Konusunu Oylayın.: Hanefi mezhebine göre namaz abdesti almanın sünneti, müstehabı ve edebi nedir ?

5 üzerinden 4.33 | Toplam : 3 kişi
Hanefi mezhebine göre namaz abdesti almanın sünneti, müstehabı ve edebi nedir ?
  1. 04.Temmuz.2013, 04:39
    1
    Misafir

    Hanefi mezhebine göre namaz abdesti almanın sünneti, müstehabı ve edebi nedir ?






    Hanefi mezhebine göre namaz abdesti almanın sünneti, müstehabı ve edebi nedir ? Mumsema Hanefi mezhebine göre namaz abdesti almanın sünneti, müstehabı ve edebi nedir ?


  2. 04.Temmuz.2013, 08:07
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,606
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Hanefi mezhebine göre namaz abdesti almanın sünneti, müstehabı ve edebi nedir ?




    Hanefi mezhebine göre namaz abdestin sünnetleri

    1-Niyetle Başlamak

    Niyet, bir şeyi yapmayı kalbinden geçirmektir. Kalpden niyet etmeden, yalnız dil ile niyeti söylemek yeterli değildir. Abdest için niyet müstehap bir sünnettir. Ancak Şâfiî mezhebine göre niyet, başlı başına bir ibâdet olduğundan abdeste niyet de farzdır. Bu sebeple niyetsiz abdest olamaz.

    2-Abdeste Besmele ile Başlamak

    Abdeste başlarken Allah`u Teâlâ`nın ismiyle yani besmele ile başlamak sünnettir. Rasûlullah (s.a.s.): "Allah`u Teâlâ`nın ismini zikretmeyen kimsenin abdesti yoktur." (Ebû Davud, Tahâre, 48; Tirmizî, Tahâre, 20; Ibn Mâce, Tahâre, 41) buyurarak besmelenin faziletini belirtmiş olmaktadır. Besmeleyi abdeste başlarken okumak esastır. Çıplak bir hâlde iken veya tuvalette besmele okunmaz. Bir kimse abdestin başında "Lâilâhe illallah" veya "Elhamdülillah" dese besmele yerine geçer (Fetevâyı Hinddyye, 1,7).

    3-Önce Bileklere Kadar Elleri Yıkamak

    Rasûl-i Ekrem (s.a.s.): "Sizden birisi uykusundan uyandığı zaman, kat`iyyen elini yıkamadıkça su kabına daldırmasın. Çünkü o, eli nerede gecelemiştir bilemez" (Buhârî, Vudû`, 26; Müslim, Tahâre, 87-88; Ebu Davud, Tahare, 49) buyurmuştur. Ayrıca insanın eli, temizleme hususunda bir araçtır. Dolayısıyla ilkin onu temizlemeye başlamak sünnettir. Bilindiği üzere, elleri, dirseklere kadar yıkamak (dirsekler dahil) farzdır. Fakat önce bileklere kadar yıkamak tertip olarak sünnettir.

    4-Misvak Kullanmak

    Rasûlullah (s.a.s.): "Eğer ümmetime zorluk vereceğinden çekinmeseydim, her namazdan önce onlara misvak kullanmayı mutlaka emrederdim." (Müslim, Tahâre, 15; Ahmed Ibn Hanbel, II, 250, 400) buyurmaktadır. Dişleri parmakla yıkamak misvağın yerini tutmaz. Ancak misvak bulunmazsa sağ elin bir parmağı ile dişleri temizlemek misvak yerine geçerli olabilir.

    5-Ağzı Yıkamak

    Abdest alırken Rasûlullah (s.a.s.)`in ağzını üç defa yıkadığı (mazmaza yaptığı) bize ulaşan bilgiler arasındadır. Bunun sınırı, suyun ağzın tamamını kaplamasıdır. Ayrıca her seferinde suyu yenilemek de sünnettir.

    6-Burnu Yıkamak

    Yine Hz. Peygamber (s.a.s.)`in abdest alırken burnuna da üç defa su çektiği bilinmektedir. Burna su çekerek sol eli ile suyu dışarıya verip yeniden su çekerek burnu sol el ile temizlemek sünnettir.

    7-Kulakların Meshedilmesi

    Baş meshedilirken kulakların da aynı şekilde sayılarak meshedilmesi sünnettir. Ayrı bir su ile meshedilmesini sünnet olarak kabul edenler de vardır.

    8-Yıkanması Gereken Uzuvları Üçer Defa Yıkamak

    Yıkanması farz olan yüz, eller ve ayaklar gibi organlarımızı üçer kere yıkamak sünnettir. Bu organlarımızdan her birini yıkamaya başlayınca ilk yıkama farzdır. En sağlam ve geçerli görüşe göre ikinci yıkama ise sünnettir. Abdest alırken, yıkanmakta olan organa su ulaşır ve ondan damla damla dökülüp akarsa, yıkamanın tamam olduğu tam anlamıyla anlaşılır.

    9-Parmakların Arasını Yıkamak

    "Parmaklarınızın arasını hilâlleyiniz ki onların arasına Cehennem ateşi girmesin ve onları hilâllemesin" (Ebu Davud, Tahâre 56, 59; Tirmizî, Tahâre, 30; Savm 68; Nesâî, Tahâre 91) buyuran Hz. Peygamber (s.a.s.)`in bu buyruklarıyla belirtilen işi yapmak sünnet olmaktadır. Bu aynı zamanda, farz olan yıkamanın da kâmil anlamda gerçekleşmesini sağlar.

    10-Sakalı Ovmak

    Abdest alırken sakalı bulunanların sakallarını, parmaklarını sakalın içine sokarak alt taraftan üst tarafa doğru hareket ettirmesi hilâllemek olarak tanımlanmaktadır. Rasûlullah (s.a.s.): "Müşriklere muhâlefet edin, bıyıkları kısaltın, sakalı uzatın." (Müslim, Tahâre, 56; Ebû Davud, Tahâre, 29; Tirmîzî, Edeb, 14; Nesâi, Zinet, 1, 56) buyurarak mü`minler için sakalın gerekçe ve önemini belirtmiş olmaktadır. Dolayısıyla mü`minler sakallarını sünnete göre uzatmak ve sakal bırakmak konusunda duyarlı olmak zorundadırlar.

    11-Abdest Almaya Sağ Taraftan Başlamak

    "Şüphesiz ki Allah`u Teâlâ, her şeye sağldan başlanmasını sever. Hattâ ayakkabılar giyilirken ve çıkarılırken dahi" (Buhârî, Vudû`, 31) buyuran Hz. Peygamber (s.a.s.)`in bu uyarısına göre de abdeste sağldan başlamak sünnettir.

    12-Tertibe Uymak

    Abdest alırken, Mâide Sûresinde beyan buyurulan sıraya uymak ve bu sıraya göre abdest almak da sünnettir. Yani önce elleri ve akabınde yüzü yıkamak, ardından da başı meshetmek ve en son olarak da ayakları yıkamaktır. Imam Şâfiî (rh.a) bu sıraya uymanın farz olduğu kanaatindedir. Şâfiî`nin bu içtihadı ile âlimler abdestin farzının altı olduğunu tesbit etmişlerdir ki bunlar şöylece sıralanmaktadır: Niyet, ellerin yıkanması, yüzün yıkanması, başa meshedilmesi, ayakların yıkanması ve tertibe uymaktır.

    13-Başın Tamamını Bir Defada Meshetmek

    Abdest alan bir kimse, iki avucunu ve parmaklarını başının ön kısmından başlayarak arka kısmına kadar, başın tamamını kaplayacak bir şekilde arkaya doğru çekerek mesheder. Bu sünnettir. Başın tamamını devamlı olarak meshetmek ve özürsüz bir şekilde terk etmek günah olur.

    Muvalât ise, organları ara vermeden birbiri ardında yıkamak demektir. Öyle ki ılıman bir havada ilk yıkanan organ, abdest tamamlanmadan kurumamalıdır.


  3. 04.Temmuz.2013, 08:07
    2
    Moderatör



    Hanefi mezhebine göre namaz abdestin sünnetleri

    1-Niyetle Başlamak

    Niyet, bir şeyi yapmayı kalbinden geçirmektir. Kalpden niyet etmeden, yalnız dil ile niyeti söylemek yeterli değildir. Abdest için niyet müstehap bir sünnettir. Ancak Şâfiî mezhebine göre niyet, başlı başına bir ibâdet olduğundan abdeste niyet de farzdır. Bu sebeple niyetsiz abdest olamaz.

    2-Abdeste Besmele ile Başlamak

    Abdeste başlarken Allah`u Teâlâ`nın ismiyle yani besmele ile başlamak sünnettir. Rasûlullah (s.a.s.): "Allah`u Teâlâ`nın ismini zikretmeyen kimsenin abdesti yoktur." (Ebû Davud, Tahâre, 48; Tirmizî, Tahâre, 20; Ibn Mâce, Tahâre, 41) buyurarak besmelenin faziletini belirtmiş olmaktadır. Besmeleyi abdeste başlarken okumak esastır. Çıplak bir hâlde iken veya tuvalette besmele okunmaz. Bir kimse abdestin başında "Lâilâhe illallah" veya "Elhamdülillah" dese besmele yerine geçer (Fetevâyı Hinddyye, 1,7).

    3-Önce Bileklere Kadar Elleri Yıkamak

    Rasûl-i Ekrem (s.a.s.): "Sizden birisi uykusundan uyandığı zaman, kat`iyyen elini yıkamadıkça su kabına daldırmasın. Çünkü o, eli nerede gecelemiştir bilemez" (Buhârî, Vudû`, 26; Müslim, Tahâre, 87-88; Ebu Davud, Tahare, 49) buyurmuştur. Ayrıca insanın eli, temizleme hususunda bir araçtır. Dolayısıyla ilkin onu temizlemeye başlamak sünnettir. Bilindiği üzere, elleri, dirseklere kadar yıkamak (dirsekler dahil) farzdır. Fakat önce bileklere kadar yıkamak tertip olarak sünnettir.

    4-Misvak Kullanmak

    Rasûlullah (s.a.s.): "Eğer ümmetime zorluk vereceğinden çekinmeseydim, her namazdan önce onlara misvak kullanmayı mutlaka emrederdim." (Müslim, Tahâre, 15; Ahmed Ibn Hanbel, II, 250, 400) buyurmaktadır. Dişleri parmakla yıkamak misvağın yerini tutmaz. Ancak misvak bulunmazsa sağ elin bir parmağı ile dişleri temizlemek misvak yerine geçerli olabilir.

    5-Ağzı Yıkamak

    Abdest alırken Rasûlullah (s.a.s.)`in ağzını üç defa yıkadığı (mazmaza yaptığı) bize ulaşan bilgiler arasındadır. Bunun sınırı, suyun ağzın tamamını kaplamasıdır. Ayrıca her seferinde suyu yenilemek de sünnettir.

    6-Burnu Yıkamak

    Yine Hz. Peygamber (s.a.s.)`in abdest alırken burnuna da üç defa su çektiği bilinmektedir. Burna su çekerek sol eli ile suyu dışarıya verip yeniden su çekerek burnu sol el ile temizlemek sünnettir.

    7-Kulakların Meshedilmesi

    Baş meshedilirken kulakların da aynı şekilde sayılarak meshedilmesi sünnettir. Ayrı bir su ile meshedilmesini sünnet olarak kabul edenler de vardır.

    8-Yıkanması Gereken Uzuvları Üçer Defa Yıkamak

    Yıkanması farz olan yüz, eller ve ayaklar gibi organlarımızı üçer kere yıkamak sünnettir. Bu organlarımızdan her birini yıkamaya başlayınca ilk yıkama farzdır. En sağlam ve geçerli görüşe göre ikinci yıkama ise sünnettir. Abdest alırken, yıkanmakta olan organa su ulaşır ve ondan damla damla dökülüp akarsa, yıkamanın tamam olduğu tam anlamıyla anlaşılır.

    9-Parmakların Arasını Yıkamak

    "Parmaklarınızın arasını hilâlleyiniz ki onların arasına Cehennem ateşi girmesin ve onları hilâllemesin" (Ebu Davud, Tahâre 56, 59; Tirmizî, Tahâre, 30; Savm 68; Nesâî, Tahâre 91) buyuran Hz. Peygamber (s.a.s.)`in bu buyruklarıyla belirtilen işi yapmak sünnet olmaktadır. Bu aynı zamanda, farz olan yıkamanın da kâmil anlamda gerçekleşmesini sağlar.

    10-Sakalı Ovmak

    Abdest alırken sakalı bulunanların sakallarını, parmaklarını sakalın içine sokarak alt taraftan üst tarafa doğru hareket ettirmesi hilâllemek olarak tanımlanmaktadır. Rasûlullah (s.a.s.): "Müşriklere muhâlefet edin, bıyıkları kısaltın, sakalı uzatın." (Müslim, Tahâre, 56; Ebû Davud, Tahâre, 29; Tirmîzî, Edeb, 14; Nesâi, Zinet, 1, 56) buyurarak mü`minler için sakalın gerekçe ve önemini belirtmiş olmaktadır. Dolayısıyla mü`minler sakallarını sünnete göre uzatmak ve sakal bırakmak konusunda duyarlı olmak zorundadırlar.

    11-Abdest Almaya Sağ Taraftan Başlamak

    "Şüphesiz ki Allah`u Teâlâ, her şeye sağldan başlanmasını sever. Hattâ ayakkabılar giyilirken ve çıkarılırken dahi" (Buhârî, Vudû`, 31) buyuran Hz. Peygamber (s.a.s.)`in bu uyarısına göre de abdeste sağldan başlamak sünnettir.

    12-Tertibe Uymak

    Abdest alırken, Mâide Sûresinde beyan buyurulan sıraya uymak ve bu sıraya göre abdest almak da sünnettir. Yani önce elleri ve akabınde yüzü yıkamak, ardından da başı meshetmek ve en son olarak da ayakları yıkamaktır. Imam Şâfiî (rh.a) bu sıraya uymanın farz olduğu kanaatindedir. Şâfiî`nin bu içtihadı ile âlimler abdestin farzının altı olduğunu tesbit etmişlerdir ki bunlar şöylece sıralanmaktadır: Niyet, ellerin yıkanması, yüzün yıkanması, başa meshedilmesi, ayakların yıkanması ve tertibe uymaktır.

    13-Başın Tamamını Bir Defada Meshetmek

    Abdest alan bir kimse, iki avucunu ve parmaklarını başının ön kısmından başlayarak arka kısmına kadar, başın tamamını kaplayacak bir şekilde arkaya doğru çekerek mesheder. Bu sünnettir. Başın tamamını devamlı olarak meshetmek ve özürsüz bir şekilde terk etmek günah olur.

    Muvalât ise, organları ara vermeden birbiri ardında yıkamak demektir. Öyle ki ılıman bir havada ilk yıkanan organ, abdest tamamlanmadan kurumamalıdır.


  4. 04.Temmuz.2013, 08:09
    3
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,606
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Hanefi mezhebine göre namaz abdesti almanın sünneti, müstehabı ve edebi nedir ?

    Abdestin Âdâbı (Müstehabları) Nelerdir?

    Şu hususlar abdestin âdâbındandır. Yâni, yapılırsa sevab kazanılır. Yapılmazsa hiçbir ceza, itab ve kınama yoktur. 1 - Abdest alırken suyun sıçramasından korunmak için yüksek bir yere çıkmak.
    2 - Kıbleye doğru yönelerek abdest almak.
    3 - Abdest alırken kimseden yardım istememek. Yani abdest ibadetini, kimsenin yardımı olmaksızın bizzat kendi yapmaya çalışmak. Hastalık v.s. gibi başkasının yardımını zarurî kılan özür hâli bundan müstesnadır. Bir de kişi kendisi yardım taleb etmeden, başka birinin ona gönüllü olarak yardım etmesinde de bir mahzur yoktur. Âdâb ihlâl edilmiş olmaz. Nitekim ashaptan bâzılarının, Resûlüllah Efendimize -Resûlüllah`tan bir yardım isteği gelmediği halde- abdest alırken ibrikle su döktükleri ve duâ-yı Nebevîye mazhar oldukları hadîs kitablarında kayıtlıdır. Bu da gösteriyor ki, başkasının gönüllü olarak yaptığı, abdest suyunu hazırlamak ve dökmek gibi herhangi bir hizmeti kabûlde mahzur yoktur.
    4 - Zaruret olmadıkça abdest alırken konuşmamak. Çünkü dünyevî lâkırdı, insanı abdest dualarını okumaktan alıkor.
    5 - Abdest almaya kalben olduğu gibi dil ile de niyet etmek ve bu niyeti abdestin evvelinden nihayetine kadar unutmayıp kalbde tutmak.
    6 - Her uzvu yıkarken ayrı besmele çekmek ve seleften nakledilen abdest dualarını okumak. Eğer bu duaları bilmiyorsa, Peygamber Efendimize salât ü selâm getirmek...
    7 - Dar olmayan, altına su nüfuz edebilen yüzüğü oynatmak. Dar olan yüzük, zaten altına suyun geçebilmesini sağlamak için oynatılmalıdır.
    8 - Ağıza ve buruna su vermeyi sağ el ile yapmak...
    9 -Buruna çekilen suyu, sol el ile atmak.
    10 - Abdest alırken suyu ne israf derecede fazla ve ne de uzuvlardan, hiç damlamayacak kadar az kullanmak. Yani israf da etmemek, çok da kısmamak... Resûlüllah Efendimiz bir gün Ashaptan Sa`d bin Ebî Vakkas`ı suyu bol bol dökünerek abdest alır halde görmüş ve ona hitaben: - Bu israf nedir ki? demiştir. Sa`d de bunun üzerine hayret dolu bir sesle: - Abdestte israf olur mu ya Resûlâllah? diye sormuştur. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz Sa`d`e şu cevabı vermiştir: - Evet, akan bir nehrin kenarında bile abdest alsan, suyu fazla harcadın mı, israf olur..."
    11 - Özür sahibi olmayan için, ibâdete hazırlık olmak üzere, vakit girmeden abdest almak veya her vakit abdestli bulunmaya gayret etmek. Vakit girmeden abdest almak, çok faziletlidir. Çünkü, bu durum onu ruhen ibâdet havasına hazırlar, kalben ibâdete müteveccih kılar. Devamlı abdestli bulunmak ise, çok büyük sevablara ve mânevî faydalara vesiledir. Çünkü, böyle bir kimse, abdestle işlenmesi gereken sâlih amellerden hangisini dilerse, nerede olursa olsun, kaçırmadan işleyebilir. Cemaatle namaz kılabilir, nafile namaz kılabilir, cenaze namazı kılabilir, tilâvet secdesi yapabilir, istediği zaman Mushaf`ı tutabilir. Kısacası her türlü sâlih ameli işlemek, busayede mümkün olur. Ayrıca abdestli iken vefat ederse, şehidlik mertebesine nâil olması da umulur. Hadîs-i şerîf`te, daima abdestli bulunan ve yatağa abdestli olarak yatanlar için, meleklerin devamlı istiğfarda bulundukları zikredilmiştir. Abdeste devam eden kimseye, yedi hasletin ihsân edileceği rivâyet edilir: * Melekler onun sohbetine rağbet ederler. * Kalem ona sevab yazmaktan asla boş durmaz. * O kimsenin bütün âzaları tesbih ederler. * Câmi ve cemaatten geri kalmaz. * Melekler, onu gece karanlığında kendisine isabet edebilecek zararlı şeylerden muhafaza ederler. * Sekerat hâlinde ölümü kolay olur. * Cenâb-ı Hakk`ın hıfz ve emânında olur.
    12 - Abdest üzerine abdest almak... Hadîs-i şerîf`te bir kimse abdestli iken bir daha abdest alsa, ona on sevab yazılacağı beyan edilmiştir.
    13 - Abdestin sonunda kıbleye karşı ayakta olarak şehadet getirmek ve: اَللّهُمَّ اجْعَلْنى مِنَ التَّوَّابينَ وَاجْعَلْنى مِنَ الْمُتَطَهِّرِينَ
    "Allahümme`c`alnî minettevvâbîne ve`c`alnî mine`l-mütetahhirîn" (*) diye dua etmek.
    14 - Güneşte ısınmış su ile abdest almamak. Güneşteki gözle görünmeyen zararlı ışınların suya geçeceği, abdest alan kimsenin sıhhatına zarar vereceği söylenmektedir.
    15 - İbrikle abdest alanların, ibriklerini boş bırakmayıp, diğer abdest için su ile doldurmaları... Bu, namazın geciktirilmesi hususunda şeytanın tama`ını ve ümidini kesmesine sebeb olur, denilmiştir.
    16 - Abdest sonunda kelime-i şehadeti söyledikten sonra Kadr sûresini üç kere okumak.
    17 - Kolları, yüzü ve ayakları yıkamakta mübalâğa yapmak. Yani kolları yıkarken omuza kadar yıkamak, ayakları yıkarken dize kadar suyu çıkarmak, yüzü yıkarken suyu boyna kadar indirmek de, âdâbdandır. Bunun sebebi, kıyâmet gününde Muhammed (asm) ümmetinin yüzlerinin ve abdest âzalarının parlak ve nurlu olmasıdır. Bu, sadece İslâm ümmetine verilmiş bir özelliktir. Abdest âzalarındaki bu parlaklığı, nur ve beyazlığı daha da arttırmak ve büyütmek için hadîs-i şerîf`te abdest âzalarının yıkanmasında mübalâğa edilmesi istenmiştir: "Muhakkak, ümmetim kıyâmet gününde gurra ve tahcil sâhibi, yani, yüzleri nurlu ve abdest âzaları abdest eserinden bembeyaz olarak geleceklerdir. Sizden kim bu nur ve beyazlığını uzatabilirse uzatsın".
    18 - Abdestten sonra, kerâhet vakti değilse iki rek`at nafile namaz kılmak da âdabtandır.


  5. 04.Temmuz.2013, 08:09
    3
    Moderatör
    Abdestin Âdâbı (Müstehabları) Nelerdir?

    Şu hususlar abdestin âdâbındandır. Yâni, yapılırsa sevab kazanılır. Yapılmazsa hiçbir ceza, itab ve kınama yoktur. 1 - Abdest alırken suyun sıçramasından korunmak için yüksek bir yere çıkmak.
    2 - Kıbleye doğru yönelerek abdest almak.
    3 - Abdest alırken kimseden yardım istememek. Yani abdest ibadetini, kimsenin yardımı olmaksızın bizzat kendi yapmaya çalışmak. Hastalık v.s. gibi başkasının yardımını zarurî kılan özür hâli bundan müstesnadır. Bir de kişi kendisi yardım taleb etmeden, başka birinin ona gönüllü olarak yardım etmesinde de bir mahzur yoktur. Âdâb ihlâl edilmiş olmaz. Nitekim ashaptan bâzılarının, Resûlüllah Efendimize -Resûlüllah`tan bir yardım isteği gelmediği halde- abdest alırken ibrikle su döktükleri ve duâ-yı Nebevîye mazhar oldukları hadîs kitablarında kayıtlıdır. Bu da gösteriyor ki, başkasının gönüllü olarak yaptığı, abdest suyunu hazırlamak ve dökmek gibi herhangi bir hizmeti kabûlde mahzur yoktur.
    4 - Zaruret olmadıkça abdest alırken konuşmamak. Çünkü dünyevî lâkırdı, insanı abdest dualarını okumaktan alıkor.
    5 - Abdest almaya kalben olduğu gibi dil ile de niyet etmek ve bu niyeti abdestin evvelinden nihayetine kadar unutmayıp kalbde tutmak.
    6 - Her uzvu yıkarken ayrı besmele çekmek ve seleften nakledilen abdest dualarını okumak. Eğer bu duaları bilmiyorsa, Peygamber Efendimize salât ü selâm getirmek...
    7 - Dar olmayan, altına su nüfuz edebilen yüzüğü oynatmak. Dar olan yüzük, zaten altına suyun geçebilmesini sağlamak için oynatılmalıdır.
    8 - Ağıza ve buruna su vermeyi sağ el ile yapmak...
    9 -Buruna çekilen suyu, sol el ile atmak.
    10 - Abdest alırken suyu ne israf derecede fazla ve ne de uzuvlardan, hiç damlamayacak kadar az kullanmak. Yani israf da etmemek, çok da kısmamak... Resûlüllah Efendimiz bir gün Ashaptan Sa`d bin Ebî Vakkas`ı suyu bol bol dökünerek abdest alır halde görmüş ve ona hitaben: - Bu israf nedir ki? demiştir. Sa`d de bunun üzerine hayret dolu bir sesle: - Abdestte israf olur mu ya Resûlâllah? diye sormuştur. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz Sa`d`e şu cevabı vermiştir: - Evet, akan bir nehrin kenarında bile abdest alsan, suyu fazla harcadın mı, israf olur..."
    11 - Özür sahibi olmayan için, ibâdete hazırlık olmak üzere, vakit girmeden abdest almak veya her vakit abdestli bulunmaya gayret etmek. Vakit girmeden abdest almak, çok faziletlidir. Çünkü, bu durum onu ruhen ibâdet havasına hazırlar, kalben ibâdete müteveccih kılar. Devamlı abdestli bulunmak ise, çok büyük sevablara ve mânevî faydalara vesiledir. Çünkü, böyle bir kimse, abdestle işlenmesi gereken sâlih amellerden hangisini dilerse, nerede olursa olsun, kaçırmadan işleyebilir. Cemaatle namaz kılabilir, nafile namaz kılabilir, cenaze namazı kılabilir, tilâvet secdesi yapabilir, istediği zaman Mushaf`ı tutabilir. Kısacası her türlü sâlih ameli işlemek, busayede mümkün olur. Ayrıca abdestli iken vefat ederse, şehidlik mertebesine nâil olması da umulur. Hadîs-i şerîf`te, daima abdestli bulunan ve yatağa abdestli olarak yatanlar için, meleklerin devamlı istiğfarda bulundukları zikredilmiştir. Abdeste devam eden kimseye, yedi hasletin ihsân edileceği rivâyet edilir: * Melekler onun sohbetine rağbet ederler. * Kalem ona sevab yazmaktan asla boş durmaz. * O kimsenin bütün âzaları tesbih ederler. * Câmi ve cemaatten geri kalmaz. * Melekler, onu gece karanlığında kendisine isabet edebilecek zararlı şeylerden muhafaza ederler. * Sekerat hâlinde ölümü kolay olur. * Cenâb-ı Hakk`ın hıfz ve emânında olur.
    12 - Abdest üzerine abdest almak... Hadîs-i şerîf`te bir kimse abdestli iken bir daha abdest alsa, ona on sevab yazılacağı beyan edilmiştir.
    13 - Abdestin sonunda kıbleye karşı ayakta olarak şehadet getirmek ve: اَللّهُمَّ اجْعَلْنى مِنَ التَّوَّابينَ وَاجْعَلْنى مِنَ الْمُتَطَهِّرِينَ
    "Allahümme`c`alnî minettevvâbîne ve`c`alnî mine`l-mütetahhirîn" (*) diye dua etmek.
    14 - Güneşte ısınmış su ile abdest almamak. Güneşteki gözle görünmeyen zararlı ışınların suya geçeceği, abdest alan kimsenin sıhhatına zarar vereceği söylenmektedir.
    15 - İbrikle abdest alanların, ibriklerini boş bırakmayıp, diğer abdest için su ile doldurmaları... Bu, namazın geciktirilmesi hususunda şeytanın tama`ını ve ümidini kesmesine sebeb olur, denilmiştir.
    16 - Abdest sonunda kelime-i şehadeti söyledikten sonra Kadr sûresini üç kere okumak.
    17 - Kolları, yüzü ve ayakları yıkamakta mübalâğa yapmak. Yani kolları yıkarken omuza kadar yıkamak, ayakları yıkarken dize kadar suyu çıkarmak, yüzü yıkarken suyu boyna kadar indirmek de, âdâbdandır. Bunun sebebi, kıyâmet gününde Muhammed (asm) ümmetinin yüzlerinin ve abdest âzalarının parlak ve nurlu olmasıdır. Bu, sadece İslâm ümmetine verilmiş bir özelliktir. Abdest âzalarındaki bu parlaklığı, nur ve beyazlığı daha da arttırmak ve büyütmek için hadîs-i şerîf`te abdest âzalarının yıkanmasında mübalâğa edilmesi istenmiştir: "Muhakkak, ümmetim kıyâmet gününde gurra ve tahcil sâhibi, yani, yüzleri nurlu ve abdest âzaları abdest eserinden bembeyaz olarak geleceklerdir. Sizden kim bu nur ve beyazlığını uzatabilirse uzatsın".
    18 - Abdestten sonra, kerâhet vakti değilse iki rek`at nafile namaz kılmak da âdabtandır.





+ Yorum Gönder