Konusunu Oylayın.: Kurban bayramı ile ilgili hikaye

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi
Kurban bayramı ile ilgili hikaye
  1. 12.Ağustos.2013, 20:49
    1
    Misafir

    Kurban bayramı ile ilgili hikaye






    Kurban bayramı ile ilgili hikaye Mumsema Kurban bayramı ile ilgili hikaye


  2. 12.Ağustos.2013, 20:49
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 12.Ağustos.2013, 21:01
    2
    Katade
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Nisan.2013
    Üye No: 100895
    Mesaj Sayısı: 648
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7

    Cevap: Kurban bayramı ile ilgili hikaye




    Kurban bayramıyla ilgili hikayeler
    Kurban Bayramı Ve Kücük İnek

    Ahmet, anneciğim Emre bize gelecek Bu gece bizde kalacak dedi Emrenin sevdiğini bildiğim türden bir
    kaç çeşit yemek yaptımGörüşmeyelibayağı bir boy atmış, kocaman delikanlı olmuştuBiraz oturup hal hatır
    sordktan sonra yemeğe geçtikEmre, özene bezene hazırladığım yemeklere el sürmeyince,belli etmemeye çalış-
    samda bozuldumEmre, Teyzeciğim et var ya ondan yemiyorum dediBu söz beni daha da şaşırtmıştıÇünki e-
    te olan düşkünlüğünü iyi biliyordumEmre, bu davranışının altında bir şey aramamdan rahatsızlık duyarak,
    anlatayım teyzeciğim dedi
    İlk öğretim beşinci sınıfa gidiyordum o zamanlarBiliyorsunuz Ayşe ablamda benden iki yaş büyükİkimiz
    de çok başarılı sayılmayız, fakat hiç olmazsa liseyi bitirelim diye gayret ediyoruzBir işe girebilmek için
    bunun şart olduğuna inanıyoruzBüyük hayallerimiz yokDaha kötü günler gelmesin diyip halimize şükredenler-
    deniz
    Depremden önce babam, inşaat kalfasıydıKimseye muhtaç değildikHatta babam yaptığı,kooperatif evlerinden
    bir de daireye girmiştiAltı, yedi aya kalmaz, evimize taşınırız diye hayaller kuruyordukKaba inşaatı çoktan
    bitmiş,evin şekli ortaya çıkmıştıBen odamın duvarına asacağım süsler yaptımAnnem dantel masa örtüleri
    Kaç kere bakmaya gitmiş,hayalimizde aldığımız eşyaların yerini kaç kere değiştirip durmuştuk
    Derken 17 Ağustus'ta korkunç bir sallantıyla uyandıkÇok şükür ne bizde ne de yakın çevremizde bir şey
    yoktuBoş arsaya tüm mahalle toplandıkBiraz korku kalmıştı yüreğimizde ama güle oynaya sabahladıkElekti-
    riklerin gelmesi ile radyo ve televizyonlardaki korkunç gerçek, yüreklerimize çığ gibi düştüTüm ülkem gi-
    bi bu korkunç felaketin getirdiği yıkım ve kıyımla, harap oldukNaklenizlediğimiz kurtarma çalışmalarında
    yaralılarla yaralandık,ölenlerle defalarca öldükElimizden gelen bir şey yoktuDevlet baba, harıl harıl
    yaraları sarmaya çalışıyordu

    Bizim evimiz yıkılmadı Kimseye de bir zarar gelmediFarklı yaralandığımızın farkına,yaralarımız derin-
    leştikçe vardıkDepremle birlikte inşaatlar durmuş,babam işsiz kalmıştıEkonomik krizle de ikiye katlandı
    yokluklarımızTelevizyonlarda gördüğüm kadarıyla,bazı insanlar hiç etkilenmemiştiBar ve pavyonlarda zil zurna
    sarhoş oluncaya kadar içiyor, milyarlarca lira harcıyorlardı
    Biz ev kirası elektirik, su ne kadar kısmaya, azaltmaya çalışsak olmuyor babamın arada bir bulduğu, tadilat
    işlerinden kazandığı evi geçindirmeye yetmiyorduDevir hesap devri diyip,telefonu kapattırdıkAmpullei daha
    küçük taktık Annem bir evde 120milyona iş bulmuştuBabamın da eline yaklaşık o kadar geçiyorduFakat kasım
    ayından sonra babam bir tek işe gidemediKış boyunca hiç iş çıkmadıÜmitlenerek gidiyor, üzülerek geri dönü-
    yordu Çoluk çocuğum gözümün önünde aç açık kalıyor, elimden bir şey gelmiyor, keşke ölsem gibi kötü kötü
    laflar edip duruyorduİş için çalmadığı kapı kalmamıştı

    Ramazan bayramına bir kaç gün kalmıştı Şubat ayının bir Pazartesi günü babam, eve sevinçle geldiBir
    iş bulmuştuÜstelik siğortalıEvraklarını tamamla gel demişlerSevinçle haber verip uçar gibi çıktı Bu gün
    yetiştirmeliyim diyordu
    Bir kaç saat sonra karşı komşumuz telaşlaiçeri girdiYüzünde ürküten bir ifade vardıKorkmayın ama baba-
    nız küçük bir kaza geçirmiş dediHastaneye gittiğimde babamın yüzü sap sarıydı Kol ve bacağı alçıya alınmıştı
    Kırmızı işikta suratle gelen bir araç çarpmıştıBiz sağ oluşuna dua ederken babam, gözlerinden akan yaştan
    utanıyor gizlemeye çalışarak,neden ölmedim, yükünüzü artırdım diyordu
    Bir müddet sonra babam eve çıktıSobamız yanmıyor evimiz soğuktuBabamın dişlerinin birbirini dövüşünü
    üzülerek seyrediyordumBir kaç komşu belediyeye telefon ederek bize kömür istemişlerYok denilmişÖnceden
    kayıt olmak gerekirmişOkulda da yardım dağıtılıyorduAnneme ben de isteyeyim mi diye sordumAnnem,sakın ha
    oğlum! Durumumuz belli verirlerse kabul ederiz sakın kimseden bir şey istemeyin dediBaşka zaman ben de gurur
    meselesi ederdimAma şimdi çok farklıydıYakıp etrafında toplanacağımız sobaya ihtiyacımız vardıBabam buz gibi
    evde nasıl hasta yatardı

    Şekersiz, şeker bayramımız gelip te geşmişti bileŞekere olan düşkünlüğüme ramen, pek üzülmedimBöyle
    küçük şeylerin üstesinden gelmeliydikÜstelik ben erkektimİşte tüm zorluklara ramen hava biraz daha ısınmış,
    babamın kolundaki, alçı alınmıştı Bacağı hala alçıdaydı İşte kurban bayramı da gelmiştiİçimden oniki daire
    var bizim apartmanda, bir çoğu da kurban kesecekNasılsa bizede verirler Annem sevdiğim et yemeklerinden
    pişirir diyordumBen pencerden seyrederken, karşıdaki boş arsada, kurbanlar kesildi, yüzüldü, leğenler dolusu
    evlere taşındıHer kapı çalışında,kurban payı diye koştumHer kapı açılışında, evlerde kavrulan etlerin mis
    kokuları evimizin içine kadar davetsiz yayıldıBir tek pay gelmedi

    Babaannem köyden telefon açmıştıKomşu evinden konuşurken,sesim ona iyi gitmemiştiIsrar ve teleşla sordu
    Baban mı kötüleşti? diye Yok dedim Bize kurban payı vermediler
    Yaz aylarında babaanneme giderdikAdına gücük,dediği bir kara ineği,beş altı da tavuğu vardıGücük mücük
    ama sütü iyi derdi Sağarken ona türküler söylerdiBu sene kısır, inşallah seneye kuzlayacak diye ümit ederdi
    "Deden, ihtiyar nasıl dursun katıksız" derdi Bir tas ayraniçtimi başka bir şey istemezmiş
    Bayramın üçüncü günüidiSabah erkenden kapı çalındıBabaannemdi! Koşup karşıladıkAğlayarak sarıldı bizlere
    Kuzularım,kuzularım diyorduSize çok et getirdimEvinde ne varsa hemen hepsini kapıp gelmiştiBuz dolabı tıka
    basa etle doldurduuk Ablam acele acele doğradıEtlerin pişerken çıkardığı cızırtılardan saldığı mis gibi kokular
    iki gündür kabaran iştahımı daha da körüklüyorduAğzım sulanarak dolanıp durdum ocağın etrafındaSofra beklemeye
    tahammülüm kalmamıştı Çatalı alıp batırdım Üfürerek ağzıma alıyordum ki, babamın, babaanneme ah anam ahh!neden
    kestin gücük inegi Agzınız kuruya kaldı diyen sözleri çalındı kulağıma

    Midemin kalkıp, başımın döndüğünü hissettimElimdeki çatalı bırakıp koşarak dışarı çıktımDedemin katığı,
    babaannemin umudu,türküler yakarak sağdığı Gücük benim canım et istedi diye mi kesilmişti? Sofra kurulduğunda
    kolumdan çekip ısrarla oturttularYine batırdım çatalı isteksiz ve utanarakBoğazıma bir şeyler tıkanıyordu
    Gözümden yaşlar boşaldı Ne oldu neyin var diye sordukları telaşlı sorularına dişim çok ağrıyor, dişimmm
    diye karşılık verdim


  4. 12.Ağustos.2013, 21:01
    2
    Devamlı Üye



    Kurban bayramıyla ilgili hikayeler
    Kurban Bayramı Ve Kücük İnek

    Ahmet, anneciğim Emre bize gelecek Bu gece bizde kalacak dedi Emrenin sevdiğini bildiğim türden bir
    kaç çeşit yemek yaptımGörüşmeyelibayağı bir boy atmış, kocaman delikanlı olmuştuBiraz oturup hal hatır
    sordktan sonra yemeğe geçtikEmre, özene bezene hazırladığım yemeklere el sürmeyince,belli etmemeye çalış-
    samda bozuldumEmre, Teyzeciğim et var ya ondan yemiyorum dediBu söz beni daha da şaşırtmıştıÇünki e-
    te olan düşkünlüğünü iyi biliyordumEmre, bu davranışının altında bir şey aramamdan rahatsızlık duyarak,
    anlatayım teyzeciğim dedi
    İlk öğretim beşinci sınıfa gidiyordum o zamanlarBiliyorsunuz Ayşe ablamda benden iki yaş büyükİkimiz
    de çok başarılı sayılmayız, fakat hiç olmazsa liseyi bitirelim diye gayret ediyoruzBir işe girebilmek için
    bunun şart olduğuna inanıyoruzBüyük hayallerimiz yokDaha kötü günler gelmesin diyip halimize şükredenler-
    deniz
    Depremden önce babam, inşaat kalfasıydıKimseye muhtaç değildikHatta babam yaptığı,kooperatif evlerinden
    bir de daireye girmiştiAltı, yedi aya kalmaz, evimize taşınırız diye hayaller kuruyordukKaba inşaatı çoktan
    bitmiş,evin şekli ortaya çıkmıştıBen odamın duvarına asacağım süsler yaptımAnnem dantel masa örtüleri
    Kaç kere bakmaya gitmiş,hayalimizde aldığımız eşyaların yerini kaç kere değiştirip durmuştuk
    Derken 17 Ağustus'ta korkunç bir sallantıyla uyandıkÇok şükür ne bizde ne de yakın çevremizde bir şey
    yoktuBoş arsaya tüm mahalle toplandıkBiraz korku kalmıştı yüreğimizde ama güle oynaya sabahladıkElekti-
    riklerin gelmesi ile radyo ve televizyonlardaki korkunç gerçek, yüreklerimize çığ gibi düştüTüm ülkem gi-
    bi bu korkunç felaketin getirdiği yıkım ve kıyımla, harap oldukNaklenizlediğimiz kurtarma çalışmalarında
    yaralılarla yaralandık,ölenlerle defalarca öldükElimizden gelen bir şey yoktuDevlet baba, harıl harıl
    yaraları sarmaya çalışıyordu

    Bizim evimiz yıkılmadı Kimseye de bir zarar gelmediFarklı yaralandığımızın farkına,yaralarımız derin-
    leştikçe vardıkDepremle birlikte inşaatlar durmuş,babam işsiz kalmıştıEkonomik krizle de ikiye katlandı
    yokluklarımızTelevizyonlarda gördüğüm kadarıyla,bazı insanlar hiç etkilenmemiştiBar ve pavyonlarda zil zurna
    sarhoş oluncaya kadar içiyor, milyarlarca lira harcıyorlardı
    Biz ev kirası elektirik, su ne kadar kısmaya, azaltmaya çalışsak olmuyor babamın arada bir bulduğu, tadilat
    işlerinden kazandığı evi geçindirmeye yetmiyorduDevir hesap devri diyip,telefonu kapattırdıkAmpullei daha
    küçük taktık Annem bir evde 120milyona iş bulmuştuBabamın da eline yaklaşık o kadar geçiyorduFakat kasım
    ayından sonra babam bir tek işe gidemediKış boyunca hiç iş çıkmadıÜmitlenerek gidiyor, üzülerek geri dönü-
    yordu Çoluk çocuğum gözümün önünde aç açık kalıyor, elimden bir şey gelmiyor, keşke ölsem gibi kötü kötü
    laflar edip duruyorduİş için çalmadığı kapı kalmamıştı

    Ramazan bayramına bir kaç gün kalmıştı Şubat ayının bir Pazartesi günü babam, eve sevinçle geldiBir
    iş bulmuştuÜstelik siğortalıEvraklarını tamamla gel demişlerSevinçle haber verip uçar gibi çıktı Bu gün
    yetiştirmeliyim diyordu
    Bir kaç saat sonra karşı komşumuz telaşlaiçeri girdiYüzünde ürküten bir ifade vardıKorkmayın ama baba-
    nız küçük bir kaza geçirmiş dediHastaneye gittiğimde babamın yüzü sap sarıydı Kol ve bacağı alçıya alınmıştı
    Kırmızı işikta suratle gelen bir araç çarpmıştıBiz sağ oluşuna dua ederken babam, gözlerinden akan yaştan
    utanıyor gizlemeye çalışarak,neden ölmedim, yükünüzü artırdım diyordu
    Bir müddet sonra babam eve çıktıSobamız yanmıyor evimiz soğuktuBabamın dişlerinin birbirini dövüşünü
    üzülerek seyrediyordumBir kaç komşu belediyeye telefon ederek bize kömür istemişlerYok denilmişÖnceden
    kayıt olmak gerekirmişOkulda da yardım dağıtılıyorduAnneme ben de isteyeyim mi diye sordumAnnem,sakın ha
    oğlum! Durumumuz belli verirlerse kabul ederiz sakın kimseden bir şey istemeyin dediBaşka zaman ben de gurur
    meselesi ederdimAma şimdi çok farklıydıYakıp etrafında toplanacağımız sobaya ihtiyacımız vardıBabam buz gibi
    evde nasıl hasta yatardı

    Şekersiz, şeker bayramımız gelip te geşmişti bileŞekere olan düşkünlüğüme ramen, pek üzülmedimBöyle
    küçük şeylerin üstesinden gelmeliydikÜstelik ben erkektimİşte tüm zorluklara ramen hava biraz daha ısınmış,
    babamın kolundaki, alçı alınmıştı Bacağı hala alçıdaydı İşte kurban bayramı da gelmiştiİçimden oniki daire
    var bizim apartmanda, bir çoğu da kurban kesecekNasılsa bizede verirler Annem sevdiğim et yemeklerinden
    pişirir diyordumBen pencerden seyrederken, karşıdaki boş arsada, kurbanlar kesildi, yüzüldü, leğenler dolusu
    evlere taşındıHer kapı çalışında,kurban payı diye koştumHer kapı açılışında, evlerde kavrulan etlerin mis
    kokuları evimizin içine kadar davetsiz yayıldıBir tek pay gelmedi

    Babaannem köyden telefon açmıştıKomşu evinden konuşurken,sesim ona iyi gitmemiştiIsrar ve teleşla sordu
    Baban mı kötüleşti? diye Yok dedim Bize kurban payı vermediler
    Yaz aylarında babaanneme giderdikAdına gücük,dediği bir kara ineği,beş altı da tavuğu vardıGücük mücük
    ama sütü iyi derdi Sağarken ona türküler söylerdiBu sene kısır, inşallah seneye kuzlayacak diye ümit ederdi
    "Deden, ihtiyar nasıl dursun katıksız" derdi Bir tas ayraniçtimi başka bir şey istemezmiş
    Bayramın üçüncü günüidiSabah erkenden kapı çalındıBabaannemdi! Koşup karşıladıkAğlayarak sarıldı bizlere
    Kuzularım,kuzularım diyorduSize çok et getirdimEvinde ne varsa hemen hepsini kapıp gelmiştiBuz dolabı tıka
    basa etle doldurduuk Ablam acele acele doğradıEtlerin pişerken çıkardığı cızırtılardan saldığı mis gibi kokular
    iki gündür kabaran iştahımı daha da körüklüyorduAğzım sulanarak dolanıp durdum ocağın etrafındaSofra beklemeye
    tahammülüm kalmamıştı Çatalı alıp batırdım Üfürerek ağzıma alıyordum ki, babamın, babaanneme ah anam ahh!neden
    kestin gücük inegi Agzınız kuruya kaldı diyen sözleri çalındı kulağıma

    Midemin kalkıp, başımın döndüğünü hissettimElimdeki çatalı bırakıp koşarak dışarı çıktımDedemin katığı,
    babaannemin umudu,türküler yakarak sağdığı Gücük benim canım et istedi diye mi kesilmişti? Sofra kurulduğunda
    kolumdan çekip ısrarla oturttularYine batırdım çatalı isteksiz ve utanarakBoğazıma bir şeyler tıkanıyordu
    Gözümden yaşlar boşaldı Ne oldu neyin var diye sordukları telaşlı sorularına dişim çok ağrıyor, dişimmm
    diye karşılık verdim


  5. 08.Ekim.2014, 16:34
    3
    Misafir

    Cevap: Kurban bayramı ile ilgili hikaye

    güzel bir hikaye paylaşımı teşekkür ederim.


  6. 08.Ekim.2014, 16:34
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    güzel bir hikaye paylaşımı teşekkür ederim.





+ Yorum Gönder