Konusunu Oylayın.: Kuran mahluk değilse, onun içindekiler de mi mahluk değildir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kuran mahluk değilse, onun içindekiler de mi mahluk değildir?
  1. 22.Haziran.2013, 14:07
    1
    Misafir

    Kuran mahluk değilse, onun içindekiler de mi mahluk değildir?






    Kuran mahluk değilse, onun içindekiler de mi mahluk değildir? Mumsema Kuran mahluk değilse, onun içindekiler de mi mahluk değildir?


  2. 22.Haziran.2013, 14:07
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 24.Haziran.2013, 18:00
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Kuran mahluk değilse, onun içindekiler de mi mahluk değildir?




    Soru:- Kuran mahluk değil ve yaratılmamış olduğunu yazmışsınız, Kuran yaratılmamışsa eğer kuranın içinde geçen kelimelerde yaratılmamıştır anlamına gelmez mi bu? Kuranda yeryüzündeki şeylerden bahsediyor, o zaman içinde geçen her şey dağ, taş, insan, cin, hayvanlar, gökler, yer vs. hepsi kuranda geçiyor. O zaman bunlarda mı yaratılmadı? Kelam sıfatı Allah’ın konuşma sıfatıysa eğer, konuştuğu kelimeleri, konuşarak var etmediğini nereden biliyoruz herhangi bir delil var mı kuranda buna dair? bunları neden soruyorum çünkü; Allah’ın kelimeleri yaratılmamışsa, kelimetullah olan Hz. İsa da yaratılmamıştır anlamı çıkabiliyor. Hz. İsa için de sözü yani kelimesi diyor. - Bir sorum daha var Allah kelam mıdır? Yoksa Allah’ın kelamımı var? çünkü Allah ın kelamı diyor ayette fakat Allah kelam’dır demiyor, ikisi arasında fark yok mu sizce? Allah’ın ruhu diyor mesela, fakat Allah ruhtur demiyor, mesela hıristiyanlıkta Allah kelamdır diyor, Kuranda ise böyle bir ibare yok, tam tersi Allah’ın kelamı diyor, iki cümle arasında bence büyük fark var, birisinde Allah’ın o şey olduğu izlenimi var, kurandakinde ise, Allah ın kelamının olduğu yani kelam sahibi olduğu izlenimi var, bir şeyin o şey olmasıyla, ona sahip olması sizce büyük fark içermiyor mu?

    CEVAB:
    Değerli kardeşimiz;

    Ehl-i sünnet alimlerinin ittifakıyla Kur’an mahluk değildir. Kur’an’ın yaratılmış olmaması, onun Allah’ın ezeli bir sıfatı olan kelamı olmasından ötürüdür. Yoksa, Kuran'ın yazıldığı kağıtlar, onun üzerine yazılan yazılar, ağzımıdan çıkan sesler elbette mahluktur.
    Bu açıdan Kur'an'a iki ayrı yönden bakmak gerekir:
    a. Kur’an'ın maddi ve mahluk olan yönü ki, şu anda elimizde mevcut olan Kur’anların kağıdı, mürekkebi, kabı, sesi, mahreci ve kılıfı gibi gözle görülüp, kulakla işitilen ve elle tutulan şeylerdir.
    b. Kur’an'ın manevi ve İlahi bir sıfat olan "Kelam" ile ilgili olan yönü. Bu yönüyle Kur’an mahluk değildir. Çünkü madem Allah mahluk değil ve ezelidir; elbette sıfatları dahi mahluk değildir. Sıfatlarından biri de "Kelam"sıfatıdır. Ve Kur’an'a biz “Kelamullah” demekteyiz.
    Kelamullah, yani Allah'ın kelamı, bir sıfat-ı ilahidir. Bu yönüyle Kur’an mahluk değildir. Bir sıfat-ı ilahidir ve Allah'ın bizden isteklerini anlamak için tecelli etmiş bir tenezzülat-ı ilahiyedir.
    Kur’an’ın Allah’ın kelamı olması hasebiyle yaratılmış bir kitap olmaması, içinde yer alan dağların, taşların, kavimlerin vs. de yaratılmamış olduğu anlamına gelmez. Nitekim, Allah’ın kudreti ezelidir. Fakat bu kudretin bir yansıması olan varlıkların da ezeli olduğu anlamına gelmez. Bilakis yaratıldıkları anlamına gelir.

    Bir ilke olarak şunu belirtelim ki, bütün her şey varlık sahnesine çıkmadan önce de Allah’ın ezeli ilminde vardı. Fakat onların Allah’ın ilminde birer ”ilmi malumat”olarak var olması, onların “harici vücut giymiş mahlukat” oldukları anlamına gelmez.

    Allah’ın diğer sıfatlarının mahiyetini bilmediğimiz gibi, kelamının mahiyetini de bilemeyiz. Kelamcıların “Kelam-ı nefsi” dedikleri bu sıfat üzerinde spekülasyon yapmak ilmi olmadığı gibi, mantıki de değildir.

    - Hz. İsa’nın Allah’ın kelimesi olması, onun babasız olarak, Allah’ın kudret kelimesinin bir yansıması ve Hz. Cebrail’in -Allah’ın izniyle- ona üflemesiyle yaratılmış olduğu anlamına gelir.

    Mesela; insanın kalbinde var olan bir mananın mahiyeti ile dile döküldükten sonraki lafzi varlığı arasında fark vardır. Hz. İsa’nın Allah’ın bir kelimesi olması, onun kudret kelimesinin bir tezahürü olarak kabul etmek gerekir. Kudret kelimesinin bütün tecellileri, bütün yansımaları, bütün tezahürleri yaratılmış varlıklar olarak ortaya çıkar. Hz. İsa da bundan istisna değildir. Kaldı ki, Hz. Adem’in hem anasız, hem babasız yaratılması, Allah’ın kudret kelimesinin harikalığını göstermesi bakımından çok daha ibret vericidir.

    Şu ayette bu gerçeğe işaret edilmiştir: “Allah yanında Îsâ’nın durumu, aynen Âdem’in durumu gibidir. Allah Âdem’i topraktan yaratıp “ol” dedi, o da derhal oluverdi.” (Ali İmran, 3/59)

    Allah Kelam değildir. Allah’ın kelamı vardır. Mesela, siz bilgi değilsiniz, ama sizin bilginiz vardır. Siz konuşma değilsiniz, ama sizin konuşmanız vardır. Siz söz değilsiniz, ama sizin sözleriniz vardır.

    Sizin son ifadeleriniz doğrudur. Ancak Allah’ın kelamın kendisi olduğuna dair İslam literatüründe bir düşünce yoktur.



    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






  4. 24.Haziran.2013, 18:00
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Soru:- Kuran mahluk değil ve yaratılmamış olduğunu yazmışsınız, Kuran yaratılmamışsa eğer kuranın içinde geçen kelimelerde yaratılmamıştır anlamına gelmez mi bu? Kuranda yeryüzündeki şeylerden bahsediyor, o zaman içinde geçen her şey dağ, taş, insan, cin, hayvanlar, gökler, yer vs. hepsi kuranda geçiyor. O zaman bunlarda mı yaratılmadı? Kelam sıfatı Allah’ın konuşma sıfatıysa eğer, konuştuğu kelimeleri, konuşarak var etmediğini nereden biliyoruz herhangi bir delil var mı kuranda buna dair? bunları neden soruyorum çünkü; Allah’ın kelimeleri yaratılmamışsa, kelimetullah olan Hz. İsa da yaratılmamıştır anlamı çıkabiliyor. Hz. İsa için de sözü yani kelimesi diyor. - Bir sorum daha var Allah kelam mıdır? Yoksa Allah’ın kelamımı var? çünkü Allah ın kelamı diyor ayette fakat Allah kelam’dır demiyor, ikisi arasında fark yok mu sizce? Allah’ın ruhu diyor mesela, fakat Allah ruhtur demiyor, mesela hıristiyanlıkta Allah kelamdır diyor, Kuranda ise böyle bir ibare yok, tam tersi Allah’ın kelamı diyor, iki cümle arasında bence büyük fark var, birisinde Allah’ın o şey olduğu izlenimi var, kurandakinde ise, Allah ın kelamının olduğu yani kelam sahibi olduğu izlenimi var, bir şeyin o şey olmasıyla, ona sahip olması sizce büyük fark içermiyor mu?

    CEVAB:
    Değerli kardeşimiz;

    Ehl-i sünnet alimlerinin ittifakıyla Kur’an mahluk değildir. Kur’an’ın yaratılmış olmaması, onun Allah’ın ezeli bir sıfatı olan kelamı olmasından ötürüdür. Yoksa, Kuran'ın yazıldığı kağıtlar, onun üzerine yazılan yazılar, ağzımıdan çıkan sesler elbette mahluktur.
    Bu açıdan Kur'an'a iki ayrı yönden bakmak gerekir:
    a. Kur’an'ın maddi ve mahluk olan yönü ki, şu anda elimizde mevcut olan Kur’anların kağıdı, mürekkebi, kabı, sesi, mahreci ve kılıfı gibi gözle görülüp, kulakla işitilen ve elle tutulan şeylerdir.
    b. Kur’an'ın manevi ve İlahi bir sıfat olan "Kelam" ile ilgili olan yönü. Bu yönüyle Kur’an mahluk değildir. Çünkü madem Allah mahluk değil ve ezelidir; elbette sıfatları dahi mahluk değildir. Sıfatlarından biri de "Kelam"sıfatıdır. Ve Kur’an'a biz “Kelamullah” demekteyiz.
    Kelamullah, yani Allah'ın kelamı, bir sıfat-ı ilahidir. Bu yönüyle Kur’an mahluk değildir. Bir sıfat-ı ilahidir ve Allah'ın bizden isteklerini anlamak için tecelli etmiş bir tenezzülat-ı ilahiyedir.
    Kur’an’ın Allah’ın kelamı olması hasebiyle yaratılmış bir kitap olmaması, içinde yer alan dağların, taşların, kavimlerin vs. de yaratılmamış olduğu anlamına gelmez. Nitekim, Allah’ın kudreti ezelidir. Fakat bu kudretin bir yansıması olan varlıkların da ezeli olduğu anlamına gelmez. Bilakis yaratıldıkları anlamına gelir.

    Bir ilke olarak şunu belirtelim ki, bütün her şey varlık sahnesine çıkmadan önce de Allah’ın ezeli ilminde vardı. Fakat onların Allah’ın ilminde birer ”ilmi malumat”olarak var olması, onların “harici vücut giymiş mahlukat” oldukları anlamına gelmez.

    Allah’ın diğer sıfatlarının mahiyetini bilmediğimiz gibi, kelamının mahiyetini de bilemeyiz. Kelamcıların “Kelam-ı nefsi” dedikleri bu sıfat üzerinde spekülasyon yapmak ilmi olmadığı gibi, mantıki de değildir.

    - Hz. İsa’nın Allah’ın kelimesi olması, onun babasız olarak, Allah’ın kudret kelimesinin bir yansıması ve Hz. Cebrail’in -Allah’ın izniyle- ona üflemesiyle yaratılmış olduğu anlamına gelir.

    Mesela; insanın kalbinde var olan bir mananın mahiyeti ile dile döküldükten sonraki lafzi varlığı arasında fark vardır. Hz. İsa’nın Allah’ın bir kelimesi olması, onun kudret kelimesinin bir tezahürü olarak kabul etmek gerekir. Kudret kelimesinin bütün tecellileri, bütün yansımaları, bütün tezahürleri yaratılmış varlıklar olarak ortaya çıkar. Hz. İsa da bundan istisna değildir. Kaldı ki, Hz. Adem’in hem anasız, hem babasız yaratılması, Allah’ın kudret kelimesinin harikalığını göstermesi bakımından çok daha ibret vericidir.

    Şu ayette bu gerçeğe işaret edilmiştir: “Allah yanında Îsâ’nın durumu, aynen Âdem’in durumu gibidir. Allah Âdem’i topraktan yaratıp “ol” dedi, o da derhal oluverdi.” (Ali İmran, 3/59)

    Allah Kelam değildir. Allah’ın kelamı vardır. Mesela, siz bilgi değilsiniz, ama sizin bilginiz vardır. Siz konuşma değilsiniz, ama sizin konuşmanız vardır. Siz söz değilsiniz, ama sizin sözleriniz vardır.

    Sizin son ifadeleriniz doğrudur. Ancak Allah’ın kelamın kendisi olduğuna dair İslam literatüründe bir düşünce yoktur.



    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet









+ Yorum Gönder