Konusunu Oylayın.: Tövbemin kabulü için

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Tövbemin kabulü için
  1. 03.Haziran.2013, 16:28
    1
    Misafir

    Tövbemin kabulü için






    Tövbemin kabulü için Mumsema selamün aleyküm bi konuda büyük günah işledim çok pişmanım 3 yışdır tövbe ediyorum günaha geri dönmedim acaba bu tövbemin kabul olma olasılığı nedir ya da en doğru nasıl tövde ederim lütfen yardımcı olun


  2. 03.Haziran.2013, 16:28
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    selamün aleyküm bi konuda büyük günah işledim çok pişmanım 3 yışdır tövbe ediyorum günaha geri dönmedim acaba bu tövbemin kabul olma olasılığı nedir ya da en doğru nasıl tövde ederim lütfen yardımcı olun


    Benzer Konular

    - Tövbemin kabul olduğunu nasıl anlarım

    - Dua kabulü için okunacak dua

    - Borçtan kurtulmak ve duamızın kabulü için ne yapalım

    - Duamın kabulü için hangi zikirlere devam etmeliyim

    - Tövbemin kabul olması için rüyada gördüğümü yapmalı mıyım?

  3. 03.Haziran.2013, 18:51
    2
    Ravza Sevdam
    Medine'nin Gülüne Hasret

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2012
    Üye No: 95433
    Mesaj Sayısı: 635
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Bulunduğu yer: Medine de olmak isterdim

    Cevap: Tövbemin kabulü için




    Vealeykümselam Değerli kardeşimiz;Al-i İmran suresinde şu mealde bir ayeti kerime yer almaktadır:
    "Ve bir günah işledikleri veya nefislerine zulmettikleri zaman, Allah'ı anarak günahlarının bağışlanmasını isteyenler, hem de yaptıkları günahta bile bile ısrar etmemiş olanlar. İşte onların mükâfatı, Rablerinden bir mağfiret, ağaçları altından ırmaklar akan cennetlerdir. Orada ebedi olarak kalacaklardır. Güzel amel yapanların mükâfatı ne güzeldir."1
    Demek ki, bir tövbenin kabul olması, bir günahın affa liyakat kazanması için hiçbir mazeret yokken, o günahta ısrar edilmemesi şartı aranmaktadır. Bir insan sadece nefsini yenemediğini, çevresinin nasıl karşılayacağını bahane ederek bir haramı işlemeye devam ederse ne olur? Bu husustaki bir hadisin meali şöyledir:
    "Mü'min bir günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta belirir. Eğer o günahtan el çeker, Allah'tan günahının affını dilerse, kalbi o siyah noktadan temizlenir. Eğer günaha devam ederse, o siyahlık artar. İşte Kur'ân'da geçen 'günahın kalbi kaplaması' bu mânâdadır."2
    Evet, "Her bir günah içinde küfre gidecek bir yol vardır." sözü mühim bir gerçeği dile getiriyor. Şöyle ki, bir günahı işlemeye devam eden insan zamanla o günaha alışır, terk edemez bir hale gelir. Bu alışkanlık onu gün geçtikçe daha büyük manevî tehlikelere sürükler. Günahın uhrevî bir cezasının olmayacağına inanmaya, hattâ cehennemin bile olmaması gerektiğine kadar gider. Yani kalpte yer tutan o günah tohumu zaman içinde -Allah korusun- yeşillenerek bir zakkum ağacı haline dönüşebilir.3

    Böyle bir tehlikeye maruz kalmamak ve şeytanın oyunlarına kanmamak için, bir an önce tövbeyi icap ettirecek günahı terk ederek insanın kendine çeki düzen vermesi gerekir.

    Alıntı
    İstiğfarın Allah nezdindeki değeri bir hadiste şöyle ifade edilir: "Kim yatağına girince üç defa; "estağfirullâhe'l-Azîm ellezî Lâ İlâhe İllâ hüve'l Hayyu'l-Kayyûm (Kendisinden başka hiç bir ilâh olmayan, diri ve her an yaratıklarını gözetip duran yüce Allah'tan bağışlanmamı dilerim)" derse, Allah günahlarını deniz suyunun damlaları kadar çok olsa da bağışlar" (Tirmizî, Deavât, 17) buyurulmuştur. Sadece dili ile istiğfarda bulunmak yeterli değildir. Niyeti ve amelleri de dilini doğrulamalıdır. Tövbenin en makbul olanı, günahtan kesin dönüş yapılarak, Allah'tan bağışlanma istenmesidir. Buna "nasûh tövbe" denir.

