Konusunu Oylayın.: Haram lokma ile ilgili hutbe

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Haram lokma ile ilgili hutbe
  1. 13.Haziran.2013, 15:27
    1
    Misafir

    Haram lokma ile ilgili hutbe






    Haram lokma ile ilgili hutbe Mumsema haram lokma ile ilgili hutbe


  2. 13.Haziran.2013, 15:27
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 20.Haziran.2013, 02:16
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Haram lokma ile ilgili hutbe




    Haram Lokma hakkında hutbe
    HELAL GIDA- HELAL LOKMA

    Muhterem Müminler!

    Her alanda en güzel örnek olan Resûl-i Ekrem Efendimiz, şöyle bir örnek vererek helal-haram konusuna dikkatlerimizi çekmektedir:
    “Bir kimse uzun bir sefere çıkar. Saç­ları dağılmış, toza toprağa bulanmış bir hâldedir. Ellerini semâya kaldırarak: Yâ Rabbî, Yâ Rabbî! diyerek duâ eder. Hâlbuki yediği haram, içtiği haram, giydiği haramdır. Böyle birinin duası nasıl kabul edilir?”[1]

    Helal-haram duyarlılığı; Allah’ın çizdiği sınırları aşmamayı, her işimizde Rabbimizin rızasına uygun davranmayı gerektirir. Yediklerimiz ve içtiklerimizin helal olmasına dikkat etmek de bu hassasiyetin bir parçasıdır.
    Dinimizce haram kılınan yiyecek ve içecekler arasında; İslamî usullere uygun kesilmemiş hayvan etleri, leş, akıcı kan, domuz ürünleri, Allah’tan başkası adına kesilmiş hayvanlar, alkollü içkiler, pis ve sağlığa zararlı olan maddeler bulunmaktadır. Bunların yanında, hırsızlık, gasp, faiz ve kumar gibi dinen gayri meşru sayılan işlerden elde edilenler de haram kapsamındadır. Ayrıca, yenmesi haram olan şeylerin kazancı da haramdır. Efendimiz(s.a.s)’in ifadesiyle, “Allah bir millete bir şeyin yenmesini haram kıldı mı, onun parasını da haram etmiş demektir.”[2]




    Aziz Kardeşlerim!

    Müslümanların kendi gıdalarını, Yüce Allah’ın koyduğu helal sınırları içinde üretme ve tüketme, ticaretlerini de yine helal sınırlarına göre yapma sorumlulukları bulunmaktadır. Allah’ın koyduğu sınırlara riayet, bir taraftan da, Allah’ın helal kıldığı nimetleri helal bilmeyi, şahsi arzulara dayanarak bunlara haram dememeyi gerektirir. Unutmamak gerekir ki, şüpheli şeylerden uzaklaşayım derken, nimetler hakkında bilgisizce hüküm vermeyi dinimiz asla onaylamaz.

    Nitekim yüce Rabbimiz: “Ey iman edenler! Allah’ın size helal kıldığı iyi ve temiz nimetleri kendiniz haram etmeyin ve Allah’ın koyduğu sınırları aşmayın. Çünkü Allah haddi aşanları sevmez. Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden helal, iyi ve temiz olarak yiyin ve kendisine inanmakta olduğunuz Allah’a karşı gelmekten sakının”[3] buyurmak suretiyle bu hususa işaret etmiştir.

    Değerli Müslümanlar!

    Geliniz her işte olduğu gibi, helal gıda konusundaki gayretlerimizi de, Allah’ın rızasını gözeterek ve samimiyet içerisinde yürütelim. Yeme ve içmeyi, hayatımızın gayesi değil, hakiki kulluğun bir vesilesi haline getirelim. Helal konusunun aynı zamanda bir ahlak konusu olduğunu da unutmayalım.

    Hz Mevlana’nın şu sözlerine kulak verelim; “İlim de hikmet de helal lokmadan doğar; aşk da, merhamet de helal lokmayla meydana gelir. Bir lokma, haset ve hileyi netice verirse, cehalete ve gaflete sebep olursa, bilelim ki, o lokma haramdır. Hiç buğday ekilip de arpa hasat edildiğini gördünüz mü?”
    Mevlâmız bizlere, bu uyarılardan ders almayı, haramlardan uzak durup helal lokmanın tadına varmayı nasip eylesin.




    Hazırlayan: Dr. Bilal ESEN - DİYK Uzmanı
    Redaksiyon: İl. Müf. Hutbe Komisyonu


    [1] Müslim, “Zekat”, 65.

    [2] Ebu Dâvud, “Büyû”, 66.

    [3] Maide 5/ 87-88.


  4. 20.Haziran.2013, 02:16
    2
    Moderatör



    Haram Lokma hakkında hutbe
    HELAL GIDA- HELAL LOKMA

    Muhterem Müminler!

    Her alanda en güzel örnek olan Resûl-i Ekrem Efendimiz, şöyle bir örnek vererek helal-haram konusuna dikkatlerimizi çekmektedir:
    “Bir kimse uzun bir sefere çıkar. Saç­ları dağılmış, toza toprağa bulanmış bir hâldedir. Ellerini semâya kaldırarak: Yâ Rabbî, Yâ Rabbî! diyerek duâ eder. Hâlbuki yediği haram, içtiği haram, giydiği haramdır. Böyle birinin duası nasıl kabul edilir?”[1]

    Helal-haram duyarlılığı; Allah’ın çizdiği sınırları aşmamayı, her işimizde Rabbimizin rızasına uygun davranmayı gerektirir. Yediklerimiz ve içtiklerimizin helal olmasına dikkat etmek de bu hassasiyetin bir parçasıdır.
    Dinimizce haram kılınan yiyecek ve içecekler arasında; İslamî usullere uygun kesilmemiş hayvan etleri, leş, akıcı kan, domuz ürünleri, Allah’tan başkası adına kesilmiş hayvanlar, alkollü içkiler, pis ve sağlığa zararlı olan maddeler bulunmaktadır. Bunların yanında, hırsızlık, gasp, faiz ve kumar gibi dinen gayri meşru sayılan işlerden elde edilenler de haram kapsamındadır. Ayrıca, yenmesi haram olan şeylerin kazancı da haramdır. Efendimiz(s.a.s)’in ifadesiyle, “Allah bir millete bir şeyin yenmesini haram kıldı mı, onun parasını da haram etmiş demektir.”[2]




    Aziz Kardeşlerim!

    Müslümanların kendi gıdalarını, Yüce Allah’ın koyduğu helal sınırları içinde üretme ve tüketme, ticaretlerini de yine helal sınırlarına göre yapma sorumlulukları bulunmaktadır. Allah’ın koyduğu sınırlara riayet, bir taraftan da, Allah’ın helal kıldığı nimetleri helal bilmeyi, şahsi arzulara dayanarak bunlara haram dememeyi gerektirir. Unutmamak gerekir ki, şüpheli şeylerden uzaklaşayım derken, nimetler hakkında bilgisizce hüküm vermeyi dinimiz asla onaylamaz.

    Nitekim yüce Rabbimiz: “Ey iman edenler! Allah’ın size helal kıldığı iyi ve temiz nimetleri kendiniz haram etmeyin ve Allah’ın koyduğu sınırları aşmayın. Çünkü Allah haddi aşanları sevmez. Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden helal, iyi ve temiz olarak yiyin ve kendisine inanmakta olduğunuz Allah’a karşı gelmekten sakının”[3] buyurmak suretiyle bu hususa işaret etmiştir.

    Değerli Müslümanlar!

    Geliniz her işte olduğu gibi, helal gıda konusundaki gayretlerimizi de, Allah’ın rızasını gözeterek ve samimiyet içerisinde yürütelim. Yeme ve içmeyi, hayatımızın gayesi değil, hakiki kulluğun bir vesilesi haline getirelim. Helal konusunun aynı zamanda bir ahlak konusu olduğunu da unutmayalım.

    Hz Mevlana’nın şu sözlerine kulak verelim; “İlim de hikmet de helal lokmadan doğar; aşk da, merhamet de helal lokmayla meydana gelir. Bir lokma, haset ve hileyi netice verirse, cehalete ve gaflete sebep olursa, bilelim ki, o lokma haramdır. Hiç buğday ekilip de arpa hasat edildiğini gördünüz mü?”
    Mevlâmız bizlere, bu uyarılardan ders almayı, haramlardan uzak durup helal lokmanın tadına varmayı nasip eylesin.




    Hazırlayan: Dr. Bilal ESEN - DİYK Uzmanı
    Redaksiyon: İl. Müf. Hutbe Komisyonu


    [1] Müslim, “Zekat”, 65.

    [2] Ebu Dâvud, “Büyû”, 66.

    [3] Maide 5/ 87-88.





+ Yorum Gönder