Konusunu Oylayın.: Yaratılıştan bahsedilen ayette, Halik ismi yerine Rahman isminin olması nedendir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Yaratılıştan bahsedilen ayette, Halik ismi yerine Rahman isminin olması nedendir?
  1. 28.Haziran.2013, 19:15
    1
    Misafir

    Yaratılıştan bahsedilen ayette, Halik ismi yerine Rahman isminin olması nedendir?






    Yaratılıştan bahsedilen ayette, Halik ismi yerine Rahman isminin olması nedendir? Mumsema Yaratılıştan bahsedilen ayette, Halik ismi yerine Rahman isminin olması nedendir?


  2. 28.Haziran.2013, 19:15
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 07.Temmuz.2013, 08:18
    2
    Misafir

    Cevap: Yaratılıştan bahsedilen ayette, Halik ismi yerine Rahman isminin olması nedendir?




    Yaratılıştan bahsedilen ayette, Halik ismi yerine Rahman isminin olması nedendir?
    Sorunun Detayı
    Mülk suresi 3. Ayette 'Rahman'ın yarattığında hiçbir düzensizlik göremezsin' buyuruluyor. Halbuki Allah'ın yaratma sıfatı Halıktır. Bunun yerine Rahman'ın yarattığında denmesinin hikmetleri nelerdir?


    Ayetteki ifadenin normal akışına göre, “Onların yaratılışında bir düzensizlik göremezsin” şeklinde olmalıydı. Yani, ayette “fi hinne=onlarda..” şeklinde zamirin kullanılmasının yeri olduğu halde, zamir yerine ism-i zahir olan Rahman kelimesi kullanılmıştır.

    Bununla işin büyüklüğüne, yaratıcının sonsuz ilim, kudret ve hikmet sahibi olduğuna vurgu yapılmıştır. (krş. Zemahşeri, Razi, Meraği, ilgili ayetin tefsir)

    Ayette, yaratma ile ilgili Halık ismi yerine, Rahman isminin kullanılmasının hikmetlerini şöyle açıklayabiliriz:

    a) Bu ayetin ilk muhatabı Hz. Peygamberdir. Hz. Peygambere Kur’an’ı öğretenin Rahman olduğu bildirilmiştir. (bk. Rahman suresi)

    Burada kâinat kitabının yaratıcısının da Rahman olduğuna işaret edilerek, iki kitap arasındaki ilişkiye dikkat çekilmiştir. Yani, kâinat kitabını kusursuz yaratan Rahman, Kur’an kitabını da kusursuz indirmiştir.

    b) Rahman ismi, Zat-ı Akdesin Allah lafza-i celalinden sonra ikinci bir ism-i hassıdır/ondan başkası için kullanılmayan, kullanılmaması gereken bir isimdir. Bu sebeple, Rahman ismi, bir çok isim ve sıfatla beraber Halık ismini de içinde barındırmaktadır. Onun kullanılması, Kur’an’ın geniş kapsamlı ifadelerine daha uygundur.

    c) Kur’an’da, “Rahman arşa istiva etti.” (Ta Ha, 5) mealindeki ifadeyle, Allah’ın arşı, rübubiyetin yegâne sultanı ve hükümranı olduğu gerçeği, yine Rahman ismi ile belirtilmiştir. Burada da Rahman isminin kullanılmasıyla, bütün kâinat çapında icra-yı faaliyet eden Allah’ın bütün fiillerinin kusursuz olduğuna işaret edilmiştir.

    d) “O müşriklere “Rahman’a secde edin!” denildiğinde: “Rahman da ne imiş! Bize emrediyorsun diye secde mi edeceğiz?” dediler ve bu davet onları imandan büsbütün uzaklaştırdı.” (Furkan, 25/60) mealindeki ayette ifade edildiği üzere, Rahman ismine karşı çıkan müşriklere cevap olarak, bu ayette “Rahman göklerin yaratıcısı” olduğuna vurgu yapılmıştır. (bk. İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri)

    Aslında denilebilir ki, müşriklerin bu itirazlarına karşı şamar gibi iki ayetle yüzlerine iki tokat vurulmuştur.

    Birincisi: “Rahman Kur’an’ı öğretti” (Rahman, 1) mealindeki ayettir.

    İkincisi: “Rahman’ın yaratmasında hiçbir düzensizlik göremezsin” (Mülk, 3) mealindeki ayettir. Furkan, Rahman ve Mülk surelerinin hepsinin Mekke’de nazil olması, bu itiraz ve cevapla ilgili hükmün doğruluğunu pekiştirmektedir.

    e) Burada Rahman isminin kullanılması, göklerin nimet cihetine de işaret etmek içindir. (bk. Beyzavî, ilgili ayetin tefsiri) Çünkü Rahman ismi, sonsuz merhametiyle kullarına madd-i manevi nimetler ihsan eden Rezzak manasına da gelir. Burada bu ismin kullanılması, sonsuz, rahmet, hikmet, kudret, hikmet gibi sıfatlara da işaret etmeye yöneliktir. Nitekim,

    - “Karanın ve denizin karanlıkları içinde size yıldızlardan yararlanıp yol bulma imkânı veren O’dur. Gerçekten bilmek, öğrenmek isteyen kimseler için âyetlerimizi açıkça bildirdik.” (Enam, 6/97)

    - “O’dur ki Güneş’i bir ışık yaptı. Ay’ı da bir nûr kılıp, ona birtakım konaklar tayin etti ki yılların sayısını ve vakitlerin hesabını bilesiniz. Allah, bunları boş yere değil, ancak hikmet uyarınca, sabit bir gerçek olarak yaratmıştır. Bilip anlayacak kimselere Allah âyetleri böylece açıklar.” (Yunus, 10/5)

    - “Kesin inanmak isteyenler için yeryüzünde birçok deliller vardır. Bizzat kendi varlıklarınızda da böyle deliller vardır. Hâlâ görmeyecek misiniz? Gökte de hem rızkınız (rızkınızın vesileleri), hem de size vâd olunan cennet vardır.” (Zariyat, 51/20-22)

    mealindeki ayetlerde de göklerin nimet cihetine vurgu yapılmıştır.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  4. 07.Temmuz.2013, 08:18
    2
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Yaratılıştan bahsedilen ayette, Halik ismi yerine Rahman isminin olması nedendir?
    Sorunun Detayı
    Mülk suresi 3. Ayette 'Rahman'ın yarattığında hiçbir düzensizlik göremezsin' buyuruluyor. Halbuki Allah'ın yaratma sıfatı Halıktır. Bunun yerine Rahman'ın yarattığında denmesinin hikmetleri nelerdir?


    Ayetteki ifadenin normal akışına göre, “Onların yaratılışında bir düzensizlik göremezsin” şeklinde olmalıydı. Yani, ayette “fi hinne=onlarda..” şeklinde zamirin kullanılmasının yeri olduğu halde, zamir yerine ism-i zahir olan Rahman kelimesi kullanılmıştır.

    Bununla işin büyüklüğüne, yaratıcının sonsuz ilim, kudret ve hikmet sahibi olduğuna vurgu yapılmıştır. (krş. Zemahşeri, Razi, Meraği, ilgili ayetin tefsir)

    Ayette, yaratma ile ilgili Halık ismi yerine, Rahman isminin kullanılmasının hikmetlerini şöyle açıklayabiliriz:

    a) Bu ayetin ilk muhatabı Hz. Peygamberdir. Hz. Peygambere Kur’an’ı öğretenin Rahman olduğu bildirilmiştir. (bk. Rahman suresi)

    Burada kâinat kitabının yaratıcısının da Rahman olduğuna işaret edilerek, iki kitap arasındaki ilişkiye dikkat çekilmiştir. Yani, kâinat kitabını kusursuz yaratan Rahman, Kur’an kitabını da kusursuz indirmiştir.

    b) Rahman ismi, Zat-ı Akdesin Allah lafza-i celalinden sonra ikinci bir ism-i hassıdır/ondan başkası için kullanılmayan, kullanılmaması gereken bir isimdir. Bu sebeple, Rahman ismi, bir çok isim ve sıfatla beraber Halık ismini de içinde barındırmaktadır. Onun kullanılması, Kur’an’ın geniş kapsamlı ifadelerine daha uygundur.

    c) Kur’an’da, “Rahman arşa istiva etti.” (Ta Ha, 5) mealindeki ifadeyle, Allah’ın arşı, rübubiyetin yegâne sultanı ve hükümranı olduğu gerçeği, yine Rahman ismi ile belirtilmiştir. Burada da Rahman isminin kullanılmasıyla, bütün kâinat çapında icra-yı faaliyet eden Allah’ın bütün fiillerinin kusursuz olduğuna işaret edilmiştir.

    d) “O müşriklere “Rahman’a secde edin!” denildiğinde: “Rahman da ne imiş! Bize emrediyorsun diye secde mi edeceğiz?” dediler ve bu davet onları imandan büsbütün uzaklaştırdı.” (Furkan, 25/60) mealindeki ayette ifade edildiği üzere, Rahman ismine karşı çıkan müşriklere cevap olarak, bu ayette “Rahman göklerin yaratıcısı” olduğuna vurgu yapılmıştır. (bk. İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri)

    Aslında denilebilir ki, müşriklerin bu itirazlarına karşı şamar gibi iki ayetle yüzlerine iki tokat vurulmuştur.

    Birincisi: “Rahman Kur’an’ı öğretti” (Rahman, 1) mealindeki ayettir.

    İkincisi: “Rahman’ın yaratmasında hiçbir düzensizlik göremezsin” (Mülk, 3) mealindeki ayettir. Furkan, Rahman ve Mülk surelerinin hepsinin Mekke’de nazil olması, bu itiraz ve cevapla ilgili hükmün doğruluğunu pekiştirmektedir.

    e) Burada Rahman isminin kullanılması, göklerin nimet cihetine de işaret etmek içindir. (bk. Beyzavî, ilgili ayetin tefsiri) Çünkü Rahman ismi, sonsuz merhametiyle kullarına madd-i manevi nimetler ihsan eden Rezzak manasına da gelir. Burada bu ismin kullanılması, sonsuz, rahmet, hikmet, kudret, hikmet gibi sıfatlara da işaret etmeye yöneliktir. Nitekim,

    - “Karanın ve denizin karanlıkları içinde size yıldızlardan yararlanıp yol bulma imkânı veren O’dur. Gerçekten bilmek, öğrenmek isteyen kimseler için âyetlerimizi açıkça bildirdik.” (Enam, 6/97)

    - “O’dur ki Güneş’i bir ışık yaptı. Ay’ı da bir nûr kılıp, ona birtakım konaklar tayin etti ki yılların sayısını ve vakitlerin hesabını bilesiniz. Allah, bunları boş yere değil, ancak hikmet uyarınca, sabit bir gerçek olarak yaratmıştır. Bilip anlayacak kimselere Allah âyetleri böylece açıklar.” (Yunus, 10/5)

    - “Kesin inanmak isteyenler için yeryüzünde birçok deliller vardır. Bizzat kendi varlıklarınızda da böyle deliller vardır. Hâlâ görmeyecek misiniz? Gökte de hem rızkınız (rızkınızın vesileleri), hem de size vâd olunan cennet vardır.” (Zariyat, 51/20-22)

    mealindeki ayetlerde de göklerin nimet cihetine vurgu yapılmıştır.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder