Konusunu Oylayın.: Dinimizde el öpme diye birşey var mıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Dinimizde el öpme diye birşey var mıdır?
  1. 23.Mayıs.2013, 01:00
    1
    Misafir

    Dinimizde el öpme diye birşey var mıdır?






    Dinimizde el öpme diye birşey var mıdır? Mumsema Dinimizde el öpme diye birşey var mıdır?


  2. 23.Mayıs.2013, 01:00
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 29.Mayıs.2013, 18:19
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Dinimizde el öpme diye birşey var mıdır?




    Teşriin kaynağı hepinizin bildiği gibi Kur'an ve sünnettir. Dolayısıyla el öpmenin İslam'da olup olmadığı meselesini çözüme kavuşturabilmek için öncelikle bu iki kaynağa müracaat etmemiz gerekmektedir. Kur'an-ı Kerim'de bu konuyla ilgili sarih bir beyan yoktur. Allah Rasûlüne gelince; o teb'a ve raiyyetinden elini öpmek hatta ayağını öpmek isteyenlere katiyyen el ve ayak öptürmek istememiştir.

    Ama sahabe-i kiram hazeratı bu noktada ciddi arzu ve iştiyak izhar etmiş ve gayrette bulunmuştur. İşte bu aşırı istekler sonucu o, tevazunun kendisiyle ulaşılmaz boyutlara ulaştığı Peygamber (sav), bazen el öptürmüştür. Mesela, Delail-i Nübüvvet'de gördüğümüz bir vak'a. Bir bedevî Allah Rasulünden görmüş olduğu mucize sonucu müslüman olmuş ve o Nebiler Serverine secde etmek istemişti.

    Fakat Efendimiz (sav) "İnsan insana secde etmez" diyerek müsaade etmedi. Bedeviye gelince, yeni müslüman olmanın verdiği o coşkun his ve heyecanla İnsanlığın İftihar Tablosu'nun eteklerini tuturak, cübbesini öpmeye durdu. Ve Efendimiz (sav) de boşalmak isteyen bu yeni müslümana hiçbir şey demedi. Görüldüğü gibi Allah Rasûlünün mutlak manada el öpme veya öptürmeye ait kesin bir beyanı yok.

    Ama bunun yanında "büyüklere saygı" cümlesi içinde mütala edilebilecek bir el öpmeden elbette söz edilebilir. Burada esas olan, küçüklerin saygı izharında bulunmaları, büyüklerin de bu istekleri arzu, aşk ve şevkle karşılama yerine, tevazu ile karşılamalarıdır. Meselenin fıkhî buuduna gelince; fıkıh kitapları "evlad, ana-babasının; talebe, hocasının; kadın, kocasının ve küçükler, büyüklerin elini öpebilir" der.

    Buna ait hükmü de "lâbe'se bih" deyimiyle verir ki bu fıkıh ıstılahına göre "terki evlâdır" demektir. Netice itibariyle, ta'zim kasdıyla evlad, ana-babasının; talebe, hocasının; kadın, kocasının elini öpebilir ama onlara düşen ellerini öptürmemek olsa gerektir.



  4. 29.Mayıs.2013, 18:19
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Teşriin kaynağı hepinizin bildiği gibi Kur'an ve sünnettir. Dolayısıyla el öpmenin İslam'da olup olmadığı meselesini çözüme kavuşturabilmek için öncelikle bu iki kaynağa müracaat etmemiz gerekmektedir. Kur'an-ı Kerim'de bu konuyla ilgili sarih bir beyan yoktur. Allah Rasûlüne gelince; o teb'a ve raiyyetinden elini öpmek hatta ayağını öpmek isteyenlere katiyyen el ve ayak öptürmek istememiştir.

    Ama sahabe-i kiram hazeratı bu noktada ciddi arzu ve iştiyak izhar etmiş ve gayrette bulunmuştur. İşte bu aşırı istekler sonucu o, tevazunun kendisiyle ulaşılmaz boyutlara ulaştığı Peygamber (sav), bazen el öptürmüştür. Mesela, Delail-i Nübüvvet'de gördüğümüz bir vak'a. Bir bedevî Allah Rasulünden görmüş olduğu mucize sonucu müslüman olmuş ve o Nebiler Serverine secde etmek istemişti.

    Fakat Efendimiz (sav) "İnsan insana secde etmez" diyerek müsaade etmedi. Bedeviye gelince, yeni müslüman olmanın verdiği o coşkun his ve heyecanla İnsanlığın İftihar Tablosu'nun eteklerini tuturak, cübbesini öpmeye durdu. Ve Efendimiz (sav) de boşalmak isteyen bu yeni müslümana hiçbir şey demedi. Görüldüğü gibi Allah Rasûlünün mutlak manada el öpme veya öptürmeye ait kesin bir beyanı yok.

    Ama bunun yanında "büyüklere saygı" cümlesi içinde mütala edilebilecek bir el öpmeden elbette söz edilebilir. Burada esas olan, küçüklerin saygı izharında bulunmaları, büyüklerin de bu istekleri arzu, aşk ve şevkle karşılama yerine, tevazu ile karşılamalarıdır. Meselenin fıkhî buuduna gelince; fıkıh kitapları "evlad, ana-babasının; talebe, hocasının; kadın, kocasının ve küçükler, büyüklerin elini öpebilir" der.

    Buna ait hükmü de "lâbe'se bih" deyimiyle verir ki bu fıkıh ıstılahına göre "terki evlâdır" demektir. Netice itibariyle, ta'zim kasdıyla evlad, ana-babasının; talebe, hocasının; kadın, kocasının elini öpebilir ama onlara düşen ellerini öptürmemek olsa gerektir.






+ Yorum Gönder