Konusunu Oylayın.: Hz ömer kimin damadı? Hz. Ömer Hz. Alinin damadı mıdır?

5 üzerinden 4.50 | Toplam : 10 kişi
Hz ömer kimin damadı? Hz. Ömer Hz. Alinin damadı mıdır?
  1. 09.Mayıs.2013, 21:16
    1
    Misafir

    Hz ömer kimin damadı? Hz. Ömer Hz. Alinin damadı mıdır?






    Hz ömer kimin damadı? Hz. Ömer Hz. Alinin damadı mıdır? Mumsema Hz. Ömer Hz. Alinin damadı mıdır konu hakkında islami tarihi bilgiler verir misiniz ?


  2. 09.Mayıs.2013, 21:16
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 20.Mayıs.2013, 12:13
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Hz ömer kimin damadı? Hz. Ömer Hz. Alinin damadı mıdır?




    Hz. Ömer Hz. Alinin kızı Ümmü gülsüm ile evlenmiştir.

    _______________________________________

    Hz. Ömer'in, Ehl-i Beyt'le Akrabalık Arzusu ve Hz. Ali'nin Kızı Ümmü Gülsüm'le Evliliği:

    Hz. Ömer'in hayatındaki bu olay onun Ehl-i Beyt sevgisini gösterir. Hz. Ömer (r.a.) halifeyken, bir gün, Hz. Ali'den, kızı Ümmü Gülsüm'ü istedi. Hz. Ali, 0 küçüktür" dedi.


    Bunun üzerine Ömer (r.a.), Hayır. Vallahi, bu bir şey değil; fakat sen beni engellemek istiyorsun" diye konuştu, Eğer gerçekten dediğin gibi (çocuk/sabî) ise onu bana gönder" diye ekledi.1

    Aslında, Resûlullah'ın vefatından önce dünyaya gelen Ümmü Gülsüm, gerçekten küçüktü.2 Hattâ, bir rivayette, kendisinden, "O, o zaman bir kız çocuğu idi" diye söz edilir. Hattâ, Mescid-i Nebevî'de sonucu bekleyen Hz. Ömer'e yanındakiler, "Ey Mü'minlerin Emîri! Ondan ne istiyorsun? O küçük bir kız çocuğudur" demişlerdi.


    Ümmü Gülsüm'ün küçüklüğü bir yana, Hz. Ali onu, Tebük'te şehid olan kardeşi Câfer-i Tayyar'in öksüz oğluna vermek istiyordu.

    Hz. Ali, evine geldi. Ümmü Gülsüm'ün eline bir hülle (elbise) verip, "Bunu Emîru'l-Mü'minîn'e götür, ona şöyle de: 'Babam sana, bu elbiseyi nasıl buluyorsun, diyor de" diye onu gönderdi. Çocuk yaşta olan Ümmü Gülsüm, hiçbir şeyin farkında değildi. Elbiseyi Hz. Ömer'e getirerek babasının dediklerini tekrarladı. "Bunun üzerine onun izarından (ön kolundan) tutunca, Ümmü Gülsüm kolunu çekti."3

    Ümmü Gülsüm, Ömer'e kızmıştı. Hz. Ömer ise, "iffetli ve şerefli birisi" dedikten sonra, "Git, ona (babana) şöyle de: O ne güzel ve ne cemâllidir. Vallahi o, senin dediğin gibi değildir."

    Bunun üzerine Hz. Ali, onu Ömer'e (r.a.) nikahladı. Konu hakkında birbirine benzer farklı rivayetler de vardır. Zehebî'ye göre, Hz. Ömer, Ümmü Gülsüm'le H. 17. Yıl'da evlenmiştir.4

    Aslında Hz. Ömer'in, Hz. Ali'nin kızıyla evlenmesinde gayesi başkaydı. O, Ümmü Gülsüm'ü isterken, bir rivayete göre, "Ey Ebû'l-Hasan! Onu benimle evlendir. Çünkü mutlaka ben, ondan hiç kimsenin beklemediği bir keramet (değer) ve şeref gözlüyorum" demişti.

    Ümmü Gülsüm'le alacağı değeri/kerameti de Hz. Ali'ye, "O küçük olursa olsun" deyip şöyle açıklamıştı:


    "Ben Resûlullah'tan (s.a.v.) şöyle derken duydum: Bütün sebepler/bağlar, 5 nesebler (soylar) ve sıhriyetler kesilmişlerdir. Ancak benim sebebim, nesebim ve sihrim hâriç'" 6 diye açıklamıştı.

    Bir başka rivayette de şu ilâve vardır:

    Ben de, benimle Resûlullah (s.a.v.) arasında bir 'sebep ve sıhr (kız alma) yoluyla akrabalık' oluşmasını istedim."7

    a) Hz. Ömer, neseben Ehl-i Bey t'ten değildir; hiç olmazsa sebeben/kız alma yoluyla, Kıyamet Gününde Ehl-i Beyt'le ve Hz. Peygamber'le bir bağı olsun istemektedir.


    b) O, Resûlullah soyuyla ilişkiye ve yakınlığa azamî derecede isteklidir. Onun Ummü Gülsüm'le evlenmesi başka bir sebepten değildir; küçüklüğü ve onunla evlilik ilişkisi geri plândadır. Hattâ, Hz. Aliye, Gerçekten ben, yanımda Resûlullah'tan (s.a.v.) bir uzuv (organ) olmasını istiyorum"8 diyerek onu istemiş;9 Hz. Ali, Bende ancak (Fâtıma'dan olma) Ümmü Gülsüm var; o da küçük hâldedir" deyince, Hz. Ömer, yaşarsa büyür, demiştir.9

    O, Kıyamet Günü için yanında bir sebep ve Resûlullah soyundan bir et parçası olsun istemektedir. Sebep: Hurma gibi ağaçlara çıkmak için elde bulunan "habl"dir, (iptir). Kendisi vesilesiyle bir şeye ulaşılan her vesileye sebep denir.10 Marifete vesile olan her şey de sebeptir. Ümmü Gülsüm de, Fâtıma'nın kızı ve bir "seyyide" olmakla Kıyamet'te Resûlullah'a ulaştıran, onunla ilişkiye sebep olan bir vesile olacaktır. "Zerî'a" da sebep mânâsına gelir. Nitekim, İmam Şafî de, Ehl-i Beyt sevgisini dile getiren bir şiirinde, Âl-i Nebî benim sebebim/ipimdir. Hem onlar beni ona/Resûlullah'a bağlayan bir vesilemdir"11 diyerek aynı konuya parmak basmıştır.

    Hz. Ömer'in bu evlilik olayı da, Hz. Peygamber'e ve Ehl-i Beyt'e sevgi ve saygısına büyük bir delildir.

    Ümmü Gülsüm'le nikahlandıktan sonra, Ömer (r.a.) Mescid-i Nebevî'de Muhacirin ve Ensâr ile otururken, Beni tebrik etmiyor musunuz?" demişti.

    Oradakiler, Seni neden dolayı tebrik edelim ey Mü'minlerin Emîri?" diye sordular.


    O da "Ali'nin kızı Ümmü Gülsüm'le..." diye cevap verdi.

    Hz. Ömer, sonra da Kıyamet Günü bütün sebeplerin ve neseblerin kesilmesiyle ilgili hadis-i şerifi zikrederek, Ben de Resûlullah'la aramda bir sebep/sıhrîyet ve neseb olmasını çok sevdim ve istedim, sevginin gereği olarak çok arzuladım"12 dedi.


    Bunun üzerine oradakiler kendisini tebrik ettiler.


    Gerçekten, Ehl-i Beyt'le olan akrabalık ilişkisi onu çok sevindirmişti.


    İslâm kültüründe, seyyide ve şerifelerle evliliğe, özellikle bu olay sebebiyle çok rağbet gösterilmiştir.13

    Ümmü Gülsüm'den, Hz. Ömer'in Rukiyye adlı bir kızı ve Zeyd adlı bir oğlu oldu. Çocuklar çok yaşamadı. Hz. Ömer'in vefatından sonra (H. 23. Yıl/M. 644) Ümmü Gülsüm'ü, amcasının oğlu Avn b. Cafer aldı. Çocuk bırakmadan ikinci kocası ölünce, yine amcasının oğullarından Muhammed b. Cafer'e vardı. Ondan bir kızı oldu. Onun ölümüyle de, Abdullah b. Cafer'le evlendi. Bununla nikâhlı iken ve son kocasından çocuğu olmadığı hâlde vefat etmişti.14

    Dipnotlar:

    1- Tarihül Hamis, II, 284; Zehairul Ukba, s. 168
    2- Zehairül-Ukba, s. 169; el-Hulafaur-Raşidun, s.68. Bu evlilik H. 17. Yıl'da olmuştur.
    3- Fe aheze Umeru biziraiha fec-tezebetha minhu; Zehairul Ukba, s. 168; Tarihul Hamis, II, 284.
    4- Konuyu bütün rivayetlerle ele almak ve tartışmak sözü uzatacağı için diğer rivayetleri almıyoruz. Geniş bilgi için bkz. Tarihül Hamis, II, 284; Zehairul Ukba, s. 148-170; el-Hulafaur-Raşidin, s. 68
    5- Zehairul Ukba, s. 168; Tarihul Hamis, II, 284.
    6- Zehairul Ukba, s. 168; Tarihul Hamis, II, 285.
    7- Zehairul Ukba, s. 169
    8- Resulullah, Fatıma benden bir et parçasıdır, buyurmuştur. Ümmü gülsüm de ondan olduğu için Resulullahtan bir parça olarak kabul ediliyor.
    9- Zehairul Ukba, s. 169; Tarihul Hamis, s. 284 vd.
    10- el- Mufredat, s. 220; Sebep kelimesine bakınız.
    11- el- Mufredat, s. 220; Sebep kelimesine bakınız.
    12- Zehairul Ukba, s. 168.
    13- Tuğrul Beyin de benzer bir evliliği vardır.
    14- Zehairul Ukba, s. 170; el- Hulafaur-Raşidun, s. 103; Mürucuz-zeheb, II, 353.
    Doç Dr. Murat Sarıcık

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 20.Mayıs.2013, 12:13
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Hz. Ömer Hz. Alinin kızı Ümmü gülsüm ile evlenmiştir.

    _______________________________________

    Hz. Ömer'in, Ehl-i Beyt'le Akrabalık Arzusu ve Hz. Ali'nin Kızı Ümmü Gülsüm'le Evliliği:

    Hz. Ömer'in hayatındaki bu olay onun Ehl-i Beyt sevgisini gösterir. Hz. Ömer (r.a.) halifeyken, bir gün, Hz. Ali'den, kızı Ümmü Gülsüm'ü istedi. Hz. Ali, 0 küçüktür" dedi.


    Bunun üzerine Ömer (r.a.), Hayır. Vallahi, bu bir şey değil; fakat sen beni engellemek istiyorsun" diye konuştu, Eğer gerçekten dediğin gibi (çocuk/sabî) ise onu bana gönder" diye ekledi.1

    Aslında, Resûlullah'ın vefatından önce dünyaya gelen Ümmü Gülsüm, gerçekten küçüktü.2 Hattâ, bir rivayette, kendisinden, "O, o zaman bir kız çocuğu idi" diye söz edilir. Hattâ, Mescid-i Nebevî'de sonucu bekleyen Hz. Ömer'e yanındakiler, "Ey Mü'minlerin Emîri! Ondan ne istiyorsun? O küçük bir kız çocuğudur" demişlerdi.


    Ümmü Gülsüm'ün küçüklüğü bir yana, Hz. Ali onu, Tebük'te şehid olan kardeşi Câfer-i Tayyar'in öksüz oğluna vermek istiyordu.

    Hz. Ali, evine geldi. Ümmü Gülsüm'ün eline bir hülle (elbise) verip, "Bunu Emîru'l-Mü'minîn'e götür, ona şöyle de: 'Babam sana, bu elbiseyi nasıl buluyorsun, diyor de" diye onu gönderdi. Çocuk yaşta olan Ümmü Gülsüm, hiçbir şeyin farkında değildi. Elbiseyi Hz. Ömer'e getirerek babasının dediklerini tekrarladı. "Bunun üzerine onun izarından (ön kolundan) tutunca, Ümmü Gülsüm kolunu çekti."3

    Ümmü Gülsüm, Ömer'e kızmıştı. Hz. Ömer ise, "iffetli ve şerefli birisi" dedikten sonra, "Git, ona (babana) şöyle de: O ne güzel ve ne cemâllidir. Vallahi o, senin dediğin gibi değildir."

    Bunun üzerine Hz. Ali, onu Ömer'e (r.a.) nikahladı. Konu hakkında birbirine benzer farklı rivayetler de vardır. Zehebî'ye göre, Hz. Ömer, Ümmü Gülsüm'le H. 17. Yıl'da evlenmiştir.4

    Aslında Hz. Ömer'in, Hz. Ali'nin kızıyla evlenmesinde gayesi başkaydı. O, Ümmü Gülsüm'ü isterken, bir rivayete göre, "Ey Ebû'l-Hasan! Onu benimle evlendir. Çünkü mutlaka ben, ondan hiç kimsenin beklemediği bir keramet (değer) ve şeref gözlüyorum" demişti.

    Ümmü Gülsüm'le alacağı değeri/kerameti de Hz. Ali'ye, "O küçük olursa olsun" deyip şöyle açıklamıştı:


    "Ben Resûlullah'tan (s.a.v.) şöyle derken duydum: Bütün sebepler/bağlar, 5 nesebler (soylar) ve sıhriyetler kesilmişlerdir. Ancak benim sebebim, nesebim ve sihrim hâriç'" 6 diye açıklamıştı.

    Bir başka rivayette de şu ilâve vardır:

    Ben de, benimle Resûlullah (s.a.v.) arasında bir 'sebep ve sıhr (kız alma) yoluyla akrabalık' oluşmasını istedim."7

    a) Hz. Ömer, neseben Ehl-i Bey t'ten değildir; hiç olmazsa sebeben/kız alma yoluyla, Kıyamet Gününde Ehl-i Beyt'le ve Hz. Peygamber'le bir bağı olsun istemektedir.


    b) O, Resûlullah soyuyla ilişkiye ve yakınlığa azamî derecede isteklidir. Onun Ummü Gülsüm'le evlenmesi başka bir sebepten değildir; küçüklüğü ve onunla evlilik ilişkisi geri plândadır. Hattâ, Hz. Aliye, Gerçekten ben, yanımda Resûlullah'tan (s.a.v.) bir uzuv (organ) olmasını istiyorum"8 diyerek onu istemiş;9 Hz. Ali, Bende ancak (Fâtıma'dan olma) Ümmü Gülsüm var; o da küçük hâldedir" deyince, Hz. Ömer, yaşarsa büyür, demiştir.9

    O, Kıyamet Günü için yanında bir sebep ve Resûlullah soyundan bir et parçası olsun istemektedir. Sebep: Hurma gibi ağaçlara çıkmak için elde bulunan "habl"dir, (iptir). Kendisi vesilesiyle bir şeye ulaşılan her vesileye sebep denir.10 Marifete vesile olan her şey de sebeptir. Ümmü Gülsüm de, Fâtıma'nın kızı ve bir "seyyide" olmakla Kıyamet'te Resûlullah'a ulaştıran, onunla ilişkiye sebep olan bir vesile olacaktır. "Zerî'a" da sebep mânâsına gelir. Nitekim, İmam Şafî de, Ehl-i Beyt sevgisini dile getiren bir şiirinde, Âl-i Nebî benim sebebim/ipimdir. Hem onlar beni ona/Resûlullah'a bağlayan bir vesilemdir"11 diyerek aynı konuya parmak basmıştır.

