Konusunu Oylayın.: Teravih namazının delilleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Teravih namazının delilleri
  1. 13.Temmuz.2013, 16:59
    1
    Misafir

    Teravih namazının delilleri






    Teravih namazının delilleri Mumsema Teravih namazının delilleri


  2. 13.Temmuz.2013, 16:59
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 13.Temmuz.2013, 23:47
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,606
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Teravih namazının delilleri




    Teravih namazının delilleri

    Ramazan gecelerini ihya etmek için kılınan Teravih namazı, Kur`an`da zikredilmemektedir. Fakat hakkında çok sayıda hadis rivâyet edilmiştir (Şevkânî, Neylü`l-Evtâr, Mısır, (t.y) III, 53). Ebû Hureyre`nin naklettiği bir hadise göre Resulullah (s.a.s), Ramazan gecelerini ihya etmeyi teşvik etmiş, fakat bunu kesin olarak emretmemiştir. Bu konuda; "Her kim inanarak ve karşılığını Allah`tan bekleyerek Ramazan`ı ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır" (Buharî, İman, 25, 27; Müslim, Musafi`in, 173, 176; İbn Mace, İkametu`s-Salâ, 173; Tirmizî, Savm, 83) diye buyurmuştur. Hadis alimlerinden en-Nevevî, Hz. Muhammed (s.a.s)`in ashabına Ramazanı ihya etmeyi vacip kılmadığını, fakat mendup olarak emredip teşvik ettiğini, İslâm alimlerinin de bunun mendup olduğunda ittifak ettiklerini kaydetmektedir. En-Nevevî, "Ramazanı ihya etmenin, teravih namazını kılmakla hasıl olduğunu" da zikretmektedir. Bu açıdan Hz. Muhammed (s.a.s)`in, "her kim Ramazan`ı ihva ederse" sözü, "her kim geceleri namaz kılarak Ramazan`ı ihya ederse" şeklinde anlaşilmalidir (en-Nevevî, el-Minhâc, 1924, VI, 39, vd.) Nitekim Abdurrahman b. Avf`in naklettigi bir hadiste Hz. Muhammed (s.a.s): Şüphesiz Allah Ramazan orucunu farz kildi. Ben de Ramazan gecelerini ihya etmeyi sünnet kildim. Her kim inanarak ve sevabini Allah`tan bekleyerek Ramazan`i oruçla, gecelerini namazla ihya ederse, anasindan dogdugu gün gibi günahlarindan temizlenmiş olur" buyurmaktadir. (Ibn Mâce, Ikametu`s-Salâ, 173; Ibn Hanbel, I, 191, 195).

    "Resulullah (s.a.s) Ramazanda mescitte gece bir namaz kildi. Sahabenin çogu da onunla birlikte o namazi kildi. Ikinci gece yine ayni namazi kildi. Bu kez O`na tabi olarak ayni namazi kilan cemaat daha fazla oldu. Üçüncü gece Hz. Muhammed (s.a.s) mescit`e gitmedi. Orayi dolduran cemaat onu bekledi. Resulullah (s.a.s) ancak sabah olunca mescide çikti ve cemaata şöyle buyurdu:

    "Sizin cemaatla teravih namazini kilmaya ne kadar arzulu oldugunuzu görüyorum. Benim çikip, size namazi kildirmama engel olan bir husus da yoktu. Ancak ben size, teravih namazinin farz olmasindan korktugum için çikmadim" (Buharî, Teheccud, 57).

    Ebû Zer (r.a)`dan nakledildiğine göre, Resulullah (s.a.s) Ramazan ayının sonuna doğru bazı gecelerde ahsabına, gecenin üçte birini geçinceye kadar teravih namazını kıldırmıştır (İbn Mâce, İkametu`s-Salâ, 173).

    Ebû Hureyre (r.a)`nın naklettiği bir başka hadiste de Rasûlüllah (s.a.s)`in Ramazan ayında, ashabtan bir grubu, Ubey b. Kab (r.a)`ın arkasında cemaatle namaz kılarken gördü ve "Doğru yapıyorlar, yaptıkları şey ne güzeldir" diyerek tasvip ettikleri haber verilmiştir (Ebû Dâvud, İkâmetu`s-Salâ, 190).

    Yine Hz. Âişe validemiz (r.a) Hz. Peygamber (s.a.s)`in kıldığı teravih namazı hakkında şu bilgileri vermiştir:

    "Allah`ın elçisi ne Ramazanda, ne de diğer zamanlarda on bir rekattan fazla namaz kılmazdı. Dört rekat namaz kılardı ki, güzelliği ve uzunluğunu anlatamam! Nihayet üç rekat daha kılardı. Bir defasında, Ey Allah`ın Resulu! Vitir namazını kılmadan uyuyor musun? diye sorduğumda "Ey Âişe! Benim gözlerim uyur, fakat kalbim uyumaz" buyurdu" (Buharî, Teheccüd, 1 25).

    Hanefilere göre, teravih namazının rekât sayısı Hz. Ömer (r.a)`ın uygulamasına dayanır. Hz. Ömer Mescid-i Nebevî`de halifeliğinin son zamanlarında teravih namazını yirmi rekât olarak kıldırdı. Dört halife devrinden sonra da kimse teravihin yirmi rekat olarak cemaatla kılınmasına karşı çıkmadı. Alimler bu hususta Hz. Muhammed (s.a.v)`in şu hadisine göre hareket etmişlerdir: "Benden sonra benim sünnetimden ve raşit halifelerin sünnetinden ayrılmayın" (Tirmizî, İlim, 16; İbn Hanbel, IV, 126). Diğer yandan Abdullah b. Abbas (r.a)`ın Ramazan ayında teravih namazını yirmi rekat olarak kıldığı ve arkasından da üç rekat vitir namazını kıldığı rivâyet edilmiştir. İmam Ebû Hanife`ye Hz. Ömer (r.a)`ın bu hususta yaptığı uygulama sorulunca, şöyle demiştir: Teravih namazı hiç şüphesiz müekked bir sünnettir. Hz. Ömer, bu namazın cemaatle ve yirmi rekat kılınmasını şahsi bir ictihadı ile yapmadığı gibi, bir bid`at olarak da emretmemiştir. O, kendisinin bildiği şer`î bir esasa ve Hz. Muhammed (s.a.v)`in bir vasiyetine dayanarak böyle yapmıştır (et-Tahtavî, Haşiye, 334).

    Yukarıda işaret edildiği gibi, teravih namazı erkek ve kadınlar için sünnet-i müekkede olarak kabul edilmektedir. Hz. Peygamber (s.a.s) bir hadiste: "Allah size Ramazan orucunu farz kılmıştır, ben de size gece namazını (teravihi) sünnet kıldım" (İbn Mâce, İkametü`s, Salâ, 173; İbn Hanbel, I,191 vd.) diyerek buna işaret buyurmuştur .

    Nakledilen bütün bu rivâyetlere göre teravih namazının sekiz rekatının müekked sünnet olduğunda şüphe yoktur. İbnu`l-Humam gibi bazı alimler, sekiz rekattan fazlasının müstahap olduğunu söylemişlerdir. Bu durum, yatsı namazından sonra dört rekat nafile namaz kılmanın müstahap oluşuna benzer ki, bunun ilk iki rekatı müekked sünnet olur (İbnu`l-Humâm, Fethü`l-Kadîr, Mısır, 1315, I, 333 vd.).


  4. 13.Temmuz.2013, 23:47
    2
    Moderatör



    Teravih namazının delilleri

    Ramazan gecelerini ihya etmek için kılınan Teravih namazı, Kur`an`da zikredilmemektedir. Fakat hakkında çok sayıda hadis rivâyet edilmiştir (Şevkânî, Neylü`l-Evtâr, Mısır, (t.y) III, 53). Ebû Hureyre`nin naklettiği bir hadise göre Resulullah (s.a.s), Ramazan gecelerini ihya etmeyi teşvik etmiş, fakat bunu kesin olarak emretmemiştir. Bu konuda; "Her kim inanarak ve karşılığını Allah`tan bekleyerek Ramazan`ı ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır" (Buharî, İman, 25, 27; Müslim, Musafi`in, 173, 176; İbn Mace, İkametu`s-Salâ, 173; Tirmizî, Savm, 83) diye buyurmuştur. Hadis alimlerinden en-Nevevî, Hz. Muhammed (s.a.s)`in ashabına Ramazanı ihya etmeyi vacip kılmadığını, fakat mendup olarak emredip teşvik ettiğini, İslâm alimlerinin de bunun mendup olduğunda ittifak ettiklerini kaydetmektedir. En-Nevevî, "Ramazanı ihya etmenin, teravih namazını kılmakla hasıl olduğunu" da zikretmektedir. Bu açıdan Hz. Muhammed (s.a.s)`in, "her kim Ramazan`ı ihva ederse" sözü, "her kim geceleri namaz kılarak Ramazan`ı ihya ederse" şeklinde anlaşilmalidir (en-Nevevî, el-Minhâc, 1924, VI, 39, vd.) Nitekim Abdurrahman b. Avf`in naklettigi bir hadiste Hz. Muhammed (s.a.s): Şüphesiz Allah Ramazan orucunu farz kildi. Ben de Ramazan gecelerini ihya etmeyi sünnet kildim. Her kim inanarak ve sevabini Allah`tan bekleyerek Ramazan`i oruçla, gecelerini namazla ihya ederse, anasindan dogdugu gün gibi günahlarindan temizlenmiş olur" buyurmaktadir. (Ibn Mâce, Ikametu`s-Salâ, 173; Ibn Hanbel, I, 191, 195).

    "Resulullah (s.a.s) Ramazanda mescitte gece bir namaz kildi. Sahabenin çogu da onunla birlikte o namazi kildi. Ikinci gece yine ayni namazi kildi. Bu kez O`na tabi olarak ayni namazi kilan cemaat daha fazla oldu. Üçüncü gece Hz. Muhammed (s.a.s) mescit`e gitmedi. Orayi dolduran cemaat onu bekledi. Resulullah (s.a.s) ancak sabah olunca mescide çikti ve cemaata şöyle buyurdu:

    "Sizin cemaatla teravih namazini kilmaya ne kadar arzulu oldugunuzu görüyorum. Benim çikip, size namazi kildirmama engel olan bir husus da yoktu. Ancak ben size, teravih namazinin farz olmasindan korktugum için çikmadim" (Buharî, Teheccud, 57).

    Ebû Zer (r.a)`dan nakledildiğine göre, Resulullah (s.a.s) Ramazan ayının sonuna doğru bazı gecelerde ahsabına, gecenin üçte birini geçinceye kadar teravih namazını kıldırmıştır (İbn Mâce, İkametu`s-Salâ, 173).

    Ebû Hureyre (r.a)`nın naklettiği bir başka hadiste de Rasûlüllah (s.a.s)`in Ramazan ayında, ashabtan bir grubu, Ubey b. Kab (r.a)`ın arkasında cemaatle namaz kılarken gördü ve "Doğru yapıyorlar, yaptıkları şey ne güzeldir" diyerek tasvip ettikleri haber verilmiştir (Ebû Dâvud, İkâmetu`s-Salâ, 190).

    Yine Hz. Âişe validemiz (r.a) Hz. Peygamber (s.a.s)`in kıldığı teravih namazı hakkında şu bilgileri vermiştir:

    "Allah`ın elçisi ne Ramazanda, ne de diğer zamanlarda on bir rekattan fazla namaz kılmazdı. Dört rekat namaz kılardı ki, güzelliği ve uzunluğunu anlatamam! Nihayet üç rekat daha kılardı. Bir defasında, Ey Allah`ın Resulu! Vitir namazını kılmadan uyuyor musun? diye sorduğumda "Ey Âişe! Benim gözlerim uyur, fakat kalbim uyumaz" buyurdu" (Buharî, Teheccüd, 1 25).

    Hanefilere göre, teravih namazının rekât sayısı Hz. Ömer (r.a)`ın uygulamasına dayanır. Hz. Ömer Mescid-i Nebevî`de halifeliğinin son zamanlarında teravih namazını yirmi rekât olarak kıldırdı. Dört halife devrinden sonra da kimse teravihin yirmi rekat olarak cemaatla kılınmasına karşı çıkmadı. Alimler bu hususta Hz. Muhammed (s.a.v)`in şu hadisine göre hareket etmişlerdir: "Benden sonra benim sünnetimden ve raşit halifelerin sünnetinden ayrılmayın" (Tirmizî, İlim, 16; İbn Hanbel, IV, 126). Diğer yandan Abdullah b. Abbas (r.a)`ın Ramazan ayında teravih namazını yirmi rekat olarak kıldığı ve arkasından da üç rekat vitir namazını kıldığı rivâyet edilmiştir. İmam Ebû Hanife`ye Hz. Ömer (r.a)`ın bu hususta yaptığı uygulama sorulunca, şöyle demiştir: Teravih namazı hiç şüphesiz müekked bir sünnettir. Hz. Ömer, bu namazın cemaatle ve yirmi rekat kılınmasını şahsi bir ictihadı ile yapmadığı gibi, bir bid`at olarak da emretmemiştir. O, kendisinin bildiği şer`î bir esasa ve Hz. Muhammed (s.a.v)`in bir vasiyetine dayanarak böyle yapmıştır (et-Tahtavî, Haşiye, 334).

    Yukarıda işaret edildiği gibi, teravih namazı erkek ve kadınlar için sünnet-i müekkede olarak kabul edilmektedir. Hz. Peygamber (s.a.s) bir hadiste: "Allah size Ramazan orucunu farz kılmıştır, ben de size gece namazını (teravihi) sünnet kıldım" (İbn Mâce, İkametü`s, Salâ, 173; İbn Hanbel, I,191 vd.) diyerek buna işaret buyurmuştur .

    Nakledilen bütün bu rivâyetlere göre teravih namazının sekiz rekatının müekked sünnet olduğunda şüphe yoktur. İbnu`l-Humam gibi bazı alimler, sekiz rekattan fazlasının müstahap olduğunu söylemişlerdir. Bu durum, yatsı namazından sonra dört rekat nafile namaz kılmanın müstahap oluşuna benzer ki, bunun ilk iki rekatı müekked sünnet olur (İbnu`l-Humâm, Fethü`l-Kadîr, Mısır, 1315, I, 333 vd.).





+ Yorum Gönder