Konusunu Oylayın.: Kuranın kolay okunması için ilave edilen elifler onun değiştirildiği anlamına gelir mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kuranın kolay okunması için ilave edilen elifler onun değiştirildiği anlamına gelir mi?
  1. 14.Eylül.2013, 15:40
    1
    Misafir

    Kuranın kolay okunması için ilave edilen elifler onun değiştirildiği anlamına gelir mi?






    Kuranın kolay okunması için ilave edilen elifler onun değiştirildiği anlamına gelir mi? Mumsema Kur'an'ın kolay okunması için ilave edilen elifler, onun değiştirildiği anlamına gelir mi?


  2. 15.Eylül.2013, 02:48
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Kur'an'ın kolay okunması için ilave edilen elifler, onun değiştirildiği anlamına gelir mi?




    Bir kelimenin farklı yazılması, onun değiştirildiği anlamına gelmez. Kur’an, kendi muhtevasıyla vahiydir, yoksa onun yazılım tarzı vahiy değildir. Fatihayı Arap, Çin, Japon, Latin harfleriyle yazdığımızda da Fatiha yine fatihadır. Bu yazılardaki değişik şekiller, Fatihanın değiştirildiği manasına gelmez. Şayet yazılım tarzlarında hata varsa, bu hata yazıya ve yazı yazanlara aittir.

    - Bununla beraber, Kur’an’ın Hz. Osman döneminde yazılan hattına “hatt-ı Osmanî” denir. Kur’an’ın bu hatla yazılmasının gerekli olup olmadığı hususunda alimler arasında farklı görüşler vardır. Bazılarına göre, Hz. Osman döneminde Sahebe tarafından yazılan Kur’an hattı, bizzat resulullah’ın (o yazıyı bilmiyordu, fakat Cebrail vasıtasıyla kelimelerin yazılışlarını tarif edebiliyordu), vahiy katiplerine dikte ettiği hat olduğu için onu kullanmak gerekir. Diğer bazılarına göre ise, bugünkü insanlar, özellikle Arap olmayan insanlar için o hattı okumak zordur; bu sebeple o hat korunmakla beraber, Mushafların bildiğimiz hatla yazılmasında bir sakınca yoktur. (Bu konu sitemizde vardır, bakılabilir)

    - Şunu hemen belirtelim ki, bu iki hat arasındaki fark çok küçüktür. Mesela: Fatiha suresinin dördüncü ayetinde yer alan kelime, Hatt-ı osmanide “MELİK” (sultan) şeklinde, diğer hatta ise “MALİK” (sahib) şeklinde yazılmıştır. Anlam bakımından bir değişiklik yoktur.

    Keza, namaz anlamındaki “SALAT” kelimesinin tekili de çoğulu gibi “vav”lı olarak “SALAVAT” şeklinde yazılır, ancak tekilde “SALAT” olarak okunur. Bu biliniyor.. Kelimenin sonundaki, “TE” harfi yuvarlık ise tekil, açık ise, çoğul olduğu bilinmektedir. Normal Arap yazısında “ELİF” ile yazılan Salat-Zekat-Riba kelimeleri, bütün Mushaflarda aynı şekilde “Vav” ile yazılmıştır. Çünkü bunu değiştirmek, oradaki bir sırrın kaybolmasına sebebiyet verebilir…

    - Bunlara, değişiklik denemez. Bilakis Kur’an’ın asıl hattı çok sırlıdır. Örneğin, “Salat” kelimesinin VAV ile yazılması, ebced değeri itibariyle bile büyük bir gaybi sır taşımaktadır. Çünkü, bu vav ile beraber “Salat” kelimesinin ebced değeri 527 olup 31x17’dir. Beş vakit farz namazların rekat sayısı da 17’dir. Beş vakit namaza uygun olarak “salat” kelimesinin geçtiği beş ayet numarası 17 ve katlarıdır. Beşinci ayet ise, tertip sırası 31 olan Lokman suresinin 17. ayetidir. (31X17=Salat)Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  3. 15.Eylül.2013, 02:48
    2
    Editör



    Bir kelimenin farklı yazılması, onun değiştirildiği anlamına gelmez. Kur’an, kendi muhtevasıyla vahiydir, yoksa onun yazılım tarzı vahiy değildir. Fatihayı Arap, Çin, Japon, Latin harfleriyle yazdığımızda da Fatiha yine fatihadır. Bu yazılardaki değişik şekiller, Fatihanın değiştirildiği manasına gelmez. Şayet yazılım tarzlarında hata varsa, bu hata yazıya ve yazı yazanlara aittir.

    - Bununla beraber, Kur’an’ın Hz. Osman döneminde yazılan hattına “hatt-ı Osmanî” denir. Kur’an’ın bu hatla yazılmasının gerekli olup olmadığı hususunda alimler arasında farklı görüşler vardır. Bazılarına göre, Hz. Osman döneminde Sahebe tarafından yazılan Kur’an hattı, bizzat resulullah’ın (o yazıyı bilmiyordu, fakat Cebrail vasıtasıyla kelimelerin yazılışlarını tarif edebiliyordu), vahiy katiplerine dikte ettiği hat olduğu için onu kullanmak gerekir. Diğer bazılarına göre ise, bugünkü insanlar, özellikle Arap olmayan insanlar için o hattı okumak zordur; bu sebeple o hat korunmakla beraber, Mushafların bildiğimiz hatla yazılmasında bir sakınca yoktur. (Bu konu sitemizde vardır, bakılabilir)

    - Şunu hemen belirtelim ki, bu iki hat arasındaki fark çok küçüktür. Mesela: Fatiha suresinin dördüncü ayetinde yer alan kelime, Hatt-ı osmanide “MELİK” (sultan) şeklinde, diğer hatta ise “MALİK” (sahib) şeklinde yazılmıştır. Anlam bakımından bir değişiklik yoktur.

    Keza, namaz anlamındaki “SALAT” kelimesinin tekili de çoğulu gibi “vav”lı olarak “SALAVAT” şeklinde yazılır, ancak tekilde “SALAT” olarak okunur. Bu biliniyor.. Kelimenin sonundaki, “TE” harfi yuvarlık ise tekil, açık ise, çoğul olduğu bilinmektedir. Normal Arap yazısında “ELİF” ile yazılan Salat-Zekat-Riba kelimeleri, bütün Mushaflarda aynı şekilde “Vav” ile yazılmıştır. Çünkü bunu değiştirmek, oradaki bir sırrın kaybolmasına sebebiyet verebilir…

    - Bunlara, değişiklik denemez. Bilakis Kur’an’ın asıl hattı çok sırlıdır. Örneğin, “Salat” kelimesinin VAV ile yazılması, ebced değeri itibariyle bile büyük bir gaybi sır taşımaktadır. Çünkü, bu vav ile beraber “Salat” kelimesinin ebced değeri 527 olup 31x17’dir. Beş vakit farz namazların rekat sayısı da 17’dir. Beş vakit namaza uygun olarak “salat” kelimesinin geçtiği beş ayet numarası 17 ve katlarıdır. Beşinci ayet ise, tertip sırası 31 olan Lokman suresinin 17. ayetidir. (31X17=Salat)Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder