Konusunu Oylayın.: Eminevim caiz mi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Eminevim caiz mi
  1. 22.Ağustos.2013, 00:51
    1
    Misafir

    Eminevim caiz mi






    Eminevim caiz mi Mumsema Emin evimden ev almayi dusunuyordum fakat caiz olmayan bir sey varmis diye duydum ismailaga fetva hattina sordum oda aynisini dedi ve biz kendileriyle gorustuk gelin bunu duzeltelim dedik fakat orali olmadilar dedi bizde caiz gormuyoruz dedi bunu duzeltmenizi istiyoruz


  2. 22.Ağustos.2013, 00:51
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Emin evimden ev almayi dusunuyordum fakat caiz olmayan bir sey varmis diye duydum ismailaga fetva hattina sordum oda aynisini dedi ve biz kendileriyle gorustuk gelin bunu duzeltelim dedik fakat orali olmadilar dedi bizde caiz gormuyoruz dedi bunu duzeltmenizi istiyoruz


    Benzer Konular

    - Hamile iken ayrılmak caiz mi? Ayrılan çiftler bebeği aldırmaları caiz mi?

    - Network marketing caiz midir? Satış ağı şeklinde kazanılan pirim caiz mi?

    - Eminoto veya eminevim gibi organizasyonlara dahil olmak caiz midir? Sistemden çıkınca verdiğimiz tak

    - Doğum kontrol hapı kullanmak caiz mi? Kordon bağlatmak caiz midir?

    - Eminoto veya eminevim gibi organizasyonlara dahil olmak caiz midir?

  3. 25.Ağustos.2013, 02:34
    2
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,512
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Eminevim caiz mi




    Eminoto veya eminevim gibi organizasyonlara dahil olmak caiz midir?
    Sistemden çıkınca verdiğimiz taksitler geri verilmekle beraber organizasyon ücreti geri ödenmiyor.
    Kurada ilk /son çıkan kişi daireye farklı ücret ödüyor.


    Cevap 1:

    Bu işlerin detaylarında İslam’a aykırı başka unsurlar yoksa, beyan ettiğiniz hususlarda bir sakınca görülmemektedir. “Organizasyon ücreti” o işi yürütenlerin, yaptıkları iş karşılığında aldığı bir ücret, bir komisyondur. Bunun geri verilmemesi normaldir ve bu faiz sayılmaz.

    Bütün evlerin bir anda hazırlanması mümkün olmadığına göre, kura usulü âdil bir ölçüdür. Yeter ki dairelerin bedeli ilk başta belirlenmiş olsun.

    Ayrıca “Sistemden çıkmak için” bunu işin başında konuşmak gerekir. İmam Azam ve İmam Şafiye göre, böyle bir şart (hıyaru’ş-şart) ancak üç gün için geçerli olur. Daha fazla bir süre için geçerli değildir. Böyle bir şart koşulduğu takdirde sözleşme fasit olur.

    Bununla beraber, İmam Ebu Yusuf ve İmama Muhammed’e göre, ihtiyaç olması durumunda “hıyaru’ş-şart” yani “sonradan vazgeçebilirim” kaydını koymak, aylarca sonrası için de caizdir. Fakat, böyle bir şartın / cayma süresinin mutlaka belli olması -Malikîler dışındaki üç mezhebe göre- şarttır.(bk. V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 4/254-257).

    Cevap 2:

    İslam hukukunda alış-verişin geçerli olması için satışa konu olan malın var olması ya da tesliminin mümkün olması gerekir. Zira olmayan bir şeyin satımı batıldır. Ayrıca satış bedelinin de belirlenmesi gerekir. Şayet satış vadeli ise ayrıca vade süresinin de belirlenmesi gerekir.

    Bahse konu olan sistemde ürünün bedeli ve "vade"nin süresi de açık ve belli olmalıdır.

    Eğer sözü edilen firma, yukarıdaki belirsizlikleri ortadan kaldırarak ev veya araba alımı konusunda katılımcılara yardımcı oluyor, onları bir araya getiriyor ve sağladığı bu organizasyon karşılığında makul bir komisyon veya organizasyon ücreti alıyorsa, alınan bu ücret faiz değildir. Uygulaması bu şekilde olan bir firmadan da ev alınabilir.

    Cevap 3:

    Tellallık, simsarlık ya da komisyonculuk denilen hukuk kurumu; bir muamelede veya bir satış akdinde aracı olan kişinin yaptığı iştir. Bu işi yapana dellal (Türkçede tellal diye telaffuz edilir), yaptığı işe dellallık (delil olma, yol gösterme) ve yapılan bu iş için alınan ücrete de dellaliye denilir.

    Bir malın veya hizmetin satımında aracı olunması karşılığında alıcı veya satıcıdan yahut her ikisinden aralarında tespit edilen oranda ücret (komisyon) alınması, tarafların aldatılması gibi İslam'ın yasakladığı bir durum söz konusu olmadıkça helaldir.

    Buna göre emlakçıların yaptıkları iş karşılığında, mevzuatla belirlenen oranda komisyon almaları caizdir. Ancak kiracı-emlakçı veya müşteri-emlakçi sözleşmesinde alınan kaporanın, sözleşmenin bozulması veya işin tamamlanmaması halinde, iade edilmesi gerekir. Çünkü yapılan bu aracılık hizmeti bir hizmet akdi olup bu kişi işini yapıp başarabilmesi yani kiracının bu yeri tutması veya gayri menkulü satın alması halinde ücrete hak kazanacaktır.

    Müteahhide ev yaptırmak ise, istisna' akdine girer. İstisna' akdi istihsanen meşru görülen bir akiddir.

    İstisna' akdinde taraflar, işin başında yapılacak olan eşyanın tarif ve tavsifini yapıp (örneğin, yapılması planlanan evin aralarında ihtilaf çıkmayacak şekilde en ince ayrıntısına kadar özelliklerini belirleyip) malum hale getirmek mecburiyetindedirler.

    Masnu'un (siparişi verilen malın, örneğin evin) bedeli peşin veya veresiye olarak ödenebilir. Masnu' (siparişi verilen mal, örneğin ev), tarif ve tavsiyeye uygun olarak imal edilmemişse/yapılmamışsa, mustasnı' (işi yaptıran, siparişi veren), onu kabul veya red hususunda muhayyerdir. İsterse kabul eder, isterse reddeder.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  4. 25.Ağustos.2013, 02:34
    2
    Üye



    Eminoto veya eminevim gibi organizasyonlara dahil olmak caiz midir?
    Sistemden çıkınca verdiğimiz taksitler geri verilmekle beraber organizasyon ücreti geri ödenmiyor.
    Kurada ilk /son çıkan kişi daireye farklı ücret ödüyor.


    Cevap 1:

    Bu işlerin detaylarında İslam’a aykırı başka unsurlar yoksa, beyan ettiğiniz hususlarda bir sakınca görülmemektedir. “Organizasyon ücreti” o işi yürütenlerin, yaptıkları iş karşılığında aldığı bir ücret, bir komisyondur. Bunun geri verilmemesi normaldir ve bu faiz sayılmaz.

    Bütün evlerin bir anda hazırlanması mümkün olmadığına göre, kura usulü âdil bir ölçüdür. Yeter ki dairelerin bedeli ilk başta belirlenmiş olsun.

    Ayrıca “Sistemden çıkmak için” bunu işin başında konuşmak gerekir. İmam Azam ve İmam Şafiye göre, böyle bir şart (hıyaru’ş-şart) ancak üç gün için geçerli olur. Daha fazla bir süre için geçerli değildir. Böyle bir şart koşulduğu takdirde sözleşme fasit olur.

    Bununla beraber, İmam Ebu Yusuf ve İmama Muhammed’e göre, ihtiyaç olması durumunda “hıyaru’ş-şart” yani “sonradan vazgeçebilirim” kaydını koymak, aylarca sonrası için de caizdir. Fakat, böyle bir şartın / cayma süresinin mutlaka belli olması -Malikîler dışındaki üç mezhebe göre- şarttır.(bk. V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 4/254-257).

    Cevap 2:

    İslam hukukunda alış-verişin geçerli olması için satışa konu olan malın var olması ya da tesliminin mümkün olması gerekir. Zira olmayan bir şeyin satımı batıldır. Ayrıca satış bedelinin de belirlenmesi gerekir. Şayet satış vadeli ise ayrıca vade süresinin de belirlenmesi gerekir.

    Bahse konu olan sistemde ürünün bedeli ve "vade"nin süresi de açık ve belli olmalıdır.

    Eğer sözü edilen firma, yukarıdaki belirsizlikleri ortadan kaldırarak ev veya araba alımı konusunda katılımcılara yardımcı oluyor, onları bir araya getiriyor ve sağladığı bu organizasyon karşılığında makul bir komisyon veya organizasyon ücreti alıyorsa, alınan bu ücret faiz değildir. Uygulaması bu şekilde olan bir firmadan da ev alınabilir.

    Cevap 3:

    Tellallık, simsarlık ya da komisyonculuk denilen hukuk kurumu; bir muamelede veya bir satış akdinde aracı olan kişinin yaptığı iştir. Bu işi yapana dellal (Türkçede tellal diye telaffuz edilir), yaptığı işe dellallık (delil olma, yol gösterme) ve yapılan bu iş için alınan ücrete de dellaliye denilir.

    Bir malın veya hizmetin satımında aracı olunması karşılığında alıcı veya satıcıdan yahut her ikisinden aralarında tespit edilen oranda ücret (komisyon) alınması, tarafların aldatılması gibi İslam'ın yasakladığı bir durum söz konusu olmadıkça helaldir.

    Buna göre emlakçıların yaptıkları iş karşılığında, mevzuatla belirlenen oranda komisyon almaları caizdir. Ancak kiracı-emlakçı veya müşteri-emlakçi sözleşmesinde alınan kaporanın, sözleşmenin bozulması veya işin tamamlanmaması halinde, iade edilmesi gerekir. Çünkü yapılan bu aracılık hizmeti bir hizmet akdi olup bu kişi işini yapıp başarabilmesi yani kiracının bu yeri tutması veya gayri menkulü satın alması halinde ücrete hak kazanacaktır.

    Müteahhide ev yaptırmak ise, istisna' akdine girer. İstisna' akdi istihsanen meşru görülen bir akiddir.

    İstisna' akdinde taraflar, işin başında yapılacak olan eşyanın tarif ve tavsifini yapıp (örneğin, yapılması planlanan evin aralarında ihtilaf çıkmayacak şekilde en ince ayrıntısına kadar özelliklerini belirleyip) malum hale getirmek mecburiyetindedirler.

    Masnu'un (siparişi verilen malın, örneğin evin) bedeli peşin veya veresiye olarak ödenebilir. Masnu' (siparişi verilen mal, örneğin ev), tarif ve tavsiyeye uygun olarak imal edilmemişse/yapılmamışsa, mustasnı' (işi yaptıran, siparişi veren), onu kabul veya red hususunda muhayyerdir. İsterse kabul eder, isterse reddeder.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder