Konusunu Oylayın.: DNA kopyalanırken hatalar oluşur ve enzimlerce düzeltilir. Eğer düzeltilecekse Allah hata yapmasına

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
DNA kopyalanırken hatalar oluşur ve enzimlerce düzeltilir. Eğer düzeltilecekse Allah hata yapmasına
  1. 24.Ağustos.2013, 08:28
    1
    Misafir

    DNA kopyalanırken hatalar oluşur ve enzimlerce düzeltilir. Eğer düzeltilecekse Allah hata yapmasına






    DNA kopyalanırken hatalar oluşur ve enzimlerce düzeltilir. Eğer düzeltilecekse Allah hata yapmasına Mumsema DNA kopyalanırken hatalar oluşur ve enzimlerce düzeltilir. Eğer düzeltilecekse Allah hata yapmasına neden izin veriyor? Allah başka bir çift yaratmak yerine neden Adem'in çocuklarının birbiri ile evlenmesine izin vermiştir?


  2. 24.Ağustos.2013, 08:28
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    DNA kopyalanırken hatalar oluşur ve enzimlerce düzeltilir. Eğer düzeltilecekse Allah hata yapmasına neden izin veriyor? Allah başka bir çift yaratmak yerine neden Adem'in çocuklarının birbiri ile evlenmesine izin vermiştir?


    Benzer Konular

    - Namazda yapılan hareketlerdeki hatalar rekatlardaki hatalar vb Telafileri nasıl olur?

    - Oruç tutarken en sık yapılan hatalar nelerdir? Nasıl düzeltilir

    - Muhammed suresi 7. ayet:Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a (Allah'ın dinine) yardım ederseniz O da si

    - Hatalar nasıl düzeltilir?

    - Nisa suresi 147. ayet: Eğer siz iman eder ve şükrederseniz, Allah size neden azap etsin! Allah şükre

  3. 24.Ağustos.2013, 21:45
    2
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,512
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: DNA kopyalanırken hatalar oluşur ve enzimlerce düzeltilir. Eğer düzeltilecekse Allah hata yap




    DNA kopyalanırken hatalar oluşur ve enzimlerce düzeltilir. Eğer düzeltilecekse Allah hata yapmasına neden izin veriyor? Allah başka bir çift yaratmak yerine neden Adem'in çocuklarının birbiri ile evlenmesine izin vermiştir?
    Sorunun Detayı
    -Tüm insaları canlıları ve sistemleri Allah yaratmıştır -DNA kopyalanmaya başlar. -DNA kopyalanırken hatalar oluşur -DNA daki hataların çoğu enzimlerce düzeltilir. Soru : Allah'ın bu tasarımdaki amacı nedir? Eğer düzeltecekse neden hata yapmasına izin verir ki? Tanrı yapboz mu oynamaktadır ki önce bozup sonra düzeltir? -Allah Ademi ondan da Havvayı yaratır -Adem ve havvanın çocukları olur -Kardeş kardeşe ilişkiye girerek nesiller devam eder Soru: Allah başka bir çift de yaratıp insanları kardeş kardeşe ilişkiye zorlamayabilirken neden bu yolu seçmiştir?


    Allah canlı sistemleri yaratırken, ölebilir, hastalanabilir bir mekanizmayı ön görmüştür. Bunun pek çok hikmetleri vardır. Bu hastalıkların olması için canlılarda bozulabilir bir sistemi öngörmüştür. Bozulabilen bir sistemin tamiri için de düzeltme mekanizmalarını devreye sokmuştur. Kainat baştan başa hareket ve sakinliği ile, değişken ve değişmez prensipleriyle, karanlık ve aydınlığıyla, gece ve gündüzüyle, mevsimleriyle bir yazar- bozar tahtası gibi işlemler görmektedir. DNA sistemi de bunlardan farklı değildir.

    Allah, kâinatı hareketli, değişken, tahrip ve tamire maruz bir biçimde yaratmakla, kendi varlığını, isim ve sıfatlarını nazara vermek, sonsuz ilim ve kudretinin her an devrede olduğunu göstermek istemiştir. Akan bir ırmağın güneş karşısına gelen damlacıklarının parlaması, güneşin varlığına delalet ettiği gibi, ışığın hizasından çıkanların sönmesi de güneşin varlığını gösterir. Bu manzarayı bir yazar-bozar tahtası gibi düşündüğümüzde, yazılması da bozulması güneşin varlığının göstergesi olduğunu görürüz. Çünkü, eğer bu akan su damlalarının gösterdiği parıltının kaynağı güneş olduğu kabul edilmezse, bu takdirde her damla suda gerçek bir güneşin bulunduğunu kabul etmekle gerekir ki, bu bir safsatadır.

    İşte bunun gibi, bu kâinatı yaratmakla kendini tanıtmak isteyen yaratıcı, özellikle canlılarda tahrip ve tamir mekanizmalarını yaratarak işin arka planındaki sonsuz ilim, hikmet ve kudretini göstermek istemiştir. Örneğin, bir insan hayat kazanmakla Allah’ın Muhyi ismine, ölmekle de onun Mümit ismine şahitlik eder. Bir DNA’nın tahribinden sonra tamir edilmesi, onun sonsuz ilim, hikmet ve kudreti yanında Şafi ismine de şahadet etmektedir.

    Hülasa mevcut mekanizmalar, hikmet açısından birer perdedir. Asıl iş yapan ilahi kudrettir. Binbir çeşidiyle canlıların bünyelerini tamir eden gıdaların varlığı, kâinatı yaratan ile canlıların bünyesini yaratan aynı kudret olduğunu gösterir. Demek ki herşey lisan-ı haliyle Allah diyor, onu hamd ile tesbih ediyor.

    İnsanların bir tek Adem ve Havva’dan yartılması, bir yandan birliğiyle Allah’ın vahdaniyetine işaret eder, bir yandan da insanlık camiasını sosyal çalkantılardan korumaya yönelik bir tedbir olabilir. Çünkü, fiilin birliği failin birliğini gösterir. İnsanlık ailesinin birliği ise, sosyal hayatta pek çok ırkçılığa dayalı çalkantıları önlemiştir. Bugün aynı Adem ve Havva’dan gelmiş olmalarına rağmen, insanlar kabilecilik, bölgecilik, dilcilik üzerinde ırkçılık yapabiliyorlar. Şayet ayrı Ademlerin çocukları olsalardı, insanlar canavar gibi birbirini yerdi.

    Hülasa: İlahi hikmet, insanlık ailesinin birlikteliği gibi bazı sebeplerden dolayı, tek bir anne-babadan gelmeyi tercih etmiş olduğu için, ilk zamanlarda kardeşlerin evlenmesine izin verilmiştir. Kaldı ki, daha sonra kardeşlerin veliliğini Allah yasakladığı için çirkin görülmüştür. Yasaklanmadan önce böyle bir çirkinlik algısı da yoktu. Nitekim, bazı şeriatlarda yasak olan bazı şeyler diğer bazılarında yasak değidlir. Örneğin Yahudi şeriatında SEBT gününde avlanmak yasaktır ve bu onlarca pek çirkin bir algıyı da beraberinde getirmiştir. Hristiyan ve İslam şariatında böyle bir yasak olmadığı için bu din mensupları için böyle çirkin bir algı da yoktur.

    Son söz olarak şunu kaydedelim ki, sorunumuz Allah’ı gereği gibi tanımamaktan kaynaklanıyor. Gözümüz önünde olan bu harika evreni yaratan Allah’ın sonsuz bir ilim, hikmet ve kudret sahibi olduğu gün gibi ortadadır. Buna rağmen, kendi cehaletimizi Allah’ın sonsuz ilmiyle yarıştırmaya kalkışmak ayrı bir cehaletin göstergesidir. Evet bazı şeylerin hikmetini öğrenmeye çalışmak insan olarak hakkımızdır. Ancak, hikmetini bilmediğimiz hususları Allah’ın aleyhine fatura etmeye kalkmak, telafisi mümkün olmayan zararlara davetiye çıkarmak anlamına gelir. Bu iki şey arasında farkı fark edelim inşaallah!
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  4. 24.Ağustos.2013, 21:45
    2
    Üye



    DNA kopyalanırken hatalar oluşur ve enzimlerce düzeltilir. Eğer düzeltilecekse Allah hata yapmasına neden izin veriyor? Allah başka bir çift yaratmak yerine neden Adem'in çocuklarının birbiri ile evlenmesine izin vermiştir?
    Sorunun Detayı
    -Tüm insaları canlıları ve sistemleri Allah yaratmıştır -DNA kopyalanmaya başlar. -DNA kopyalanırken hatalar oluşur -DNA daki hataların çoğu enzimlerce düzeltilir. Soru : Allah'ın bu tasarımdaki amacı nedir? Eğer düzeltecekse neden hata yapmasına izin verir ki? Tanrı yapboz mu oynamaktadır ki önce bozup sonra düzeltir? -Allah Ademi ondan da Havvayı yaratır -Adem ve havvanın çocukları olur -Kardeş kardeşe ilişkiye girerek nesiller devam eder Soru: Allah başka bir çift de yaratıp insanları kardeş kardeşe ilişkiye zorlamayabilirken neden bu yolu seçmiştir?


    Allah canlı sistemleri yaratırken, ölebilir, hastalanabilir bir mekanizmayı ön görmüştür. Bunun pek çok hikmetleri vardır. Bu hastalıkların olması için canlılarda bozulabilir bir sistemi öngörmüştür. Bozulabilen bir sistemin tamiri için de düzeltme mekanizmalarını devreye sokmuştur. Kainat baştan başa hareket ve sakinliği ile, değişken ve değişmez prensipleriyle, karanlık ve aydınlığıyla, gece ve gündüzüyle, mevsimleriyle bir yazar- bozar tahtası gibi işlemler görmektedir. DNA sistemi de bunlardan farklı değildir.

    Allah, kâinatı hareketli, değişken, tahrip ve tamire maruz bir biçimde yaratmakla, kendi varlığını, isim ve sıfatlarını nazara vermek, sonsuz ilim ve kudretinin her an devrede olduğunu göstermek istemiştir. Akan bir ırmağın güneş karşısına gelen damlacıklarının parlaması, güneşin varlığına delalet ettiği gibi, ışığın hizasından çıkanların sönmesi de güneşin varlığını gösterir. Bu manzarayı bir yazar-bozar tahtası gibi düşündüğümüzde, yazılması da bozulması güneşin varlığının göstergesi olduğunu görürüz. Çünkü, eğer bu akan su damlalarının gösterdiği parıltının kaynağı güneş olduğu kabul edilmezse, bu takdirde her damla suda gerçek bir güneşin bulunduğunu kabul etmekle gerekir ki, bu bir safsatadır.

    İşte bunun gibi, bu kâinatı yaratmakla kendini tanıtmak isteyen yaratıcı, özellikle canlılarda tahrip ve tamir mekanizmalarını yaratarak işin arka planındaki sonsuz ilim, hikmet ve kudretini göstermek istemiştir. Örneğin, bir insan hayat kazanmakla Allah’ın Muhyi ismine, ölmekle de onun Mümit ismine şahitlik eder. Bir DNA’nın tahribinden sonra tamir edilmesi, onun sonsuz ilim, hikmet ve kudreti yanında Şafi ismine de şahadet etmektedir.

    Hülasa mevcut mekanizmalar, hikmet açısından birer perdedir. Asıl iş yapan ilahi kudrettir. Binbir çeşidiyle canlıların bünyelerini tamir eden gıdaların varlığı, kâinatı yaratan ile canlıların bünyesini yaratan aynı kudret olduğunu gösterir. Demek ki herşey lisan-ı haliyle Allah diyor, onu hamd ile tesbih ediyor.

    İnsanların bir tek Adem ve Havva’dan yartılması, bir yandan birliğiyle Allah’ın vahdaniyetine işaret eder, bir yandan da insanlık camiasını sosyal çalkantılardan korumaya yönelik bir tedbir olabilir. Çünkü, fiilin birliği failin birliğini gösterir. İnsanlık ailesinin birliği ise, sosyal hayatta pek çok ırkçılığa dayalı çalkantıları önlemiştir. Bugün aynı Adem ve Havva’dan gelmiş olmalarına rağmen, insanlar kabilecilik, bölgecilik, dilcilik üzerinde ırkçılık yapabiliyorlar. Şayet ayrı Ademlerin çocukları olsalardı, insanlar canavar gibi birbirini yerdi.

    Hülasa: İlahi hikmet, insanlık ailesinin birlikteliği gibi bazı sebeplerden dolayı, tek bir anne-babadan gelmeyi tercih etmiş olduğu için, ilk zamanlarda kardeşlerin evlenmesine izin verilmiştir. Kaldı ki, daha sonra kardeşlerin veliliğini Allah yasakladığı için çirkin görülmüştür. Yasaklanmadan önce böyle bir çirkinlik algısı da yoktu. Nitekim, bazı şeriatlarda yasak olan bazı şeyler diğer bazılarında yasak değidlir. Örneğin Yahudi şeriatında SEBT gününde avlanmak yasaktır ve bu onlarca pek çirkin bir algıyı da beraberinde getirmiştir. Hristiyan ve İslam şariatında böyle bir yasak olmadığı için bu din mensupları için böyle çirkin bir algı da yoktur.

    Son söz olarak şunu kaydedelim ki, sorunumuz Allah’ı gereği gibi tanımamaktan kaynaklanıyor. Gözümüz önünde olan bu harika evreni yaratan Allah’ın sonsuz bir ilim, hikmet ve kudret sahibi olduğu gün gibi ortadadır. Buna rağmen, kendi cehaletimizi Allah’ın sonsuz ilmiyle yarıştırmaya kalkışmak ayrı bir cehaletin göstergesidir. Evet bazı şeylerin hikmetini öğrenmeye çalışmak insan olarak hakkımızdır. Ancak, hikmetini bilmediğimiz hususları Allah’ın aleyhine fatura etmeye kalkmak, telafisi mümkün olmayan zararlara davetiye çıkarmak anlamına gelir. Bu iki şey arasında farkı fark edelim inşaallah!
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder