Konusunu Oylayın.: Zina yapan birine nasıl davranmalıyız?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Zina yapan birine nasıl davranmalıyız?
  1. 19.Mayıs.2013, 04:54
    1
    Misafir

    Zina yapan birine nasıl davranmalıyız?






    Zina yapan birine nasıl davranmalıyız? Mumsema Selamın aleyküm kardeşlerim şuan çok kötü durumdayım ablamın böyle birşey yapması aklımdan bile geçmiyordu sizce ne yapmalıyım gerekiyor gerçekten çok kötü durumdayım kaç kere kendimce sordum neden oldu ne yaptımda böyle birşey başıma geldi diye ve içmi hiç rahat değil lütfen yardım edin.


  2. 19.Mayıs.2013, 04:54
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Selamın aleyküm kardeşlerim şuan çok kötü durumdayım ablamın böyle birşey yapması aklımdan bile geçmiyordu sizce ne yapmalıyım gerekiyor gerçekten çok kötü durumdayım kaç kere kendimce sordum neden oldu ne yaptımda böyle birşey başıma geldi diye ve içmi hiç rahat değil lütfen yardım edin.


    Benzer Konular

    - Zina yapan birisinin zina yapmayan birisi ile evlenmesi caiz midir?

    - Zina yaptım, şimdi zina yapan kızlamı evlenmek zorundayım

    - Zina yapan eşlere karşı tavrımız nasıl olmalı

    - Zina Yapan Nasıl Temizlenir?

    - Hayatında zina yapan biri, hiç zina yapmamış temiz bir kadınla evlenebilir mi?

  3. 24.Mayıs.2013, 18:09
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Zina yapan birine nasıl davranmalıyız?




    Yaşadığmız bu zamanda zinanın cezasının tatbiki yoktur. Sözünü ettiğiniz bu kardeşimize hiçbir şey olmamış gibi davranmanızı da bekleyemeyiz. Aynı zamanda bu kardeşimiz, dünyası yıkılmış olarak yaşaması ile de şeytana iki kişi kazandırmış durumu vermektedir. İşine gücüne baksın, ablanıza belli bir mesafe koyun ama savaşma durumuna gelmesin. Sabredip bu imtihanı kazanmalıdır.

    Allah sizin yaptıklarınızdan dolayı böyle bir şeyin başınıza gelmiş olduğunu düşünmeniz yanlıştır.
    İnsan zinaya giden her yolu kapatmalıdır.
    Aşağıdaki konuyu okuyunuz.

    Değerli Kardeşimiz;

    Zinanın hükmü İslam Dininde açıktır. Suçunu Hakim'in huzurunda dört defa ayrı ayrı itiraf ederek cezanın verilmesini isteyen veya dört şahidi bulunan birisi hakkında karar verilir. Şayet bu insan evli ise recm cezası, yoksa bekar bir insan için verilecek karar recm değildir, yüz değnek sopa vurulur.

    Fakat suçunu itiraf etmeyen veya yaptığı bu fiili kimse görüp şikayet etmemiş ise bu insanın yapacağı tek şey günahından dolayı pişmanlık gösterip bir daha yapmamak üzere tövbe etmektir.

    Ayrıca böyle bir suç işleyen kimse suçunu itiraf etse bile şu anda bunun cezasını uygulayacak bir merci yoktur.Geriye iki şey kalıyor. Biri kul hakkıdır. Varsa helalleşmek gerekir. Diğeri de Allah hakkı için tövbe, istiğfar etmek ve bir daha o günaha girmemektir.

    İnsan hem iyilik hem de kötülük yapmaya uygun yaratılmıştır. Onun için zaman zaman isteyerek veya istemeyerek günahlara girebiliyor. Bu konuda Kur’anı Kerim de, “Allah, kendisine şirk koşulmasının dışındaki istediği kimselerin bütün günahlarını bağışlar.(Nisa Süresi,48;116)” buyurarak hangi günah olursa olsun affedebileceğini bildirmektedir.

    Kitaplarımız da canı gönülden yapılan tövbenin Allah tarafından kabul edileceği ifade edilir. Nitekim Allah’u Teala, “Ey iman edenler, nasuh tövbe ile tövbe edin ki Allah da sizin kabahatlerinizi affetsin ve altlarından ırmaklar akan cennetlerine koysun.” (Tahrim Suresi,8) buyurarak yapılan tövbelerin kabul edileceğini beyan eder. Ayette geçen nasuh tövbe ise şöyledir:

    1-Allah’a karşı günah işlediğini bilerek, bu günahtan dolayı Allah’a sığınmak ve pişman olmak.
    2-Bu suçu işlediği için üzülmek, Yaratıcıya karşı böyle bir günah işlediğinden dolayı vicdanen rahatsız olmak.
    3-Bir daha böyle bir suça dönmeyeceğine dair bir karar içerisinde olmak.
    4-Kul hakkını ilgilendiriyorsa onunla helalleşmek.

    Bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuş. Nasuh tövbe şudur:
    -Günahlara pişmanlık.
    -Farz ibadetleri yapmak.
    -Zulüm ve düşmanlık yapmamak.
    -Kırgın ve küskünlerle barışmak.
    -Bir daha o günaha dönmemek üzere karar vermek.

    İnşallah bu şartları yerine getirirsek Allah’ın tövbelerimizi kabul edeceğinden ümitli oluruz.

    Ancak insan her zaman korku ve ümit içerisinde olmalı. Ne ibadetlerimize güvenip övünebiliriz. Ne de günahlarımızdan ümitsizliğe düşebiliriz. Ben çok iyiyim, bu işi hallettim demek ne kadar yanlışsa; ben bittim, beni Allah kabul etmez demek de o kadar yanlıştır. Ayrıca, suçunu anlayıp tövbe edip, Allah’a sığınmak da büyük bir ibadettir.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör



  4. 24.Mayıs.2013, 18:09
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Yaşadığmız bu zamanda zinanın cezasının tatbiki yoktur. Sözünü ettiğiniz bu kardeşimize hiçbir şey olmamış gibi davranmanızı da bekleyemeyiz. Aynı zamanda bu kardeşimiz, dünyası yıkılmış olarak yaşaması ile de şeytana iki kişi kazandırmış durumu vermektedir. İşine gücüne baksın, ablanıza belli bir mesafe koyun ama savaşma durumuna gelmesin. Sabredip bu imtihanı kazanmalıdır.

    Allah sizin yaptıklarınızdan dolayı böyle bir şeyin başınıza gelmiş olduğunu düşünmeniz yanlıştır.
    İnsan zinaya giden her yolu kapatmalıdır.
    Aşağıdaki konuyu okuyunuz.

    Değerli Kardeşimiz;

    Zinanın hükmü İslam Dininde açıktır. Suçunu Hakim'in huzurunda dört defa ayrı ayrı itiraf ederek cezanın verilmesini isteyen veya dört şahidi bulunan birisi hakkında karar verilir. Şayet bu insan evli ise recm cezası, yoksa bekar bir insan için verilecek karar recm değildir, yüz değnek sopa vurulur.

    Fakat suçunu itiraf etmeyen veya yaptığı bu fiili kimse görüp şikayet etmemiş ise bu insanın yapacağı tek şey günahından dolayı pişmanlık gösterip bir daha yapmamak üzere tövbe etmektir.

    Ayrıca böyle bir suç işleyen kimse suçunu itiraf etse bile şu anda bunun cezasını uygulayacak bir merci yoktur.Geriye iki şey kalıyor. Biri kul hakkıdır. Varsa helalleşmek gerekir. Diğeri de Allah hakkı için tövbe, istiğfar etmek ve bir daha o günaha girmemektir.

    İnsan hem iyilik hem de kötülük yapmaya uygun yaratılmıştır. Onun için zaman zaman isteyerek veya istemeyerek günahlara girebiliyor. Bu konuda Kur’anı Kerim de, “Allah, kendisine şirk koşulmasının dışındaki istediği kimselerin bütün günahlarını bağışlar.(Nisa Süresi,48;116)” buyurarak hangi günah olursa olsun affedebileceğini bildirmektedir.

    Kitaplarımız da canı gönülden yapılan tövbenin Allah tarafından kabul edileceği ifade edilir. Nitekim Allah’u Teala, “Ey iman edenler, nasuh tövbe ile tövbe edin ki Allah da sizin kabahatlerinizi affetsin ve altlarından ırmaklar akan cennetlerine koysun.” (Tahrim Suresi,8) buyurarak yapılan tövbelerin kabul edileceğini beyan eder. Ayette geçen nasuh tövbe ise şöyledir:

    1-Allah’a karşı günah işlediğini bilerek, bu günahtan dolayı Allah’a sığınmak ve pişman olmak.
    2-Bu suçu işlediği için üzülmek, Yaratıcıya karşı böyle bir günah işlediğinden dolayı vicdanen rahatsız olmak.
    3-Bir daha böyle bir suça dönmeyeceğine dair bir karar içerisinde olmak.
    4-Kul hakkını ilgilendiriyorsa onunla helalleşmek.

    Bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuş. Nasuh tövbe şudur:
    -Günahlara pişmanlık.
    -Farz ibadetleri yapmak.
    -Zulüm ve düşmanlık yapmamak.
    -Kırgın ve küskünlerle barışmak.
    -Bir daha o günaha dönmemek üzere karar vermek.

    İnşallah bu şartları yerine getirirsek Allah’ın tövbelerimizi kabul edeceğinden ümitli oluruz.

    Ancak insan her zaman korku ve ümit içerisinde olmalı. Ne ibadetlerimize güvenip övünebiliriz. Ne de günahlarımızdan ümitsizliğe düşebiliriz. Ben çok iyiyim, bu işi hallettim demek ne kadar yanlışsa; ben bittim, beni Allah kabul etmez demek de o kadar yanlıştır. Ayrıca, suçunu anlayıp tövbe edip, Allah’a sığınmak da büyük bir ibadettir.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör






+ Yorum Gönder