Konusunu Oylayın.: Ramazan bayramı ile ilgili hutbeler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Ramazan bayramı ile ilgili hutbeler
  1. 06.Ağustos.2013, 04:27
    1
    Misafir

    Ramazan bayramı ile ilgili hutbeler

  2. 06.Ağustos.2013, 04:49
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,606
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Ramazan bayramı ile ilgili hutbeler




    RAMAZAN BAYRAMI HUTBESİ

    Değerli Müminler!

    Rahmet, mağfiret ve bereket mevsimi olan mübarek Ramazan ayını, dün akşamki iftarla yolcu ettik ve bugün de bayrama ulaştık. Bayram, Cenab-ı Hakk’ın müslümanlara ihsan ettiği büyük bir lütuftur. Bu bayramın, aziz milletimiz ve bütün İslâm âlemi için hayırlara vesile olmasını Cenâb-ı Hak’tan dilerim.
    İbadet ve hayırların, Allah katında en çok kabule şayan olduğu ramazan ayı boyunca, Rabbimize karşı kulluk görevlerimizi, gücümüz yettiğince yerine getirmeye çalıştık. İrademizi güçlendiren, nefsimizi terbiye eden orucu, Allah rızası için hem bedenimizle hem ruhumuzla tutmaya gayret ettik. Yüce Mevlâ’ya kul olmanın şuuru içinde, günahlarımızdan tövbe ve istiğfar ettik. Kalplerimizi kötülüklerden arındırmasını Yüce Mevlâ’dan istedik. İnşallah “Temizlenen, Rabbinin adını anıp O’na kulluk eden kimse şüphesiz kurtuluşa ermiştir” [1] meâlindeki âyetin müjdesine layık ve mazhar olmuşuzdur.

    Muhterem Müslümanlar!

    Ramazan ayının sonunda müminler; bayramı, engin bir sevinçle karşılarlar. Bayram süresince birbirlerini ziyaret ve tebrik ederek, dostluklarını pekiştirirler. Birbirlerine hediye sunar, ikramda bulunurlar. Zira müslüman inanır ki, “Farz ibadetlerden sonra, Allah katında amellerin en faziletlisi, müslümanı sevindirmektir” [2]. Sevgili Peygamberimiz böyle söylüyor.
    Müslümanlar, bayram vesilesiyle Cenab-ı Hakk’ın rahmet ve mağfiretine nail olabilmek için, iyilikte, hayırda ve yardımlaşmada birbirleriyle yarışırlar.
    Zira müslüman inanır ki bayramlar, dinî heyecanın yanında, sosyal huzurun gelişmesine ve millî dayanışmanın pekişmesine de vesile olan en güzel fırsatlardır. Bu itibarla, müslümanlar zekat ve fitre gibi hayırlarını bayramdan önce dağıtmaya önem verirler. Böylece zenginiyle, fakiriyle bütün müminlerin huzur içerisinde bir bayram geçirmelerine katkı sağlarlar.

    Kıymetli Müminler!

    Bayramlarda herkes neşeli olur. Ancak çocuklar, büyüklerden daha çok sevinç ve heyecan duyarlar. Bu sebeple onlarla, böyle günlerde daha çok ilgilenmeliyiz. Onları mutlu edebilmek için, gerekli fedakarlığı göstermeliyiz. Dinî ve millî adetlerimizi onlara da öğretmeliyiz. Bu arada birbirimize karşı olan sevgi ve saygımızı daha da artırmalıyız, kırgınlık ve küskünlüklere son vermeliyiz. İslâm’ın sevgi, saygı, barış ve bağış dini olduğunu unutmamalıyız. Milletçe dost geçinmeye, hoş geçinmeye azmetmeliyiz.
    Sevgili Peygamberimizin de bildirdiği gibi birlikte rahmet, ayrılıkta felaket olduğunu unutmamalıyız. Bu arada, ramazanda kazandığımız iyi ve güzel alışkanlıklarımızı devam ettirmeliyiz. Ramazandan sonra da kötü huy ve davranışlara da tekrar dönmemeliyiz.

    Aziz Kardeşlerim!

    Yeni bir bayrama kavuşturduğu için Rabbimize şükrediyoruz. Bu vesileyle bütün din kardeşlerimizin ramazan bayramını en kalbî duygularla tebrik eder, Cenâb-ı Hakk’ın yardım ve mağfiretini niyaz ederim.
    ________________
    [1] A’la, 87/14-15.
    [2] Fethü’l- Kebîr, c. I, s. 46.

    M. Zeki KURUN
    Ümraniye Cezaevi Vaizi


  3. 06.Ağustos.2013, 04:49
    2
    Moderatör



    RAMAZAN BAYRAMI HUTBESİ

    Değerli Müminler!

    Rahmet, mağfiret ve bereket mevsimi olan mübarek Ramazan ayını, dün akşamki iftarla yolcu ettik ve bugün de bayrama ulaştık. Bayram, Cenab-ı Hakk’ın müslümanlara ihsan ettiği büyük bir lütuftur. Bu bayramın, aziz milletimiz ve bütün İslâm âlemi için hayırlara vesile olmasını Cenâb-ı Hak’tan dilerim.
    İbadet ve hayırların, Allah katında en çok kabule şayan olduğu ramazan ayı boyunca, Rabbimize karşı kulluk görevlerimizi, gücümüz yettiğince yerine getirmeye çalıştık. İrademizi güçlendiren, nefsimizi terbiye eden orucu, Allah rızası için hem bedenimizle hem ruhumuzla tutmaya gayret ettik. Yüce Mevlâ’ya kul olmanın şuuru içinde, günahlarımızdan tövbe ve istiğfar ettik. Kalplerimizi kötülüklerden arındırmasını Yüce Mevlâ’dan istedik. İnşallah “Temizlenen, Rabbinin adını anıp O’na kulluk eden kimse şüphesiz kurtuluşa ermiştir” [1] meâlindeki âyetin müjdesine layık ve mazhar olmuşuzdur.

    Muhterem Müslümanlar!

    Ramazan ayının sonunda müminler; bayramı, engin bir sevinçle karşılarlar. Bayram süresince birbirlerini ziyaret ve tebrik ederek, dostluklarını pekiştirirler. Birbirlerine hediye sunar, ikramda bulunurlar. Zira müslüman inanır ki, “Farz ibadetlerden sonra, Allah katında amellerin en faziletlisi, müslümanı sevindirmektir” [2]. Sevgili Peygamberimiz böyle söylüyor.
    Müslümanlar, bayram vesilesiyle Cenab-ı Hakk’ın rahmet ve mağfiretine nail olabilmek için, iyilikte, hayırda ve yardımlaşmada birbirleriyle yarışırlar.
    Zira müslüman inanır ki bayramlar, dinî heyecanın yanında, sosyal huzurun gelişmesine ve millî dayanışmanın pekişmesine de vesile olan en güzel fırsatlardır. Bu itibarla, müslümanlar zekat ve fitre gibi hayırlarını bayramdan önce dağıtmaya önem verirler. Böylece zenginiyle, fakiriyle bütün müminlerin huzur içerisinde bir bayram geçirmelerine katkı sağlarlar.

    Kıymetli Müminler!

    Bayramlarda herkes neşeli olur. Ancak çocuklar, büyüklerden daha çok sevinç ve heyecan duyarlar. Bu sebeple onlarla, böyle günlerde daha çok ilgilenmeliyiz. Onları mutlu edebilmek için, gerekli fedakarlığı göstermeliyiz. Dinî ve millî adetlerimizi onlara da öğretmeliyiz. Bu arada birbirimize karşı olan sevgi ve saygımızı daha da artırmalıyız, kırgınlık ve küskünlüklere son vermeliyiz. İslâm’ın sevgi, saygı, barış ve bağış dini olduğunu unutmamalıyız. Milletçe dost geçinmeye, hoş geçinmeye azmetmeliyiz.
    Sevgili Peygamberimizin de bildirdiği gibi birlikte rahmet, ayrılıkta felaket olduğunu unutmamalıyız. Bu arada, ramazanda kazandığımız iyi ve güzel alışkanlıklarımızı devam ettirmeliyiz. Ramazandan sonra da kötü huy ve davranışlara da tekrar dönmemeliyiz.

    Aziz Kardeşlerim!

    Yeni bir bayrama kavuşturduğu için Rabbimize şükrediyoruz. Bu vesileyle bütün din kardeşlerimizin ramazan bayramını en kalbî duygularla tebrik eder, Cenâb-ı Hakk’ın yardım ve mağfiretini niyaz ederim.
    ________________
    [1] A’la, 87/14-15.
    [2] Fethü’l- Kebîr, c. I, s. 46.

    M. Zeki KURUN
    Ümraniye Cezaevi Vaizi


  4. 06.Ağustos.2013, 04:50
    3
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,606
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Ramazan bayramı ile ilgili hutbeler

    بسم الله الرحمن الرحيم

    إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ {2}
    قال النبي صلي الله عليه وسلم:
    إِنَّ لِكُلِّ قَوْمٍ عِيدًا وَهَذَا عِيدُنَا {3}

    "RAMAZAN BAYRAMI" HAKKINDA HUTBE

    Muhterem Müslümanlar!

    Rahmet ayı Ramazanı geride bırakarak en büyük mutluluk ve sevinç günlerimizden birine ulaşmış bulunuyoruz. Bizi, bu mübarek güne ulaştıran Yüce Rabbimize sonsuz hamd ve senalar… Mübarek Ramazan Bayramı, bütün Müslümanlara kutlu olsun. Yüce Rabbimiz bu mübarek günü, güven, esenlik, barış ve huzura vesile kılsın.

    Değerli Müminler!

    Ramazan ayının huzur, rahmet ve mağfiret ikliminden geçerek sabahın şu erken saatlerinde Rabbimizin huzurunda toplanmanın sevincini hep birlikte yaşıyoruz.
    Bayramlar neşe, sevinç, sevme, sevilme ve sevindirme günleridir. Toplumların millî birlik ve beraberlik duygularının zirveye ulaştığı, dayanışma ve kaynaşmanın daha yoğun yaşandığı müstesna zaman dilimleridir. Bu bakımdan bayram günlerimizi olabildiğince hayırlı olacak şekilde değerlendirerek en başta anne ve babalarımız olmak üzere büyüklerimizi, hastalarımızı, komşularımızı, akraba ve dostlarımızı ziyaret etmeliyiz. Bu vesile ile fakirleri, yetimleri, kimsesizleri ve çocukları sevindirmeliyiz. Dargın olanları barıştırmalıyız. Bu en coşkulu kaynaşma gününde, bu mutluluğun dışında kalmamaya ve bu kaynaşmanın dışında hiç kimseyi bırakmamaya büyük özen göstermeliyiz. Çünkü bayram, kederlerin ve sevinçlerin paylaşıldığı toplumsal bir kaynaşma günü olarak, toplumun bütün kesimleri tarafından paylaşıldığı oranda bayram olma özelliği kazanacaktır.




    Değerli Müminler!

    Bayramlarımız, millet olarak kimliğimizin önemli bir parçasıdır. Kimliğimizin bu önemli parçasını gelecek kuşaklara aktarmak İslâmî bir görevdir. Bu bakımdan bayramı, güzel geleneklerimizden uzaklaştırarak sıradan bir tatil fırsatı gibi değerlendirmeye yönelik yanlış eğilimlere itibar edilmemelidir. Çağımızın yoğun ve karmaşık yaşantısında, kimi zaman bir film izlemeye ayırdığımız vakit kadar bile zaman ayıramadığımız akraba, eş, dost, hasta ve komşu ziyaretlerini hiç olmazsa bayram vesilesiyle gerçekleştirmeli, akrabalık dostluk ve komşuluk bağlarını koparmamalıyız.

    Küçük hediyelerle de olsa çocukların sevindirilmesi, bayramların gereklerindendir. Çocuklarımız, bayram vesilesiyle kendilerine değer verildiğini hissetmeli ve bayramın ayrıcalığını fark etmelidirler.

    Bu mübarek bayram gününde dünyanın çeşitli bölgelerinde zulüm, işgal, sömürü ve işkence altında inleyen insanlar için dua ederken, vatanımızda bağımsız ve özgür bir şekilde birlik beraberlik içinde yaşamanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu bir kez daha hatırlamalı, bu vatanı bize emanet eden aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi bu vesileyle rahmetle anmalı ve nesillerimizi onların yolundan ve bilincinden uzaklaştırabilecek yaklaşımlara karşı daha dikkatli olmalıyız.

    Manevi bir kimlik aşısı olan bayramda, "kendisi için arzu ettiğini başkaları için de arzu eden gerçek iman bilinci"ne [1] ermek dileğiyle hutbemizi bir ayet meâliyle bitiriyorum: “Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.” [2]
    _______________________

    [1] Buhârî, Sahîh, "Kitabü'l-imân", 7. (12)
    [2] Hucurat, 49/10.
    [3] Buhârî, Sahîh, "Kitabü'l-cum'a", 48. (899)

    Dr. Ekrem KELEŞ
    Din İşl. Yük. Krl. Uzmanı


  5. 06.Ağustos.2013, 04:50
    3
    Moderatör
    بسم الله الرحمن الرحيم

    إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ {2}
    قال النبي صلي الله عليه وسلم:
    إِنَّ لِكُلِّ قَوْمٍ عِيدًا وَهَذَا عِيدُنَا {3}

    "RAMAZAN BAYRAMI" HAKKINDA HUTBE

    Muhterem Müslümanlar!

