Konusunu Oylayın.: Kul ve Kamu Hakkı Erzincan Müftülüğü Hutbesi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kul ve Kamu Hakkı Erzincan Müftülüğü Hutbesi
  1. 18.Temmuz.2013, 01:34
    1
    Misafir

    Kul ve Kamu Hakkı Erzincan Müftülüğü Hutbesi






    Kul ve Kamu Hakkı Erzincan Müftülüğü Hutbesi Mumsema Kul ve Kamu Hakkı Erzincan Müftülüğü Hutbesi


  2. 18.Temmuz.2013, 01:34
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 18.Temmuz.2013, 02:01
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,585
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Kul ve Kamu Hakkı Erzincan Müftülüğü Hutbesi




    اعْلَمُوا أَنَّمَا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَزِينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الْأَمْوَالِ وَالْأَوْلَادِ…

    Kul ve Kamu Hakkı

    Çok Kıymetli Müminler
    Her bireyin doğuştan getirmiş olduğu hakları vardır. Bu haklara karşı her türlü yanlış müdahaleler kul hakkına sebebiyet vermektedir. Cana kıymak, fiili darpta bulunmak, gıybet ve iftira etmek, hırsızlık ve gasp, küfürlü söz söylemek ve daha nice ihlaller, hepsi birer kul hakkıdır. Kul hakkının ihlal edilmesi neticesinde tövbe edilmeli ve hakkı ihlal edilen şahsa hakkını iade ederek kendisinden helallik alınmalıdır.
    Dünyada hak ihlalinden dönülmemesi neticesinde Ahirette karşılaşılacak sıkıntı, hadislerde şöyle ifade edilmiştir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) bir gün Ashabına: “Müflis kimdir, biliyor musunuz?” diye sordu.” Ashâb: “Bizim aramızda müflis, parası veya malı olmayan kimsedir” dediler. Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ki ümmetimin müflisi, kıyamet günü namaz, oruç ve zekât sevabıyla gelip, fakat şuna sövüp, buna zina isnâd ve iftirası yapıp, şunun malını yiyip, bunun kanını döküp, şunu dövüp, bu sebeple iyiliklerinin sevabı şuna buna verilen ve üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biten, (verecek sevabı kalmayınca da) hak sahiplerinin günahları kendisine yükletilip sonra da cehenneme atılan kimsedir”(1)


    Kıymetli Müslümanlar
    Kul hakkının en kapsamlı bir şekilde ihlal edildiği durum ise kamu hakkıdır. Kamu hakkı, bir şahsı veya birkaç şahsı değil o toplumda yaşayan ve o devlet çatısı altında bulunan bütün bireyleri, yani toplumu ifade etmektedir. Bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde zimmete mal veya para geçirilmesi, rüşvet vermek suretiyle haksız kazançlar elde edilmesi, kamu dairelerinde çalışanların kendilerine verilen görevleri hakkıyla yerine getirmemeleri gibi daha nice haksızlıklar kamu hakkının ihlal edilmesidir. Kamu hakkını ihlal edenler ise, tövbe etmelerinin yanı sıra haksız bir şekilde elde ettiklerinin tamamını devlete iade etmeleri gerekir. Çünkü kamu hakkı devlet çatısı altında bulunan bütün insanların hakkıdır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) bir hadislerinde şöyle buyuruyor. “Ey insanlar! Şüphesiz bu (tüy taneciği bile) sizin ganimetlerinizdendir. (Artık) ipliği, iğneyi, bundan değerli olanı da ve değerce bundan düşük olanı da ödeyiniz (yâni bana teslim ediniz). Çünkü ganimet malından bir şey çalmak kıyamet günü sahibine şüphesiz bir utançtır, bir ayıptır ve bir ateştir”(2)

    Değerli Kardeşlerim
    Yüce Rabbimiz (c.c.) bir ayette şöyle buyurmaktadır. “Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. (Nihayet hepsi yok olur gider).”(3) Ölümün hepimizi kuşattığını ve bir gün hepimizin öleceğini unutmamalı, bu dünyanın çekiciliğine aldanmamalı, ebedi hayatımızı kul ve kamu hakkını ihlal etmek suretiyle hüsrana uğratmamalıyız.

    Erzincan İl Müftülüğü 18.12.2009 tarihli Hutbesi
    1. Müslim, Birr 59.
    2. İbn. Mace, Cihad, 34
    3. Hadid, 57/20
    4. Buhari, Mezalim, 10


  4. 18.Temmuz.2013, 02:01
    2
    Moderatör



    اعْلَمُوا أَنَّمَا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَزِينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الْأَمْوَالِ وَالْأَوْلَادِ…

    Kul ve Kamu Hakkı

    Çok Kıymetli Müminler
    Her bireyin doğuştan getirmiş olduğu hakları vardır. Bu haklara karşı her türlü yanlış müdahaleler kul hakkına sebebiyet vermektedir. Cana kıymak, fiili darpta bulunmak, gıybet ve iftira etmek, hırsızlık ve gasp, küfürlü söz söylemek ve daha nice ihlaller, hepsi birer kul hakkıdır. Kul hakkının ihlal edilmesi neticesinde tövbe edilmeli ve hakkı ihlal edilen şahsa hakkını iade ederek kendisinden helallik alınmalıdır.
    Dünyada hak ihlalinden dönülmemesi neticesinde Ahirette karşılaşılacak sıkıntı, hadislerde şöyle ifade edilmiştir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) bir gün Ashabına: “Müflis kimdir, biliyor musunuz?” diye sordu.” Ashâb: “Bizim aramızda müflis, parası veya malı olmayan kimsedir” dediler. Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ki ümmetimin müflisi, kıyamet günü namaz, oruç ve zekât sevabıyla gelip, fakat şuna sövüp, buna zina isnâd ve iftirası yapıp, şunun malını yiyip, bunun kanını döküp, şunu dövüp, bu sebeple iyiliklerinin sevabı şuna buna verilen ve üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biten, (verecek sevabı kalmayınca da) hak sahiplerinin günahları kendisine yükletilip sonra da cehenneme atılan kimsedir”(1)


    Kıymetli Müslümanlar
    Kul hakkının en kapsamlı bir şekilde ihlal edildiği durum ise kamu hakkıdır. Kamu hakkı, bir şahsı veya birkaç şahsı değil o toplumda yaşayan ve o devlet çatısı altında bulunan bütün bireyleri, yani toplumu ifade etmektedir. Bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde zimmete mal veya para geçirilmesi, rüşvet vermek suretiyle haksız kazançlar elde edilmesi, kamu dairelerinde çalışanların kendilerine verilen görevleri hakkıyla yerine getirmemeleri gibi daha nice haksızlıklar kamu hakkının ihlal edilmesidir. Kamu hakkını ihlal edenler ise, tövbe etmelerinin yanı sıra haksız bir şekilde elde ettiklerinin tamamını devlete iade etmeleri gerekir. Çünkü kamu hakkı devlet çatısı altında bulunan bütün insanların hakkıdır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) bir hadislerinde şöyle buyuruyor. “Ey insanlar! Şüphesiz bu (tüy taneciği bile) sizin ganimetlerinizdendir. (Artık) ipliği, iğneyi, bundan değerli olanı da ve değerce bundan düşük olanı da ödeyiniz (yâni bana teslim ediniz). Çünkü ganimet malından bir şey çalmak kıyamet günü sahibine şüphesiz bir utançtır, bir ayıptır ve bir ateştir”(2)

    Değerli Kardeşlerim
    Yüce Rabbimiz (c.c.) bir ayette şöyle buyurmaktadır. “Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. (Nihayet hepsi yok olur gider).”(3) Ölümün hepimizi kuşattığını ve bir gün hepimizin öleceğini unutmamalı, bu dünyanın çekiciliğine aldanmamalı, ebedi hayatımızı kul ve kamu hakkını ihlal etmek suretiyle hüsrana uğratmamalıyız.

    Erzincan İl Müftülüğü 18.12.2009 tarihli Hutbesi
    1. Müslim, Birr 59.
    2. İbn. Mace, Cihad, 34
    3. Hadid, 57/20
    4. Buhari, Mezalim, 10





+ Yorum Gönder