    Hz. Ömer'in bu evlilik olayı da, Hz. Peygamber'e ve Ehl-i Beyt'e sevgi ve saygısına büyük bir delildir.

    Ümmü Gülsüm'le nikahlandıktan sonra, Ömer (r.a.) Mescid-i Nebevî'de Muhacirin ve Ensâr ile otururken, Beni tebrik etmiyor musunuz?" demişti.

    Oradakiler, Seni neden dolayı tebrik edelim ey Mü'minlerin Emîri?" diye sordular.


    O da "Ali'nin kızı Ümmü Gülsüm'le..." diye cevap verdi.

    Hz. Ömer, sonra da Kıyamet Günü bütün sebeplerin ve neseblerin kesilmesiyle ilgili hadis-i şerifi zikrederek, Ben de Resûlullah'la aramda bir sebep/sıhrîyet ve neseb olmasını çok sevdim ve istedim, sevginin gereği olarak çok arzuladım"12 dedi.


    Bunun üzerine oradakiler kendisini tebrik ettiler.


    Gerçekten, Ehl-i Beyt'le olan akrabalık ilişkisi onu çok sevindirmişti.


    İslâm kültüründe, seyyide ve şerifelerle evliliğe, özellikle bu olay sebebiyle çok rağbet gösterilmiştir.13

    Ümmü Gülsüm'den, Hz. Ömer'in Rukiyye adlı bir kızı ve Zeyd adlı bir oğlu oldu. Çocuklar çok yaşamadı. Hz. Ömer'in vefatından sonra (H. 23. Yıl/M. 644) Ümmü Gülsüm'ü, amcasının oğlu Avn b. Cafer aldı. Çocuk bırakmadan ikinci kocası ölünce, yine amcasının oğullarından Muhammed b. Cafer'e vardı. Ondan bir kızı oldu. Onun ölümüyle de, Abdullah b. Cafer'le evlendi. Bununla nikâhlı iken ve son kocasından çocuğu olmadığı hâlde vefat etmişti.14

    Dipnotlar:

    1- Tarihül Hamis, II, 284; Zehairul Ukba, s. 168
    2- Zehairül-Ukba, s. 169; el-Hulafaur-Raşidun, s.68. Bu evlilik H. 17. Yıl'da olmuştur.
    3- Fe aheze Umeru biziraiha fec-tezebetha minhu; Zehairul Ukba, s. 168; Tarihul Hamis, II, 284.
    4- Konuyu bütün rivayetlerle ele almak ve tartışmak sözü uzatacağı için diğer rivayetleri almıyoruz. Geniş bilgi için bkz. Tarihül Hamis, II, 284; Zehairul Ukba, s. 148-170; el-Hulafaur-Raşidin, s. 68
    5- Zehairul Ukba, s. 168; Tarihul Hamis, II, 284.
    6- Zehairul Ukba, s. 168; Tarihul Hamis, II, 285.
    7- Zehairul Ukba, s. 169
    8- Resulullah, Fatıma benden bir et parçasıdır, buyurmuştur. Ümmü gülsüm de ondan olduğu için Resulullahtan bir parça olarak kabul ediliyor.
    9- Zehairul Ukba, s. 169; Tarihul Hamis, s. 284 vd.
    10- el- Mufredat, s. 220; Sebep kelimesine bakınız.
    11- el- Mufredat, s. 220; Sebep kelimesine bakınız.
    12- Zehairul Ukba, s. 168.
    13- Tuğrul Beyin de benzer bir evliliği vardır.
    14- Zehairul Ukba, s. 170; el- Hulafaur-Raşidun, s. 103; Mürucuz-zeheb, II, 353.
    Doç Dr. Murat Sarıcık

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  5. 29.Ekim.2016, 19:41
    3
    Misafir

    Yorum: Hz ömer kimin damadı? Hz. Ömer Hz. Alinin damadı mıdır?

