Konusunu Oylayın.: Finans kurumları caiz mi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Finans kurumları caiz mi
  1. 22.Ağustos.2013, 00:54
    1
    Misafir

    Finans kurumları caiz mi

  2. 24.Ağustos.2013, 17:17
    2
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,512
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Finans kurumları caiz mi




    Finans kurumu ve faizli kredi meselesi (1)
    Soru: Paramızı faizsiz çalışan finans kurumlarına bırakıyor, oradan kâr alıyorduk.

    Bize akıl veren bazıları, ‘finans kurumları da bankanın verdiği kadarını veriyor, yahut da bankanın aldığı kadarını alıyor, aralarında fark yoktur, boşuna onlarda ısrar ediyorsunuz’ gibi sözlerle kafamızı karıştırdılar. Bunlar doğru mu? Finans kurumları da faizle çalışan bankalar gibi mi? Aralarında fark yok mu?

    Cevap: Faizsiz finans kurumlarının başlangıçta müşteri ile yaptıkları anlaşmaları (faiz üzerine değil) kâr üzerinedir. Ne kadar az, yahut da çok olursa olsun kâr anlaşması yaparlar müşterileriyle. Aldıkları paranın kârını vermeyi taahhüt ettikleri gibi, verdikleri parayı da kârla verirler. Yani sizin finans kurumuna verdiğiniz paranız faizde çalışmaz. Bankalarda ise durum bunun tam tersidir. Parayı alırken faiz verme şartıyla alırlar. Verdikleri yere de faiz almak şartıyla verirler. Yani sizin bankadaki paranız faizde çalışır, size de faiz getirir, kâr değil. Baştaki bu faiz-kâr ayrılığı, iki tarafı birbirinden ayıran temel farkı ifade eder. Biri kârla çalışma şartıyla para alır, verir. Öteki de faizle çalışma şartıyla para alır, verir. İkisini bir tutmak bu bakımdan mümkün değildir. Parasını faizde çalıştırmak isteyen bankaya verir, kârda çalıştırmak isteyen de finans kurumuna verir. Tercih meselesidir bu.

    Soru: Son devrelerde birçok banka düşük faizle araba kredisi veriyor. Faizlerin düşük olması bir bakıma kredilerin mahzursuz olduğu yolunda söylentilere de sebep oluyor. Siz nasıl bakıyorsunuz düşük faizle araba kredilerine?

    Cevap: Düşük faizli araba kredilerinde mahzur yoktur demek, yüksek faizli kredi alınmaz, düşükleri alınır, demek manasına gelir. Bunu ise kimsenin diyebileceğini düşünemiyorum. Çünkü alınan kredinin üzerine konan faizdir. Az ya da çok; ama faiz. Şu kadarı var ki, yüksek faizin yüksek sorumluluğu, düşük faizin de düşük sorumluluğu olur, demek hem makul hem de mümkündür. Ne kadar faiz, o kadar vebal söz konusu denebilir.

    Burada şöyle bir zaruret istisnası olabileceğini söyleyenler var. Diyorlar ki:

    - “Bir şahsın evi yoksa, bu zaruri ihtiyacını kendi parası veya malvarlığı ile alamıyor, faizli kredi ile almaya mecbur kalıyorsa, bu kimse kredi alma zaruretine başvurabilir!” Demek ki, zaruri ihtiyaçlar için faizli kredi kullanılır, diyen vardır. İçinde kendilerini koruyabilecekleri bir ev almak için mecbur kalan evsizler, hazırladıkları imkanlarının eksik kalan kısmını böyle bir kredi ile tamamlayarak evlerini alır, sonra da borçlarını kira öder gibi ödeyebilirler. Çünkü ev zaruri ihtiyaçtandır!..” Bunu diyenler ev gibi aynı derecede zaruri ihtiyaç haline gelen aile ihtiyaçlarının temini için de böyle kredi alınabileceğini de ifade etmekteler. Bu zaruri ihtiyaç tarifini istismara müsait bulanlar olabilir. Nitekim, kurtarıcı bulanlar da olabileceği gibi... Bu konuda “Kalbine sor, müftü fetva verse de!” hadisi devreye girer. Herkes kendi vicdanına sormalıdır ‘araba kendisi için zaruri ihtiyaç mıdır, değil midir?’ Tatmin edici bilgiye ulaşmak isteyenler Hayreddin Karaman Hoca Efendi’nin (Hayatımızdaki İslam) kitabına bakmalılar. “- Ev ve araba gibi haceti asliye! (zaruri ihtiyaç) için bankaların vermiş olduğu kredileri kullanmak caiz midir?” sorusunun evet manasına gelebilecek cevabını inceleyebilirler. (s. 385)
    Ahmed Şahin


  3. 24.Ağustos.2013, 17:17
    2
    Üye



    Finans kurumu ve faizli kredi meselesi (1)
    Soru: Paramızı faizsiz çalışan finans kurumlarına bırakıyor, oradan kâr alıyorduk.