    Rahmet ayı Ramazanı geride bırakarak en büyük mutluluk ve sevinç günlerimizden birine ulaşmış bulunuyoruz. Bizi, bu mübarek güne ulaştıran Yüce Rabbimize sonsuz hamd ve senalar… Mübarek Ramazan Bayramı, bütün Müslümanlara kutlu olsun. Yüce Rabbimiz bu mübarek günü, güven, esenlik, barış ve huzura vesile kılsın.

    Değerli Müminler!

    Ramazan ayının huzur, rahmet ve mağfiret ikliminden geçerek sabahın şu erken saatlerinde Rabbimizin huzurunda toplanmanın sevincini hep birlikte yaşıyoruz.
    Bayramlar neşe, sevinç, sevme, sevilme ve sevindirme günleridir. Toplumların millî birlik ve beraberlik duygularının zirveye ulaştığı, dayanışma ve kaynaşmanın daha yoğun yaşandığı müstesna zaman dilimleridir. Bu bakımdan bayram günlerimizi olabildiğince hayırlı olacak şekilde değerlendirerek en başta anne ve babalarımız olmak üzere büyüklerimizi, hastalarımızı, komşularımızı, akraba ve dostlarımızı ziyaret etmeliyiz. Bu vesile ile fakirleri, yetimleri, kimsesizleri ve çocukları sevindirmeliyiz. Dargın olanları barıştırmalıyız. Bu en coşkulu kaynaşma gününde, bu mutluluğun dışında kalmamaya ve bu kaynaşmanın dışında hiç kimseyi bırakmamaya büyük özen göstermeliyiz. Çünkü bayram, kederlerin ve sevinçlerin paylaşıldığı toplumsal bir kaynaşma günü olarak, toplumun bütün kesimleri tarafından paylaşıldığı oranda bayram olma özelliği kazanacaktır.




    Değerli Müminler!

    Bayramlarımız, millet olarak kimliğimizin önemli bir parçasıdır. Kimliğimizin bu önemli parçasını gelecek kuşaklara aktarmak İslâmî bir görevdir. Bu bakımdan bayramı, güzel geleneklerimizden uzaklaştırarak sıradan bir tatil fırsatı gibi değerlendirmeye yönelik yanlış eğilimlere itibar edilmemelidir. Çağımızın yoğun ve karmaşık yaşantısında, kimi zaman bir film izlemeye ayırdığımız vakit kadar bile zaman ayıramadığımız akraba, eş, dost, hasta ve komşu ziyaretlerini hiç olmazsa bayram vesilesiyle gerçekleştirmeli, akrabalık dostluk ve komşuluk bağlarını koparmamalıyız.

    Küçük hediyelerle de olsa çocukların sevindirilmesi, bayramların gereklerindendir. Çocuklarımız, bayram vesilesiyle kendilerine değer verildiğini hissetmeli ve bayramın ayrıcalığını fark etmelidirler.

    Bu mübarek bayram gününde dünyanın çeşitli bölgelerinde zulüm, işgal, sömürü ve işkence altında inleyen insanlar için dua ederken, vatanımızda bağımsız ve özgür bir şekilde birlik beraberlik içinde yaşamanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu bir kez daha hatırlamalı, bu vatanı bize emanet eden aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi bu vesileyle rahmetle anmalı ve nesillerimizi onların yolundan ve bilincinden uzaklaştırabilecek yaklaşımlara karşı daha dikkatli olmalıyız.

    Manevi bir kimlik aşısı olan bayramda, "kendisi için arzu ettiğini başkaları için de arzu eden gerçek iman bilinci"ne [1] ermek dileğiyle hutbemizi bir ayet meâliyle bitiriyorum: “Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.” [2]
    _______________________

    [1] Buhârî, Sahîh, "Kitabü'l-imân", 7. (12)
    [2] Hucurat, 49/10.
    [3] Buhârî, Sahîh, "Kitabü'l-cum'a", 48. (899)

    Dr. Ekrem KELEŞ
    Din İşl. Yük. Krl. Uzmanı





+ Yorum Gönder