Konusunu Oylayın.: İlk ribozom nasıl ortaya çıktı, evrimcilere ilmi bir cevap verebilir misiniz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
İlk ribozom nasıl ortaya çıktı, evrimcilere ilmi bir cevap verebilir misiniz?
  1. 04.Haziran.2013, 01:11
    1
    Misafir

    İlk ribozom nasıl ortaya çıktı, evrimcilere ilmi bir cevap verebilir misiniz?






    İlk ribozom nasıl ortaya çıktı, evrimcilere ilmi bir cevap verebilir misiniz? Mumsema İlk ribozom nasıl ortaya çıktı, evrimcilere ilmi bir cevap verebilir misiniz?


  2. 04.Haziran.2013, 01:11
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    İlk ribozom nasıl ortaya çıktı, evrimcilere ilmi bir cevap verebilir misiniz?


    Benzer Konular

    - Ezan nasıl ortaya çıktı?

    - İlk kesekağıdı nasıl ortaya çıktı?

    - İslamiyet nasıl ortaya çıktı?

    - Mezhepler Nasıl Ortaya Çıktı

  3. 04.Haziran.2013, 02:00
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,670
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: İlk ribozom nasıl ortaya çıktı, evrimcilere ilmi bir cevap verebilir misiniz?




    Soru: “Bir ribozom büyük ve küçük olmak üzere iki parçadan meydana geliyor. Bu iki ribozom, tek bir ribozomun sürekli kendisini eşlemesi sonrasındaki varyasyonlardan ve hatalardan ötürü oluştuysa ve bir arada bulundularsa (ki böyle olmuş olma ihtimali çok çok yüksektir), bu ikisi birbirine bağlanarak ilkin ribozomların ortaya çıkmasına neden olmuştur!" Evrimcilerin bu iddiasına nasıl bir bilimsel cevap vermeliyiz?

    Cevap: Ribozomlar hücre içerisinde sentezlenir. Bunlar proteinler ile mesenjır, ya da kalıp RNA moleküllerinden meydana gelmişlerdir.

    Ribozomlar hücrede protein sentezinin yapıldığı yerlerdir. Taşıyıcı Ribo Nükleik Asit molekülleri (tRNA), sitoplazmada şifrelerine uygun amino asitleri yakalar, ribozoma gelerek, kendi ters kopyası olan ve ribozom üzerine yerleşmiş bulunan kalıp Ribo nükleik asit molekülleri (kRNA) ile bağlanır. Her bir tRNA molekülünün şifrelediği, yani taşıdığı amino asit farklı olabilir. Bunların taşıdı amino asitler, ribozom üzerinde birbirlerine bağlanarak protein moleküllerini hasıl ederler. İhtiyaca göre hücre içerisinde ribozom sentezlenir. Gerekli protein üretimi ribozomlarda sentezlenip sitoplazmaya verildikten sonra o ribozomlar, kendisini meydana getiren parçalara ayrılarak, ribozomu meydana getiren RNA ve protein molekülleri yine hücrede ihtiyaç olan yerlerde kullanılır.

    Kısaca söylemek gerekirse, ribozomlar ihtiyaç halinde hücrede, protein ve RNA moleküllerinden, ne kadar sayıda ihtiyaç varsa o kadar imal edilir. RNA moleküllerinin bir kısmı sitoplazmadan amino asitleri ribozoma taşır. Bir kısım RNA molekülleri de bizzat ribozomun üzerine yerleşerek kalıp vazifesi görür. Neticede ribozomlar üzerine taşınan amino asitler peptit bağlarıyla birbirlerine bağlanarak proteinleri hasıl ederler. İhtiyaç olan proteinler sentezlendikten sonra ribozomlar, yine kendilerini meydana getiren protein ve amino asit moleküllerine ayrılır. Ribozomun parçalanmasından hâsıl olan ürünler yine hücrede ham madde olarak kullanılır.

    Ribozomlar şekil olarak iki parçadan meydana gelmişlerdir. Bir büyük kısım, diğeri de daha küçük bir parçadır. Hücrenin meydana gelmesinde DNA ve RNA’ların sentezi ve dolayısıyla protein teşekkülü önemlidir. İşte hücrenin yaratılmış olmasını aklına sığıştıramayanlar, bu RNA’ların ve dolayısıyla ribozomların ilk defa tesadüfen meydana geldiğini açıklamak için, hatalardan ve varyasyonlardan, yani gelişigüzel değişmelerden bir ribozomun ortaya çıktığını ileri sürüyorlar. Onların bu iddiaları, bilimsel bir veri değil, hayallerinde canlandırdıkları bir senaryodur. Bu konuda herkes bir senaryo üretebilir.

    Ribozomun şu andaki teşekkülünde olduğu gibi, Allah bütün canlı varlıkların teşekkülünde bir takım prensipler, sebepler ve kaideler koymuştur. Ancak ilk yaratılışta bu prensip ve kanunların dışında bir yaratılış söz konusudur. Bir başka ifade ile, sebep olarak tavuk yumurtadan, ya da yumurta tavuktan oluyor. Ama ortada tavuk yok, yumurta da yokken, bunlardan birisinin doğrudan yaratıldığını kabul etmek aklın ve mantığın ve bilimsel düşüncenin gereğidir.

