmeyeceğine kesin olarak karar verilmesi ve işlenen günah eğer kul hakkı ile ilgili ise mutlaka hak sahibi ile helalleşilmesidir. Ayet-i kerimede; “Allah katında makbul tövbe, ancak cehaletle günah işleyip sonra çok vakit geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah bunların tövbelerini kabul buyurur. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir”(3) buyrulmaktadır.
    Muhterem Müminler!
    Tövbe etmede acele edilmelidir. Çünkü ölümün ne zaman geleceğini ancak Allah Teala bilir ve ölüm anında yapılan tövbeler de makbul değildir. (4)
    Ümitsizliğe kapılmadan tövbe edip salih amellere devam edelim. Cenab-ı Hakk’ın tövbe ettiğimiz takdirde şu müjdesini unutmayalım: “Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka. Allah işte onların günahlarını sevaplara çevirir. Allah çok bağışlayandır, engin merhamet sahibidir.”(5)

    Sulhattin KARABAT


    OKUNUŞU: "Sübhanekallahümme ve bi hamdik, Allahümmağfirli inneke ente't-tavvabü'rrahim."
    Anlamı: "Allah'ım! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim. Sana hamdederim. Allah'ım! Beni bağışla. Kuşkusuz Sen tövbeleri kabul eden ve pek merhametli olansın." (Buhari)
    OKUNUŞU: "Allahümmağfir li hatieti ve cehli ve israfi fi emri ve ma ente a'lemü bihi minni Allahümmağfir li ciddi ve hezli ve hata'i ve amdi ve küllü zalike ındi. Allahümmağfir li ma kaddemtü ve ma ahhartü ve ma esrartü ve ma a'lentü ve ma ente a'lemü bihi mini ente'l-mukaddimü ve ente'lmuahhiru ve ente ala külli şey'in kadir."
    Anlamı: "İlahi! Hatalarımı, bilgisizliğimi, işlerimdeki israfımı (aşırı hareketimi), senin benden daha iyi bildiğin kusurlarımı bağışla! Allah'ım! Ciddi halimi, şakamı, hatamı, kasıtlı davranışlarımı bağışla. Bu kusurların hepsi bende var. İlahi! Önden gönderdiğim, önceden yaptığım ve sonraya bıraktığım, sonradan yapabileceğim gizli ve açıktan işlediğim ve Senin benden daha iyi bildiğin kusurlarımı bağışla. Çünkü Sensin ileri götüren, Sensin geri bırakan, Sensin her şeye gücü yeten!" (Buhari, Müslim)





+ Yorum Gönder