Konusunu Oylayın.: Helal kazanç yolları hangileridir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Helal kazanç yolları hangileridir?
  1. 13.Haziran.2013, 13:35
    1
    Misafir

    Helal kazanç yolları hangileridir?






    Helal kazanç yolları hangileridir? Mumsema Helal kazanç yolları hangileridir?


  2. 13.Haziran.2013, 13:35
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 20.Haziran.2013, 02:19
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Helal kazanç yolları hangileridir?




    HELAL KAZANÇ YOLLARI

    Meşru yollardan elde edilmiş her gelir helal kazançtır.
    •İnsanlar, yaşamak için çalışmak ve kazanmak zorundadır. Çalışarak kazanmak, hem ahlaki hem de insani bir görevdir. Çalışmadan geçinenler, mutlaka birlerinin sırtından geçiniyordur. Ya babası, ya oğlu yada devlet vs.
    •İnsanların önemli bir kısmı, çalışma konusunda tembel, kazanma ve sahip olma konusunda ise hırslıdırlar. İşverenler, çok çalıştırıp az para verme, işçiler ise az çalışıp çok para alma gayreti içinde görünüyorlar. Bu durum ise çalışma barışını bozmakta ve gayr-i meşru yollara kapı aralamaktadır.
    •Allah Teala, mü’min kullarına seslenerek şöyle buyurmaktadır:

    “Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollardan yemeyin, sadece karşılıklı rızaya dayalı bir ticaretle yiyin.” (Nisa,29) Peygamberimiz (s.a.v) de “Kişi alın teri ile kazandığından daha temiz bir şey yememiştir.” (Buhari,Büyu,15) buyurarak emeğin yüceliğine ve temizliğine dikkat çekmiştir.

    Çalışmadan, yorulmadan para kazanmak isteyenlerin ilk baş vurduğu yol faizcilik ve tefeciliktir. Repo faiz, ve tefeciliktik üretmeden tüketme, milli sermayeden harcama ve gelecek nesillerin rızkını yeme açgözlülüğüdür. Faizcilik ve tefecilik yüzünden nice işyerleri kapanmış, ocaklar sönmüş ve bazıları bu yüzden intihar ederek hayatından bile olmuşlardır. Ülkemizde ve dünyada yedi yılda bir karşılaştığımız ekonomik krizlerin temelinde de bu vardır.

    İman ve vicdan sahibi bir tüccar daima az fakat helal kazancı çok fakat haram kazanca tercih eder. O, helal kazanca Allah’ın bereket kattığına inanır ve haram kazancın her halükarda bir musibete yol açacağını bilir. İmansız ve vicdansız bir tüccar ise, “Haram-helal ver Allah’ım asi kulun yer Allah’ım” diyerek eline geçirdiğini kasasına doldurur. Vicdansız tüccarın sermayesinde mazlumların alın teri, gözyaşı ve yürekler yakan ahı vardır.

    Allah’a ve ahiret gününe iman eden, ahirette hesap vereceğini bilen kimse kazançta helal yolu tercih etmelidir. İnsanlar onur ve şerefleri ile yaşarsalar benlikleri ve yaşamları değer kazanır. Şerefsiz bir insan için yerin altı üstünden daha hayıtlıdır. Hayatın her evresine değer kazandıran şeref, para ile satın alınamaz. Sıradan kimseleri adam eden ve yücelten şeref, tutarlı bir hayatla, helal kazançla, dürüstlükle, insaf ve vicdanla elde edilir.

    Helal Kazanç Yolları

    1-Üretim: Ürünü satar para kazanır, yada başka ürünle takas eder

    2-Hizmet: Sözleşmeli olarak bir sektörde çalışır,

    3-Mira yoluyla intikal eder.

    4-Hediye: Bir dostun hediyesi yada vasiyet.

    5-Bulunan mal. Malı bulan, sahibini bulamadıysa ve de çok fakirse harcayabilir.

    6-Avlanma

    7-Kocanın hanımına verdiği mehir yada nafaka

    8-Fakirin kabul ettiği zekat fitre ve sadaka

    9-Bir mülkün menfaati karşılığı kazanılanlar. Kira gibi

    10-Ödül,

    11-Ganimet

    12-Diyet
    •Bir gün Peygamberimize bir adam geliyor ve yardım talep ediyor. Peygamberimiz adama, “Evinde hiçbir şey yok mu?” diye soruyor. Adam, “Sadece bir kilim var.” diyor. Peygamberimiz adama, “Git o kilimi sat, onunla bir ip al, dağdan odun topla, sat ve geçimini kendin sağlamaya çalış.” Adam kilimi bir dirheme satıyor. Onunla bir ip alıyor. Dağdan odun getiriyor, onu da iki dirheme satıyor. Bir dirhemi ile sattığı kilimi geri satın alıyor, bir dirhemi ile de evine yiyecek bir şeyler götürüyor.
    •Yine bir gün Peygamberimiz Sa’d bin Muaz ile karşılaşıyor ve tokalaşıyor. Bakıyor eli nasıllı. “Ne oldu böyle elerine? diye soruyor Allah Resulü. Hurma bahçemde çalıştım da ondan diyor Sad. Peygamberimiz Sad’ın elini öpüyor, “İşte bu eller, Allah’ın sevdiği ellerdir” buyuruyor. Peygamberimiz öyle pek el öptüren ve öpen biri değildir. Burada emeğe verdiği önem ve duyduğu saygıyı anlatmak için bu yapmıştır Allahu alem.

    Bedeninde yada üzerinde haram bulunan kimsenin ibadeti yararsızdır. Dünya işleri karmaşık, kazancı bereketsiz, yaşamı mutsuzdur. Ahirette ise hesabı çetindir.

    Az da olsa helal ve temiz olanı yiyen ve kullananlar mutlu olabilirler ve mutluluğu hak edebilirler.

    Şair şöyle der:

    Kim ki kazanmaz bu dünyada ekmek parası

    Dostunun yüz karası düşmanın maskarası.

    (Ahilikte pabucun dama atılması olayı, zaman kalırsa

    (Mukadder Arif YÜKSEL/Bayat Müftüsü)


  4. 20.Haziran.2013, 02:19
    2
    Moderatör



    HELAL KAZANÇ YOLLARI

    Meşru yollardan elde edilmiş her gelir helal kazançtır.
    •İnsanlar, yaşamak için çalışmak ve kazanmak zorundadır. Çalışarak kazanmak, hem ahlaki hem de insani bir görevdir. Çalışmadan geçinenler, mutlaka birlerinin sırtından geçiniyordur. Ya babası, ya oğlu yada devlet vs.
    •İnsanların önemli bir kısmı, çalışma konusunda tembel, kazanma ve sahip olma konusunda ise hırslıdırlar. İşverenler, çok çalıştırıp az para verme, işçiler ise az çalışıp çok para alma gayreti içinde görünüyorlar. Bu durum ise çalışma barışını bozmakta ve gayr-i meşru yollara kapı aralamaktadır.
    •Allah Teala, mü’min kullarına seslenerek şöyle buyurmaktadır:

    “Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollardan yemeyin, sadece karşılıklı rızaya dayalı bir ticaretle yiyin.” (Nisa,29) Peygamberimiz (s.a.v) de “Kişi alın teri ile kazandığından daha temiz bir şey yememiştir.” (Buhari,Büyu,15) buyurarak emeğin yüceliğine ve temizliğine dikkat çekmiştir.

    Çalışmadan, yorulmadan para kazanmak isteyenlerin ilk baş vurduğu yol faizcilik ve tefeciliktir. Repo faiz, ve tefeciliktik üretmeden tüketme, milli sermayeden harcama ve gelecek nesillerin rızkını yeme açgözlülüğüdür. Faizcilik ve tefecilik yüzünden nice işyerleri kapanmış, ocaklar sönmüş ve bazıları bu yüzden intihar ederek hayatından bile olmuşlardır. Ülkemizde ve dünyada yedi yılda bir karşılaştığımız ekonomik krizlerin temelinde de bu vardır.

    İman ve vicdan sahibi bir tüccar daima az fakat helal kazancı çok fakat haram kazanca tercih eder. O, helal kazanca Allah’ın bereket kattığına inanır ve haram kazancın her halükarda bir musibete yol açacağını bilir. İmansız ve vicdansız bir tüccar ise, “Haram-helal ver Allah’ım asi kulun yer Allah’ım” diyerek eline geçirdiğini kasasına doldurur. Vicdansız tüccarın sermayesinde mazlumların alın teri, gözyaşı ve yürekler yakan ahı vardır.

    Allah’a ve ahiret gününe iman eden, ahirette hesap vereceğini bilen kimse kazançta helal yolu tercih etmelidir. İnsanlar onur ve şerefleri ile yaşarsalar benlikleri ve yaşamları değer kazanır. Şerefsiz bir insan için yerin altı üstünden daha hayıtlıdır. Hayatın her evresine değer kazandıran şeref, para ile satın alınamaz. Sıradan kimseleri adam eden ve yücelten şeref, tutarlı bir hayatla, helal kazançla, dürüstlükle, insaf ve vicdanla elde edilir.

    Helal Kazanç Yolları

    1-Üretim: Ürünü satar para kazanır, yada başka ürünle takas eder

    2-Hizmet: Sözleşmeli olarak bir sektörde çalışır,

    3-Mira yoluyla intikal eder.

    4-Hediye: Bir dostun hediyesi yada vasiyet.

    5-Bulunan mal. Malı bulan, sahibini bulamadıysa ve de çok fakirse harcayabilir.

    6-Avlanma

    7-Kocanın hanımına verdiği mehir yada nafaka

    8-Fakirin kabul ettiği zekat fitre ve sadaka

    9-Bir mülkün menfaati karşılığı kazanılanlar. Kira gibi

    10-Ödül,

    11-Ganimet

    12-Diyet
    •Bir gün Peygamberimize bir adam geliyor ve yardım talep ediyor. Peygamberimiz adama, “Evinde hiçbir şey yok mu?” diye soruyor. Adam, “Sadece bir kilim var.” diyor. Peygamberimiz adama, “Git o kilimi sat, onunla bir ip al, dağdan odun topla, sat ve geçimini kendin sağlamaya çalış.” Adam kilimi bir dirheme satıyor. Onunla bir ip alıyor. Dağdan odun getiriyor, onu da iki dirheme satıyor. Bir dirhemi ile sattığı kilimi geri satın alıyor, bir dirhemi ile de evine yiyecek bir şeyler götürüyor.
    •Yine bir gün Peygamberimiz Sa’d bin Muaz ile karşılaşıyor ve tokalaşıyor. Bakıyor eli nasıllı. “Ne oldu böyle elerine? diye soruyor Allah Resulü. Hurma bahçemde çalıştım da ondan diyor Sad. Peygamberimiz Sad’ın elini öpüyor, “İşte bu eller, Allah’ın sevdiği ellerdir” buyuruyor. Peygamberimiz öyle pek el öptüren ve öpen biri değildir. Burada emeğe verdiği önem ve duyduğu saygıyı anlatmak için bu yapmıştır Allahu alem.

    Bedeninde yada üzerinde haram bulunan kimsenin ibadeti yararsızdır. Dünya işleri karmaşık, kazancı bereketsiz, yaşamı mutsuzdur. Ahirette ise hesabı çetindir.

    Az da olsa helal ve temiz olanı yiyen ve kullananlar mutlu olabilirler ve mutluluğu hak edebilirler.

    Şair şöyle der:

    Kim ki kazanmaz bu dünyada ekmek parası

    Dostunun yüz karası düşmanın maskarası.

    (Ahilikte pabucun dama atılması olayı, zaman kalırsa

    (Mukadder Arif YÜKSEL/Bayat Müftüsü)





+ Yorum Gönder