    Fakat, hiçbir şey gelişigüzel ve tesadüflerin eseri değildir. Her şey hem ilk ve hem de son yaratılışında; planlı, programlı, bilerek, görerek, bir takım sebep ve sonuçlar düşünülerek tercih edildiğini, sonsuz ilim, irade ve kudret sahibi birinin eseri olduğunu göstermektedir.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  4. 04.Haziran.2013, 02:00
    2
    Moderatör



    Soru: “Bir ribozom büyük ve küçük olmak üzere iki parçadan meydana geliyor. Bu iki ribozom, tek bir ribozomun sürekli kendisini eşlemesi sonrasındaki varyasyonlardan ve hatalardan ötürü oluştuysa ve bir arada bulundularsa (ki böyle olmuş olma ihtimali çok çok yüksektir), bu ikisi birbirine bağlanarak ilkin ribozomların ortaya çıkmasına neden olmuştur!" Evrimcilerin bu iddiasına nasıl bir bilimsel cevap vermeliyiz?

    Cevap: Ribozomlar hücre içerisinde sentezlenir. Bunlar proteinler ile mesenjır, ya da kalıp RNA moleküllerinden meydana gelmişlerdir.

    Ribozomlar hücrede protein sentezinin yapıldığı yerlerdir. Taşıyıcı Ribo Nükleik Asit molekülleri (tRNA), sitoplazmada şifrelerine uygun amino asitleri yakalar, ribozoma gelerek, kendi ters kopyası olan ve ribozom üzerine yerleşmiş bulunan kalıp Ribo nükleik asit molekülleri (kRNA) ile bağlanır. Her bir tRNA molekülünün şifrelediği, yani taşıdığı amino asit farklı olabilir. Bunların taşıdı amino asitler, ribozom üzerinde birbirlerine bağlanarak protein moleküllerini hasıl ederler. İhtiyaca göre hücre içerisinde ribozom sentezlenir. Gerekli protein üretimi ribozomlarda sentezlenip sitoplazmaya verildikten sonra o ribozomlar, kendisini meydana getiren parçalara ayrılarak, ribozomu meydana getiren RNA ve protein molekülleri yine hücrede ihtiyaç olan yerlerde kullanılır.

    Kısaca söylemek gerekirse, ribozomlar ihtiyaç halinde hücrede, protein ve RNA moleküllerinden, ne kadar sayıda ihtiyaç varsa o kadar imal edilir. RNA moleküllerinin bir kısmı sitoplazmadan amino asitleri ribozoma taşır. Bir kısım RNA molekülleri de bizzat ribozomun üzerine yerleşerek kalıp vazifesi görür. Neticede ribozomlar üzerine taşınan amino asitler peptit bağlarıyla birbirlerine bağlanarak proteinleri hasıl ederler. İhtiyaç olan proteinler sentezlendikten sonra ribozomlar, yine kendilerini meydana getiren protein ve amino asit moleküllerine ayrılır. Ribozomun parçalanmasından hâsıl olan ürünler yine hücrede ham madde olarak kullanılır.

    Ribozomlar şekil olarak iki parçadan meydana gelmişlerdir. Bir büyük kısım, diğeri de daha küçük bir parçadır. Hücrenin meydana gelmesinde DNA ve RNA’ların sentezi ve dolayısıyla protein teşekkülü önemlidir. İşte hücrenin yaratılmış olmasını aklına sığıştıramayanlar, bu RNA’ların ve dolayısıyla ribozomların ilk defa tesadüfen meydana geldiğini açıklamak için, hatalardan ve varyasyonlardan, yani gelişigüzel değişmelerden bir ribozomun ortaya çıktığını ileri sürüyorlar. Onların bu iddiaları, bilimsel bir veri değil, hayallerinde canlandırdıkları bir senaryodur. Bu konuda herkes bir senaryo üretebilir.

    Ribozomun şu andaki teşekkülünde olduğu gibi, Allah bütün canlı varlıkların teşekkülünde bir takım prensipler, sebepler ve kaideler koymuştur. Ancak ilk yaratılışta bu prensip ve kanunların dışında bir yaratılış söz konusudur. Bir başka ifade ile, sebep olarak tavuk yumurtadan, ya da yumurta tavuktan oluyor. Ama ortada tavuk yok, yumurta da yokken, bunlardan birisinin doğrudan yaratıldığını kabul etmek aklın ve mantığın ve bilimsel düşüncenin gereğidir.

    Fakat, hiçbir şey gelişigüzel ve tesadüflerin eseri değildir. Her şey hem ilk ve hem de son yaratılışında; planlı, programlı, bilerek, görerek, bir takım sebep ve sonuçlar düşünülerek tercih edildiğini, sonsuz ilim, irade ve kudret sahibi birinin eseri olduğunu göstermektedir.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder