Konusunu Oylayın.: Temel islami konularla ilgili adaplar

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Temel islami konularla ilgili adaplar
  1. 21.Haziran.2013, 23:50
    1
    Misafir

    Temel islami konularla ilgili adaplar

  2. 24.Haziran.2013, 18:11
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Temel islami konularla ilgili adaplar




    Kainatın Efendisi olarak inandığımız Efendimize tabii, olmak onun izinden gitmek, emirlerini tatbik etmek, ona teslim olmak olgun bir Müslüman için erdemlilik derecesini gösterir.
    Nisa süresinde açık bir emir vardır; “Ey iman edenler, Allah’a itaat edin, ve Resül’üne de itaat edin.” Kur-an okumanın adabı, Cuma adabı, Orucun adabı, Bayramların adabı, Haccın adabı, kabir ziyaretleri, dargınları barıştırma, ana ve babaya itaat etmenin önemi, akrabalarla ilgilenmek(silah-i rahim), Misafirlere ikramda bulunmak, hasta ziyaretleri ile ilgili adaplar, çok nefis bir şekilde anlatılıyor. Günümüzde Müslümanlar konu edilen adaplara riayet etseler Dünya’nın en medeni toplum haline geliriz.
    Eserde karı koca arasındaki ilişkiler adaplar, kocanın hanımına karşı görevleri, kadının kocasına karşı görevleri beni çok etkiledi. Aile mutluluğunun temelleri bu İslami adapları yuygulamakta sağlamlaşır. Anne ve babaların çocuklara karşı görevleri, çocukların iyi yetişmesi ile ilgili temel adaplar bir bir sıralanıyor. Evlendikten sonra kadın kendisini kocasına teslim ettiği için, koca karısının yemesinden, içmesinden, giyinmesinden, sağlığından sorumludur. Müslümanların aile hayatını incelerken en çok istismar edilen mevzu ile ilgili gayet net açıklamalarda bulunuyor.
    Kadının vazifeleri ise, yıkanmayı terketmemek, kocasının evdeki ihtiyaçlarını yerine getirmek, kocasına karşı kirli pasaklı görünmemek, cinsel ilişkiyi tamamen terketme eğiliminde bulunmamak, izinsiz etrafta gezmemek. Saydığımız işlevleri yerine getirmeyen kadın, İslamın kadına yüklediği görevi yerine getirmiyor demektir. Kadınlık görevlerini kasıtlı yerine getirmeyen kadınlara karşı hafifçe dövmeye cevaz olsa bile, sabredip uslanmalarını beklemek daha eflaldır. Bu konuda şu hadis-i şerif ise bütün sorularımıza cevap veriyor. “Mecbur kalırsanız dövün, ancak en kötüleriniz döver ” buyurulmuştur. En kötüleriniz sabreder, nasihat yolu ile problemleri halleder demektir.
    Hasan Hulusi Hoca Efendi Çarşamba’da verdiği bir fetvayı kitaba aynen almış, rahmetli şöyle diyor; “Çok yaşlı annesine kendisinden başka bakacak kimse olmayan bir erkek evlenmek istediği kadınlar; "biz senin annene bakmayız” derlerse o erkek evlenmezse akıllı bir insan demektir. ” Kadın ve erkek hakları ile ilgili ayet ve hadislerin açıklamalarını büyük bir dikkatle okudum. Bazı bilgilerimin çok yalnış olduğunu anladım. İslam dininin aileye ne kadar çok önem verdiğinin, aile fertlerinin birbirlerine karşı nezaket ve saygı çerçevesinde davranışlarının esas olduğunu, çok açık bir şekilde olduğunu anlatıyor.
    Müsibete ve eziyete uğrayan Müslüman, “İNNA LİLLAHİ VE İNNA İLEYHİ RACIUN “ der. Bu bize Peygemberimiz tarafından söylememiz tavsiye edilmiştir. Başımıza gelen kötülükler bile Allah’tan gelmiştir. Başımıza gelen belalar, musibetler ve kötülükler karşısında sabır ve tevekkül içinde bütün varlığımızla Allah’a teslim olmamız gerekir. Evladı ve yakın akrabası ölen bir kişiye taziyede bulunmak dinimizin adaplarındandır. Taziye için gittiğimiz kimseye şöyle dememiz uygun olur; “Allah sana büyük ecirler ihsan etsin ve ölünü bağışlasın.”
    Can çekişen bir hasta Allah’ı zikretmekle meşguldür, bütün varlığı ile ölümü düşünmeye çalışır. Can çekişen hastanın yanında sessizce oturup Yasin süresi okunur. La ilahe illallah diye söylemesi telkin edilir, ama zorlanmaması lazımdır. Kitabın bu bölümünde, ölüm halinde olan bir hastanın yanında neler yapılması gerektiği anlatılıyor.
    Cenaze namazı ile ilgili adaplar geniş bir şekilde anlatılıyor. Kabir nasıl kazılır, komşular cenaze sahibine karşı hangi adapları yerine getirmesi gerekir.
    EMRİ Bİ-L MA’RUF NEYHİ AN-İL MÜNKER’İN ADABI:
    Şeriatın emirleri ve yasakları halka bildirmek. Sözü edilen konuyu çok sade ve anlaşılır bir şekilde anlatıyor.
    Mecma’ul adab adlı bu kıymetli eserin son bölümünde, tırnak kesmenin, tuvalete girmenin, çocuk emzirmenin, çocuğa ad koymanın, ulu emre itaat etmenin, selam vermenin, borç vermenin, konuşmanın, başkasını evine girmenin adapları anlatılıyor. Okuyucu öğrendiği çok önemli adapları okudukça kitaba kendini tamamen kaptıracağı kanaatine vardım. Çünkü ben aynı haleti ruhiye içinde oldum. Son olarak şeriatla, adapla ilgili soruları cevaplandırıyor. Bunlardan birini örnek olarak yazalım; “soru: Müslümanların aleyhine konuşmak haramdır. Acaba gayrimüslimlerin aleyhine konuşmak da haram mıdır? Cevap: Haramdır.” Hasan Hulusi Hoca Efendi kitabı şu şekilde tamamlıyor. VE SELAMÜN ALELMÜRSELİN. VELHAMDÜ LİLLAHİ RABBİL ÂLEMİN.
    alıntı



  3. 24.Haziran.2013, 18:11
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Kainatın Efendisi olarak inandığımız Efendimize tabii, olmak onun izinden gitmek, emirlerini tatbik etmek, ona teslim olmak olgun bir Müslüman için erdemlilik derecesini gösterir.
    Nisa süresinde açık bir emir vardır; “Ey iman edenler, Allah’a itaat edin, ve Resül’üne de itaat edin.” Kur-an okumanın adabı, Cuma adabı, Orucun adabı, Bayramların adabı, Haccın adabı, kabir ziyaretleri, dargınları barıştırma, ana ve babaya itaat etmenin önemi, akrabalarla ilgilenmek(silah-i rahim), Misafirlere ikramda bulunmak, hasta ziyaretleri ile ilgili adaplar, çok nefis bir şekilde anlatılıyor. Günümüzde Müslümanlar konu edilen adaplara riayet etseler Dünya’nın en medeni toplum haline geliriz.
    Eserde karı koca arasındaki ilişkiler adaplar, kocanın hanımına karşı görevleri, kadının kocasına karşı görevleri beni çok etkiledi. Aile mutluluğunun temelleri bu İslami adapları yuygulamakta sağlamlaşır. Anne ve babaların çocuklara karşı görevleri, çocukların iyi yetişmesi ile ilgili temel adaplar bir bir sıralanıyor. Evlendikten sonra kadın kendisini kocasına teslim ettiği için, koca karısının yemesinden, içmesinden, giyinmesinden, sağlığından sorumludur. Müslümanların aile hayatını incelerken en çok istismar edilen mevzu ile ilgili gayet net açıklamalarda bulunuyor.
    Kadının vazifeleri ise, yıkanmayı terketmemek, kocasının evdeki ihtiyaçlarını yerine getirmek, kocasına karşı kirli pasaklı görünmemek, cinsel ilişkiyi tamamen terketme eğiliminde bulunmamak, izinsiz etrafta gezmemek. Saydığımız işlevleri yerine getirmeyen kadın, İslamın kadına yüklediği görevi yerine getirmiyor demektir. Kadınlık görevlerini kasıtlı yerine getirmeyen kadınlara karşı hafifçe dövmeye cevaz olsa bile, sabredip uslanmalarını beklemek daha eflaldır. Bu konuda şu hadis-i şerif ise bütün sorularımıza cevap veriyor. “Mecbur kalırsanız dövün, ancak en kötüleriniz döver ” buyurulmuştur. En kötüleriniz sabreder, nasihat yolu ile problemleri halleder demektir.
    Hasan Hulusi Hoca Efendi Çarşamba’da verdiği bir fetvayı kitaba aynen almış, rahmetli şöyle diyor; “Çok yaşlı annesine kendisinden başka bakacak kimse olmayan bir erkek evlenmek istediği kadınlar; "biz senin annene bakmayız” derlerse o erkek evlenmezse akıllı bir insan demektir. ” Kadın ve erkek hakları ile ilgili ayet ve hadislerin açıklamalarını büyük bir dikkatle okudum. Bazı bilgilerimin çok yalnış olduğunu anladım. İslam dininin aileye ne kadar çok önem verdiğinin, aile fertlerinin birbirlerine karşı nezaket ve saygı çerçevesinde davranışlarının esas olduğunu, çok açık bir şekilde olduğunu anlatıyor.
    Müsibete ve eziyete uğrayan Müslüman, “İNNA LİLLAHİ VE İNNA İLEYHİ RACIUN “ der. Bu bize Peygemberimiz tarafından söylememiz tavsiye edilmiştir. Başımıza gelen kötülükler bile Allah’tan gelmiştir. Başımıza gelen belalar, musibetler ve kötülükler karşısında sabır ve tevekkül içinde bütün varlığımızla Allah’a teslim olmamız gerekir. Evladı ve yakın akrabası ölen bir kişiye taziyede bulunmak dinimizin adaplarındandır. Taziye için gittiğimiz kimseye şöyle dememiz uygun olur; “Allah sana büyük ecirler ihsan etsin ve ölünü bağışlasın.”
    Can çekişen bir hasta Allah’ı zikretmekle meşguldür, bütün varlığı ile ölümü düşünmeye çalışır. Can çekişen hastanın yanında sessizce oturup Yasin süresi okunur. La ilahe illallah diye söylemesi telkin edilir, ama zorlanmaması lazımdır. Kitabın bu bölümünde, ölüm halinde olan bir hastanın yanında neler yapılması gerektiği anlatılıyor.
    Cenaze namazı ile ilgili adaplar geniş bir şekilde anlatılıyor. Kabir nasıl kazılır, komşular cenaze sahibine karşı hangi adapları yerine getirmesi gerekir.
    EMRİ Bİ-L MA’RUF NEYHİ AN-İL MÜNKER’İN ADABI:
    Şeriatın emirleri ve yasakları halka bildirmek. Sözü edilen konuyu çok sade ve anlaşılır bir şekilde anlatıyor.
    Mecma’ul adab adlı bu kıymetli eserin son bölümünde, tırnak kesmenin, tuvalete girmenin, çocuk emzirmenin, çocuğa ad koymanın, ulu emre itaat etmenin, selam vermenin, borç vermenin, konuşmanın, başkasını evine girmenin adapları anlatılıyor. Okuyucu öğrendiği çok önemli adapları okudukça kitaba kendini tamamen kaptıracağı kanaatine vardım. Çünkü ben aynı haleti ruhiye içinde oldum. Son olarak şeriatla, adapla ilgili soruları cevaplandırıyor. Bunlardan birini örnek olarak yazalım; “soru: Müslümanların aleyhine konuşmak haramdır. Acaba gayrimüslimlerin aleyhine konuşmak da haram mıdır? Cevap: Haramdır.” Hasan Hulusi Hoca Efendi kitabı şu şekilde tamamlıyor. VE SELAMÜN ALELMÜRSELİN. VELHAMDÜ LİLLAHİ RABBİL ÂLEMİN.
    alıntı






+ Yorum Gönder