Konusunu Oylayın.: Udhiyye nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Udhiyye nedir?
  1. 13.Ağustos.2013, 15:28
    1
    Misafir

    Udhiyye nedir?

  2. 13.Ağustos.2013, 15:48
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Udhiyye nedir?




    UDHİYYE – KURBAN

    İmran KILIÇ


    İslam’ın fakirle zengin, komşuyla komşu arasında dengeyi sağlayan ve sosyal adaletin gerçekleşmesinde dayanak olan vecibelerinden biri de KURBAN’dır. Diğer semavi dinlerde de buna yer verilmiştir. Bir rivayete göre, Adem (a.s) ile başlar. Diğer bir rivayete göre Adem Peygamber devrinde buna yer verilmişse de emre müstenid bir sünnet ya da vecibe kılınması İbrahim Peygamber ile başlar ve son Peygamber (S.A.V.) e kadar devam eder. Ancak İslamiyet Kurbanı daha çok yararlı hale getirmiş ve onu disipline ederek fakirlerin istifadesine sunmuştur.

    KURBAN NEDİR?

    Kurban: Arapçada bir isim olup çoğulu “Karabin” dir.
    Sözlük Anlamı: Allah’ın rızasına yakınlık maksadı ile kesilen hayvanın adıdır.
    Kurban Bayramında kesilen kurbana fıkıh dilinde “Udhiyye” denilir ki çoğulu “Adahi” dir.

    KURBAN NE ZAMAN MEŞRU KILINMIŞTIR?

    İslami kaynaklara göre Hicretin ikinci yılında Bayramların, zekat ve fitrenin meşru kılındığı günlerde Kurbanda meşru kılınmıştır. Bu bakımdan meşruiyeti Kitap-Sünnet ve İcma ile sabit olmuştur.
    Kitap-Kur’an’da: “Rabbin için namaz kıl ve nahr yap- Kurbanını boğazla..” (Kevser suresi: Ayet.2) mealindeki ayetin delaletidir. Ancak Nahr tabiri yalnız Deveyi boğazlamak anlamında değil aynı zamanda namaz kılarken rukû’den kalkıldığında ellerin göğüs hizasına kadar kaldırılması demektir. Bu bakımdan ayet açık biçimde kurban kesmeye delalet etmediği, yani zanni, kaldığı için Kurban Hanefi mezhebinde Vacip kabul edilmiş, Şafi mezhebinde ise Nahr tabiri sadece namazda elleri göğüs seviyesine kadar kaldırma manasında kullanıldığı için Kurban SÜNNET kabul edilmiştir. Çünkü bu, Peygamber (A.S) efendimizin fiil ve kavli ile sabit olmuştur.
    Sünnet: Resulullah (S.AV.) Efendimiz, boynuzlu semiz beyaz iki koçu kendi eliyle boğazlıyarak kurban etti. Boğazlarken de besmele
    ve tekbir getirdi… (Sahih-i Müslim: Enes (R.A.) den.
    İcmaa gelince: Müslüman ilim adamlarının hepsi bunun meşruiyetinde birleşmiş muhalefet eden olmamıştır.
    Kurbanın lugat ve ıstılah anlamında şu neticeye varıyoruz ki, şeriatın belirlediği hayvanların dışında kalan diğer hayvanların kurban olarak boğazlanması caiz değildir. Nitekim günümüzde İslam fıkhını bilmeyen bazı Müslümanların tavuk, horoz, kaz ve ördek gibi hayvanları da kurban niyeti ile kestikleri görülmektedir.
    Ancak belli yaşta olan hayvanlar kurban olur. Şeraitte bu da tesbit edilip belirlenmiştir. O halde yaşı müsait olmayan bir hayvanı kurban etmek doğru olmaz. Kesilse bile kurban yerine geçmez.
    Allah’a yakınlık niyeti ile kesmek gerekir. Başka bir niyetle boğazlanan hayvan kurban yerine geçmez. Üstelik boğazlayan günahkâr olur. Çünkü kurban ancak Allah (c.c) için, o’na yakın olmak için kesilir.
    Sadece belli günlerde kesilebilir. Başka günlerde kurban kesilmez. Hayır ve adak kurbanları ise kesilebilir.

    KURBAN’IN RÜKNÜ:

    Hülasa: Kesilmesi caiz olan hayvanı kurban günlerinde kurban niyeti ile kesmek rükündur. Bu ölçünün dışına çıkıldığı takdirde rükün yerine getirilmediğinden kesilen hayvan kurban vecibesi yerine geçmez.

    KURBAN’IN HÜKMÜ:

    Kurban üç mezhebe göre sünnet-i ayni müekkededir. Faili sevap alır, terk eden cezaya duçar olmaz. Hanefilere göre sünnet-i ayni müekkededir. Hanefiler bu sünnete vacip diyorlar.
    Kurbanın vacip olması için Müslüman olmak, mukim olmak ve şer’an zengin sayılacak derecede servet sahibi olmak lazımdır. Kendisine fitre düşen kimseye kurban kesmek de vaciptir.
    Zengin olmayan küçük çocukları için kurban kesmek, veli üzerine vacip değildir. Kurbanın nisabı, Fitrenin nisabının aynıdır. Bunda nisabın yıllanmış, büyüyücü, artıcı olması şart değildir. Bayram sabahı 200 dirhem (561.2 gr.) Gümüş, 20 miskal (80.18gr.) Altın veya bunların karşılığı para veya mala sahip olan kimseye kurban kesmek vaciptir. Oturduğu evden başka evi bulunan kimseye de kurban düşer. Nisap miktarı malı olmayanların kestikleri kurban makbul ancak nafiledir.


    KURBAN’IN VAKTİ:
    Kurban kesmenin vakti, kurban bayramının birinci, ikinci, üçüncü günleridir. Şafi’ye göre bayramın dördüncü günü gurup vaktine kadar kurban kesilebilir. Fakat birinci günü kesilmesi daha faziletlidir.
    Kurban Bayramı Namazı kılınan yerlerde Namazdan sonra, kılınmayan köy ve yaylalarda sabah namazı vakti girdikten sonra kesilir. Gerçi erken vakitte kurban kesmek mekruhtur.
    Kurban’da vacip olan kan akıtmaktır. Kurbanı kesmeden tasadduk etmekle kurban borcu ödenmiş olmaz. Fakat herhangi bir sebeple bayram günlerinde satın alınıp kesilemeyen kurbanın parası tasadduk edilir.

    KURBAN EDİLECEK HAYVANLAR

    Kurban edilen hayvanlar ancak: Deve, sığır, koyun ve keçidir. Devenin beş seneliği, Sığırın (İnek, Öküz, Manda) iki seneliği, Koyun ve keçinin de bir seneliği kurban edilebilir. Koyun cinsinin altı aylığı olduğu halde bir yaşındaki gibi gösterişli olanı da kurban edilebilir. Bunların erkeği ve dişisi kurban olabilirse de deve ve sığırın dişisini, Koyun ve keçinin erkeğini kurban kesmek daha iyidir.
    Bir deve veya sığır yedi kişi için, koyun ve keçi ise bir kişi için kurban edilebilir. Deve ve sığıra yedi kişinin ortak olması şart değildir, daha aşağı da olabilir.
    Ortaklar kesilen kurbandan hisselerini götürü usulü değil de tartarak ayırmalıdırlar. Deve ve sığır kurban eden ortaklardan her birinin Müslüman olması ve kurban etmek şartı ile birleşmiş olmaları lazımdır. İçlerinden birisinin kurbandan başka maksatla (et almak ya da ticaret yapmak gibi) bulunması, kesilen hayvanı kurban olmaktan çıkarır. Tavuk horoz, kaz, ördek gibi eti yenen ehli ve diğer yabani hayvanlar kurban olamayacakları gibi bunları kurban niyeti ile kesmek ise tahrimen mekruhtur.



    UDHİYYE-KURBAN

    KURBAN EDİLECEK HAYVANLARDA ARANILAN ÖZELLİKLER

    Kurban edilecek hayvanın, şaşı, topal, uyuz, boynuzlu veya boynuzsuz, boynuzu biraz kırılmış, kulağı delinmiş ve enine yarılmış veya kulakları ucundan kesilmiş ve dişlerinin az bir kısmı düşmüş olmasında bir sakınca yoktur.
    Ancak bir veya iki gözü tamamen görmeyen, dişlerinin çoğu düşmüş, kulakları kesilmiş, boynuzlarından biri veya ikisi bölümünden kırılmış, kulak ve kuyruğunun yarıdan fazlası kopmuş, kesilecek yere kadar yürüyemeyecek durumda topal ve hasta, kemiklerinde ilik kalmayacak derecede zayıf, memelerinin başı, kulakları veya kuyruğu yaratılıştan bulunmayan bir hayvan kurban olmaz.
    Kurban edilecek hayvanın etli ve toplu olması iyidir. Ayrıca sağlık yönünden hasta olan hayvanları kesmek insan sağlığı için tehlikeli olduğundan, mümkünse kurban edilecek hayvanın bir veteriner hekimin kontrolünden geçirilmesi daha faydalı olur.

    KURBAN NASIL KESİLİR?

    Kurbanı bizzat sahibinin kesmesi mendubdur. Kendisi kesemezse başkasına kestirir. Başkasına kestirecek ise kesen kimseyi kendi yerine vekil edip başında bulunması müstehabdır. Kitap ehline kestirmek mekruhtur.
    Kurbanı keserken hayvana eziyet etmemeli, kesme yerine incitmeden götürülmelidir. Kesmeden önce hayvana su vermek müstehabdır. Keserken keskin bıçak kullanmak lazımdır. Hayvanı yatırıp hazırladıktan sonra henüz elini hayvanın boğazına dokundurmadan…
    “Yüzünüzü gökleri ve yeri yaratan Allah’a O’nun birliğine inanarak çevirdim. Ben müşriklerden değilim. Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin rabbi Allah içindir. O’nun ortağı yoktur. Bana böyle emrolundu ve ben (Allah’a) teslim olanların ilkiyim. Allah’ım dostun İbrahim’den, sevgilin Muhammed’den kabul buyurduğun gibi, benden de kabul buyur) diye dua etmeli ve: “Bismillahi Allahu Ekber Allahu Ekber Allahu Ekber La İlahe İllallahu Vallahu Ekber Allahu Ekber ve Lillahil Hamd. Bismillahu Allahu Ekber, deyip artık hiç bir şey konuşmadan hemen kesmelidir.”
    Sığır ve koyun-keçi kıbleye doğru sol yanı üzerine yatırılarak kesilir.
    Hayvanın çenesinin altından bıçak sürülür, boğazının iki tarafında olan şah damarları ile gırtlağını, yem ve su borusu olan kızıl öğüğünü kesip kanı akıtılır.
    Bunların ya dördü birden veya gırtlak, kızıl öğük, iki şah damarından biri kesilir. Hayvana eziyet etmek mekruhtur. Deve ayakta sol eli (sol ön ayağı) bağlanarak göğsünün altından boğazlanır.

    KESİM SONRASI YAPILACAK İŞLER:
    (KURBANIN ETİ VE DERİSİ)

    Kurban kesen kimse peşinden iki rekat (Allah rızası için) namaz kılıp dua eder. Kestikten sonra kurbanın etini tasadduk etmek müstehabtır. Ceza ve kefaret ve adak kurbanlarından başkasının etini, sahibinin yemesi helaldir. Kurban kesen veya kestiren kimse kurbanın etinden yer ve başkasına yedirir. Yedirdiği kimselerin fakir olması şart değildir. Fakat fakirlere yedirmek daha iyidir. Kurbanın etini üçe ayırmak, bir bölümünü evinize bırakıp bir kısmını fakirlere, bir kısmını da eşe dosta dağıtmak (yedirmek) müstehabtır. Tamamını sadaka vermek de caizdir.
    Eğer kurban kesen kimsenin evinde çoluk çocuğu fazla ve eli de geniş değilse kurbanın etini sadaka ve hediye etmez, çoluk çocuğuna bol bol yedirir. Kurbanın derisini de sadaka verir. Yahut deriyi kalbur, dağarcık, sofra, tulum, kırba, seccade gibi evde kullanılacak bir şey yapar. Fakat satamaz, yenecek ve içecek bir şey ile değiştiremez. Ama kullanılacak bir şey ile değiştirilebilir.
    Kurban kesmeden önce tüyünü kesmek mekruhtur. Kırpmış ise kırptığı tüyü sadaka olarak verir.
    Seleme ibn-i Ekva (r.a) rivayet ediyor.(Geçim sıkıntısı çekilen bir senenin kurban bayramında) Allah’ın Rasulu (s.a.v.) şöyle emir buyurdu:
    Kurban kesenler, kendi evlerinde üç gün yetecek kadarından fazla kurban eti ayırmasınlar. (Bu emri tatbik eden müminler) Bir yıl sonraki (Kurban bayramında) sordular:
    -Ya Rasulullah; (Bu senede) geçen seneki yaptığımız gibi mi yapalım?
    Hz. Peygamber de şöyle buyurdu:
    -Geçen yıl halkta geçim sıkıntısı vardı. Bu sebeple o yılda onlara yardımcı olmanızı istemiştim. (Fakat bu yıl durum oldukça iyidir.) şimdi yiyin (Fakirlerinize, komşularınıza, misafirlerinize) yedirin. (Bir miktar da) kendinize ayırın. (Buhari K.Edahi, Bab 16) (6/236)

    KURBANIN ÖNEMİ

    Kurban, hayatımızda Allah’a teslimiyetin bir sembolü, Hz. İsmail (a.s) in Allah için feda edilmek istenişinin bir hatırası ve ayrıca kulun Rabbine yaklaşmasına vesile olan ibadet ve takva nişanesidir.
    Kur’an-ı Kerim’de “Elbette Kurbanların ne etleri, ne de kanları Allah’a erişmez. (Allah katında makbul olmaz)Fakat Allah’a sizden ancak takva (Halis ve Kamil ibadetler) ulaşır. İşte kurbanlıkları böyle sizin emrinize verdik. Size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı tekbir getirerek yüceltiniz. Ey Rasulüm! İhlasla güzel iş yapanlara (Cenneti) müjdele (Hac suresi 37) buyurulur. Tekbir getirerek kesilen Kurbanın kanı, boynuzu, tüyleri, kemikleri kıyamet gününde sahibinin günahlarının bağışlanmasına vesile ve cehenneme perdedir. Kurban kesilen evde bereket olur. İmkânsızlık sebebiyle kurban kesemeyen “imkânım olsaydı ben de kesseydim” diye samimi niyazda bulunursa, halis niyetinden dolayı sevap kazanır.
    İnsanların et ihtiyaçları için her gün yüz binlerce hayvan kesilmektedir. Ancak bu etten hali vakti yerinde olanlar faydalanmaktadır. Kurban bayramında Allah rızası için kesilen kurbanlardan ise bir yıl boyunca çok az et yiyenler veya hiç et yiyemeyenler bol bol istifade etmektedirler. Bu sayede toplumda fertler arasında karşılıklı sevgi ve saygı bağları tazelenmektedir.

    ETİ YENEN HAYVANLARDA YEDİ ŞEY YENMEZ
    1- Hayvanlardan akıp çıkan kan
    2- Erkeklik aleti,
    3- Dişilik aleti,
    4- Erkeklerde yumurtalar (husyeler)
    5- Et içinde toparlak guddeler,
    6- İdrar torbası (Mesane)
    7- Öd kesesi
    (Hediyyetül-Aleiyye s.226)
    Tevfik Allah’tandır. O ne güzel Mevladır.



  3. 13.Ağustos.2013, 15:48
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    UDHİYYE – KURBAN

    İmran KILIÇ


    İslam’ın fakirle zengin, komşuyla komşu arasında dengeyi sağlayan ve sosyal adaletin gerçekleşmesinde dayanak olan vecibelerinden biri de KURBAN’dır. Diğer semavi dinlerde de buna yer verilmiştir. Bir rivayete göre, Adem (a.s) ile başlar. Diğer bir rivayete göre Adem Peygamber devrinde buna yer verilmişse de emre müstenid bir sünnet ya da vecibe kılınması İbrahim Peygamber ile başlar ve son Peygamber (S.A.V.) e kadar devam eder. Ancak İslamiyet Kurbanı daha çok yararlı hale getirmiş ve onu disipline ederek fakirlerin istifadesine sunmuştur.

    KURBAN NEDİR?

    Kurban: Arapçada bir isim olup çoğulu “Karabin” dir.
    Sözlük Anlamı: Allah’ın rızasına yakınlık maksadı ile kesilen hayvanın adıdır.
    Kurban Bayramında kesilen kurbana fıkıh dilinde “Udhiyye” denilir ki çoğulu “Adahi” dir.

    KURBAN NE ZAMAN MEŞRU KILINMIŞTIR?

    İslami kaynaklara göre Hicretin ikinci yılında Bayramların, zekat ve fitrenin meşru kılındığı günlerde Kurbanda meşru kılınmıştır. Bu bakımdan meşruiyeti Kitap-Sünnet ve İcma ile sabit olmuştur.
    Kitap-Kur’an’da: “Rabbin için namaz kıl ve nahr yap- Kurbanını boğazla..” (Kevser suresi: Ayet.2) mealindeki ayetin delaletidir. Ancak Nahr tabiri yalnız Deveyi boğazlamak anlamında değil aynı zamanda namaz kılarken rukû’den kalkıldığında ellerin göğüs hizasına kadar kaldırılması demektir. Bu bakımdan ayet açık biçimde kurban kesmeye delalet etmediği, yani zanni, kaldığı için Kurban Hanefi mezhebinde Vacip kabul edilmiş, Şafi mezhebinde ise Nahr tabiri sadece namazda elleri göğüs seviyesine kadar kaldırma manasında kullanıldığı için Kurban SÜNNET kabul edilmiştir. Çünkü bu, Peygamber (A.S) efendimizin fiil ve kavli ile sabit olmuştur.
    Sünnet: Resulullah (S.AV.) Efendimiz, boynuzlu semiz beyaz iki koçu kendi eliyle boğazlıyarak kurban etti. Boğazlarken de besmele
    ve tekbir getirdi… (Sahih-i Müslim: Enes (R.A.) den.
    İcmaa gelince: Müslüman ilim adamlarının hepsi bunun meşruiyetinde birleşmiş muhalefet eden olmamıştır.
    Kurbanın lugat ve ıstılah anlamında şu neticeye varıyoruz ki, şeriatın belirlediği hayvanların dışında kalan diğer hayvanların kurban olarak boğazlanması caiz değildir. Nitekim günümüzde İslam fıkhını bilmeyen bazı Müslümanların tavuk, horoz, kaz ve ördek gibi hayvanları da kurban niyeti ile kestikleri görülmektedir.
    Ancak belli yaşta olan hayvanlar kurban olur. Şeraitte bu da tesbit edilip belirlenmiştir. O halde yaşı müsait olmayan bir hayvanı kurban etmek doğru olmaz. Kesilse bile kurban yerine geçmez.
    Allah’a yakınlık niyeti ile kesmek gerekir. Başka bir niyetle boğazlanan hayvan kurban yerine geçmez. Üstelik boğazlayan günahkâr olur. Çünkü kurban ancak Allah (c.c) için, o’na yakın olmak için kesilir.
    Sadece belli günlerde kesilebilir. Başka günlerde kurban kesilmez. Hayır ve adak kurbanları ise kesilebilir.

    KURBAN’IN RÜKNÜ:

    Hülasa: Kesilmesi caiz olan hayvanı kurban günlerinde kurban niyeti ile kesmek rükündur. Bu ölçünün dışına çıkıldığı takdirde rükün yerine getirilmediğinden kesilen hayvan kurban vecibesi yerine geçmez.

    KURBAN’IN HÜKMÜ:

    Kurban üç mezhebe göre sünnet-i ayni müekkededir. Faili sevap alır, terk eden cezaya duçar olmaz. Hanefilere göre sünnet-i ayni müekkededir. Hanefiler bu sünnete vacip diyorlar.
    Kurbanın vacip olması için Müslüman olmak, mukim olmak ve şer’an zengin sayılacak derecede servet sahibi olmak lazımdır. Kendisine fitre düşen kimseye kurban kesmek de vaciptir.
    Zengin olmayan küçük çocukları için kurban kesmek, veli üzerine vacip değildir. Kurbanın nisabı, Fitrenin nisabının aynıdır. Bunda nisabın yıllanmış, büyüyücü, artıcı olması şart değildir. Bayram sabahı 200 dirhem (561.2 gr.) Gümüş, 20 miskal (80.18gr.) Altın veya bunların karşılığı para veya mala sahip olan kimseye kurban kesmek vaciptir. Oturduğu evden başka evi bulunan kimseye de kurban düşer. Nisap miktarı malı olmayanların kestikleri kurban makbul ancak nafiledir.


    KURBAN’IN VAKTİ:
    Kurban kesmenin vakti, kurban bayramının birinci, ikinci, üçüncü günleridir. Şafi’ye göre bayramın dördüncü günü gurup vaktine kadar kurban kesilebilir. Fakat birinci günü kesilmesi daha faziletlidir.
    Kurban Bayramı Namazı kılınan yerlerde Namazdan sonra, kılınmayan köy ve yaylalarda sabah namazı vakti girdikten sonra kesilir. Gerçi erken vakitte kurban kesmek mekruhtur.
    Kurban’da vacip olan kan akıtmaktır. Kurbanı kesmeden tasadduk etmekle kurban borcu ödenmiş olmaz. Fakat herhangi bir sebeple bayram günlerinde satın alınıp kesilemeyen kurbanın parası tasadduk edilir.

    KURBAN EDİLECEK HAYVANLAR

    Kurban edilen hayvanlar ancak: Deve, sığır, koyun ve keçidir. Devenin beş seneliği, Sığırın (İnek, Öküz, Manda) iki seneliği, Koyun ve keçinin de bir seneliği kurban edilebilir. Koyun cinsinin altı aylığı olduğu halde bir yaşındaki gibi gösterişli olanı da kurban edilebilir. Bunların erkeği ve dişisi kurban olabilirse de deve ve sığırın dişisini, Koyun ve keçinin erkeğini kurban kesmek daha iyidir.
    Bir deve veya sığır yedi kişi için, koyun ve keçi ise bir kişi için kurban edilebilir. Deve ve sığıra yedi kişinin ortak olması şart değildir, daha aşağı da olabilir.
    Ortaklar kesilen kurbandan hisselerini götürü usulü değil de tartarak ayırmalıdırlar. Deve ve sığır kurban eden ortaklardan her birinin Müslüman olması ve kurban etmek şartı ile birleşmiş olmaları lazımdır. İçlerinden birisinin kurbandan başka maksatla (et almak ya da ticaret yapmak gibi) bulunması, kesilen hayvanı kurban olmaktan çıkarır. Tavuk horoz, kaz, ördek gibi eti yenen ehli ve diğer yabani hayvanlar kurban olamayacakları gibi bunları kurban niyeti ile kesmek ise tahrimen mekruhtur.



    UDHİYYE-KURBAN

    KURBAN EDİLECEK HAYVANLARDA ARANILAN ÖZELLİKLER

    Kurban edilecek hayvanın, şaşı, topal, uyuz, boynuzlu veya boynuzsuz, boynuzu biraz kırılmış, kulağı delinmiş ve enine yarılmış veya kulakları ucundan kesilmiş ve dişlerinin az bir kısmı düşmüş olmasında bir sakınca yoktur.
    Ancak bir veya iki gözü tamamen görmeyen, dişlerinin çoğu düşmüş, kulakları kesilmiş, boynuzlarından biri veya ikisi bölümünden kırılmış, kulak ve kuyruğunun yarıdan fazlası kopmuş, kesilecek yere kadar yürüyemeyecek durumda topal ve hasta, kemiklerinde ilik kalmayacak derecede zayıf, memelerinin başı, kulakları veya kuyruğu yaratılıştan bulunmayan bir hayvan kurban olmaz.
    Kurban edilecek hayvanın etli ve toplu olması iyidir. Ayrıca sağlık yönünden hasta olan hayvanları kesmek insan sağlığı için tehlikeli olduğundan, mümkünse kurban edilecek hayvanın bir veteriner hekimin kontrolünden geçirilmesi daha faydalı olur.

    KURBAN NASIL KESİLİR?

    Kurbanı bizzat sahibinin kesmesi mendubdur. Kendisi kesemezse başkasına kestirir. Başkasına kestirecek ise kesen kimseyi kendi yerine vekil edip başında bulunması müstehabdır. Kitap ehline kestirmek mekruhtur.
    Kurbanı keserken hayvana eziyet etmemeli, kesme yerine incitmeden götürülmelidir. Kesmeden önce hayvana su vermek müstehabdır. Keserken keskin bıçak kullanmak lazımdır. Hayvanı yatırıp hazırladıktan sonra henüz elini hayvanın boğazına dokundurmadan…
    “Yüzünüzü gökleri ve yeri yaratan Allah’a O’nun birliğine inanarak çevirdim. Ben müşriklerden değilim. Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin rabbi Allah içindir. O’nun ortağı yoktur. Bana böyle emrolundu ve ben (Allah’a) teslim olanların ilkiyim. Allah’ım dostun İbrahim’den, sevgilin Muhammed’den kabul buyurduğun gibi, benden de kabul buyur) diye dua etmeli ve: “Bismillahi Allahu Ekber Allahu Ekber Allahu Ekber La İlahe İllallahu Vallahu Ekber Allahu Ekber ve Lillahil Hamd. Bismillahu Allahu Ekber, deyip artık hiç bir şey konuşmadan hemen kesmelidir.”
    Sığır ve koyun-keçi kıbleye doğru sol yanı üzerine yatırılarak kesilir.
    Hayvanın çenesinin altından bıçak sürülür, boğazının iki tarafında olan şah damarları ile gırtlağını, yem ve su borusu olan kızıl öğüğünü kesip kanı akıtılır.
    Bunların ya dördü birden veya gırtlak, kızıl öğük, iki şah damarından biri kesilir. Hayvana eziyet etmek mekruhtur. Deve ayakta sol eli (sol ön ayağı) bağlanarak göğsünün altından boğazlanır.

    KESİM SONRASI YAPILACAK İŞLER:
    (KURBANIN ETİ VE DERİSİ)

    Kurban kesen kimse peşinden iki rekat (Allah rızası için) namaz kılıp dua eder. Kestikten sonra kurbanın etini tasadduk etmek müstehabtır. Ceza ve kefaret ve adak kurbanlarından başkasının etini, sahibinin yemesi helaldir. Kurban kesen veya kestiren kimse kurbanın etinden yer ve başkasına yedirir. Yedirdiği kimselerin fakir olması şart değildir. Fakat fakirlere yedirmek daha iyidir. Kurbanın etini üçe ayırmak, bir bölümünü evinize bırakıp bir kısmını fakirlere, bir kısmını da eşe dosta dağıtmak (yedirmek) müstehabtır. Tamamını sadaka vermek de caizdir.
    Eğer kurban kesen kimsenin evinde çoluk çocuğu fazla ve eli de geniş değilse kurbanın etini sadaka ve hediye etmez, çoluk çocuğuna bol bol yedirir. Kurbanın derisini de sadaka verir. Yahut deriyi kalbur, dağarcık, sofra, tulum, kırba, seccade gibi evde kullanılacak bir şey yapar. Fakat satamaz, yenecek ve içecek bir şey ile değiştiremez. Ama kullanılacak bir şey ile değiştirilebilir.
    Kurban kesmeden önce tüyünü kesmek mekruhtur. Kırpmış ise kırptığı tüyü sadaka olarak verir.
    Seleme ibn-i Ekva (r.a) rivayet ediyor.(Geçim sıkıntısı çekilen bir senenin kurban bayramında) Allah’ın Rasulu (s.a.v.) şöyle emir buyurdu:
    Kurban kesenler, kendi evlerinde üç gün yetecek kadarından fazla kurban eti ayırmasınlar. (Bu emri tatbik eden müminler) Bir yıl sonraki (Kurban bayramında) sordular:
    -Ya Rasulullah; (Bu senede) geçen seneki yaptığımız gibi mi yapalım?
    Hz. Peygamber de şöyle buyurdu:
    -Geçen yıl halkta geçim sıkıntısı vardı. Bu sebeple o yılda onlara yardımcı olmanızı istemiştim. (Fakat bu yıl durum oldukça iyidir.) şimdi yiyin (Fakirlerinize, komşularınıza, misafirlerinize) yedirin. (Bir miktar da) kendinize ayırın. (Buhari K.Edahi, Bab 16) (6/236)

    KURBANIN ÖNEMİ

    Kurban, hayatımızda Allah’a teslimiyetin bir sembolü, Hz. İsmail (a.s) in Allah için feda edilmek istenişinin bir hatırası ve ayrıca kulun Rabbine yaklaşmasına vesile olan ibadet ve takva nişanesidir.
    Kur’an-ı Kerim’de “Elbette Kurbanların ne etleri, ne de kanları Allah’a erişmez. (Allah katında makbul olmaz)Fakat Allah’a sizden ancak takva (Halis ve Kamil ibadetler) ulaşır. İşte kurbanlıkları böyle sizin emrinize verdik. Size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı tekbir getirerek yüceltiniz. Ey Rasulüm! İhlasla güzel iş yapanlara (Cenneti) müjdele (Hac suresi 37) buyurulur. Tekbir getirerek kesilen Kurbanın kanı, boynuzu, tüyleri, kemikleri kıyamet gününde sahibinin günahlarının bağışlanmasına vesile ve cehenneme perdedir. Kurban kesilen evde bereket olur. İmkânsızlık sebebiyle kurban kesemeyen “imkânım olsaydı ben de kesseydim” diye samimi niyazda bulunursa, halis niyetinden dolayı sevap kazanır.
    İnsanların et ihtiyaçları için her gün yüz binlerce hayvan kesilmektedir. Ancak bu etten hali vakti yerinde olanlar faydalanmaktadır. Kurban bayramında Allah rızası için kesilen kurbanlardan ise bir yıl boyunca çok az et yiyenler veya hiç et yiyemeyenler bol bol istifade etmektedirler. Bu sayede toplumda fertler arasında karşılıklı sevgi ve saygı bağları tazelenmektedir.

    ETİ YENEN HAYVANLARDA YEDİ ŞEY YENMEZ
    1- Hayvanlardan akıp çıkan kan
    2- Erkeklik aleti,
    3- Dişilik aleti,
    4- Erkeklerde yumurtalar (husyeler)
    5- Et içinde toparlak guddeler,
    6- İdrar torbası (Mesane)
    7- Öd kesesi
    (Hediyyetül-Aleiyye s.226)
    Tevfik Allah’tandır. O ne güzel Mevladır.






+ Yorum Gönder