Konusunu Oylayın.: İcra malı almak caiz mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
İcra malı almak caiz mi?
  1. 22.Ağustos.2013, 01:14
    1
    Misafir

    İcra malı almak caiz mi?






    İcra malı almak caiz mi? Mumsema icra malı almak caiz mi


  2. 22.Ağustos.2013, 19:37
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,585
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: icra malı almak caiz mi?




    icra malı almak caiz mi?
    "Varlıklı olan
    kimsenin malı, (yani imkânı olduğu halde zamanında borcunu vermeyip tehir
    etmesi) zulümdür."
    (Buhâri, Müslim)


    "Varlıklı olan
    kimsenin zimmetindeki borcu erteleyip, temerrüd etmesi, zulümdür. Irzını
    (haysiyet ve şerefini) ve cezalandırılmasını mubah kılar."

    (Buhâri-Müslim, Ebû Davud, Nesai, İbn-i Mâce)

    Temerrüd edip zimmetindeki borcu vermemek büyük
    günahlardandır. Bunu yapan kimse fâsıktır, başkasının malını gaspetmek
    gibidir.

    Kurtubi
    diyor ki: "Irzını mubah kılmaktan maksad, o kişiyi
    kınamaktır. Cezalandırmaktan maksat da onu hapsetmektir."


    Sanâni, "Sübülü's-Selâm"
    isimli kitabında şöyle diyor: "Irz ve cezasını
    mubah kılmaktan maksat; malına haciz konması ve hakimin, borçlunun malını satıp
    borcunu kapatmasıdır."
    (Halil Gönenç, Günümüz Meselelerine Fetvalar)


    İşte dinde haciz edilen malların tamamen şer'i bir
    kaide olduğu açıktır. Bu malları almak caizdir. Ancak dikkat edilmesi gereken
    önemli noktalar vardır.


    İcra ile sattırılan malların genelde borca mukabil
    olduğu bilinen gerçektir. Bu tür satışta artık mal sahibinin yetkisi hükmen
    kalmamıştır. Buradaki tasarruf yetkisi icra makamına geçmiştir. O da kendi
    rızası ile satmaktadır. İcra makamının satış yapması da zaruretten dolayıdır.
    Buradaki zaruret, malın satılarak borcun ödenmesi ve hakkın ehline teslimidir.
    Bundan dolayı icra yolu ile yapılan satım akdi dinen de geçerlidir. Bu konunun
    zahiri kısımıdır.

    Ancak konunun ahlaki boyutu da vardır. Dinimiz kasıt
    ve ihmal olmadan olaganüstü sabeplerden dolayı borcunu ödeyemeyen kimseye
    kolaylık gösterilmesini öngörür. Bu yüzden kaynaklar, darda kalan kimsenin malını satın almanın mekruh
    olduğunu
    belirtmektedirler.

    Buna göre icra dairelerinde satışa çıkarılan bir malı
    piyasa fiyatının çok altında almak sureti ile karşı tarafın zorda kalmışlığından
    faydalanılmamalı ve imkanlar ölçüsünde mal
    sahibinin mağdur edilmemesi
    için gayret gösterilmelidir.

    Ayrıca, bu konu biraz da
    vicdanîdir. Malın piyasadaki değerine
    yakın bir fiyata alınmasına gayret etmek gerekir. Fiyatın daha da düşmesine
    neden olacak işler yapmak caiz olmaz.

    Diğer taraftan, malın satışa çıkarıldığı günde
    belirlenen fiyatın daha da düşmesi için bilerek teklif vermemek veya teklif
    vereceklere engel olmak da caiz olmaz. Bunlar zor durumda olan kimselere bilerek
    zarar vermek anlamına gelir. Hem Allah hakkı hem de kul hakkı çiğnenmiş olur.

    Bununla beraber, bilerek
    zarar vermek gibi bir durum yoksa, piyasa fiyatının altında da olsa, alışveriş
    her halükarda caiz ve geçerlidir. Bundan elde edilen kâr da helaldır.

    Fakat o malların
    ardından masumların ve çocukların göz yaşı varsa, dini bir mesuliyet olmamakla
    beraber, hissi ve vicdani bir sıkıntı verebilir. Bu noktadan fetvayı, "müftüler verse de sen vicdanına sor." hadisi
    şerif gereği size bırakırız.


    Özetle söylemek gerekirse, İcra gereği haczedilip
    satışla arzedilen mal er veya geç satılacaktır. Bu malın piyasası farklıdır. Bu
    piyasa (fiyat) çerçevesinde verilebilecek en fazlayı vererek malı almak,
    ağlayana zarar değil, fayda sağlar.


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  3. 22.Ağustos.2013, 19:37
    2
    Moderatör



    icra malı almak caiz mi?
    "Varlıklı olan
    kimsenin malı, (yani imkânı olduğu halde zamanında borcunu vermeyip tehir
    etmesi) zulümdür."
    (Buhâri, Müslim)


    "Varlıklı olan
    kimsenin zimmetindeki borcu erteleyip, temerrüd etmesi, zulümdür. Irzını
    (haysiyet ve şerefini) ve cezalandırılmasını mubah kılar."

    (Buhâri-Müslim, Ebû Davud, Nesai, İbn-i Mâce)

    Temerrüd edip zimmetindeki borcu vermemek büyük
    günahlardandır. Bunu yapan kimse fâsıktır, başkasının malını gaspetmek
    gibidir.

    Kurtubi
    diyor ki: "Irzını mubah kılmaktan maksad, o kişiyi
    kınamaktır. Cezalandırmaktan maksat da onu hapsetmektir."


    Sanâni, "Sübülü's-Selâm"
    isimli kitabında şöyle diyor: "Irz ve cezasını
    mubah kılmaktan maksat; malına haciz konması ve hakimin, borçlunun malını satıp
    borcunu kapatmasıdır."
    (Halil Gönenç, Günümüz Meselelerine Fetvalar)


    İşte dinde haciz edilen malların tamamen şer'i bir
    kaide olduğu açıktır. Bu malları almak caizdir. Ancak dikkat edilmesi gereken
    önemli noktalar vardır.


    İcra ile sattırılan malların genelde borca mukabil
    olduğu bilinen gerçektir. Bu tür satışta artık mal sahibinin yetkisi hükmen
    kalmamıştır. Buradaki tasarruf yetkisi icra makamına geçmiştir. O da kendi
    rızası ile satmaktadır. İcra makamının satış yapması da zaruretten dolayıdır.
    Buradaki zaruret, malın satılarak borcun ödenmesi ve hakkın ehline teslimidir.
    Bundan dolayı icra yolu ile yapılan satım akdi dinen de geçerlidir. Bu konunun
    zahiri kısımıdır.

    Ancak konunun ahlaki boyutu da vardır. Dinimiz kasıt
    ve ihmal olmadan olaganüstü sabeplerden dolayı borcunu ödeyemeyen kimseye
    kolaylık gösterilmesini öngörür. Bu yüzden kaynaklar, darda kalan kimsenin malını satın almanın mekruh
    olduğunu
    belirtmektedirler.

    Buna göre icra dairelerinde satışa çıkarılan bir malı
    piyasa fiyatının çok altında almak sureti ile karşı tarafın zorda kalmışlığından
    faydalanılmamalı ve imkanlar ölçüsünde mal
    sahibinin mağdur edilmemesi
    için gayret gösterilmelidir.

    Ayrıca, bu konu biraz da
    vicdanîdir. Malın piyasadaki değerine
    yakın bir fiyata alınmasına gayret etmek gerekir. Fiyatın daha da düşmesine
    neden olacak işler yapmak caiz olmaz.

    Diğer taraftan, malın satışa çıkarıldığı günde
    belirlenen fiyatın daha da düşmesi için bilerek teklif vermemek veya teklif
    vereceklere engel olmak da caiz olmaz. Bunlar zor durumda olan kimselere bilerek
    zarar vermek anlamına gelir. Hem Allah hakkı hem de kul hakkı çiğnenmiş olur.

    Bununla beraber, bilerek
    zarar vermek gibi bir durum yoksa, piyasa fiyatının altında da olsa, alışveriş
    her halükarda caiz ve geçerlidir. Bundan elde edilen kâr da helaldır.

    Fakat o malların
    ardından masumların ve çocukların göz yaşı varsa, dini bir mesuliyet olmamakla
    beraber, hissi ve vicdani bir sıkıntı verebilir. Bu noktadan fetvayı, "müftüler verse de sen vicdanına sor." hadisi
    şerif gereği size bırakırız.


    Özetle söylemek gerekirse, İcra gereği haczedilip
    satışla arzedilen mal er veya geç satılacaktır. Bu malın piyasası farklıdır. Bu
    piyasa (fiyat) çerçevesinde verilebilecek en fazlayı vererek malı almak,
    ağlayana zarar değil, fayda sağlar.


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder