Konusunu Oylayın.: Nureddin Yıldız kimdir ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Nureddin Yıldız kimdir ?
  1. 25.Temmuz.2013, 20:55
    1
    Misafir

    Nureddin Yıldız kimdir ?






    Nureddin Yıldız kimdir ? Mumsema Nureddin Yıldız kimdir ? Kısaca anlatır mısınız


  2. 25.Temmuz.2013, 20:55
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 26.Temmuz.2013, 01:42
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,670
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Nureddin Yıldız kimdir ?




    NUREDDİN YILDIZ kimdir ? Bize anlatır mısınız ?

    Nureddin YILDIZ

    1960 yılında Trabzon’un Of ilçesinde doğdum. Ailemle İstanbul’a geldikten sonra on yaşına kadar hafızlık ve ilk dini eğitimimi babam Hilmi Yıldız hoca efendiden aldım. Gaziosmanpaşa İmam Hatip Lisesine devam ederken değişik gazetelerde haftalık yazılar yazmaya ve tercüme haberler kaleme almaya başladım. Aynı zamanda kürsü hatipliğine de devam ettim.

    Öğrencilik yıllarında Milli Türk Talebe Birliği ve Akıncılar Teşkilatında aktif görevler üstlendim. İmam-hatip lisesini bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde aldığım bir yıllık eğitiminin ardından Mekke Umm Al-Qura Üniversitesi’ne geçiş yaptım. Burada Usul-u Fıkıh bölümünü bitirdim. Daha sonra Mekke’de bulunduğu süre içerisinde hadis hocalarından özel ders ve icazetler aldım. Büyük muhaddis Abdulfettah Ebu Gudde, Hindistanlı büyük alim Ebu’l Hasen En’Nedvi ve Emin Saraç hocaefendi icazet aldığım hocalardan bazılarıdır.

    İstanbul’a döndükten sonra eğitim ve sivil toplum faaliyetlerine başladım. Hafızlık ve din eğitimi alanında değişik kurum ve kuruluşlarda grup eğitimleri başlattım. Bu dönemde tercüme eserler de kaleme aldım.

    Sivil toplum alanında Senabil Hizmet ve Kültür Vakfı ile birlikte birçok sivil toplum örgütünün kuruluşuna öncülük ettim ve halen birçoğunun yönetim ve istişare kurullarında görevim bulunmakta. Son olarak Sosyal Doku Derneği’nin kuruluşunu gerçekleştirdim.

    Tebliğ ve irşad faaliyetleri kapsamında, çocuk ve aile eğitimi, Gençlerin bilinçlendirilmesi, İslam ahlakı, teşkilat eğitimi, ümmet bilinci vb. konularda yüzlerce seminer ve konferans verdim ve vermeye devam ediyorum. Aylık düzenli olarak 5 dergide (Altınoluk, Ribat, Reyhan, Genç Doku, ElifElif) düzenli yazılar yazıyorum, değişik gazetelerde köşe yazılarım devam etmektedir.

    Halen Senabil Hizmet ve Kültür Vakfında çalışmalarını sürdürmekteyim. Evliyim, dört çocuğum var. Dünya Alimler Birliği’nin Türkiye’deki ilk üyelerindenim. Düzenli olarak her hafta Sosyal Doku Derneği’nde Pazar sohbetleri veriyorum. Dersler www.sosyaldoku.com adresinden takip edilebilmekte, www.fetvameclisi.com adresinden de fıkhi sorulara cevaplar veriyorum.

    Tercüme Eserlerim

    1) Medine Toplumu/ Prof.Dr.Ekrem Ziya Ümeri

    2) Düzeltilmesi Gereken Kavramlar/Muhammed Kutup

    3) İstikamet ve Sapma Arasında İslami Hareket/Muhammed Kutup

    4) İslam İnancı/Muhammed Kutup

    5) İslami Çalışma Metodu/Mustafa Muhammed Tahhan

    6) Kur'an ve Sünnet'e Göre Müslüman Kadının Şahsiyeti-M. Ali Haşimi (heyet)

    7) Kur'an'da Resûlullah-M. Ali Haşimi

    Komisyon Çalışmalarım:

    1) İslam Fıkıh Ansiklopedisi/Prof.Dr. Vehbe Zuhayli

    2) Sosyal Bilimler Ansiklopedisi

    3) Et-Tefsir’ül Münir/ Vehbe Zuhayli

    Telif Eserlerim:

    Tahlil Yayınları Arasında Çıkanlar :

    1 Aile davamız

    2 Anahtar Cevaplar

    3 Baldan Tatlı Sözler

    4 Bu Zamanın Sabrı

    5 Namaz Muhasebesi

    6 Dinimize Hizmetin İç Sorunları

    7 Edep ve Amel

    8 Kadın Erkek İlişkilerinde Mahrem Cevaplar

    9 En Sevgiliden Uzanan Dallar 1

    10 En Sevgiliden Uzanan Dallar 2

    11 Hani Din Hepimizindi

    12 İşi Vaktinden Çok Olanlar -1

    13 İşi Vaktinden Çok Olanlar -2

    14 İşi Vaktinden Çok Olanlar -3

    15 İşi Vaktinden Çok Olanlar -4

    16 Kıblegah Evler

    17 Medine Raporu

    18 Mü'min Kimliğimiz

    19 Geminin Neresindeyiz

    20 Rahmetin Kapısında

    21 Ramazan Risalesi

    22 Satır Başları

    23 Halimizin İzahı

    24 Buluğu’l Meram (Nureddin Itr) (Tercüme Heyet)

    25 Hanımlar İçin İnciler

    26 Şifa-i Şerif (Prof.Dr.Yaşar Kandemir İle Ortak Tercüme Eser)

    27 Rehber Hayatlar (Mavi Lale Yayınları)

    28 Cennetten Adamlar (Mavi Lale Yayınları)

    29 Kadınlığın Yüz Akları (Mavi Lale Yayınları)

    30 Büyük Hayatlar (Mavi Lale Yayınları)

    31 İslam Alimleri (Mavi Lale Yayınları)

    32 Efendimizden 40 Hadis (Mavi Lale Yayınları)




    -Allah çalışmalarınızda size kolaylık ve ihsan eylesin. Allah sizin gibi alimleri başımızdan eksik etmesin.Derken hocamız 2.soruyu sormamıza fırsat vermeden...
    Adet üzere cevap vereyim evli ve dört çocuk babasıyım. Çocuğumun biri lise öğrencisi ve bunun yanında hafızlık yapıyor, arapça öğreniyor. Diğer çocuklarım ufak en ufağı 8 yaşında o şuan burda olsaydı bu röportajı zor yapardık.

    -Hocamızın bu deyimi orada bulananların gülmesine vesile oldu.Tabi ki hocamızda bize eşlik etmeyi ihmal etmedi...Hocam hiç durmadan size 2.sorumuzu soralım. Hayatınızı Bize özetlediniz şüpesizki bu anlattıklarınız denizde bir bardak su.Bize hiç unutmadığınız bir anınızı anlatır mısınız ? Bu sorumuz üzerine hocamız bize çay söyledi.Anlaşılan Nurettin hocamız bize bu anısını nalatırken "tatlı yiyelim tatlı konuşalım" der gibi oldu. Her neyse siz okuyucularımızı fazla meraklandırmadan sözü hocamıza bırakalım.

    Anılarımdan bir tanesini seçmek çok zor. Size en duygusal anımı anlatayım. Emin(SARAÇ) Hocayla beraber Hindistana Ebul Hasan El Nedvi ziyaret emek için yaptığımız gezi olmuştur. Burada Emin Hoca Ebul Hasan El Nedvi'nin elini öpmek istemesi üzerine, karşılığında Ebul Hasan El Nedvi aynı hareketi gösterip Emin Hoca'nın elini öpmeye çalışmıştı. Bu olay beni çok etkilemişti. Ebul Hasan El Nedvi'nin bunun yapmasının sebebini sonradan anladık. Sebebi bizim Osmanlı torunu olmamız. Bizim halife çocukları görüyordu. Bu yüzden biz değil onun bizim elimizi öpmesi gerektiğini belirtmişti. Ebul Hasan El Nedvi bize şunları söylemişti. "Siz Osmanlı'nın torunusunuz mutlaka birgün yine eskisi gibi hilafete gelip İslam Dünyasını güçlendireceksiniz." Bu söz sonucunda bize çok dua emişti. Bugün burda bulunmamın, onun dualarının tesirinin olduğunu düşünmekteyim. Yine unutmadığım bir sözü daha onuda size taktim edeyim. Ebul Hasan El Nedvi aynen şöyle demişti. "Osmanlı aslandı. Ölen bir aslanın yavrusu geyik değil aslan doğar. Birgün bu yavru aslan büyür ve yine hakimiyeti eline alır."

    -Hocamızın bu anlattıkları, hocamız kadar bizi de duygulandırmıştı. Bir daha Osmanlı torunu olarak kendimizle gurur duymuştuk. Hocamızı dinlerken arasıra çaylarımızı da yudumlamayı ihmal etmiyorduk. Soluk almadan hocamızı dinlemeye devam ediyorduk..

    Emin Saraç Hocamızın isteği üzerine Ebul Hasan El Nedvi'nin evini gezmiştik. Gördüklerimiz karşında şok olmuştuk. Oturma odasında birkaç minder dışında hiçbir şey yoktu. Minderlerde kartondan farksız değildi. İki tane minder getirmişlerdi. Bu minderlerin üzerinde bizim oturmamızı istemişti. Kendisi ise tahta üzerine oturmuştu. Yoğun isteğimize rağmen onu minderlerin üzerine oturtmayı ikna edememiştik. Muhabbetimizden sonra Emin Hocamız yatak odasını görmek istediğini söyledi. Ebul Hasan El Nedvi bu isteği kabul edip bizi yatak odasına götürmüştü. Yatak odasını görünce iyiden iyiye şaşırmıştık. İnanın bana buraya bir çobanı koysanız 2 saat dayanamaz. Yatak odası, yerde bir tahta, tahtanın üzerinde bir battaniye ve ince bir yastıktan ibaretti. Bunların hepsinin görüntüleri bende mevcut. İlerideki tarihlerde yapacağım sohbetlerden birinde Ebul Hasan El Nedvi'yi anlatacağım orad bu görüntüleri göstereceğim. Ebul Hasan El Nedvi yetiştiği talebelerinden gelen hediyelerle saraylar yaptırabilirdi. o bunları yapmamış herşeyini islama adamış bir alimdi. Ebul Hasan El Nedvi dünyanın gönlünü feth etmiş bir zaattı. Biz ordayken Müslüman olmayan Hidular bile onun önünde saygıyla eğiliyorlardı. Yazdığı kitaplar dünyanın her yerinde tercüme edilmiştir. En ünlü Kitaplarından bir tanesi Müslümanların Gerilemesiyle Dünya Neler Kaybetti kitabıdır.(Bu kitap bizim listemizde mevcuttur.) Kitaplarını kitap yazmak için yazmamıştır. O kitaplarını gönlünden yazmıştır. Kitapları özelikle Peygamberimizin hayatı birçok yerde ders olarak okutulmaktadır. Bende Mekkede öğrenciyken derslerimizi bu kitaptan okumuştuk.

    -Bu anlattıklarınız oturup bir daha düşünmemiz gerektiğini ifade ediyor. Hocam birçok çalışmanızı biliyoruz bunları bir kısmını takip ediyoruz. Son olarak kurduğunuz Sosyal Doku Vakfını bize anlatır mısınız ?

    Sosyal Doku Vakfını ben kurmadım. Vakfı Senabil Vakfında çalışan arkadaşlarımız kurdu. Benden abilik yapmamı istediler. Onlara abilik yapıyorum. Onun dışında herhangi bir etkim yok. Benim faliyette bulunduğum vakıf Senabil Vakfıdır. Burada her pazar sabah saat 9 da kadın-erkek hekese sohbetler vermekteyim.

