Konusunu Oylayın.: Abdullah Bin Evfa'nın duası nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Abdullah Bin Evfa'nın duası nedir?
  1. 20.Temmuz.2013, 03:36
    1
    Misafir

    Abdullah Bin Evfa'nın duası nedir?

  2. 31.Temmuz.2013, 02:24
    2
    NuN
    Üye

    Profili:
    NuN
    Üyelik Tarihi: 16.Ağustos.2007
    Üye No: 1953
    Mesaj Sayısı: 2,081
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: Abdullah Bin Evfa'nın duası nedir?




    Abdullah Bin Evfa'nın duası, rivayet ettiği hadis


    Bu hadis-i şerif de İmam Buhàrî ve Müslim'de var. Abdullah ibn-i Ebî Evfâ RA'den rivâyet olunmuş:

    "Ey insanlar! Düşmanla karşılaşmayı istemeyin, temenni etmeyin! 'Yâ Rabbi benim karşıma düşmanı çıkar, bir çarpışayım, vurayım, kırayım...' diye savaşı, düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin! (Ves'elullàhel-àfiyeh) Allah'tan rahatlık, huzur, saadet, afiyet isteyin. Başınız dinç olsun, vücudunuz rahat olsun. Afiyet isteyin Allah'tan..."

    Düşmanla çarpışmak kolay bir şey değil. Yaralayacaksın, yaralanacaksın, koşturacaksın, kovalayacaksın, kaçacaksın. Terleyeceksin, korkacaksın, uykusuz kalacaksın, tozlanacaksın... Yâni kolay bir şey değil. "Allah'tan afiyet isteyin, huzur isteyin, rahatlık isteyin, hoşluk isteyin de, düşmanla karşılaşmayı istemeyin!"


    (Ve izâ lekìtüm) Amma, düşman da karşınıza çıkarsa; (fasbirû) o zaman da sebat edin, sağlam durun, kaçmayın düşmandan... Karşısında kale gibi sağlam durun! (Va'lemû ennel-cennete tahte zılâlis-suyûf) Ve bilin ki cennet kılıçların gölgesi altındadır."

    "Cennet kılıçların gölgesi altındadır." ne demek?.. Kılıcını çekersen, çarpışırsan cennete girersin demek. Kılıcınla, kılıcın sayesinde cennete girersin demek. Yâni mücahid Allah yolunda çarpıştı mı, cennetlik olur. Sağsa gàzi olur, sonra öldüğü zaman cennetlik olur. O anda ölürse şehid olur, hemen cennetlik olur. Şehidin kanının ilk damlası toprağın üstüne damlarken, cennetteki makamı kendisine gösterilir. Hemen ilk damlada gösterilir. Efendimiz öyle diyor.

    Yâni, "Efelik yapmayın, kabadayılık yapmayın! Düşmanla çarpışmayı kendiniz istemeyin! Allah'tan afiyet isteyin ama, karşılaştığınız zaman da sabredin, çarpışın, kaçmayın. Allah öyle takdir etmiş, o zaman kaçmayın! Bilin ki cennet kılıçların gölgesi altındadır." dedikten sonra dua etmiş, demiş ki:


    (Allàhümme) "Ey benim Allah'ım! (Münzilel-kitâb) Kur'an'ı indiren, Tevrat'ı, İncil'i eski peygamberlere indiren, ey kitap indiren inzâl eden, vahyeden Allah'ım! (Ve mücriyes-sehâb) Bulutları rüzgârın önüne katıp da ordan oraya götürüp yağmur yağdıran; kulları, çayırları, çimenleri, bitkileri, ağaçları, ihtiyacı olanları suya kavuşturan Allah'ım! (Ve hâzimel-ahzâb) Ve müslümanlara yardım edip, nusret nasib edip, İslâm düşmanlarını hezimete uğratan Allah'ım! (İhzimhum) Bu karşımızdaki kâfirleri hezimete uğrat! (Vensurnâ aleyhim) Onlara karşı bize yardım eyle, güç kuvvet ver de, onları yenelim!" diye dua etmiş Peygamber SAS Efendimiz.

    Bu hadis-i şeriften anlıyoruz ki, durduğu yerden kuru kuruya efelik yapmak doğru değil. Neden? İnsan oğlu zayıftır. Böyle oturduğun yerden, "Düşmanla çarpışırım, asarım, keserim!" dersin ama, kazın ayağı öyle olmaz. Savaşa gittiği zaman insan feleğini şaşırır. Kolay bir şey değildir savaş... Yâni ne yapacaksın? Düşman senin üstüne atlayacak, onu yenmek zorundasın. Ya o seni öldürecek, ya sen onu öldüreceksin. O senin gırtlağına sarılacak, sen onun gırtlağına sarılacasın...



  3. 31.Temmuz.2013, 02:24
    2
    NuN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    NuN
    Üye



    Abdullah Bin Evfa'nın duası, rivayet ettiği hadis


    Bu hadis-i şerif de İmam Buhàrî ve Müslim'de var. Abdullah ibn-i Ebî Evfâ RA'den rivâyet olunmuş:

    "Ey insanlar! Düşmanla karşılaşmayı istemeyin, temenni etmeyin! 'Yâ Rabbi benim karşıma düşmanı çıkar, bir çarpışayım, vurayım, kırayım...' diye savaşı, düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin! (Ves'elullàhel-àfiyeh) Allah'tan rahatlık, huzur, saadet, afiyet isteyin. Başınız dinç olsun, vücudunuz rahat olsun. Afiyet isteyin Allah'tan..."

    Düşmanla çarpışmak kolay bir şey değil. Yaralayacaksın, yaralanacaksın, koşturacaksın, kovalayacaksın, kaçacaksın. Terleyeceksin, korkacaksın, uykusuz kalacaksın, tozlanacaksın... Yâni kolay bir şey değil. "Allah'tan afiyet isteyin, huzur isteyin, rahatlık isteyin, hoşluk isteyin de, düşmanla karşılaşmayı istemeyin!"


    (Ve izâ lekìtüm) Amma, düşman da karşınıza çıkarsa; (fasbirû) o zaman da sebat edin, sağlam durun, kaçmayın düşmandan... Karşısında kale gibi sağlam durun! (Va'lemû ennel-cennete tahte zılâlis-suyûf) Ve bilin ki cennet kılıçların gölgesi altındadır."

    "Cennet kılıçların gölgesi altındadır." ne demek?.. Kılıcını çekersen, çarpışırsan cennete girersin demek. Kılıcınla, kılıcın sayesinde cennete girersin demek. Yâni mücahid Allah yolunda çarpıştı mı, cennetlik olur. Sağsa gàzi olur, sonra öldüğü zaman cennetlik olur. O anda ölürse şehid olur, hemen cennetlik olur. Şehidin kanının ilk damlası toprağın üstüne damlarken, cennetteki makamı kendisine gösterilir. Hemen ilk damlada gösterilir. Efendimiz öyle diyor.

    Yâni, "Efelik yapmayın, kabadayılık yapmayın! Düşmanla çarpışmayı kendiniz istemeyin! Allah'tan afiyet isteyin ama, karşılaştığınız zaman da sabredin, çarpışın, kaçmayın. Allah öyle takdir etmiş, o zaman kaçmayın! Bilin ki cennet kılıçların gölgesi altındadır." dedikten sonra dua etmiş, demiş ki:


    (Allàhümme) "Ey benim Allah'ım! (Münzilel-kitâb) Kur'an'ı indiren, Tevrat'ı, İncil'i eski peygamberlere indiren, ey kitap indiren inzâl eden, vahyeden Allah'ım! (Ve mücriyes-sehâb) Bulutları rüzgârın önüne katıp da ordan oraya götürüp yağmur yağdıran; kulları, çayırları, çimenleri, bitkileri, ağaçları, ihtiyacı olanları suya kavuşturan Allah'ım! (Ve hâzimel-ahzâb) Ve müslümanlara yardım edip, nusret nasib edip, İslâm düşmanlarını hezimete uğratan Allah'ım! (İhzimhum) Bu karşımızdaki kâfirleri hezimete uğrat! (Vensurnâ aleyhim) Onlara karşı bize yardım eyle, güç kuvvet ver de, onları yenelim!" diye dua etmiş Peygamber SAS Efendimiz.

    Bu hadis-i şeriften anlıyoruz ki, durduğu yerden kuru kuruya efelik yapmak doğru değil. Neden? İnsan oğlu zayıftır. Böyle oturduğun yerden, "Düşmanla çarpışırım, asarım, keserim!" dersin ama, kazın ayağı öyle olmaz. Savaşa gittiği zaman insan feleğini şaşırır. Kolay bir şey değildir savaş... Yâni ne yapacaksın? Düşman senin üstüne atlayacak, onu yenmek zorundasın. Ya o seni öldürecek, ya sen onu öldüreceksin. O senin gırtlağına sarılacak, sen onun gırtlağına sarılacasın...






+ Yorum Gönder