Konusunu Oylayın.: Oruç baba hikayesi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Oruç baba hikayesi
  1. 27.Temmuz.2013, 22:56
    1
    Misafir

    Oruç baba hikayesi






    Oruç baba hikayesi Mumsema oruç baba hikayesi


  2. 27.Temmuz.2013, 22:56
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 27.Temmuz.2013, 23:17
    2
    NuN
    Üye

    Profili:
    NuN
    Üyelik Tarihi: 16.Ağustos.2007
    Üye No: 1953
    Mesaj Sayısı: 2,081
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: Oruç baba hikayesi




    Gerçek Oruç Baba kim?
    Oruç Baba adıyla bilinen Şeyh Mustafâ Zekâyî Efendi'nin hikayesi ne? Oruç Baba başkası olabilir mi?


    1950’li yıllardan itibâren Şeyh Mustafâ Zekâyî Efendi’nin medfûn bulunduğu hazîre, ilginç bir dinî folklor tezâhürünün odağı hâline gelmiş durumda.
    Her yıl Ramazân ayının ilk iftarında çeşitli niyetlerinin gerçekleşmesi için adak adayan şahıslar iftar saati yaklaşırken hazîrede medfûn bulunan “Oruç Baba” adını verdikleri Şeyh Mustafâ Zekâyî Efendi’nin kabri etrâfında toplanmakta, akşam ezanının okunmasıyla birbirlerine zeytin, hurma, su, simit gibi yiyecekler ikrâm ederek iftar etmektedir.
    Çoğunluğunu kadınların oluşturduğu bu kalabalık her sene biraz daha artmaktadır. Herhangi bir kaynak verilmeksizin anlatılagelen ve halk arasında meşhûr olan bir söylentiye göre Şeyh Mustafâ Zekâyî Efendi, Ramazân-ı Şerîf ayının ilk iftarında orucunu Hızır Aleyhisselâm ile birlikte bir yudum sirke ve bir zeytin tânesi yiyerek açmıştır. Bu nedenle her sene Ramazân ayında, ilk iftar yemeğinde Kürkçü Bostanı Sokak ve civârı, bilhassa hanım ziyâretçilerle dolup taşmaktadır.
    Şeyh Mustafâ Zekâyî Efendi kimdir?
    Şeyh Mustafâ Zekâyî Efendi, İşkodra ve Üsküdar Muhâfızı, Bursa-Yenişehir’den (Beylerbeyi) İbrâhîm Paşa’nın oğludur. Doğum târihi bilinmemektedir. Gençliğinde seyâhate çıkmış ve Kütahya-Simav’da Halvetîyye tarîkatının Şâ’bânîyye koluna mensûb Şeyh el-Hâc Hasan Efendi ile karşılaşmış ve kendisine intisâb ederek uzun bir zaman yanında kalmıştır.
    Sicill-i Osmanî adlı eserin müellifi Mehmed Süreyyâ Bey onun Dîvân kalemi hulefâsından olduğunu, babası İbrâhîm Paşa’nın vefâtından sonra bu görevi terk ederek tekkeye şeyh olduğunu ve 1802 senesinde vefât ettiğini nakletmektedir. Hâlbuki Şeyh Mustafâ Zekâyî Efendi’nin kabir şâhidesindeki vefât yılı 1812 senesi olarak yazılıdır ki doğru olan târih budur.
    Âlim, ârif, şâir bir Şâ’bânî şeyhi olan Mustafâ Zekâyî Efendi Halvetîyye tarîkatının Şâ’bâniyye kolunun Nasûhîyye şû’besine mensûbiyetinin yanı sıra yine Halvetîyye tarîkatının Sinâniyye koluna bağlılığı bulunmaktaydı. Mustafâ Zekâyî Efendi 1795 senesinde İstanbul-Şehremîni civârındaki Ümmî Sinân Dergâhı meşihâtına tâyin olununca teberrüken Sinâniyye meşâyıhından Çuhadar Muhammed Efendi’den de hilâfet almıştır. Ümmî Sinan Dergâhı şeyhlerinden Gülşenî Şeyh el-Hâc Ali Efendi’nin vefâtından sonra dergâhın 9. post-nişîni olan Mustafâ Zekâyî Efendi, on yedi sene dergâhda irşâd faaliyetlerinde bulunmuş ve 1812 yılında vefât ederek Ümmî Sinan Dergâhı hazîresine defnedilmiştir.
    Oruç Baba Lakâbı Nereden Geliyor?


    Kaynak eserlerin hiç birisinde Şeyh Mustafâ Zekâyî Efendi ile Hızır Aleyhisselâm’ın sirke ve zeytin tanesi ile iftar ettikleri konusunda kesin bir kayda rastlanmamıştır. Ancak Şeyh Mustafâ Zekâyî Efendi ve âilesinin medfûn bulunduğu kabristan dâhilinde Şeyh Ahmed el-Mısrî Efendi’nin (vefât:1825) kabir şâhidesindeki ibâreler dikkat çekicidir.
    Mezar taşının alt tarafındaki mermer kitâbede günümüz Türkçesi ile sadeleştirilmiş olarak şu yazı yer almaktadır:
    Şeyh Ahmet el-Mısrî daha önce
    Bedevî tarikatından olup
    Şeyh Zekâi Efendiye gelerek
    Şeyh Zekâi Efendinin tarikatına
    Girmiştir ve bütün ömrünü
    Oruç tutarak geçirmiştir
    Ruhu için Fatiha
    Ölüm: 1241 (1825)






    Yukarıdaki “Oruç tutarak geçirmiştir” ibâresi belki de (yanlış bir anlama sebebiyle) daha sonraki yıllarda Mustafâ Zekâyî Efendi’nin “Oruç Baba” ismi ile anılmasına neden olduğu ihtimâlini akla getirmektedir.


    Doğan Pur dikkat çekti







  4. 27.Temmuz.2013, 23:17
    2
    NuN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    NuN
    Üye



    Gerçek Oruç Baba kim?
    Oruç Baba adıyla bilinen Şeyh Mustafâ Zekâyî Efendi'nin hikayesi ne? Oruç Baba başkası olabilir mi?


    1950’li yıllardan itibâren Şeyh Mustafâ Zekâyî Efendi’nin medfûn bulunduğu hazîre, ilginç bir dinî folklor tezâhürünün odağı hâline gelmiş durumda.
    Her yıl Ramazân ayının ilk iftarında çeşitli niyetlerinin gerçekleşmesi için adak adayan şahıslar iftar saati yaklaşırken hazîrede medfûn bulunan “Oruç Baba” adını verdikleri Şeyh Mustafâ Zekâyî Efendi’nin kabri etrâfında toplanmakta, akşam ezanının okunmasıyla birbirlerine zeytin, hurma, su, simit gibi yiyecekler ikrâm ederek iftar etmektedir.
    Çoğunluğunu kadınların oluşturduğu bu kalabalık her sene biraz daha artmaktadır. Herhangi bir kaynak verilmeksizin anlatılagelen ve halk arasında meşhûr olan bir söylentiye göre Şeyh Mustafâ Zekâyî Efendi, Ramazân-ı Şerîf ayının ilk iftarında orucunu Hızır Aleyhisselâm ile birlikte bir yudum sirke ve bir zeytin tânesi yiyerek açmıştır. Bu nedenle her sene Ramazân ayında, ilk iftar yemeğinde Kürkçü Bostanı Sokak ve civârı, bilhassa hanım ziyâretçilerle dolup taşmaktadır.
    Şeyh Mustafâ Zekâyî Efendi kimdir?
    Şeyh Mustafâ Zekâyî Efendi, İşkodra ve Üsküdar Muhâfızı, Bursa-Yenişehir’den (Beylerbeyi) İbrâhîm Paşa’nın oğludur. Doğum târihi bilinmemektedir. Gençliğinde seyâhate çıkmış ve Kütahya-Simav’da Halvetîyye tarîkatının Şâ’bânîyye koluna mensûb Şeyh el-Hâc Hasan Efendi ile karşılaşmış ve kendisine intisâb ederek uzun bir zaman yanında kalmıştır.
    Sicill-i Osmanî adlı eserin müellifi Mehmed Süreyyâ Bey onun Dîvân kalemi hulefâsından olduğunu, babası İbrâhîm Paşa’nın vefâtından sonra bu görevi terk ederek tekkeye şeyh olduğunu ve 1802 senesinde vefât ettiğini nakletmektedir. Hâlbuki Şeyh Mustafâ Zekâyî Efendi’nin kabir şâhidesindeki vefât yılı 1812 senesi olarak yazılıdır ki doğru olan târih budur.
    Âlim, ârif, şâir bir Şâ’bânî şeyhi olan Mustafâ Zekâyî Efendi Halvetîyye tarîkatının Şâ’bâniyye kolunun Nasûhîyye şû’besine mensûbiyetinin yanı sıra yine Halvetîyye tarîkatının Sinâniyye koluna bağlılığı bulunmaktaydı. Mustafâ Zekâyî Efendi 1795 senesinde İstanbul-Şehremîni civârındaki Ümmî Sinân Dergâhı meşihâtına tâyin olununca teberrüken Sinâniyye meşâyıhından Çuhadar Muhammed Efendi’den de hilâfet almıştır. Ümmî Sinan Dergâhı şeyhlerinden Gülşenî Şeyh el-Hâc Ali Efendi’nin vefâtından sonra dergâhın 9. post-nişîni olan Mustafâ Zekâyî Efendi, on yedi sene dergâhda irşâd faaliyetlerinde bulunmuş ve 1812 yılında vefât ederek Ümmî Sinan Dergâhı hazîresine defnedilmiştir.
    Oruç Baba Lakâbı Nereden Geliyor?


    Kaynak eserlerin hiç birisinde Şeyh Mustafâ Zekâyî Efendi ile Hızır Aleyhisselâm’ın sirke ve zeytin tanesi ile iftar ettikleri konusunda kesin bir kayda rastlanmamıştır. Ancak Şeyh Mustafâ Zekâyî Efendi ve âilesinin medfûn bulunduğu kabristan dâhilinde Şeyh Ahmed el-Mısrî Efendi’nin (vefât:1825) kabir şâhidesindeki ibâreler dikkat çekicidir.
    Mezar taşının alt tarafındaki mermer kitâbede günümüz Türkçesi ile sadeleştirilmiş olarak şu yazı yer almaktadır:
    Şeyh Ahmet el-Mısrî daha önce
    Bedevî tarikatından olup
    Şeyh Zekâi Efendiye gelerek
    Şeyh Zekâi Efendinin tarikatına
    Girmiştir ve bütün ömrünü
    Oruç tutarak geçirmiştir
    Ruhu için Fatiha
    Ölüm: 1241 (1825)






    Yukarıdaki “Oruç tutarak geçirmiştir” ibâresi belki de (yanlış bir anlama sebebiyle) daha sonraki yıllarda Mustafâ Zekâyî Efendi’nin “Oruç Baba” ismi ile anılmasına neden olduğu ihtimâlini akla getirmektedir.


    Doğan Pur dikkat çekti










+ Yorum Gönder