Konusunu Oylayın.: İslamda Sağlığın Korunması İle İlgili Hutbe Cuma Hutbesi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
İslamda Sağlığın Korunması İle İlgili Hutbe Cuma Hutbesi
  1. 10.Haziran.2013, 02:15
    1
    Misafir

    İslamda Sağlığın Korunması İle İlgili Hutbe Cuma Hutbesi






    İslamda Sağlığın Korunması İle İlgili Hutbe Cuma Hutbesi Mumsema İslamda Sağlığın Korunması İle İlgili Hutbe Cuma Hutbesi


  2. 10.Haziran.2013, 02:15
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 03.Ağustos.2013, 06:48
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: İslamda Sağlığın Korunması İle İlgili Hutbe Cuma Hutbesi




    Muhterem Müslümanlar!
    Hayat, Allah ın insanlara verdiği en önemli nimetler­den biridir. Sağlık ve afiyet içerisinde yaşanılan hayatın değerini ve bizler için ifade ettiği önemi ise kelimelerle ifade etmek gerçekten zordur. Allah Rasulü’nün ifadesiyle elde iken kıymeti bilinmeyen iki nimetten birisi sağlık, diğeri de boş vakittir. Hz Peygamber (s.a.s), bir yandan "İman dı­şında hiç kimseye sağlıktan daha hayırlı bir nimet verilme­miştir”ifadeleriyle sağlığın nimet oluşuna vurgu yaparken diğer yandan da: "Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce sağlığının, meşguliyetten önce boş vaktinin, ihtiyarlıktan önce gençliğinin, fakirlik­ten önce de zenginliğinin kıymetini bil." sözleri ile bu nimetin heder edilmemesine dikkat çekmektedir.
    Muhterem Mü minler!

    İslâm insan sağlığını, korunması gereken önemli bir değer olarak görür ve ona zarar verecek şeyleri de yasaklar. İnsan, hem ruh sağlığının hem de beden sağlığının korunmasında çok dikkatli olmalıdır. Günümüzdeki teknik buluşlar, sanayileşme, şehirleşme, büyük kalabalıklarla bir arada yaşamanın getirdiği sıkıntılar, insan sağlığını tehdit etmekte, birtakım hastalıklara da davetiye çıkarmaktadır.
    Sağlığın korunmasında hastalıklara karşı tedbir almak sonra da tedavi olmak gerekir. Sevgili Peygamberimiz: "Bir yerde veba hastalığı olduğunu işitirseniz ora­ya girmeyiniz, bulunduğunuz yerde bir hastalık meydana çıkarsa oradan da çıkmayınız.”buyurmuştur.
    Hayat mücadelesinde başarılı olmak için sağlıklı olmak gerekir. Sevgili Peygam­berimiz (s.a.s): "Kuvvetli ve sağlıklı mü min, zayıf müminden daha hayırlı ve Allah yanında da daha sevimlidir"buyurmuşlardır. Allah’ın hayırlı ve sevimli kullarından olabilmemiz için sağlığımıza dikkat etmeli ve onu iyi korumalı; “Sonra o gün, kıyamet gününde nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz”ayeti fehvasınca, bir nimet olarak sağlıklı oluş nimeti ile ilgili olarak sorgulanacağımızı asla aklımızdan çıkarmamalıyız. Bu ve benzeri prensipler, bugün ko­ruyucu hekimlik açısından da önem arz etmektedir. İçki, esrar, afyon, eroin ve kokain gibi zararlı maddelerin, insanın ruh ve beden sağlığını korumak için dinimizce haram kılınmış olması; temizliğin imandan sayılması, ibadetle­rin yerine getirilmesinde abdest, gerekiyorsa boy abdesti alınmasının gerekliliği de, hijyen-sağlık ilişkisi bağlamında, dinimizin sağlığa verdiği önemin göstergesidir.

    Muhterem Mü’minler!

    Sağlığı korumak için alınan bütün tedbirlere rağmen yi­ne de hastalık gelirse, bu defa kişiye düşen te­davi olmaktır. Hastalıklara karşı tedavi olmak dinimi­zin gereğidir. Bir yandan "...Kendi ellerinizle kendinizi teh­likeye atmayın, her türlü hareketinizde dürüst davra­nın, çünkü Allah dürüstleri sever”mealindeki Kur’an ayeti diğer yandan Allah Rasulü (s.a.s)’in " Ey Allah ın kulları, tedavi olunuz, zira Allah, ihtiyarlıktan başka dermansız bir dert vermemiştir" sözleri hastalık­lara karşı tedbirli olmanın gerekli oluşuna işaret etmektedir.


  4. 03.Ağustos.2013, 06:48
    2
    Editör



    Muhterem Müslümanlar!
    Hayat, Allah ın insanlara verdiği en önemli nimetler­den biridir. Sağlık ve afiyet içerisinde yaşanılan hayatın değerini ve bizler için ifade ettiği önemi ise kelimelerle ifade etmek gerçekten zordur. Allah Rasulü’nün ifadesiyle elde iken kıymeti bilinmeyen iki nimetten birisi sağlık, diğeri de boş vakittir. Hz Peygamber (s.a.s), bir yandan "İman dı­şında hiç kimseye sağlıktan daha hayırlı bir nimet verilme­miştir”ifadeleriyle sağlığın nimet oluşuna vurgu yaparken diğer yandan da: "Ölümden önce hayatının, hastalıktan önce sağlığının, meşguliyetten önce boş vaktinin, ihtiyarlıktan önce gençliğinin, fakirlik­ten önce de zenginliğinin kıymetini bil." sözleri ile bu nimetin heder edilmemesine dikkat çekmektedir.
    Muhterem Mü minler!

    İslâm insan sağlığını, korunması gereken önemli bir değer olarak görür ve ona zarar verecek şeyleri de yasaklar. İnsan, hem ruh sağlığının hem de beden sağlığının korunmasında çok dikkatli olmalıdır. Günümüzdeki teknik buluşlar, sanayileşme, şehirleşme, büyük kalabalıklarla bir arada yaşamanın getirdiği sıkıntılar, insan sağlığını tehdit etmekte, birtakım hastalıklara da davetiye çıkarmaktadır.
    Sağlığın korunmasında hastalıklara karşı tedbir almak sonra da tedavi olmak gerekir. Sevgili Peygamberimiz: "Bir yerde veba hastalığı olduğunu işitirseniz ora­ya girmeyiniz, bulunduğunuz yerde bir hastalık meydana çıkarsa oradan da çıkmayınız.”buyurmuştur.
    Hayat mücadelesinde başarılı olmak için sağlıklı olmak gerekir. Sevgili Peygam­berimiz (s.a.s): "Kuvvetli ve sağlıklı mü min, zayıf müminden daha hayırlı ve Allah yanında da daha sevimlidir"buyurmuşlardır. Allah’ın hayırlı ve sevimli kullarından olabilmemiz için sağlığımıza dikkat etmeli ve onu iyi korumalı; “Sonra o gün, kıyamet gününde nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz”ayeti fehvasınca, bir nimet olarak sağlıklı oluş nimeti ile ilgili olarak sorgulanacağımızı asla aklımızdan çıkarmamalıyız. Bu ve benzeri prensipler, bugün ko­ruyucu hekimlik açısından da önem arz etmektedir. İçki, esrar, afyon, eroin ve kokain gibi zararlı maddelerin, insanın ruh ve beden sağlığını korumak için dinimizce haram kılınmış olması; temizliğin imandan sayılması, ibadetle­rin yerine getirilmesinde abdest, gerekiyorsa boy abdesti alınmasının gerekliliği de, hijyen-sağlık ilişkisi bağlamında, dinimizin sağlığa verdiği önemin göstergesidir.

    Muhterem Mü’minler!

    Sağlığı korumak için alınan bütün tedbirlere rağmen yi­ne de hastalık gelirse, bu defa kişiye düşen te­davi olmaktır. Hastalıklara karşı tedavi olmak dinimi­zin gereğidir. Bir yandan "...Kendi ellerinizle kendinizi teh­likeye atmayın, her türlü hareketinizde dürüst davra­nın, çünkü Allah dürüstleri sever”mealindeki Kur’an ayeti diğer yandan Allah Rasulü (s.a.s)’in " Ey Allah ın kulları, tedavi olunuz, zira Allah, ihtiyarlıktan başka dermansız bir dert vermemiştir" sözleri hastalık­lara karşı tedbirli olmanın gerekli oluşuna işaret etmektedir.





+ Yorum Gönder