Konusunu Oylayın.: Gayr-i müslim bir ülkenin müslüman bir ülkeye darbe girişimde sorumlu olduğunu ifade etmek

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Gayr-i müslim bir ülkenin müslüman bir ülkeye darbe girişimde sorumlu olduğunu ifade etmek
  1. 03.Ağustos.2013, 23:22
    1
    Misafir

    Gayr-i müslim bir ülkenin müslüman bir ülkeye darbe girişimde sorumlu olduğunu ifade etmek






    Gayr-i müslim bir ülkenin müslüman bir ülkeye darbe girişimde sorumlu olduğunu ifade etmek Mumsema Gayr-i müslim bir ülkenin müslüman bir ülkeye darbe girişimde sorumlu olduğunu ifade etmek, ülkelerle ilgili siyasi konuları konuşmak gıybet midir?


  2. 03.Ağustos.2013, 23:22
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 04.Ağustos.2013, 01:17
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Gayr-i müslim bir ülkenin müslüman bir ülkeye darbe girişimde sorumlu olduğunu ifade etmek




    Gayr-i müslim bir ülkenin müslüman bir ülkeye darbe girişimde sorumlu olduğunu ifade etmek, ülkelerle ilgili siyasi konuları konuşmak gıybet midir?


    Eğer kesin olarak bir kanıt biliniyorsa, “Gayrimüslim bir ülkenin müslüman bir ülkeye yapılan darbe girişiminden sorumlu olduğunu” söylemekte bir sakınca yoktur. Herhangi bir ülke hakkında -iftira etmeden, haksızlık etmeden- “Ülkelerle ilgili siyasi konuları konuşmak, o ülkenin devlet erkanı, ya da o ülke insanlarının gıybeti sayılmaz”. Yalnız sadece tahminlere dayanan veya sırf karalama adına müslüman bir ülkeye karşı bir kampanya açmak, oranın erkanını kötülemek doğru değildir. Bununla beraber, sırf bilinsinler ve şerlerinden müslümanlar korunsun diye bir ülkenin erkanları hakkında konuşmakta bir sakınca yoktur.*
    *
    Müslümanlara buğzetmek günahtır. Ancak, müslümanın yaptığı yanlışa buğzetmek, onun kötü söz veya fiiline buğzetmek gereklidir. Siyasi konularda konuşurken, Bediüzzaman Hazretlerinin II. Dünya savaşında birbiriyle boğuşan ve her iki taraf da gayr-ı müslüm olan bir ortamda takınılması gereken tavrı belirlemeye yönelik ifadesine dikkat etmek ve ondan ders çıkarmak gerekir:
    *
    “...Fakat büyük dairenin cazibedarlığı cihetiyle küçük dairedeki lüzumlu ve ehemmiyetli hizmeti bıraktırıp lüzumsuz, malayani ve âfâkî işlerle meşgul eder. Sermaye-i hayatını boş yerde imha eder. O kıymetdar ömrünü kıymetsiz şeylerde öldürür. Ve bazan bu harb boğuşmalarını merak ile takib eden, bir tarafa kalben tarafdar olur. Onun zulümlerini hoş görür, zulmüne şerik olur” (Asa-yı Musa, 20 )
    *
    Bediüzzaman Hazretlerinin şu sözlerinde de önemli bir ölçü vardır: “Madem zemmetmemek ve tekfir etmemekte bir emr-i şer'î yok, fakat zemde ve tekfirde hükm-ü şer'î var. Zemm ve tekfir, eğer haksız olsa, büyük zararı var; eğer haklı ise, hiç hayır ve sevab yok. Çünki tekfire ve zemme müstehak hadsizdir. Fakat zemmetmemek, tekfir etmemekte hiçbir hükm-ü şer'î yok, hiç zararı da yok” (Emirdağ Lahikası-1-205 )
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet
    *


  4. 04.Ağustos.2013, 01:17
    2
    Devamlı Üye



    Gayr-i müslim bir ülkenin müslüman bir ülkeye darbe girişimde sorumlu olduğunu ifade etmek, ülkelerle ilgili siyasi konuları konuşmak gıybet midir?


    Eğer kesin olarak bir kanıt biliniyorsa, “Gayrimüslim bir ülkenin müslüman bir ülkeye yapılan darbe girişiminden sorumlu olduğunu” söylemekte bir sakınca yoktur. Herhangi bir ülke hakkında -iftira etmeden, haksızlık etmeden- “Ülkelerle ilgili siyasi konuları konuşmak, o ülkenin devlet erkanı, ya da o ülke insanlarının gıybeti sayılmaz”. Yalnız sadece tahminlere dayanan veya sırf karalama adına müslüman bir ülkeye karşı bir kampanya açmak, oranın erkanını kötülemek doğru değildir. Bununla beraber, sırf bilinsinler ve şerlerinden müslümanlar korunsun diye bir ülkenin erkanları hakkında konuşmakta bir sakınca yoktur.*
    *
    Müslümanlara buğzetmek günahtır. Ancak, müslümanın yaptığı yanlışa buğzetmek, onun kötü söz veya fiiline buğzetmek gereklidir. Siyasi konularda konuşurken, Bediüzzaman Hazretlerinin II. Dünya savaşında birbiriyle boğuşan ve her iki taraf da gayr-ı müslüm olan bir ortamda takınılması gereken tavrı belirlemeye yönelik ifadesine dikkat etmek ve ondan ders çıkarmak gerekir:
    *
    “...Fakat büyük dairenin cazibedarlığı cihetiyle küçük dairedeki lüzumlu ve ehemmiyetli hizmeti bıraktırıp lüzumsuz, malayani ve âfâkî işlerle meşgul eder. Sermaye-i hayatını boş yerde imha eder. O kıymetdar ömrünü kıymetsiz şeylerde öldürür. Ve bazan bu harb boğuşmalarını merak ile takib eden, bir tarafa kalben tarafdar olur. Onun zulümlerini hoş görür, zulmüne şerik olur” (Asa-yı Musa, 20 )
    *
    Bediüzzaman Hazretlerinin şu sözlerinde de önemli bir ölçü vardır: “Madem zemmetmemek ve tekfir etmemekte bir emr-i şer'î yok, fakat zemde ve tekfirde hükm-ü şer'î var. Zemm ve tekfir, eğer haksız olsa, büyük zararı var; eğer haklı ise, hiç hayır ve sevab yok. Çünki tekfire ve zemme müstehak hadsizdir. Fakat zemmetmemek, tekfir etmemekte hiçbir hükm-ü şer'î yok, hiç zararı da yok” (Emirdağ Lahikası-1-205 )
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet
    *


  5. 04.Ağustos.2013, 01:18
    3
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Gayr-i müslim bir ülkenin müslüman bir ülkeye darbe girişimde sorumlu olduğunu ifade etmek

    öncelikle bir yanlışı düzeltelim. müslüman ülke dediğiniz ülkeler de zaten rejim ve yönetimler olarak müslümanlar değillerdir, aleni hale gelmiş bir gerçeği konuşmak da gıybet değildir.


  6. 04.Ağustos.2013, 01:18
    3
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    öncelikle bir yanlışı düzeltelim. müslüman ülke dediğiniz ülkeler de zaten rejim ve yönetimler olarak müslümanlar değillerdir, aleni hale gelmiş bir gerçeği konuşmak da gıybet değildir.





+ Yorum Gönder