Konusunu Oylayın.: Hz. Ali’nin putlaştırılmasındaki ana sebep nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Hz. Ali’nin putlaştırılmasındaki ana sebep nedir?
  1. 17.Temmuz.2013, 15:51
    1
    Misafir

    Hz. Ali’nin putlaştırılmasındaki ana sebep nedir?

  2. 17.Temmuz.2013, 16:43
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Hz. Ali’nin putlaştırılmasındaki ana sebep nedir?




    Hz. Ali’nin bazı çevrelerce aşırı sevilmesi ve de putlaştırmalarındaki ana nedenler nelerdir? Tarihe bakıldığında kendisinin fazla kemalat falan gösterdiğine dair rivayetlerde pek az ve bu da kafada bazı sorular doğuruyor? Hz. İsa a.s. gibi mucizeler de göstermemiştir ki bir şekil putlaştırılmasına sebep olsun. Bu meselenin zahiri ve batini tarafını açar mısınız?

    Hz. Ali’nin harika bir ilme sahip olduğu, eşsiz bir
    şecaate, fevkalade bir takvaya, şah-ı velayet unvanını alacak kadar büyük bir
    velayete sahip olduğu tarihi bir gerçektir. Şia, bu gibi vasıflarını da dikkate
    alarak mesleklerindeki taassuplarını pekiştirmişlerdir.

    Aslında hadislerde, Hz.
    Ali’nin diğer bütün sahabelerden daha çok faziletinin söz konusu edilmesi, onun
    manevi şahsiyetini ortaya koymaktadır. Bunlardan bazıları şöyledir:

    “Ben kimin mevlası isem, Ali de onun mevlasıdır.”
    (Kenzu’l-Ummal, h. no: 951)

    “Allahım! Ali’yi
    sevenleri sen de sev/ona dostluk edenlere sen de dostluk göster; ona düşmanlık
    gösterenlere sen de düşmanlık göster!”
    (Kenzu’l-Ummal, h. no: 953)

    Hz. Ali’ye hitaben:
    “Musa’ya Harun’un yakınlığı ne ise, senin bana
    yakınlığın da odur, Şu var ki benden sonra peygamber gelmez.”

    (Kenzu’l-Ummal, h. no: 36345)

    Ayrıca, Hayber savaşı esnasında, Hz. peygamberin:
    “Ben yarın sancağı Allah ve resulünün
    kendisini sevdiği, kendisinin de Allah ve resulünü sevdiği bir kimseye vereceğim
    ve Allah onun eliyle fethi tahakkuk ettirecektir.”
    deyip sonradan da
    sancağı Hz. Ali’ye vermesi (Kenzu’l-Ummal, h. no: 30129), onun kadr-u kıymetini
    gözler önüne sermiştir.

    Sahabe arasında, Resulullah’tan sonra, daima ilmin zirvesinde kabul görmesi, raşit
    halifelere bir nevi şeyhu’l-İslam
    olması
    ; Hatta Hz. Ömer’in, “Ali’nin
    bulunmadığı bir müşkilin çözüme kavuşmasının mümkün olmadığını..”

    söylemesi; sahabeler arasında “sorun, bana ne
    isterseniz sorun”
    diyecek kadar bilgisine güvenmesi ve güvenilir
    olması; Kur’an’ın en büyük tercümanı kabul edilen Abdullah b. Abbas’ın, “Ben bütün ilmimi Ali’den öğrendim” demesi;
    bizzat kendisinin, “perde-i gayb açılsa benim
    imanım zerre kadar artmaz”
    diyerek imanının kuvvetine işaret etmesi
    gibi yüzlerce meziyetinin Sünni kaynaklarda da yer alması, Şia kaynaklarında çok
    daha fazla harikalarından haber verilmesi gibi imtiyazları, aşırı taraftarı olan şialara, aşırı sevgiyi ve bu
    aşırı sevgiden kaynaklanan ve kitap ve sünnetin çizgisini aşacak derecede bir
    bağlılık
    kazandırmıştır. Ve ileride olacak hadiseleri gören
    peygamberimiz şu gerçeğe dikkat çekmiştir:

    “Ya Ali! İsa (a.s.)
    hakkında olduğu gibi senin hakkında da iki taife helak olur: Bunlardan
    Yahudiler, İsa’ya olan kinlerinden ötürü, onun annesine iftira ettiler.
    Hristiyanlar ise, ona karşı aşırı sevgilerinden ötürü, onu kendi makamından
    öteye uçurdular.”
    (bk. Kenzu’l-Ummal, h. No: 36399)
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  3. 17.Temmuz.2013, 16:43
    2
    Moderatör



    Hz. Ali’nin bazı çevrelerce aşırı sevilmesi ve de putlaştırmalarındaki ana nedenler nelerdir? Tarihe bakıldığında kendisinin fazla kemalat falan gösterdiğine dair rivayetlerde pek az ve bu da kafada bazı sorular doğuruyor? Hz. İsa a.s. gibi mucizeler de göstermemiştir ki bir şekil putlaştırılmasına sebep olsun. Bu meselenin zahiri ve batini tarafını açar mısınız?

    Hz. Ali’nin harika bir ilme sahip olduğu, eşsiz bir
    şecaate, fevkalade bir takvaya, şah-ı velayet unvanını alacak kadar büyük bir
    velayete sahip olduğu tarihi bir gerçektir. Şia, bu gibi vasıflarını da dikkate
    alarak mesleklerindeki taassuplarını pekiştirmişlerdir.

    Aslında hadislerde, Hz.
    Ali’nin diğer bütün sahabelerden daha çok faziletinin söz konusu edilmesi, onun
    manevi şahsiyetini ortaya koymaktadır. Bunlardan bazıları şöyledir:

    “Ben kimin mevlası isem, Ali de onun mevlasıdır.”
    (Kenzu’l-Ummal, h. no: 951)

    “Allahım! Ali’yi
    sevenleri sen de sev/ona dostluk edenlere sen de dostluk göster; ona düşmanlık
    gösterenlere sen de düşmanlık göster!”
    (Kenzu’l-Ummal, h. no: 953)

    Hz. Ali’ye hitaben:
    “Musa’ya Harun’un yakınlığı ne ise, senin bana
    yakınlığın da odur, Şu var ki benden sonra peygamber gelmez.”

    (Kenzu’l-Ummal, h. no: 36345)

    Ayrıca, Hayber savaşı esnasında, Hz. peygamberin:
    “Ben yarın sancağı Allah ve resulünün
    kendisini sevdiği, kendisinin de Allah ve resulünü sevdiği bir kimseye vereceğim
    ve Allah onun eliyle fethi tahakkuk ettirecektir.”
    deyip sonradan da
    sancağı Hz. Ali’ye vermesi (Kenzu’l-Ummal, h. no: 30129), onun kadr-u kıymetini
    gözler önüne sermiştir.

    Sahabe arasında, Resulullah’tan sonra, daima ilmin zirvesinde kabul görmesi, raşit
    halifelere bir nevi şeyhu’l-İslam
    olması
    ; Hatta Hz. Ömer’in, “Ali’nin
    bulunmadığı bir müşkilin çözüme kavuşmasının mümkün olmadığını..”

    söylemesi; sahabeler arasında “sorun, bana ne
    isterseniz sorun”
    diyecek kadar bilgisine güvenmesi ve güvenilir
    olması; Kur’an’ın en büyük tercümanı kabul edilen Abdullah b. Abbas’ın, “Ben bütün ilmimi Ali’den öğrendim” demesi;
    bizzat kendisinin, “perde-i gayb açılsa benim
    imanım zerre kadar artmaz”
    diyerek imanının kuvvetine işaret etmesi
    gibi yüzlerce meziyetinin Sünni kaynaklarda da yer alması, Şia kaynaklarında çok
    daha fazla harikalarından haber verilmesi gibi imtiyazları, aşırı taraftarı olan şialara, aşırı sevgiyi ve bu
    aşırı sevgiden kaynaklanan ve kitap ve sünnetin çizgisini aşacak derecede bir
    bağlılık
    kazandırmıştır. Ve ileride olacak hadiseleri gören
    peygamberimiz şu gerçeğe dikkat çekmiştir:

    “Ya Ali! İsa (a.s.)
    hakkında olduğu gibi senin hakkında da iki taife helak olur: Bunlardan
    Yahudiler, İsa’ya olan kinlerinden ötürü, onun annesine iftira ettiler.
    Hristiyanlar ise, ona karşı aşırı sevgilerinden ötürü, onu kendi makamından
    öteye uçurdular.”
    (bk. Kenzu’l-Ummal, h. No: 36399)
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 17.Temmuz.2013, 20:31
    3
    SoruSoran
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2013
    Üye No: 101770
    Mesaj Sayısı: 108
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hz. Ali’nin putlaştırılmasındaki ana sebep nedir?

    Alıntı
    Tarihe bakıldığında kendisinin fazla kemalat falan gösterdiğine dair rivayetlerde pek az ve bu da kafada bazı sorular doğuruyor? Hz. İsa a.s. gibi mucizeler de göstermemiştir ki bir şekil putlaştırılmasına sebep olsun. Bu meselenin zahiri ve batini tarafını açar mısınız?
    Yanlış yorum bu. Hz. Ali Uhud'da "Ali gibi yiğit, Zülfikar gibi Kılıç yoktur." sözüne mazhar olmuştur. Kendisi Hem yiğitliğin zirvesi hem de Peygamber'den sonra ilmin zirvesidir. Hayber'de Yedi Kişinin kaldırmaya güç yetiremediği kale kapısını kendine tek eliyle kalkan ettiği kişidir. İmam Ali aynı zamanda Kabe'de doğan tek insandır. 12 İmam'ın ilkidir. Mucizenin ta kendisidir. İnsanlar onu böyle gördüğünden şaşırıp putlaştırmıştır.


  5. 17.Temmuz.2013, 20:31
    3
    SoruSoran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    Tarihe bakıldığında kendisinin fazla kemalat falan gösterdiğine dair rivayetlerde pek az ve bu da kafada bazı sorular doğuruyor? Hz. İsa a.s. gibi mucizeler de göstermemiştir ki bir şekil putlaştırılmasına sebep olsun. Bu meselenin zahiri ve batini tarafını açar mısınız?
    Yanlış yorum bu. Hz. Ali Uhud'da "Ali gibi yiğit, Zülfikar gibi Kılıç yoktur." sözüne mazhar olmuştur. Kendisi Hem yiğitliğin zirvesi hem de Peygamber'den sonra ilmin zirvesidir. Hayber'de Yedi Kişinin kaldırmaya güç yetiremediği kale kapısını kendine tek eliyle kalkan ettiği kişidir. İmam Ali aynı zamanda Kabe'de doğan tek insandır. 12 İmam'ın ilkidir. Mucizenin ta kendisidir. İnsanlar onu böyle gördüğünden şaşırıp putlaştırmıştır.





+ Yorum Gönder