    -Allah çalışmalarınızda size yardım etsin. Hocam ülkemizde kitap yönünde ciddi sıkıntılar var. İnsanların neden kitap okuması gerektiğinin önemini bize anlatır mısınız ?

    Kitap okumak önemli filan değil. Kitap okumak yaşamaktır. Kur'ana iman ettim demek için birinci cümlesinden başlamak gerekli. Sizde biliyorsunuz ki ilk cümle İkra'dır. Okumakla başlamış bir dinin mensupları 5 ciltlik kitap okuyarak, okudum diye kendini kandırmasın. 10 cilt,100 cilt kitap okumak, okumak değildir. Kitap okumaya sınır getirmek bir iki saat nefes alayım sonra burnumu kapatsamda olur demek gibidir. Okumak her yayınlanan kitapları okumakta değildir. Biz her kitabı okumayız. Kitapların mikroplu kısımlarından korkarız. Okumak iki türlü olur bir ibadet, iki ilim öğrenmek için okuruz. İbadet için anlasakta anlamasakta Kur'an okuruz. Bundan da büyük bir haz duyarız. İlim içinde peygamberin hayatını okuruz, Ahmet Bin Hambeli okumamız lazım. Ahmet Bin Hambeli bilmeyen müslümanlığını yaşayamaz. Ahmet Bin Hambeli şifa niyetiyle okumalıyız. Aynı şekilde Ömer Bin Abdülazizi okumayan insan Allah için takva nasıl olur, ihlas nasıl olur bilemez. Ashabı Kiramı okumak lazım. Mesela Hayatül Sahabeyi bir müslüman her 10 yılda senede devretmeli. Aynı şekilde tarihte okumalı. Bizde okumak yaşamaktır. Herşeyi yaşamak için okuruz. Bir müslümana kaç cilt kitap okudun. Kaç cilt kitap okursun. Bunları müslümana sormak ayıp birşey. Bu yemek yiyormusun demek gibidir. Biz okuma ümmetiyiz.
    İmam Sehebi'nin meşhur bir sözü var "Bir insan 200 cilt kadar kitabı not tutmalı ve 500 takım kitap okumalı. Ondan sonra bir insan kitap okumaktan söz edebilir." diyor. İbni Teyimiye'nin okumasından söz edilince insanın aklı duruyordu. Saçlarından kendisini civiye bağlarmış. Okurken uyuklayacak olursa aşağı düşünce saçları asılmış oluyor böylece canı acıyor ve uyumuyordu. Biz böyle bir ümmetin devamıyız. Bu yüzden okumalıyız. Şimdi 20 sayfalık bir broşürü okuyan ben çok okurum diyor. Bu okumak değildir. Zehebi(ra) 74 yaşında vefat etmiş ve yaşamanın son 10 yılını kör olarak yaşamış. Zehebi'nin gözleri okumaktan kör olmuş. Müslüman günde en azından bir kitap okumalı ve hiç bir işini, ibadetini aksatmaz. Bunu tekrar tekrar söylüyorum bir müslümana kitap okuyormusun demek çok ayıp birşey.

    -Hocam bu anlattıklarınız kulağımıza küpe olsun... Hocam okuduğunuz kitaplardan en çok hangisinden ya da hangilerinden etkilendiniz ?
    Bu soruyu bana sorma. Benim kitap listem kabarıktır. Ben Türkçe kitap okumuyorum. Ben arapça kitaplar okuyorum. Ben Hadisi Şerif ağırlıklı okuyorum. Dolayısıyla benim okuduğum kitaplar şu etkili bu etkili diye saymam çok zor. Fakat altını çok çizdiğim kitap Fizilali Kur'andır. Fizilali Kur'an benim şarzlı pil makinamdır. Bundan devamlı şarz ederim kendimi çok faydalı oluyor.

    -Hocam farkındayız sizi çok yorduk. Size son bir sorumuz olacak...Bizim de İkra Derneği olarak kitap okuma ve okutma programımız bulunmaktadır. Bu programda yaklaşık bin kişi düzenli olarak kitap okumaktadır. Bu çalışmamızı nasıl buluyorsunuz ve okuyucularımıza neler tavsiye edersiniz?

    Allah nazardan korusun. Bunu herde söylemeyin. Ben birşey söylemiyeyim. Sizi nazardan koruyayım.
    Röportaj: Feyyaz KALKAN

    İkra Derneği


  4. 26.Temmuz.2013, 01:42
    2
    Moderatör



    NUREDDİN YILDIZ kimdir ? Bize anlatır mısınız ?

    Nureddin YILDIZ

    1960 yılında Trabzon’un Of ilçesinde doğdum. Ailemle İstanbul’a geldikten sonra on yaşına kadar hafızlık ve ilk dini eğitimimi babam Hilmi Yıldız hoca efendiden aldım. Gaziosmanpaşa İmam Hatip Lisesine devam ederken değişik gazetelerde haftalık yazılar yazmaya ve tercüme haberler kaleme almaya başladım. Aynı zamanda kürsü hatipliğine de devam ettim.

    Öğrencilik yıllarında Milli Türk Talebe Birliği ve Akıncılar Teşkilatında aktif görevler üstlendim. İmam-hatip lisesini bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde aldığım bir yıllık eğitiminin ardından Mekke Umm Al-Qura Üniversitesi’ne geçiş yaptım. Burada Usul-u Fıkıh bölümünü bitirdim. Daha sonra Mekke’de bulunduğu süre içerisinde hadis hocalarından özel ders ve icazetler aldım. Büyük muhaddis Abdulfettah Ebu Gudde, Hindistanlı büyük alim Ebu’l Hasen En’Nedvi ve Emin Saraç hocaefendi icazet aldığım hocalardan bazılarıdır.

    İstanbul’a döndükten sonra eğitim ve sivil toplum faaliyetlerine başladım. Hafızlık ve din eğitimi alanında değişik kurum ve kuruluşlarda grup eğitimleri başlattım. Bu dönemde tercüme eserler de kaleme aldım.

    Sivil toplum alanında Senabil Hizmet ve Kültür Vakfı ile birlikte birçok sivil toplum örgütünün kuruluşuna öncülük ettim ve halen birçoğunun yönetim ve istişare kurullarında görevim bulunmakta. Son olarak Sosyal Doku Derneği’nin kuruluşunu gerçekleştirdim.

    Tebliğ ve irşad faaliyetleri kapsamında, çocuk ve aile eğitimi, Gençlerin bilinçlendirilmesi, İslam ahlakı, teşkilat eğitimi, ümmet bilinci vb. konularda yüzlerce seminer ve konferans verdim ve vermeye devam ediyorum. Aylık düzenli olarak 5 dergide (Altınoluk, Ribat, Reyhan, Genç Doku, ElifElif) düzenli yazılar yazıyorum, değişik gazetelerde köşe yazılarım devam etmektedir.

    Halen Senabil Hizmet ve Kültür Vakfında çalışmalarını sürdürmekteyim. Evliyim, dört çocuğum var. Dünya Alimler Birliği’nin Türkiye’deki ilk üyelerindenim. Düzenli olarak her hafta Sosyal Doku Derneği’nde Pazar sohbetleri veriyorum. Dersler www.sosyaldoku.com adresinden takip edilebilmekte, www.fetvameclisi.com adresinden de fıkhi sorulara cevaplar veriyorum.

    Tercüme Eserlerim

    1) Medine Toplumu/ Prof.Dr.Ekrem Ziya Ümeri

    2) Düzeltilmesi Gereken Kavramlar/Muhammed Kutup

    3) İstikamet ve Sapma Arasında İslami Hareket/Muhammed Kutup

    4) İslam İnancı/Muhammed Kutup

    5) İslami Çalışma Metodu/Mustafa Muhammed Tahhan

    6) Kur'an ve Sünnet'e Göre Müslüman Kadının Şahsiyeti-M. Ali Haşimi (heyet)

    7) Kur'an'da Resûlullah-M. Ali Haşimi

    Komisyon Çalışmalarım:

    1) İslam Fıkıh Ansiklopedisi/Prof.Dr. Vehbe Zuhayli

    2) Sosyal Bilimler Ansiklopedisi

    3) Et-Tefsir’ül Münir/ Vehbe Zuhayli

    Telif Eserlerim:

    Tahlil Yayınları Arasında Çıkanlar :

    1 Aile davamız

    2 Anahtar Cevaplar

    3 Baldan Tatlı Sözler

    4 Bu Zamanın Sabrı

    5 Namaz Muhasebesi

    6 Dinimize Hizmetin İç Sorunları

    7 Edep ve Amel

    8 Kadın Erkek İlişkilerinde Mahrem Cevaplar

    9 En Sevgiliden Uzanan Dallar 1

    10 En Sevgiliden Uzanan Dallar 2

    11 Hani Din Hepimizindi

    12 İşi Vaktinden Çok Olanlar -1

    13 İşi Vaktinden Çok Olanlar -2

    14 İşi Vaktinden Çok Olanlar -3

    15 İşi Vaktinden Çok Olanlar -4

    16 Kıblegah Evler

    17 Medine Raporu

    18 Mü'min Kimliğimiz

    19 Geminin Neresindeyiz

    20 Rahmetin Kapısında

    21 Ramazan Risalesi

    22 Satır Başları

    23 Halimizin İzahı

    24 Buluğu’l Meram (Nureddin Itr) (Tercüme Heyet)

    25 Hanımlar İçin İnciler

    26 Şifa-i Şerif (Prof.Dr.Yaşar Kandemir İle Ortak Tercüme Eser)

    27 Rehber Hayatlar (Mavi Lale Yayınları)

    28 Cennetten Adamlar (Mavi Lale Yayınları)

    29 Kadınlığın Yüz Akları (Mavi Lale Yayınları)

    30 Büyük Hayatlar (Mavi Lale Yayınları)

    31 İslam Alimleri (Mavi Lale Yayınları)

    32 Efendimizden 40 Hadis (Mavi Lale Yayınları)




    -Allah çalışmalarınızda size kolaylık ve ihsan eylesin. Allah sizin gibi alimleri başımızdan eksik etmesin.Derken hocamız 2.soruyu sormamıza fırsat vermeden...
    Adet üzere cevap vereyim evli ve dört çocuk babasıyım. Çocuğumun biri lise öğrencisi ve bunun yanında hafızlık yapıyor, arapça öğreniyor. Diğer çocuklarım ufak en ufağı 8 yaşında o şuan burda olsaydı bu röportajı zor yapardık.

    -Hocamızın bu deyimi orada bulananların gülmesine vesile oldu.Tabi ki hocamızda bize eşlik etmeyi ihmal etmedi...Hocam hiç durmadan size 2.sorumuzu soralım. Hayatınızı Bize özetlediniz şüpesizki bu anlattıklarınız denizde bir bardak su.Bize hiç unutmadığınız bir anınızı anlatır mısınız ? Bu sorumuz üzerine hocamız bize çay söyledi.Anlaşılan Nurettin hocamız bize bu anısını nalatırken "tatlı yiyelim tatlı konuşalım" der gibi oldu. Her neyse siz okuyucularımızı fazla meraklandırmadan sözü hocamıza bırakalım.

    Anılarımdan bir tanesini seçmek çok zor. Size en duygusal anımı anlatayım. Emin(SARAÇ) Hocayla beraber Hindistana Ebul Hasan El Nedvi ziyaret emek için yaptığımız gezi olmuştur. Burada Emin Hoca Ebul Hasan El Nedvi'nin elini öpmek istemesi üzerine, karşılığında Ebul Hasan El Nedvi aynı hareketi gösterip Emin Hoca'nın elini öpmeye çalışmıştı. Bu olay beni çok etkilemişti. Ebul Hasan El Nedvi'nin bunun yapmasının sebebini sonradan anladık. Sebebi bizim Osmanlı torunu olmamız. Bizim halife çocukları görüyordu. Bu yüzden biz değil onun bizim elimizi öpmesi gerektiğini belirtmişti. Ebul Hasan El Nedvi bize şunları söylemişti. "Siz Osmanlı'nın torunusunuz mutlaka birgün yine eskisi gibi hilafete gelip İslam Dünyasını güçlendireceksiniz." Bu söz sonucunda bize çok dua emişti. Bugün burda bulunmamın, onun dualarının tesirinin olduğunu düşünmekteyim. Yine unutmadığım bir sözü daha onuda size taktim edeyim. Ebul Hasan El Nedvi aynen şöyle demişti. "Osmanlı aslandı. Ölen bir aslanın yavrusu geyik değil aslan doğar. Birgün bu yavru aslan büyür ve yine hakimiyeti eline alır."

    -Hocamızın bu anlattıkları, hocamız kadar bizi de duygulandırmıştı. Bir daha Osmanlı torunu olarak kendimizle gurur duymuştuk. Hocamızı dinlerken arasıra çaylarımızı da yudumlamayı ihmal etmiyorduk. Soluk almadan hocamızı dinlemeye devam ediyorduk..

    Emin Saraç Hocamızın isteği üzerine Ebul Hasan El Nedvi'nin evini gezmiştik. Gördüklerimiz karşında şok olmuştuk. Oturma odasında birkaç minder dışında hiçbir şey yoktu. Minderlerde kartondan farksız değildi. İki tane minder getirmişlerdi. Bu minderlerin üzerinde bizim oturmamızı istemişti. Kendisi ise tahta üzerine oturmuştu. Yoğun isteğimize rağmen onu minderlerin üzerine oturtmayı ikna edememiştik. Muhabbetimizden sonra Emin Hocamız yatak odasını görmek istediğini söyledi. Ebul Hasan El Nedvi bu isteği kabul edip bizi yatak odasına götürmüştü. Yatak odasını görünce iyiden iyiye şaşırmıştık. İnanın bana buraya bir çobanı koysanız 2 saat dayanamaz. Yatak odası, yerde bir tahta, tahtanın üzerinde bir battaniye ve ince bir yastıktan ibaretti. Bunların hepsinin görüntüleri bende mevcut. İlerideki tarihlerde yapacağım sohbetlerden birinde Ebul Hasan El Nedvi'yi anlatacağım orad bu görüntüleri göstereceğim. Ebul Hasan El Nedvi yetiştiği talebelerinden gelen hediyelerle saraylar yaptırabilirdi. o bunları yapmamış herşeyini islama adamış bir alimdi. Ebul Hasan El Nedvi dünyanın gönlünü feth etmiş bir zaattı. Biz ordayken Müslüman olmayan Hidular bile onun önünde saygıyla eğiliyorlardı. Yazdığı kitaplar dünyanın her yerinde tercüme edilmiştir. En ünlü Kitaplarından bir tanesi Müslümanların Gerilemesiyle Dünya Neler Kaybetti kitabıdır.(Bu kitap bizim listemizde mevcuttur.) Kitaplarını kitap yazmak için yazmamıştır. O kitaplarını gönlünden yazmıştır. Kitapları özelikle Peygamberimizin hayatı birçok yerde ders olarak okutulmaktadır. Bende Mekkede öğrenciyken derslerimizi bu kitaptan okumuştuk.

    -Bu anlattıklarınız oturup bir daha düşünmemiz gerektiğini ifade ediyor. Hocam birçok çalışmanızı biliyoruz bunları bir kısmını takip ediyoruz. Son olarak kurduğunuz Sosyal Doku Vakfını bize anlatır mısınız ?

    Sosyal Doku Vakfını ben kurmadım. Vakfı Senabil Vakfında çalışan arkadaşlarımız kurdu. Benden abilik yapmamı istediler. Onlara abilik yapıyorum. Onun dışında herhangi bir etkim yok. Benim faliyette bulunduğum vakıf Senabil Vakfıdır. Burada her pazar sabah saat 9 da kadın-erkek hekese sohbetler vermekteyim.

    -Allah çalışmalarınızda size yardım etsin. Hocam ülkemizde kitap yönünde ciddi sıkıntılar var. İnsanların neden kitap okuması gerektiğinin önemini bize anlatır mısınız ?

    Kitap okumak önemli filan değil. Kitap okumak yaşamaktır. Kur'ana iman ettim demek için birinci cümlesinden başlamak gerekli. Sizde biliyorsunuz ki ilk cümle İkra'dır. Okumakla başlamış bir dinin mensupları 5 ciltlik kitap okuyarak, okudum diye kendini kandırmasın. 10 cilt,100 cilt kitap okumak, okumak değildir. Kitap okumaya sınır getirmek bir iki saat nefes alayım sonra burnumu kapatsamda olur demek gibidir. Okumak her yayınlanan kitapları okumakta değildir. Biz her kitabı okumayız. Kitapların mikroplu kısımlarından korkarız. Okumak iki türlü olur bir ibadet, iki ilim öğrenmek için okuruz. İbadet için anlasakta anlamasakta Kur'an okuruz. Bundan da büyük bir haz duyarız. İlim içinde peygamberin hayatını okuruz, Ahmet Bin Hambeli okumamız lazım. Ahmet Bin Hambeli bilmeyen müslümanlığını yaşayamaz. Ahmet Bin Hambeli şifa niyetiyle okumalıyız. Aynı şekilde Ömer Bin Abdülazizi okumayan insan Allah için takva nasıl olur, ihlas nasıl olur bilemez. Ashabı Kiramı okumak lazım. Mesela Hayatül Sahabeyi bir müslüman her 10 yılda senede devretmeli. Aynı şekilde tarihte okumalı. Bizde okumak yaşamaktır. Herşeyi yaşamak için okuruz. Bir müslümana kaç cilt kitap okudun. Kaç cilt kitap okursun. Bunları müslümana sormak ayıp birşey. Bu yemek yiyormusun demek gibidir. Biz okuma ümmetiyiz.
    İmam Sehebi'nin meşhur bir sözü var "Bir insan 200 cilt kadar kitabı not tutmalı ve 500 takım kitap okumalı. Ondan sonra bir insan kitap okumaktan söz edebilir." diyor. İbni Teyimiye'nin okumasından söz edilince insanın aklı duruyordu. Saçlarından kendisini civiye bağlarmış. Okurken uyuklayacak olursa aşağı düşünce saçları asılmış oluyor böylece canı acıyor ve uyumuyordu. Biz böyle bir ümmetin devamıyız. Bu yüzden okumalıyız. Şimdi 20 sayfalık bir broşürü okuyan ben çok okurum diyor. Bu okumak değildir. Zehebi(ra) 74 yaşında vefat etmiş ve yaşamanın son 10 yılını kör olarak yaşamış. Zehebi'nin gözleri okumaktan kör olmuş. Müslüman günde en azından bir kitap okumalı ve hiç bir işini, ibadetini aksatmaz. Bunu tekrar tekrar söylüyorum bir müslümana kitap okuyormusun demek çok ayıp birşey.

    -Hocam bu anlattıklarınız kulağımıza küpe olsun... Hocam okuduğunuz kitaplardan en çok hangisinden ya da hangilerinden etkilendiniz ?
    Bu soruyu bana sorma. Benim kitap listem kabarıktır. Ben Türkçe kitap okumuyorum. Ben arapça kitaplar okuyorum. Ben Hadisi Şerif ağırlıklı okuyorum. Dolayısıyla benim okuduğum kitaplar şu etkili bu etkili diye saymam çok zor. Fakat altını çok çizdiğim kitap Fizilali Kur'andır. Fizilali Kur'an benim şarzlı pil makinamdır. Bundan devamlı şarz ederim kendimi çok faydalı oluyor.

    -Hocam farkındayız sizi çok yorduk. Size son bir sorumuz olacak...Bizim de İkra Derneği olarak kitap okuma ve okutma programımız bulunmaktadır. Bu programda yaklaşık bin kişi düzenli olarak kitap okumaktadır. Bu çalışmamızı nasıl buluyorsunuz ve okuyucularımıza neler tavsiye edersiniz?

    Allah nazardan korusun. Bunu herde söylemeyin. Ben birşey söylemiyeyim. Sizi nazardan koruyayım.
    Röportaj: Feyyaz KALKAN

    İkra Derneği





+ Yorum Gönder