Konusunu Oylayın.: Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır Hocaefendi : "Allah gaybı bilmez"

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır Hocaefendi : "Allah gaybı bilmez"
  1. 13.Temmuz.2013, 17:06
    1
    Misafir

    Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır Hocaefendi : "Allah gaybı bilmez"






    Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır Hocaefendi : "Allah gaybı bilmez" Mumsema Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır Hocaefendi : "Allah gaybı bilmez"

    https://www.youtube.com/watch?v=mGL2MoF07oI

    Açıklaması nedir ?


  2. 13.Temmuz.2013, 17:06
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 13.Temmuz.2013, 23:42
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,672
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır Hocaefendi : "Allah gaybı bilmez"




    Mutezile fırkasını okuyun bu adamı anlarsınız.
    Allah ayaklarımızı kaydırmasın. amin.


  4. 13.Temmuz.2013, 23:42
    2
    Moderatör



    Mutezile fırkasını okuyun bu adamı anlarsınız.
    Allah ayaklarımızı kaydırmasın. amin.


  5. 15.Temmuz.2013, 02:37
    3
    SoruSoran
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2013
    Üye No: 101770
    Mesaj Sayısı: 108
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır Hocaefendi : "Allah gaybı bilmez"

    1.si "Allah gaybı bilmez diyen Stalin gibi kafir olur."
    2.si bu videoyu izlemiştim. "Gaybı bilse mecburi olur o zaman bizim işlediğimiz bütün işler." demiş.(Nasıl bir mantıktır?)
    Hz. Ali'ye bir gün Kader hakkında bir zat soru sormuş. Hz. Ali baştan Kader senin anlayamıyacağın bir sırdır, fazla dalma dediyse de adam ısrar etmiş. Bunun üzerine İmam Ali kendisine "Allah, seni kendi istediği gibi mi yoksa senin istediğin gibi mi yarattı?" diye sormuş. Adam: "Kendi istediği gibi" diye cevap vermiş. Bunun üzerine İlmin Kapısı Ali: "O halde üzerimizde dilediği gibi hüküm vermektedir" buyurmuştur.


  6. 15.Temmuz.2013, 02:37
    3
    SoruSoran - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    1.si "Allah gaybı bilmez diyen Stalin gibi kafir olur."
    2.si bu videoyu izlemiştim. "Gaybı bilse mecburi olur o zaman bizim işlediğimiz bütün işler." demiş.(Nasıl bir mantıktır?)
    Hz. Ali'ye bir gün Kader hakkında bir zat soru sormuş. Hz. Ali baştan Kader senin anlayamıyacağın bir sırdır, fazla dalma dediyse de adam ısrar etmiş. Bunun üzerine İmam Ali kendisine "Allah, seni kendi istediği gibi mi yoksa senin istediğin gibi mi yarattı?" diye sormuş. Adam: "Kendi istediği gibi" diye cevap vermiş. Bunun üzerine İlmin Kapısı Ali: "O halde üzerimizde dilediği gibi hüküm vermektedir" buyurmuştur.


  7. 17.Nisan.2015, 11:15
    4
    Misafir

    Cevap: Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır Hocaefendi : "Allah gaybı bilmez"

    Bence haklı, bizler bilgisayar programı değiliz, Allah hepimizin kaderini önceden yazmış olsaydı, dünyada imtihan edilmemezin ne anlamı kalırdı, O zaman kafirler demeyecekler mi, Allahım sen bizim kaderimizi öyle yazdığın için kafir olduk ( haşa ) çünkü Allah bu yüce varlık olan insanı tüm kullarından farklı yaratıp irade ve akıl vermiştir, imtihana tabii tutmuştur. Musa ( A.S ) ın yanındaki arkadışının çocuğu neden öldürdüğü Kuranı kerimde anlatılırken, lütfen dikkat edin;

    Kehf suresi 80.ayeti:

    1.inci meal: Yıldırım
    2.nci meal: Diyanet vakfı
    3.ncü meal: Bilmen
    4.ncü meal: Elmalılı

    80 - Oğlan çocuğuna gelince: Onun ebeveyni mümin insanlar idi. Bu çocuğun onları ileride azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk.
    80. <<Erkek çocuğa gelince, onun ana-babası, mümin kimselerdi. Bunun için (çocuğun) onları azgınlık ve nankörlüğe boğmasından korktuk.>> *
    80. Oğlana gelince onun anası ile babası iki mümin kimselerdir. İmdi onları bir azgınlığa, bir küfre bürümesinden korktuk.
    81. Oğlana gelince: ebeveyni mü'minlerdi, onun için bunları tuğyan ve küfrile sarmasından sakındık da istedik ki kendilerinin rabbı ona bedel bunlara temizlikçe daha hayırlısını ve merhametce daha yakınını versin