    Selamin aleykum ümmü gülsüm kaç yaşında evlendi


  6. 29.Ekim.2016, 19:41
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Selamin aleykum ümmü gülsüm kaç yaşında evlendi


  7. 30.Ekim.2016, 00:49
    4
    arifselim
    Yönetici

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2007
    Üye No: 211
    Mesaj Sayısı: 23,394
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Yorum: Hz ömer kimin damadı? Hz. Ömer Hz. Alinin damadı mıdır?

    Küçük yaşta olduğuna dair rivayetler olsa da bu konuda kesin bir delil ve kaynak bulamadık. Zehebî'ye göre, Hz. Ömer, Ümmü Gülsüm'le H. 17. Yıl'da evlenmiştir.


  8. 30.Ekim.2016, 00:49
    4
    Yönetici
    Küçük yaşta olduğuna dair rivayetler olsa da bu konuda kesin bir delil ve kaynak bulamadık. Zehebî'ye göre, Hz. Ömer, Ümmü Gülsüm'le H. 17. Yıl'da evlenmiştir.


  9. 25.Kasım.2016, 22:54
    5
    Misafir

    Yorum: Hz ömer kimin damadı? Hz. Ömer Hz. Alinin damadı mıdır?

    Allah CC dan korkun. Hz.Ali Kerremallahu veche ye kimse doğru olmayan birşeyi yaptıramaz. Hz.Ömer Radıyallahu anh a da iftira atmaya artık son verin. Hz.Ali Kerremallahu veche uymuşken siz ne hakla karşı çıkabilirsiniz. Mesela savaş durumları hakkında size şunu tavsiye ederim
    Bismillahirrahmanirrahim
    Hucurat 9:Eğer müminlerden iki grup birbirleriyle vuruşurlarsa aralarını düzeltin....."
    olabilirki iki kardeş kavga edebilir illa birinin kafir olduğu manasına gelmez. Her iki toplulukda kendilerine göre haklı sebepleri olabilir dertleri İslam dı nefisleri için değildi. İlla iki kardeşten biri seçim yapılmak zorunda olunmaz. Bizler Hz.Ali Kerremallahu veche yi sevmeseydik şimdide sevmediğimizi söylerdik hatta sadece ismini bile yazmada imtina ediyoruz İlmin kapısı


  10. 25.Kasım.2016, 22:54
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Allah CC dan korkun. Hz.Ali Kerremallahu veche ye kimse doğru olmayan birşeyi yaptıramaz. Hz.Ömer Radıyallahu anh a da iftira atmaya artık son verin. Hz.Ali Kerremallahu veche uymuşken siz ne hakla karşı çıkabilirsiniz. Mesela savaş durumları hakkında size şunu tavsiye ederim
    Bismillahirrahmanirrahim
    Hucurat 9:Eğer müminlerden iki grup birbirleriyle vuruşurlarsa aralarını düzeltin....."
    olabilirki iki kardeş kavga edebilir illa birinin kafir olduğu manasına gelmez. Her iki toplulukda kendilerine göre haklı sebepleri olabilir dertleri İslam dı nefisleri için değildi. İlla iki kardeşten biri seçim yapılmak zorunda olunmaz. Bizler Hz.Ali Kerremallahu veche yi sevmeseydik şimdide sevmediğimizi söylerdik hatta sadece ismini bile yazmada imtina ediyoruz İlmin kapısı





+ Yorum Gönder