Konusunu Oylayın.: İnsanların fıtri yetenekleri nasıl keşfedilebilir ve çocukları nasıl yönlendirmeliyiz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
İnsanların fıtri yetenekleri nasıl keşfedilebilir ve çocukları nasıl yönlendirmeliyiz?
  1. 24.Mayıs.2013, 16:09
    1
    Misafir

    İnsanların fıtri yetenekleri nasıl keşfedilebilir ve çocukları nasıl yönlendirmeliyiz?






    İnsanların fıtri yetenekleri nasıl keşfedilebilir ve çocukları nasıl yönlendirmeliyiz? Mumsema İnsanların fıtri yetenekleri nasıl keşfedilebilir ve çocukları nasıl yönlendirmeliyiz?


  2. 24.Mayıs.2013, 16:09
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 25.Mayıs.2013, 14:28
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: İnsanların fıtri yetenekleri nasıl keşfedilebilir ve çocukları nasıl yönlendirmeliyiz?




    Değerli kardeşimiz;
    Evvela bu mesele, uzmanlık işidir. Bu konuda hususi eğitim görmüş kimselerden yararlanmak gerekir. Bununla beraber, anne-baba kendi ferasetleri doğrultusunda bir kanaate varıp çocuğu ona göre yönlendirebilirler. Mesela, ilkokuldaki bir çocuğun sosyal veya fen bilimlerine olan temayüllerini -bazı testler yaparak-gözlemlemek mümkündür. Ayrıca, bir insanın kabiliyetinin olduğu bir alanda pek çok ilim dalları olabilir. Onlardan bazılarını veya birini seçmek ve çocuğu ona yönlendirmek de mümkündür. Çocuğu en çok gözlemleyen anne baba olduğu için çocuğun yeteneklerini uzman kişilerle paylaşarak bir yönlendirme yapılması uygun olacaktır.
    Şüphesiz bu yönlendirmeyi yaparken, öteki dünyayı da göz önünde bulundurmak gerekir. Demek ki sadece dünyevi kabiliyetleri değil, uhrevi kabiliyetleri de inkişaf ettirmek biraz da insanların elindedir. İnsan tamamen bir robot değildir. Bediüzzaman hazretlerinin aşağıdaki ifadeleri bu konuya ışık tuttuğunu düşünüyoruz.

    “Yüzer nümunelerinden bir küçük nümunesi şudur: O şefkatli vâlide, çocuğunun hayat-ı dünyeviyede tehlikeye girmemesi, istifade ve fayda görmesi için her fedakârlığı nazara alır, onu öyle terbiye eder. "Oğlum paşa olsun" diye bütün malını verir; hâfız mektebinden alır, Avrupa'ya gönderir. Fakat o çocuğun hayat-ı ebediyesi tehlikeye girdiğini düşünmüyor ve dünya hapsinden kurtarmağa çalışıyor, Cehennem hapsine düşmesini nazara almıyor. Fıtrî şefkatin tam zıddı olarak o masum çocuğunu, âhirette şefaatçı olmak lâzım gelirken davacı ediyor. O çocuk, "Niçin benim imanımı takviye etmeden bu helâketime sebebiyet verdin?" diye şekva edecek. Dünyada da terbiye-i İslâmiyeyi tam almadığı için, vâlidesinin hârika şefkatının hakkına karşı lâyıkıyla mukabele edemez, belki de çok kusur eder”(Lem'alar, 200 )
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 25.Mayıs.2013, 14:28
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Değerli kardeşimiz;
    Evvela bu mesele, uzmanlık işidir. Bu konuda hususi eğitim görmüş kimselerden yararlanmak gerekir. Bununla beraber, anne-baba kendi ferasetleri doğrultusunda bir kanaate varıp çocuğu ona göre yönlendirebilirler. Mesela, ilkokuldaki bir çocuğun sosyal veya fen bilimlerine olan temayüllerini -bazı testler yaparak-gözlemlemek mümkündür. Ayrıca, bir insanın kabiliyetinin olduğu bir alanda pek çok ilim dalları olabilir. Onlardan bazılarını veya birini seçmek ve çocuğu ona yönlendirmek de mümkündür. Çocuğu en çok gözlemleyen anne baba olduğu için çocuğun yeteneklerini uzman kişilerle paylaşarak bir yönlendirme yapılması uygun olacaktır.
    Şüphesiz bu yönlendirmeyi yaparken, öteki dünyayı da göz önünde bulundurmak gerekir. Demek ki sadece dünyevi kabiliyetleri değil, uhrevi kabiliyetleri de inkişaf ettirmek biraz da insanların elindedir. İnsan tamamen bir robot değildir. Bediüzzaman hazretlerinin aşağıdaki ifadeleri bu konuya ışık tuttuğunu düşünüyoruz.

    “Yüzer nümunelerinden bir küçük nümunesi şudur: O şefkatli vâlide, çocuğunun hayat-ı dünyeviyede tehlikeye girmemesi, istifade ve fayda görmesi için her fedakârlığı nazara alır, onu öyle terbiye eder. "Oğlum paşa olsun" diye bütün malını verir; hâfız mektebinden alır, Avrupa'ya gönderir. Fakat o çocuğun hayat-ı ebediyesi tehlikeye girdiğini düşünmüyor ve dünya hapsinden kurtarmağa çalışıyor, Cehennem hapsine düşmesini nazara almıyor. Fıtrî şefkatin tam zıddı olarak o masum çocuğunu, âhirette şefaatçı olmak lâzım gelirken davacı ediyor. O çocuk, "Niçin benim imanımı takviye etmeden bu helâketime sebebiyet verdin?" diye şekva edecek. Dünyada da terbiye-i İslâmiyeyi tam almadığı için, vâlidesinin hârika şefkatının hakkına karşı lâyıkıyla mukabele edemez, belki de çok kusur eder”(Lem'alar, 200 )
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder