+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Misafir Soruları Kategorisinden Peygamberimiz nasıl bir devlet başkanıydı? Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Misafir

    Peygamberimiz nasıl bir devlet başkanıydı?






  2. Hoca
    erimeye devam...

    Cevap: Peygamberimiz nasıl bir devlet başkanıydı?


    Reklam



    Cevap: BiR DEVLET BAŞKANI OLARAK PYGAMBERİMİZ Hz. MUHAMMED (sav)

    Peygamberimiz, Kıyamete kadar gelecek olan liderlere örnek olacak bir devlet adamıydı.

    Hz. Peygamber (sav), Allah’ın (cc) insanları insanlara veya başka şeylere kul ve köle olmaktan kurtarıp sadece Allah’a kul olmalarını öğretmek, eğitmek ve sadece Allah’a kulluk yapmalarını sağlamak için bütün zaman ve mekândakilere gönderdiği elçisi idi.

    Hz. Peygamber (sav), önce ilâhî davayı ortaya koydu, sonra inananları talim ve terbiyeden geçirdi daha sonra da Medine’ye hicret neticesinde sayım yaptırdı, ilk anayasa özelliğinde Medine Sözleşmesi’ni gerçekleştirdi, mü’minleri ordu haline getirdi, getirdiği ahkâmı uygulamaya koydu. Bütün bunları; peygamber, mü’min, İslâm davasının başı, mü’minlerden sorumlu bir lider, ahkâmı uygulayan bir hâkim ve kurduğu devletin başkanı olarak yapmaktaydı. Resûlullah Efendimiz (sav) Mekke’de iken devlet başkanı olarak yetiştirildi. Hicret öncesinde, hicret esnasında ve hicret sonrasında yaptığı bütün işlerinde; sayım yaptırması, anayasa yazdırması, getirdiği ahkâmı uygulatması, elçiler kabul edip elçiler göndermesi, ordu kurarak seriyyeler göndermesi, savaşlar yapması ile devlet başkanı bir lider olduğunu gösterdi.

    Kur’ân-ı Kerîm’de Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Ey îmân edenler! Allah’a karşı gelmekten nasıl sakınmak gerekirse öylece sakının. Ona layık olduğu tazimi gösterin ve ancak O’na teslim olan müslüman olarak can verin. Hepiniz toptan, Allah’ın ipine (dinine) sımsıkı sarılın, bölünüp ayrılmayın.” (1)

    Ebedî âlem olan cennetin elde edilmesi îmânlı ölmeye bağlıdır. Îmânlı olarak ölmenin yolu îmânın gereğine göre yani müslüman olarak yaşamaya, müslüman yaşamanın yolu Kur’ân’a uymaya, Kur’ân’a uymak da ancak Kur’ân’ın bütününe uymaya ve bütün müslümanlarda uygulanmaya bağlıdır. Müslümanların bütününde uygulanması için ancak müeyyide uygulanacak otoriteye yani devlete ihtiyaç vardır. Önce devletin tarifini sonra da Peygamber’in kurduğu devletin özelliklerini görelim.

    1- İslâm Hukukunda Devletin Tarifi: Devlet, belli bir ülke üzerinde yaşayan, akide ve hukuk alanında ilâhî ilke ve kanunlara tam olarak uyan ve bu alanın öngördüğü işleri yerine getiren örnek bir otoriteye boyun eğen insanlar topluluğudur.(2)

    2- Hz. Peygamber’in (sav) Kurduğu Devletin Özellikleri:

    a. Kendisine vahyedilen ilâhî kanunlarla düzenlenen hayat sisteminin ayrılmaz bir parçasını oluşturan ilkelerden meydana gelmesi,

    b. Haram-helal hükmünü koymanın Allah’a ait olması,

    c. Allah’ın (cc) koyduğu haram ve helal karşısında herkesin eşit olması,

    d. İnsan hayatının her yönünü kapsamına alması,

    e. Gayrimüslimlerin, devletin temel politikasını formüle etmede katılım haklarının olmayıp icra/yürütme fonksiyonuna katılabilmesi ve yüksek görevler alabilmesi,

    f. Gayrimüslimlerin, ülkenin kanunlarını ihlal etmedikçe ve diğerlerinin haklarına el uzatmadıkça istedikleri yerde yaşayabilmeleri ve dine girme zorunluluğunda olmamaları,

    g. Hakkında nass olmayan her konuda istişâre edilmesi.

    Hz. Peygamber (sav), hemen hemen her konuda prensipler koymuş ve o prensipleri de uygulamıştır. Devleti kurdu, devletin idare edilip yönetilmesi için de prensipler vazetmiştir. Hz. Peygamber’in (sav) getirdiği sistemde iradenin tanımını, yönetim esaslarını, yönetici ve yönetilen halkı görelim.

    1. İdare:

    Lûgatte döndürmek, döndürülmek, çekip çevirmek, yönelmek gibi mânâlara gelir. (3)idaredeki ortak nokta insandır. Bütün âlem de insan için döndürülmektedir. İdarede yörünge, insanın fıtratı ve Fâtırı/Yaratıcısı göz önünde bulundurarak dünya ve âhiret mutluluğunu kazandırmaktır. Yönetim ve yönetici, insan için ve insanın mutluluğu vardır.

    2. Yönetim Esasları, Yönetici ve Yönetilen Halk:

    a. Yönetim Esasları: İnsanın mutluluğu için bütün kâinatı insanın emrine veren, dünyada huzur âhirette de ebedî huzuru kazandırmak isteyen Allah’ın (cc) Kitâbı Kur’ân-ı Kerîm, Allah’ın ilim ve hikmet verdiği Resûlullah’ın (sav) Hadîs-i Şerîfleri, özellikle sahabenin icması ve müçtehitlerinâyet ve hadislerden çıkardıkları içtihatlardır.

    b. Yönetici: Hem Allah’a hem de insanlara hesap verecek olan hizmetçi yönetici, herkesin huzurla arkasından gittiği, inandığı ve güvendiği, gerektiğinde hesaba çektiği âdil ve dürüst insandır.

    c. Yönetilen Halk: Dünya ve âhirette ebedî mutlu kılınmak istenen, varlıkların en kıymetlisi ve kapsamlı olan insanlar topluluğudur.

    3. Hz. Peygamber’in (sav) Belirttiği Yönetici ve Görevleri:

    a. Adâletli Olmak: İdarecinin en önemli özelliği adâlettir. Çünkü mülkün yani idarenin, idareciliğin ve hâkimiyetin temeli adâlettir.

    Adâleti uygulanacak olanlar hakkında Hz. Peygamber(sav):

    “Şüphesiz ki, adâletle iş görenler, Allah katında nûrdan minberler üzerinde Rahman’ın sağında olacaklardır. Gerçi O’nun her iki eli sağdır. Bunlar hükümlerinde, ailelerinde ve idaresi altındakiler hakkında adâlet gösteren kimselerdir.” buyurmuştur.(4)

    Demek ki, idareciden istenen önce ehliyet, sonra adâlet, sonra da hakkı gözetip hakka uymaktır.(5)

    b. Sorumluluk Bilincinde Olmak: Yönetici, Allah’a ve insanlara karşı sorumlu olduğunun bilincinden olmalıdır. Allah Teâlâ’nın, yöneticinin yapmasını istediği öncelikleri şöyle emretmiştir:

    “Onlar, kendilerini yeryüzünde iktidar mevkiine getirirsek namazı dosdoğru (dâimî) kılarlar, zekâtı verirler, ma’rûfu emrederler ve münkeri yasak ederler. İşlerin sonu Allah’a (döner).”(6)

    Yöneticinin sorumluluk bilincinde olmasının gerekliliği:

    İbn-i Ömer (ra)’den rivayete göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:

    “Hepiniz çobansınız ve hepiniz sürüsü (idaresi altındakileri)nden sorumludur. İnsanlar üzerinde olan (idareci) bir çobandır; o sürüsünden (halkından) sorumludur. Kişi aile fertlerine çobandır. O da onlardan sorumludur. Kadın kocasının evine ve çocuklarına çobanıdır. O da onlardan sorumludur. Köle, sahibinin malına çobandır, o da ondan sorumludur. Dikkat! Hepiniz çobansınız ve hepiniz sürüsünden sorumludur.” (7)

    c. İstişare Etmek: Yöneticinin en önemli görevlerinden birisi de, ilim, basiret, tecrübe, ehliyet, adâlet, insaf, güvenirlilik ve takva gibi özelliklere sahip olanlarla istişâre etmesidir. Zira istişâre Allah Teâlâ’nın emri(8), Hz. Peygamber’in (sav) sünneti ve övülen mü’minlerin özelliklerindendir. (9) Zira Hz. Peygamber (sav) de işlerinin çoğunda istişâre etmiştir.
    ______________________________
    Dipnotlar:

    1-Âl-i İmrân, 3/102, 10
    2-Yaman, Ahmet, İslâm Hukukunda Uluslararası İlişkiler, s. 63
    3-Devellioğlu, Ferit, Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat, s. 488
    4-Müslim, İmâre, 18; Nesâî, Âdâbu’l-Kudât,1; Ahmed, II, 160
    5-Nisâ Sûresi, 4/58, 59
    6-Hacc sûresi, 22/40
    7-Müslim, İmâre, 20; Buhârî, Cum’a, 11, Cenâiz, 32, Nikâh, 81; Ahkâm 1; Ebû Dâvûd, İmâre, 1, 13; Tirmizî, Cihâd, 27; Ahmed, II, 5, 54, 55, 108

+ Yorum Gönder