    Bize akıl veren bazıları, ‘finans kurumları da bankanın verdiği kadarını veriyor, yahut da bankanın aldığı kadarını alıyor, aralarında fark yoktur, boşuna onlarda ısrar ediyorsunuz’ gibi sözlerle kafamızı karıştırdılar. Bunlar doğru mu? Finans kurumları da faizle çalışan bankalar gibi mi? Aralarında fark yok mu?

    Cevap: Faizsiz finans kurumlarının başlangıçta müşteri ile yaptıkları anlaşmaları (faiz üzerine değil) kâr üzerinedir. Ne kadar az, yahut da çok olursa olsun kâr anlaşması yaparlar müşterileriyle. Aldıkları paranın kârını vermeyi taahhüt ettikleri gibi, verdikleri parayı da kârla verirler. Yani sizin finans kurumuna verdiğiniz paranız faizde çalışmaz. Bankalarda ise durum bunun tam tersidir. Parayı alırken faiz verme şartıyla alırlar. Verdikleri yere de faiz almak şartıyla verirler. Yani sizin bankadaki paranız faizde çalışır, size de faiz getirir, kâr değil. Baştaki bu faiz-kâr ayrılığı, iki tarafı birbirinden ayıran temel farkı ifade eder. Biri kârla çalışma şartıyla para alır, verir. Öteki de faizle çalışma şartıyla para alır, verir. İkisini bir tutmak bu bakımdan mümkün değildir. Parasını faizde çalıştırmak isteyen bankaya verir, kârda çalıştırmak isteyen de finans kurumuna verir. Tercih meselesidir bu.

    Soru: Son devrelerde birçok banka düşük faizle araba kredisi veriyor. Faizlerin düşük olması bir bakıma kredilerin mahzursuz olduğu yolunda söylentilere de sebep oluyor. Siz nasıl bakıyorsunuz düşük faizle araba kredilerine?

    Cevap: Düşük faizli araba kredilerinde mahzur yoktur demek, yüksek faizli kredi alınmaz, düşükleri alınır, demek manasına gelir. Bunu ise kimsenin diyebileceğini düşünemiyorum. Çünkü alınan kredinin üzerine konan faizdir. Az ya da çok; ama faiz. Şu kadarı var ki, yüksek faizin yüksek sorumluluğu, düşük faizin de düşük sorumluluğu olur, demek hem makul hem de mümkündür. Ne kadar faiz, o kadar vebal söz konusu denebilir.

    Burada şöyle bir zaruret istisnası olabileceğini söyleyenler var. Diyorlar ki:

    - “Bir şahsın evi yoksa, bu zaruri ihtiyacını kendi parası veya malvarlığı ile alamıyor, faizli kredi ile almaya mecbur kalıyorsa, bu kimse kredi alma zaruretine başvurabilir!” Demek ki, zaruri ihtiyaçlar için faizli kredi kullanılır, diyen vardır. İçinde kendilerini koruyabilecekleri bir ev almak için mecbur kalan evsizler, hazırladıkları imkanlarının eksik kalan kısmını böyle bir kredi ile tamamlayarak evlerini alır, sonra da borçlarını kira öder gibi ödeyebilirler. Çünkü ev zaruri ihtiyaçtandır!..” Bunu diyenler ev gibi aynı derecede zaruri ihtiyaç haline gelen aile ihtiyaçlarının temini için de böyle kredi alınabileceğini de ifade etmekteler. Bu zaruri ihtiyaç tarifini istismara müsait bulanlar olabilir. Nitekim, kurtarıcı bulanlar da olabileceği gibi... Bu konuda “Kalbine sor, müftü fetva verse de!” hadisi devreye girer. Herkes kendi vicdanına sormalıdır ‘araba kendisi için zaruri ihtiyaç mıdır, değil midir?’ Tatmin edici bilgiye ulaşmak isteyenler Hayreddin Karaman Hoca Efendi’nin (Hayatımızdaki İslam) kitabına bakmalılar. “- Ev ve araba gibi haceti asliye! (zaruri ihtiyaç) için bankaların vermiş olduğu kredileri kullanmak caiz midir?” sorusunun evet manasına gelebilecek cevabını inceleyebilirler. (s. 385)
    Ahmed Şahin





+ Yorum Gönder