    Bu ayetde görüldüğü üzere Allah çocuk hakkında Anne babasını küfre sokacaktı demiyor, onları küfre sokmalarından korktuk, sakındık, endişe ettik buyuruyor. Yani onları küfre sokacaktı demiyor. demek ki bizim imtihanımız bizim idaremizde, Allah 10 yıl sonra yapacaklarımızı bir kitapta yazsaydı imtihanın ne anlamı kalırdı, LAKİN DİKKAT şu varki bu husus sadece insanlar ve cinler için geçerli. Bizim dışımızda bir tirilyon karıncadan 876 milyonuncu karıncanın 1 ay sonra ne yiyeceği Allahın bilgisi dahilindedir, bir ineğin 2 sene sonra dişimi, erkekmi, sarımı siyahmı buzağı doğuracağı Allahın bilgisi dahilindedir. Havada uçan kuşun 5 sene sonra nerde ve ne zaman havada kaç adet kanat çırpacağı, o gün ne yiyeceği Allahın ilmi dahilinde çoktan bellidir.Çünkü onlar imtihana tabii tutulmuyorlar, onların kaderi zaten yazıldı.


  8. 17.Nisan.2015, 11:15
    4
    mt8 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    mt8
    Misafir
    Bence haklı, bizler bilgisayar programı değiliz, Allah hepimizin kaderini önceden yazmış olsaydı, dünyada imtihan edilmemezin ne anlamı kalırdı, O zaman kafirler demeyecekler mi, Allahım sen bizim kaderimizi öyle yazdığın için kafir olduk ( haşa ) çünkü Allah bu yüce varlık olan insanı tüm kullarından farklı yaratıp irade ve akıl vermiştir, imtihana tabii tutmuştur. Musa ( A.S ) ın yanındaki arkadışının çocuğu neden öldürdüğü Kuranı kerimde anlatılırken, lütfen dikkat edin;

    Kehf suresi 80.ayeti:

    1.inci meal: Yıldırım
    2.nci meal: Diyanet vakfı
    3.ncü meal: Bilmen
    4.ncü meal: Elmalılı

    80 - Oğlan çocuğuna gelince: Onun ebeveyni mümin insanlar idi. Bu çocuğun onları ileride azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk.
    80. <<Erkek çocuğa gelince, onun ana-babası, mümin kimselerdi. Bunun için (çocuğun) onları azgınlık ve nankörlüğe boğmasından korktuk.>> *
    80. Oğlana gelince onun anası ile babası iki mümin kimselerdir. İmdi onları bir azgınlığa, bir küfre bürümesinden korktuk.
    81. Oğlana gelince: ebeveyni mü'minlerdi, onun için bunları tuğyan ve küfrile sarmasından sakındık da istedik ki kendilerinin rabbı ona bedel bunlara temizlikçe daha hayırlısını ve merhametce daha yakınını versin

    Bu ayetde görüldüğü üzere Allah çocuk hakkında Anne babasını küfre sokacaktı demiyor, onları küfre sokmalarından korktuk, sakındık, endişe ettik buyuruyor. Yani onları küfre sokacaktı demiyor. demek ki bizim imtihanımız bizim idaremizde, Allah 10 yıl sonra yapacaklarımızı bir kitapta yazsaydı imtihanın ne anlamı kalırdı, LAKİN DİKKAT şu varki bu husus sadece insanlar ve cinler için geçerli. Bizim dışımızda bir tirilyon karıncadan 876 milyonuncu karıncanın 1 ay sonra ne yiyeceği Allahın bilgisi dahilindedir, bir ineğin 2 sene sonra dişimi, erkekmi, sarımı siyahmı buzağı doğuracağı Allahın bilgisi dahilindedir. Havada uçan kuşun 5 sene sonra nerde ve ne zaman havada kaç adet kanat çırpacağı, o gün ne yiyeceği Allahın ilmi dahilinde çoktan bellidir.Çünkü onlar imtihana tabii tutulmuyorlar, onların kaderi zaten yazıldı.


  9. 17.Nisan.2015, 14:20
    5
    Misafir

    Cevap: Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır Hocaefendi : "Allah gaybı bilmez"

    Şimdi şöyle açıklayım; İnsanın hangi kadın ile evleneceği, büyük kitapta yazılıdır. Kadının ismi de yazılıdır. Olacak olan çocukların isimleride yazılıdır. Hangisinin büyüyeceği, hangisinin öleceğide yazılıdır. İçlerinden birisi ölünce senin Allah a ne söyleyeceğin yazılı değildir. Allah ın imtihanı budur işte. Çocukların oldu, senin onlara namazı öğreteceğin yazılı değildir, öğretirsen katip melekleri senin kitabına yazacaklardır. O andan, on yıl sonra Cuma günü Cuma namazı öncesi hangi elbiseyi giyeceğini bilir. o elbiselerin pamuğunun nerde büyüdüğünü, kimin o pamukları işleyeceğini, yapılan binlerce elbiseden hangisini senin alacağını bilir ve yazılıdır.Bu kadar ayrıntı yazılı iken senin Cuma namazına gidip gitmeyeceğin yazılı değildir, bunu Allah senin iradene bırakmıştır, gidip gitmeyeceğini bilmez.Gidersen katip meleği yazar.O andan itibaren artık senin kitabın o ana kadar yazılmıştır.O cuma günü komşunun seni rahatsız etmesi yazılıdır, senin buna sabır derecen ve davranış şeklin yazılı değildir. Senin komşunun seni rahatsız edeceği daha bizler dünyaya gelmeden evvel yazılmıştır.Lakin bu davranış karşısındaki ibadet şeklin yazılı değildir. ( yani nasıl davranacağını Allah bilmez ) Yine o gün akşama en sevdiğin evinin yanacağı sen doğmadan önce yazılmıştır. Evin yandıktan sonra Allah a karşı sabır, şükür, ibadet etmen yazılı değildir. Pazardan hangi meyveleri alacağın yazılıdır. onları yedikten sonra Elhamdulillah deyip demeyeceğin yazılı değildir. Kafirlerin rızıklarıda bu şekilde Allah tarafından verilir ve onlarada belki iman ederler diye belli bir süreye kadar süre verilmiştir. Bir kafirin sabah kafir olarak uyandığı ama akşamada kafir olarak çıkıp çıkmayacağı yazılı değildir. Kafirin Allahın emirlerine ulaşması ( kuran ) peygamberin sünnetlerine ulaşması, aklını kullanması için onunda aynı bir müslüman gibi süresi vardır. Kafirlerin bu teknolojiyi böyle bulmaları yazılıdır. Ama akşama iman edip etmeyecekleri yazılı değildir. İşte imtihan budur, Müslüman olanda, kafir olanda bu şekilde imtihana tabii tutulur, bunların çok daha fazla ayrıntısına da işte kader denir. SON SÖZ: Hayırda , şerde Allahtandır, önceden yazılmıştır. Zaten imanın şartlarındandır ama sadece ibadet , kulluk konusunda yazılı değildir.Buda bizim imtihanımızdır.


  10. 17.Nisan.2015, 14:20
    5
    mt8 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    mt8
    Misafir
    Şimdi şöyle açıklayım; İnsanın hangi kadın ile evleneceği, büyük kitapta yazılıdır. Kadının ismi de yazılıdır. Olacak olan çocukların isimleride yazılıdır. Hangisinin büyüyeceği, hangisinin öleceğide yazılıdır. İçlerinden birisi ölünce senin Allah a ne söyleyeceğin yazılı değildir. Allah ın imtihanı budur işte. Çocukların oldu, senin onlara namazı öğreteceğin yazılı değildir, öğretirsen katip melekleri senin kitabına yazacaklardır. O andan, on yıl sonra Cuma günü Cuma namazı öncesi hangi elbiseyi giyeceğini bilir. o elbiselerin pamuğunun nerde büyüdüğünü, kimin o pamukları işleyeceğini, yapılan binlerce elbiseden hangisini senin alacağını bilir ve yazılıdır.Bu kadar ayrıntı yazılı iken senin Cuma namazına gidip gitmeyeceğin yazılı değildir, bunu Allah senin iradene bırakmıştır, gidip gitmeyeceğini bilmez.Gidersen katip meleği yazar.O andan itibaren artık senin kitabın o ana kadar yazılmıştır.O cuma günü komşunun seni rahatsız etmesi yazılıdır, senin buna sabır derecen ve davranış şeklin yazılı değildir. Senin komşunun seni rahatsız edeceği daha bizler dünyaya gelmeden evvel yazılmıştır.Lakin bu davranış karşısındaki ibadet şeklin yazılı değildir. ( yani nasıl davranacağını Allah bilmez ) Yine o gün akşama en sevdiğin evinin yanacağı sen doğmadan önce yazılmıştır. Evin yandıktan sonra Allah a karşı sabır, şükür, ibadet etmen yazılı değildir. Pazardan hangi meyveleri alacağın yazılıdır. onları yedikten sonra Elhamdulillah deyip demeyeceğin yazılı değildir. Kafirlerin rızıklarıda bu şekilde Allah tarafından verilir ve onlarada belki iman ederler diye belli bir süreye kadar süre verilmiştir. Bir kafirin sabah kafir olarak uyandığı ama akşamada kafir olarak çıkıp çıkmayacağı yazılı değildir. Kafirin Allahın emirlerine ulaşması ( kuran ) peygamberin sünnetlerine ulaşması, aklını kullanması için onunda aynı bir müslüman gibi süresi vardır. Kafirlerin bu teknolojiyi böyle bulmaları yazılıdır. Ama akşama iman edip etmeyecekleri yazılı değildir. İşte imtihan budur, Müslüman olanda, kafir olanda bu şekilde imtihana tabii tutulur, bunların çok daha fazla ayrıntısına da işte kader denir. SON SÖZ: Hayırda , şerde Allahtandır, önceden yazılmıştır. Zaten imanın şartlarındandır ama sadece ibadet , kulluk konusunda yazılı değildir.Buda bizim imtihanımızdır.





+ Yorum Gönder