Konusunu Oylayın.: Helal kazanç ile ilgili vaaz

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Helal kazanç ile ilgili vaaz
  1. 02.Haziran.2013, 08:25
    1
    Misafir

    Helal kazanç ile ilgili vaaz






    Helal kazanç ile ilgili vaaz Mumsema helal kazanç ile ilgili vaaz


  2. 02.Haziran.2013, 08:25
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 02.Haziran.2013, 16:35
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Helal kazanç ile ilgili vaaz





    İLİ :ANTALYA
    AY-YIL :KASIM-2008
    TARİH :14.11.2008
    HELAL KAZANÇ



    Muhterem Mü’minler!
    Müslümanın en başta gelen vazifelerinden birisi, Cenab-ı Hakk’ın rızası istikametindehelal dairede yaşamak ve helalinden kazanmaktır. Allah (c.c.) bizi imtihan etmek için bazı şeyleri helal, bazı şeyleri haram kılmıştır. Fakat helal dairesini o kadar geniş tutmuştur ki harama girmeye ne ihtiyaç, ne de mecburiyet vardır. Bununla birlikte haram dairesi mayınlı bölge gibi sayısız tehlikelerle dolu iken, helal dairede huzur vardır, mutluluk vardır. Yüce Rabbimiz birçok emir ve yasağı da sırf bizim iyiliğimiz, dünya ve ahiret mutluluğumuz için koymuştur. Bunlara riayet edilmesi halinde dünyamız bile cennete dönecek, uyulmadığında da hayatımızı karartacak birçok problemlere kapı açmış olacağız. Hutbemin başında okuduğum ayet-i celilede Rabbimiz mealen şöyle buyuruyor: “Mallarınızı aranızda haksız sebeplerle yemeyin. Kendiniz bilip dururken insanların mallarından bir kısmını haram yollarla yemeniz için o malları hakimlere (idarecilere veya mahkeme hakimlerine) vermeyin.”(1) Bu ayette işaret edilmek istenen mânâ, daha ziyade rüşvet ve çıkarcılıktır. Ancak bununla birlikte hile ve aldatma ile elde edilen bütün kazançlar haramdır.
    Konu ile ilgili diğer ayet-i kerimelerde de mealen:
    “Yerde hem sizin için hem de rızkları size ait olmayanlar için (gerekli) geçim vasıtaları yarattık” (2) “Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan isteyin. Allah’ı çok zikredin; umulur ki kurtuluşa erersiniz.(3)
    Bu ayetler bize helal ve temiz rızıklardan istifade etmemizi, haram yollara girmememizi, yeryüzünde birçok helal rızk temin etme ve geçim vasıtaları bulunduğunu, yeryüzüne dağılıp Allahın lütfundan bunları istememizi emretmektedir.
    Haramdan kaçınmak gibi helalkazanç sağlamak da farz bir emirdir. Hırsızlık, kumar, tefecilik, aldatma, hileli alış-veriş ve gasp gibi yollarla elde edilen bütün kazançlar haram kılınmıştır. Aziz Cemaat!İmanı kalbine sindirmiş, Allah’a tam inanıp itimat etmiş bir mü’minin düşüncesi, nasıl olursa olsun sadece para kazanmak değil; helalinden kazanmak olmalıdır. Helal kazanç yolları o kadar çoktur ki insan birazcık bir gayretle bunları elde edebilir. Yeter ki niyeti halis, inancı istikamette olsun. Böyle yapmayıp da “Zaman değişti ne yapalım geçim meselesi” diyerek haram yollara başvurmak, hayatını hem manen hem maddeten karartmak, aynı zamanda toplumsal huzurun bozulmasına da zemin hazırlamak demektir.
    Haramda hayır da yoktur, bereket de. Kazançlarının helal olup olmadığını düşünmeden sadece dünyalık peşinde koşanlar dünyada huzur bulamadıkları gibi manevi hayatları da felç olur. Ne ibadetlerinin ne de yaptıkları iyiliklerin zevkine varabilirler.
    Abdullah b. Ömer (r.a.) ın şu sözleri oldukça düşündürücüdür: “Namaz kılmaktan yay gibi, oruç tutmaktan çöp gibi olsanız (zayıf düşseniz) bile haram ve şüpheli şeylerden kaçınmazsanız, Allah o ibadetleri kabul etmez”.(4)

    Aziz Müminler!
    Allah Rasulü haramdan kaçınma, helal lokma yeme konusunda öylesine emir ve tavsiyelerde bulunmuştur ki bunlar bize kurtuluşun helal yoldan başka bir yolla asla olamayacağını göstermektedir. Hutbemi kulağımıza küpe olabilecek hadis-i şeriflerin mealleriyle bitiriyorum:
    “Öyle bir devir gelecek ki, insanoğlu aldığı şeyin helalden mi haramdan mı olduğuna hiç aldırmayacak. Böylelerinin hiçbir duası kabul edilmez.”(5)
    “Helal kazanç uğrunda yorgun olarak akşamlayan kimse günahları bağışlanmış olarak yatar. Allah kendisinden razı olarak sabahlar”.(6)
    ____________________________
    (1) Bakara 2/188
    (2) Hicr, 15/20.
    (3) Cum’a, 62/10.
    (4) İhya ter. 2. c. sh. 239
    (5) Buhari, Büyu’, 7,23.
    (6) İhya Ter. 2.c.sh.237

    HAZIRLAYAN: BAHATTİN ATAKLI
    AKSEKİ MÜFTÜSÜ



  4. 02.Haziran.2013, 16:35
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر




    İLİ :ANTALYA
    AY-YIL :KASIM-2008
    TARİH :14.11.2008
    HELAL KAZANÇ



    Muhterem Mü’minler!
    Müslümanın en başta gelen vazifelerinden birisi, Cenab-ı Hakk’ın rızası istikametindehelal dairede yaşamak ve helalinden kazanmaktır. Allah (c.c.) bizi imtihan etmek için bazı şeyleri helal, bazı şeyleri haram kılmıştır. Fakat helal dairesini o kadar geniş tutmuştur ki harama girmeye ne ihtiyaç, ne de mecburiyet vardır. Bununla birlikte haram dairesi mayınlı bölge gibi sayısız tehlikelerle dolu iken, helal dairede huzur vardır, mutluluk vardır. Yüce Rabbimiz birçok emir ve yasağı da sırf bizim iyiliğimiz, dünya ve ahiret mutluluğumuz için koymuştur. Bunlara riayet edilmesi halinde dünyamız bile cennete dönecek, uyulmadığında da hayatımızı karartacak birçok problemlere kapı açmış olacağız. Hutbemin başında okuduğum ayet-i celilede Rabbimiz mealen şöyle buyuruyor: “Mallarınızı aranızda haksız sebeplerle yemeyin. Kendiniz bilip dururken insanların mallarından bir kısmını haram yollarla yemeniz için o malları hakimlere (idarecilere veya mahkeme hakimlerine) vermeyin.”(1) Bu ayette işaret edilmek istenen mânâ, daha ziyade rüşvet ve çıkarcılıktır. Ancak bununla birlikte hile ve aldatma ile elde edilen bütün kazançlar haramdır.
    Konu ile ilgili diğer ayet-i kerimelerde de mealen:
    “Yerde hem sizin için hem de rızkları size ait olmayanlar için (gerekli) geçim vasıtaları yarattık” (2) “Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan isteyin. Allah’ı çok zikredin; umulur ki kurtuluşa erersiniz.(3)
    Bu ayetler bize helal ve temiz rızıklardan istifade etmemizi, haram yollara girmememizi, yeryüzünde birçok helal rızk temin etme ve geçim vasıtaları bulunduğunu, yeryüzüne dağılıp Allahın lütfundan bunları istememizi emretmektedir.
    Haramdan kaçınmak gibi helalkazanç sağlamak da farz bir emirdir. Hırsızlık, kumar, tefecilik, aldatma, hileli alış-veriş ve gasp gibi yollarla elde edilen bütün kazançlar haram kılınmıştır. Aziz Cemaat!İmanı kalbine sindirmiş, Allah’a tam inanıp itimat etmiş bir mü’minin düşüncesi, nasıl olursa olsun sadece para kazanmak değil; helalinden kazanmak olmalıdır. Helal kazanç yolları o kadar çoktur ki insan birazcık bir gayretle bunları elde edebilir. Yeter ki niyeti halis, inancı istikamette olsun. Böyle yapmayıp da “Zaman değişti ne yapalım geçim meselesi” diyerek haram yollara başvurmak, hayatını hem manen hem maddeten karartmak, aynı zamanda toplumsal huzurun bozulmasına da zemin hazırlamak demektir.
    Haramda hayır da yoktur, bereket de. Kazançlarının helal olup olmadığını düşünmeden sadece dünyalık peşinde koşanlar dünyada huzur bulamadıkları gibi manevi hayatları da felç olur. Ne ibadetlerinin ne de yaptıkları iyiliklerin zevkine varabilirler.
    Abdullah b. Ömer (r.a.) ın şu sözleri oldukça düşündürücüdür: “Namaz kılmaktan yay gibi, oruç tutmaktan çöp gibi olsanız (zayıf düşseniz) bile haram ve şüpheli şeylerden kaçınmazsanız, Allah o ibadetleri kabul etmez”.(4)

    Aziz Müminler!
    Allah Rasulü haramdan kaçınma, helal lokma yeme konusunda öylesine emir ve tavsiyelerde bulunmuştur ki bunlar bize kurtuluşun helal yoldan başka bir yolla asla olamayacağını göstermektedir. Hutbemi kulağımıza küpe olabilecek hadis-i şeriflerin mealleriyle bitiriyorum:
    “Öyle bir devir gelecek ki, insanoğlu aldığı şeyin helalden mi haramdan mı olduğuna hiç aldırmayacak. Böylelerinin hiçbir duası kabul edilmez.”(5)
    “Helal kazanç uğrunda yorgun olarak akşamlayan kimse günahları bağışlanmış olarak yatar. Allah kendisinden razı olarak sabahlar”.(6)
    ____________________________
    (1) Bakara 2/188
    (2) Hicr, 15/20.
    (3) Cum’a, 62/10.
    (4) İhya ter. 2. c. sh. 239
    (5) Buhari, Büyu’, 7,23.
    (6) İhya Ter. 2.c.sh.237

    HAZIRLAYAN: BAHATTİN ATAKLI
    AKSEKİ MÜFTÜSÜ






+ Yorum Gönder