Konusunu Oylayın.: Hz.Osman'ın Şehid Edilmesi

5 üzerinden 3.00 | Toplam : 2 kişi
Hz.Osman'ın Şehid Edilmesi
  1. 10.Mayıs.2013, 00:33
    1
    Misafir

    Hz.Osman'ın Şehid Edilmesi

  2. 20.Mayıs.2013, 17:28
    2
    Katade
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Nisan.2013
    Üye No: 100895
    Mesaj Sayısı: 648
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7

    Cevap: Hz.Osman'ın Şehid Edilmesi




    Hazreti Osman (ra)’ın Şehid Edilmesi

    Hz. Osman (ra)’ın, on iki yıllık hilafeti döneminde, ilk altı yılı içersinde de muhteşem ve muazzam fetihler durmaksızın devam etmiştir. Kıbrıs adasının fethi, Ermenistan, Azerbaycan ve Kafkaslarda başarılı fütuhatlar yapılmıştı. Ama,ne hazindir ki, son altı yılı içersinde fitne, nifak, kaos, anarşizm kendini göstermeye başlamıştır. İşte, başlıca fitne ve anarşi sebepleri şunlardır: 1- İslâm’a büyük hizmetleri dokunmuş sahabelerin bir bir dâr-ı bekâya göçmeleri. 2- Kabileciliğin hortlaması. Yani, Abdullah İbni sebe gibi fitne başının, kendini göstermesi, Yahudice fikirleriyle, müslümanların huzur ve sükununu bozması. 3- Uzak ülke fetihleri. 4- Fikri, düşünce alanlarında farklı yapıların zuhuru. 5- Hz. osman (ra)’ın yumuşak huyluluğu ve affediciliği. 6- Akrabalarını devletin üst kademerinde memuriyetlere getirmesi vb. sebepler.. Örneğin, Mervan gibi kişilerin, devlet içersinde, çevirmiş oldukları dalavere, hile ve desise gibi sebepler. Diğer taraftan,
    ” Sahabe-i Kiram’dan Mürre b Kab şöyle der: ” Ben Resûlullâh’tan, fitnelerin ve onların gelmesinin yakınlığını anarken duydum.” demiştir. Hz. Âişe’den gelen bir rivayete göre,Peygamberimiz, Ey Osman! Durum şu ki: ” Bir gün gelecek, Allâh, sana bir gömlek giydirecek. Eğer onu çıkarmaya seni zorlarlarsa, onu onlar lehine çıkarma’ buyurmuştu. ” Allâh’ın giydireceği gömlek “hilâfet” olarak yorumlanmıştır. Nitekim, isyancılarda hilâfet gömleğini ondan çıkarmak için Medine’ye gelmişlerdi; onu hilâfettin men etmek istiyorlardı. Fakat o, Allâh Resûlü’nün bu tavsiyesinden dolayı bâğîlerin dediklerine yanaşmadı.” (sorularla islamiyetweb) Dolayısıyla,
    Anarşistler, bağîler, bir kere gemiyi batırmaya karar vermişlerdi. ” Hicrî 35 yılında Mısır, Kûfe ve Basra’dan yola çıkan üç bin kişilik aldatılmış insanlar umre bahanesi ile Medine’de bir araya gelmek için mektupla haberleştiler. Medine yakınlarında buluna Cuhfe beldesinde buluşmak üzere yola çıktılar. Medine valisi Abdullah b Sa’d halifeye bir mektup göndererek Medine’ye gelenlerin amaçlarının umre olmadığını, sırf fitne için geldiklerini haber verdi. Hz. osman (ra) bunun üzerine şöyle der: ” Bunlar sırf fitne için gelmişlerdir. Ömrümün uzadığını görerek işi bir an önce bitirmek istemiyorlar. Vallahi ben başlarından ayrılsam ortaya çıkacak kin, öfke ve kan dökmeden dolayı bir güne bedel benim başlarında bin sene kalmamı temenni edecekler.” Zaman Hz. Osman’ı (ra) haklı çıkaracak, şehadetinden sonra fitneler sel gibi gelecekti.
    Hz.Osman (ra) Hz. Ali’ye (ra) büyük bir yetki vererek kendi adına onlarla görüşmek üzere gönderdi. Hz. Ali (ra) yanına Ensar ve Muhacirinden 30 sahabeyi alarak Cuhfe’ye isyancıların karargâhına gitti. Onlar muhatap olarak yalnız Hz. Ali (ra) ve Muhammed bin Mesleme’yi kabul ettiler. Hz. Ali (ra) halifeden aldığı yetkiye dayanarak onlarla konuştu. Şikayetlerini dinledi ve tavsiyelerde bulundu. Bir çok şikayete sebep olan Mısır valisi Abdullah b.Sa’dı azlederek onun yerine Muhammed b. Ebibekr’i tayin etti. Bunun üzerine, isyancılar dağılıp gittiler.
    Halfenin huzuruna çıkan Hz. Ali (ra9 durumu haber verdi. Kâtibi Mervan’dan ve yandaşlarından uzak durmasını istedi. Halife bunu kabul etti. Sonra dışarıda bekleyen halka şöyle hitap etti: ” Konuşmam bitince fikri olan fikrini beyan etsin. Köle dahi olsa beni hakka iletecek tavsiyesini yerine getireceğim. Allâh’a giden yol dışında her yol insanı sapıklığa götürür. Mervan’ı ve yakınlarını da sizden ve kendimden uzaklaştıracağım.” dedi. Bu konuşma halkı memnun ederken Mervan’ı ve ekibini rahatsız etti.
    Hz. Osman (ra) son olarak katibi Mervan’a Mısır valisine hitaben bir ferman yazmasını söyledi. Bunda Mısır valisi olarak Muhammed b. Ebibekr’i tayin ettiğini yazdırdı. Mervan da bu mektupta oynayacağı oyunu oynadı. Mektuba ” Maide Suresi 33 ayete uygun olarak ‘ Allâh7a ve resulüne isyan edenlerinve memlekette fesat çıkarmaya çalışanları üldürülmeleri, elleri ve ayaklarının çapraz kesilmeleri veya sürgüne gönderilmelerini “istedi.Mervan mektubu Hz. Osman’ın mührü ile mühürledi, kölelerinden birisine verdi, Hz. Osman’ın develerinden birisine bindirdi ve gönderdi.Sonra isyancılara gizlice haber gönderdi. Onlar da yolda elçiyi yakalayarak üzerini arayarak mektubu bulup çıkardılar. Mektubu okuyunca deliye döndüler. Hemen Iraklılara ve Kûfelilere haber vererek Medine’ye geri döndüler.
    Sahabeler isyancıların neden geri döndüklerini anlayamadılar. Hz. Ali (ra) hemen Mısırlıların yanına gitti ve sordu: ” Neden gitmişken geri döndünüz?” Onlarda yanlarında getirdikleri mektubu Hz. Ali (ra) verdiler. Hz. Ali (ra) mektubu okuyunca mahcup oldu. Çünkü aracı olan ve onlara teminat veren kendisiydi. Sonra Mısırlıların yanından ayrıldı. Kufelilerin ve Basralıların yanına gitti ve onlara ” Siz günlerce yol aldıktan sonra Mısırlıların öldürüleceği haberini nasıl aldınızda o kadar uzak yoldan hep beraber döndünüz? Vallahi bu çok iyi tezgâhlanmış bir plandır” dedi. Onlar da” Siz istediğiniz gibi yorumlayın; ama biz bu halifeyi asla istemiyoruz” diye cevap verdiler.
    Muhammed b. Ebubekir mektubu, köleyi ve deveyi alarak Hz. Osman’ın (ra9 huzuruna geldi. Hz. Ali (ra) Hz.Talha (ra9 Hz. zübeyir (ra9 Hz. Said b.Zeyd (ra) ve bir kısım sahabelerde halifenin yanındaydılar. Muhamed b.Ebubekir sordu: – Bu köle ve bindiği deve seninmi? – Eve, benim. – Bu mektubu sen mi yazdın? – Hayır, Benyazmadım ve yazılmasını da emretmedim. – Mühürsana mı ait? Evet, benim.- Nasıl olur, senin kölen senin devenle mührünü taşıyan bir mekttubla Mısar’a gider ve senin haberin olmaz? Yazıyı tetkik ettiler, yazı Mervan’a aitti. Mervan’ı aradılar, bulamadılar. Mervan fitnesini yapmış ve kendisi kaçmıştı. Bunun üzerine isyancılarşöyle dediler:^” Sen doğru da olabilirsin, bize yalan söylüyor da olabilirsin. Şayet yalan söylüyorsan görevinden azledilmen gerekirŞayet doğru söylüyorsan ve bu işlerden haberin yoksa gaflet içerisindesin. Bu durumda yine azlin gerekir.” ( İslam sitesiweb) Netice olarak;
    İsyancılar, günlerce Hz. Osman’ın evini kuşatma altında tuttular. Zaten, Emevi Mervan İslam’a, müslümanlara yapacağını yapmıştı. Anarşı, kaos, buhran, fitne ve nifak dolu bir taplo.. Hilafeti şehid oluncaya kadar bırakmayan Hz. Osman H.18 Zilhicce 35/M.17 Haziran 656. tarihinde, bir cuma sabahı, gece rüyasında Resulullah’ı gördüğü bir vakitte, eşkiya güruhu damı delerek içeriye girdiler. Hz. Osan (ra): ” Feseyekfîkehümüllâh” ” Allâh sana kafidir” ayetini tilavet ederken şehid ettiler. Hz. Osman, dokuz yerinden yaralanarak şehidlik şerbetini içmiştir. Asiler, ailesi, Naile hanımın parmaklarını keserek, onun karşı durmasını önlediler. Hz. Osman (ra)’ın naaşı, üç gün sonra Cennetü’l- Baki mezarlığana defnedildi. Makamı cennet olsun. Allâhü Teâlâ, bir daha, böyle bir belayı, sıkıntıyı, ızdırabı, kaosu, mihneti alemi İslam’a yaşatmasın.

    Selam ve dua ile..


  3. 20.Mayıs.2013, 17:28
    2
    Devamlı Üye



    Hazreti Osman (ra)’ın Şehid Edilmesi

    Hz. Osman (ra)’ın, on iki yıllık hilafeti döneminde, ilk altı yılı içersinde de muhteşem ve muazzam fetihler durmaksızın devam etmiştir. Kıbrıs adasının fethi, Ermenistan, Azerbaycan ve Kafkaslarda başarılı fütuhatlar yapılmıştı. Ama,ne hazindir ki, son altı yılı içersinde fitne, nifak, kaos, anarşizm kendini göstermeye başlamıştır. İşte, başlıca fitne ve anarşi sebepleri şunlardır: 1- İslâm’a büyük hizmetleri dokunmuş sahabelerin bir bir dâr-ı bekâya göçmeleri. 2- Kabileciliğin hortlaması. Yani, Abdullah İbni sebe gibi fitne başının, kendini göstermesi, Yahudice fikirleriyle, müslümanların huzur ve sükununu bozması. 3- Uzak ülke fetihleri. 4- Fikri, düşünce alanlarında farklı yapıların zuhuru. 5- Hz. osman (ra)’ın yumuşak huyluluğu ve affediciliği. 6- Akrabalarını devletin üst kademerinde memuriyetlere getirmesi vb. sebepler.. Örneğin, Mervan gibi kişilerin, devlet içersinde, çevirmiş oldukları dalavere, hile ve desise gibi sebepler. Diğer taraftan,
    ” Sahabe-i Kiram’dan Mürre b Kab şöyle der: ” Ben Resûlullâh’tan, fitnelerin ve onların gelmesinin yakınlığını anarken duydum.” demiştir. Hz. Âişe’den gelen bir rivayete göre,Peygamberimiz, Ey Osman! Durum şu ki: ” Bir gün gelecek, Allâh, sana bir gömlek giydirecek. Eğer onu çıkarmaya seni zorlarlarsa, onu onlar lehine çıkarma’ buyurmuştu. ” Allâh’ın giydireceği gömlek “hilâfet” olarak yorumlanmıştır. Nitekim, isyancılarda hilâfet gömleğini ondan çıkarmak için Medine’ye gelmişlerdi; onu hilâfettin men etmek istiyorlardı. Fakat o, Allâh Resûlü’nün bu tavsiyesinden dolayı bâğîlerin dediklerine yanaşmadı.” (sorularla islamiyetweb) Dolayısıyla,
    Anarşistler, bağîler, bir kere gemiyi batırmaya karar vermişlerdi. ” Hicrî 35 yılında Mısır, Kûfe ve Basra’dan yola çıkan üç bin kişilik aldatılmış insanlar umre bahanesi ile Medine’de bir araya gelmek için mektupla haberleştiler. Medine yakınlarında buluna Cuhfe beldesinde buluşmak üzere yola çıktılar. Medine valisi Abdullah b Sa’d halifeye bir mektup göndererek Medine’ye gelenlerin amaçlarının umre olmadığını, sırf fitne için geldiklerini haber verdi. Hz. osman (ra) bunun üzerine şöyle der: ” Bunlar sırf fitne için gelmişlerdir. Ömrümün uzadığını görerek işi bir an önce bitirmek istemiyorlar. Vallahi ben başlarından ayrılsam ortaya çıkacak kin, öfke ve kan dökmeden dolayı bir güne bedel benim başlarında bin sene kalmamı temenni edecekler.” Zaman Hz. Osman’ı (ra) haklı çıkaracak, şehadetinden sonra fitneler sel gibi gelecekti.
    Hz.Osman (ra) Hz. Ali’ye (ra) büyük bir yetki vererek kendi adına onlarla görüşmek üzere gönderdi. Hz. Ali (ra) yanına Ensar ve Muhacirinden 30 sahabeyi alarak Cuhfe’ye isyancıların karargâhına gitti. Onlar muhatap olarak yalnız Hz. Ali (ra) ve Muhammed bin Mesleme’yi kabul ettiler. Hz. Ali (ra) halifeden aldığı yetkiye dayanarak onlarla konuştu. Şikayetlerini dinledi ve tavsiyelerde bulundu. Bir çok şikayete sebep olan Mısır valisi Abdullah b.Sa’dı azlederek onun yerine Muhammed b. Ebibekr’i tayin etti. Bunun üzerine, isyancılar dağılıp gittiler.
    Halfenin huzuruna çıkan Hz. Ali (ra9 durumu haber verdi. Kâtibi Mervan’dan ve yandaşlarından uzak durmasını istedi. Halife bunu kabul etti. Sonra dışarıda bekleyen halka şöyle hitap etti: ” Konuşmam bitince fikri olan fikrini beyan etsin. Köle dahi olsa beni hakka iletecek tavsiyesini yerine getireceğim. Allâh’a giden yol dışında her yol insanı sapıklığa götürür. Mervan’ı ve yakınlarını da sizden ve kendimden uzaklaştıracağım.” dedi. Bu konuşma halkı memnun ederken Mervan’ı ve ekibini rahatsız etti.
    Hz. Osman (ra) son olarak katibi Mervan’a Mısır valisine hitaben bir ferman yazmasını söyledi. Bunda Mısır valisi olarak Muhammed b. Ebibekr’i tayin ettiğini yazdırdı. Mervan da bu mektupta oynayacağı oyunu oynadı. Mektuba ” Maide Suresi 33 ayete uygun olarak ‘ Allâh7a ve resulüne isyan edenlerinve memlekette fesat çıkarmaya çalışanları üldürülmeleri, elleri ve ayaklarının çapraz kesilmeleri veya sürgüne gönderilmelerini “istedi.Mervan mektubu Hz. Osman’ın mührü ile mühürledi, kölelerinden birisine verdi, Hz. Osman’ın develerinden birisine bindirdi ve gönderdi.Sonra isyancılara gizlice haber gönderdi. Onlar da yolda elçiyi yakalayarak üzerini arayarak mektubu bulup çıkardılar. Mektubu okuyunca deliye döndüler. Hemen Iraklılara ve Kûfelilere haber vererek Medine’ye geri döndüler.
    Sahabeler isyancıların neden geri döndüklerini anlayamadılar. Hz. Ali (ra) hemen Mısırlıların yanına gitti ve sordu: ” Neden gitmişken geri döndünüz?” Onlarda yanlarında getirdikleri mektubu Hz. Ali (ra) verdiler. Hz. Ali (ra) mektubu okuyunca mahcup oldu. Çünkü aracı olan ve onlara teminat veren kendisiydi. Sonra Mısırlıların yanından ayrıldı. Kufelilerin ve Basralıların yanına gitti ve onlara ” Siz günlerce yol aldıktan sonra Mısırlıların öldürüleceği haberini nasıl aldınızda o kadar uzak yoldan hep beraber döndünüz? Vallahi bu çok iyi tezgâhlanmış bir plandır” dedi. Onlar da” Siz istediğiniz gibi yorumlayın; ama biz bu halifeyi asla istemiyoruz” diye cevap verdiler.
    Muhammed b. Ebubekir mektubu, köleyi ve deveyi alarak Hz. Osman’ın (ra9 huzuruna geldi. Hz. Ali (ra) Hz.Talha (ra9 Hz. zübeyir (ra9 Hz. Said b.Zeyd (ra) ve bir kısım sahabelerde halifenin yanındaydılar. Muhamed b.Ebubekir sordu: – Bu köle ve bindiği deve seninmi? – Eve, benim. – Bu mektubu sen mi yazdın? – Hayır, Benyazmadım ve yazılmasını da emretmedim. – Mühürsana mı ait? Evet, benim.- Nasıl olur, senin kölen senin devenle mührünü taşıyan bir mekttubla Mısar’a gider ve senin haberin olmaz? Yazıyı tetkik ettiler, yazı Mervan’a aitti. Mervan’ı aradılar, bulamadılar. Mervan fitnesini yapmış ve kendisi kaçmıştı. Bunun üzerine isyancılarşöyle dediler:^” Sen doğru da olabilirsin, bize yalan söylüyor da olabilirsin. Şayet yalan söylüyorsan görevinden azledilmen gerekirŞayet doğru söylüyorsan ve bu işlerden haberin yoksa gaflet içerisindesin. Bu durumda yine azlin gerekir.” ( İslam sitesiweb) Netice olarak;
    İsyancılar, günlerce Hz. Osman’ın evini kuşatma altında tuttular. Zaten, Emevi Mervan İslam’a, müslümanlara yapacağını yapmıştı. Anarşı, kaos, buhran, fitne ve nifak dolu bir taplo.. Hilafeti şehid oluncaya kadar bırakmayan Hz. Osman H.18 Zilhicce 35/M.17 Haziran 656. tarihinde, bir cuma sabahı, gece rüyasında Resulullah’ı gördüğü bir vakitte, eşkiya güruhu damı delerek içeriye girdiler. Hz. Osan (ra): ” Feseyekfîkehümüllâh” ” Allâh sana kafidir” ayetini tilavet ederken şehid ettiler. Hz. Osman, dokuz yerinden yaralanarak şehidlik şerbetini içmiştir. Asiler, ailesi, Naile hanımın parmaklarını keserek, onun karşı durmasını önlediler. Hz. Osman (ra)’ın naaşı, üç gün sonra Cennetü’l- Baki mezarlığana defnedildi. Makamı cennet olsun. Allâhü Teâlâ, bir daha, böyle bir belayı, sıkıntıyı, ızdırabı, kaosu, mihneti alemi İslam’a yaşatmasın.

    Selam ve dua ile..





+ Yorum Gönder