    Dipnotlar:

    1. Âl-i İmrân, 3/135-136.
    2. İbni Mace, Zühd 29.
    3. Lem'alar, s. 7; Mesnevî-i Nuriye, s.115.

    İlave bilgi için tıklayınız:
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





  4. 03.Haziran.2013, 18:51
    2
    Medine'nin Gülüne Hasret



    Vealeykümselam Değerli kardeşimiz;Al-i İmran suresinde şu mealde bir ayeti kerime yer almaktadır:
    "Ve bir günah işledikleri veya nefislerine zulmettikleri zaman, Allah'ı anarak günahlarının bağışlanmasını isteyenler, hem de yaptıkları günahta bile bile ısrar etmemiş olanlar. İşte onların mükâfatı, Rablerinden bir mağfiret, ağaçları altından ırmaklar akan cennetlerdir. Orada ebedi olarak kalacaklardır. Güzel amel yapanların mükâfatı ne güzeldir."1
    Demek ki, bir tövbenin kabul olması, bir günahın affa liyakat kazanması için hiçbir mazeret yokken, o günahta ısrar edilmemesi şartı aranmaktadır. Bir insan sadece nefsini yenemediğini, çevresinin nasıl karşılayacağını bahane ederek bir haramı işlemeye devam ederse ne olur? Bu husustaki bir hadisin meali şöyledir:
    "Mü'min bir günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta belirir. Eğer o günahtan el çeker, Allah'tan günahının affını dilerse, kalbi o siyah noktadan temizlenir. Eğer günaha devam ederse, o siyahlık artar. İşte Kur'ân'da geçen 'günahın kalbi kaplaması' bu mânâdadır."2
    Evet, "Her bir günah içinde küfre gidecek bir yol vardır." sözü mühim bir gerçeği dile getiriyor. Şöyle ki, bir günahı işlemeye devam eden insan zamanla o günaha alışır, terk edemez bir hale gelir. Bu alışkanlık onu gün geçtikçe daha büyük manevî tehlikelere sürükler. Günahın uhrevî bir cezasının olmayacağına inanmaya, hattâ cehennemin bile olmaması gerektiğine kadar gider. Yani kalpte yer tutan o günah tohumu zaman içinde -Allah korusun- yeşillenerek bir zakkum ağacı haline dönüşebilir.3

    Böyle bir tehlikeye maruz kalmamak ve şeytanın oyunlarına kanmamak için, bir an önce tövbeyi icap ettirecek günahı terk ederek insanın kendine çeki düzen vermesi gerekir.

    Alıntı
    İstiğfarın Allah nezdindeki değeri bir hadiste şöyle ifade edilir: "Kim yatağına girince üç defa; "estağfirullâhe'l-Azîm ellezî Lâ İlâhe İllâ hüve'l Hayyu'l-Kayyûm (Kendisinden başka hiç bir ilâh olmayan, diri ve her an yaratıklarını gözetip duran yüce Allah'tan bağışlanmamı dilerim)" derse, Allah günahlarını deniz suyunun damlaları kadar çok olsa da bağışlar" (Tirmizî, Deavât, 17) buyurulmuştur. Sadece dili ile istiğfarda bulunmak yeterli değildir. Niyeti ve amelleri de dilini doğrulamalıdır. Tövbenin en makbul olanı, günahtan kesin dönüş yapılarak, Allah'tan bağışlanma istenmesidir. Buna "nasûh tövbe" denir.

    Dipnotlar:

    1. Âl-i İmrân, 3/135-136.
    2. İbni Mace, Zühd 29.
    3. Lem'alar, s. 7; Mesnevî-i Nuriye, s.115.

    İlave bilgi için tıklayınız:
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





  5. 10.Haziran.2013, 16:01
    3
    Misafir

    Cevap: Tövbemin kabulü için

    Allah razı olsun hocam Allahın izniyle bi daha günahıma dönmedim dönmeyeceğim inşallah tövbem kabul olur.


  6. 10.Haziran.2013, 16:01
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Allah razı olsun hocam Allahın izniyle bi daha günahıma dönmedim dönmeyeceğim inşallah tövbem kabul olur.





+ Yorum Gönder