Konusunu Oylayın.: Şeyh şamil ayaklanması

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Şeyh şamil ayaklanması
  1. 09.Mayıs.2013, 15:59
    1
    Misafir

    Şeyh şamil ayaklanması






    Şeyh şamil ayaklanması Mumsema şeyh şamil ayaklanması


  2. 09.Mayıs.2013, 15:59
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 22.Mayıs.2013, 13:55
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: şeyh şamil ayaklanması





    Şeyh Said Ayaklanması-Nakşibendi Şeyhi

    Doğu Anadolu'da gerçekleşen büyük bir ayaklanmadır. Şeyh Said (1865-1925) adlı bir Nakşibendi şeyhinin önderlik ettiği ayaklanma görünürde cumhuriyet rejimine karşı dinsel bir tepki olarak ortaya çıkmışsa da, ardında başka nedenlerin bulunduğu ileri sürülmüştür. Bunların başlıcaları, yeni kurulmuş olan muhafazakâr eğilimli Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nm dinci çevreleri yüreklendirmesi ve Lozan Barış Konferansı'nda anlaşma sağlanamayan Musul sorununu kendi çıkarları doğrultusunda bir çözüme bağlamak isteyen İngiltere'nin Türkiye'yi zayıflatmak amacıyla giriştiği kışkırtmalardır.

    Ayaklanma 13 Şubat 1925'te Elazığ'ın Eğil bucağına (bugün Diyarbakır'a bağlı Eğil ilçesi) bağlı Piran köyünde jandarmalara ateş açılmasıyla başladı. Bunu yöredeki telgraf ve telefon hatlarının kesilmesi izledi. 16 Şubat'ta Genç ilinin (bugün Bingöl iline bağlı Genç ilçesi) merkezi ayaklanmacıların eline geçti. Bu olay bölgedeki başka güçlerin de ayaklanmaya katılmasına yol açtı. Hızla hareket eden Şeyh Said, Maden, Siverek ve Ergani'yi ele geçirdikten sonra Diyarbakır'a yöneldi. Başka bir kol da Varto üzerinden Muş'a doğru harekete geçti. Ordu birliklerini 21 ve 23 Şubat'ta iki kez püskürtmeyi başaran Şeyh Said 26 Şubat'ta Hani'yi ele geçirdi. Gökdere-li Şerif komutasındaki bir kol da 24 Şubat'ta Elazığ'a girmişti. Bu' arada hükümet doğu illerinde seferberlik ve sıkıyönetim ilanetti. Ama ayaklanmanın gittikçe yayılması üzerine Fethi Bey (Okyar) başkanlığındaki hükümet 2 Mart'ta istifa etmek zorunda kaldı. İsmet Paşa'nın (İnönü) kurduğu yeni hükümet 4 Mart'ta Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden (TBMM) güvenoyu aldı. Hükümetin ilk işi TBMM'den olağanüstü hal yetkisi istemek oldu. 4 Mart'ta kabul edilen Takrir-i Sükûn Kanunu'yla hükümete geniş yetkiler tanındı.

    Ayaklanmacılar ise 4.000 kişilik bir güçle en önemli hedefleri olan Diyarbakır'ı kuşatmışlar, 7 Mart'ta da saldırıya geçmişlerdi. Ama kenti savunan ordu birlikleri bu saldırıyı püskürtmeyi başardılar. 9 Mart'ta Diyarbakır'a ulaşan yeni birlikler ayaklanmacilanizlemeye başladı. 26 Mart'ta başlatilantoplu saldın ve kuşatma harekâtıyla ayaklanmacıların eline geçen yerler geri alındı. İran'a sığınmaya çalışan Şeyh Said de 15 Nisan'da Varto yakınlarında yakalanınca ayaklanma sona erdi. Diyarbakır'da kurulanİstiklal Mahkemesi'ndeki yargılama sonunda Şeyh Said ve ayaklanmanın önderlerinden 47 kişi ölüm cezasına çarptırıldı.

    ŞEYH ŞAMİL (1797-1871). Kafkasya'da Rus işgaline karşı direniş hareketinin en ünlü önderi olan Şeyh Şamil Dağıstan'ın Gimri kasabasmda doğdu. Babası oldukça zengin bir toprak sahibiydi. Şamil İslami bir eğitim gördü ve Dağıstan'daki direniş hareketinin önderlerinden Gazi Muhammed'in görüşlerinden etkilendi. Nakşibendi tarikatının Kafkasya'da aldığı biçim olan Müridizm hareketinin de yöneticisi durumundaki Gazi Muham-med 1813'ten beri Ruslar'a karşı cihad (din adına savaş) açmıştı.

    Şamil 1830'dan başlayarak bu savaşa etkin biçimde katıldı. Gazi Muhammed 1832'de Ruslar'la işbirliği yapan Hacı Murad'la giriştikleri bir çatışmada öldü. Yerine geçen Ham-za Bey de 1834'te ölünce Şamil hem Müridizm'in, hem de direniş hareketinin önderliğini üstlendi. Bu tarihten sonra da Şeyh Şamil sanıyla anılır oldu.


    Şeyh Şamil'in Kafkasya'da yaşayan Müslüman kavimleri dinsel temelde birleştirmeye ve ortak düşman Ruslar'a karşı direniş hareketini güçlendirmeye yönelik çabalankısa sürede olumlu sonuçlar verdi. 1837'de Rus birliklerine ağır darbeler indirmesi birçok topluluğun daha ona katılmasını sağladı. Denetimi altına aldığı topraklarda İslami bir yönetim oluşturan Şeyh Şamil askeri eğitime de özel önem verdi.

    Şeyh Şamil Ruslar'ın 1838'de giriştiği büyük saldın karşısında gerilemek zorunda kaldı. Ama bir süre sonra Ruslar'la işbirliğinden vazgeçen Hacı Murad'm da desteğiyle, yitirdiği toprakları geri almayı başardı. Buna karşılık Ruslar uzun çarpışmalardan sonra 1845'te Şeyh Şamil'in karargâhının bulunduğu Dar-ga'yı ele geçirdiler. Mücadelesini bundan sonra dağlarda sürdüren Şeyh Şamil, Hacı Murad'm 1851'de yeniden Ruslar'm yanına geçmesiyle gücünün bir bölümünü yitirdi.

    1853 sonunda Kırım Savaşı'nın başlaması Şeyh Şamil için elverişli bir ortam yarattı. Bu yıllarda özellikle Hıristiyan Gürcüler'e karşı baskınlar düzenledi. Kafkasya'daki Rus baskısının azalmasından yararlanarak askeri bakımdan güçlenmeye çalıştı. Ne var ki, Kırım Savaşı'nda uğrandan yenilgiyi Kafkasya'da elde edilecek bir başarıyla unutturmayı amaçlayan Rus Çan II. Aleksandr 1856'da büyük bir orduyla harekete geçti. Şeyh Şamil'in Osmanh Devleti ve İran gibi Müslüman ülkelerden yardım almasını önlemek amacıyla güney sınınndan başlatilankuşatma harekâtıyla da desteklenen savaş aralıklarla üç yıl kadar sürdü. Eylül 1859'da, kalanbirkaç yüz adamıyla Gunib Dağı'na çekilen Şeyh Şamil Ruslar'ın kuşatmasını yaramayacağını anlayınca teslim oldu. Bundan sonra Ruslar Kafkasya'yı hızla ele geçirdiler.

    St. Petersburg'a (bugün Leningrad) götürülen Şeyh Şamil, Çar II. Aleksandr tarafından iyi karşılarıdı ve ailesiyle birlikte Moskova yakınlarındaki Kaluga'da oturması uygun görüldü. 1869'da çann izniyle hacca gitti, ama geri dönmeyerek Medine'ye yerleşti ve orada öldü.

    Şeyh Şamil'in kahramanlıklarla dolu yaşamı halk arasında bir efsane niteliği kazanmış, birçok edebi yapıta da konu olmuştur.



  4. 22.Mayıs.2013, 13:55
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر




    Şeyh Said Ayaklanması-Nakşibendi Şeyhi

    Doğu Anadolu'da gerçekleşen büyük bir ayaklanmadır. Şeyh Said (1865-1925) adlı bir Nakşibendi şeyhinin önderlik ettiği ayaklanma görünürde cumhuriyet rejimine karşı dinsel bir tepki olarak ortaya çıkmışsa da, ardında başka nedenlerin bulunduğu ileri sürülmüştür. Bunların başlıcaları, yeni kurulmuş olan muhafazakâr eğilimli Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nm dinci çevreleri yüreklendirmesi ve Lozan Barış Konferansı'nda anlaşma sağlanamayan Musul sorununu kendi çıkarları doğrultusunda bir çözüme bağlamak isteyen İngiltere'nin Türkiye'yi zayıflatmak amacıyla giriştiği kışkırtmalardır.

    Ayaklanma 13 Şubat 1925'te Elazığ'ın Eğil bucağına (bugün Diyarbakır'a bağlı Eğil ilçesi) bağlı Piran köyünde jandarmalara ateş açılmasıyla başladı. Bunu yöredeki telgraf ve telefon hatlarının kesilmesi izledi. 16 Şubat'ta Genç ilinin (bugün Bingöl iline bağlı Genç ilçesi) merkezi ayaklanmacıların eline geçti. Bu olay bölgedeki başka güçlerin de ayaklanmaya katılmasına yol açtı. Hızla hareket eden Şeyh Said, Maden, Siverek ve Ergani'yi ele geçirdikten sonra Diyarbakır'a yöneldi. Başka bir kol da Varto üzerinden Muş'a doğru harekete geçti. Ordu birliklerini 21 ve 23 Şubat'ta iki kez püskürtmeyi başaran Şeyh Said 26 Şubat'ta Hani'yi ele geçirdi. Gökdere-li Şerif komutasındaki bir kol da 24 Şubat'ta Elazığ'a girmişti. Bu' arada hükümet doğu illerinde seferberlik ve sıkıyönetim ilanetti. Ama ayaklanmanın gittikçe yayılması üzerine Fethi Bey (Okyar) başkanlığındaki hükümet 2 Mart'ta istifa etmek zorunda kaldı. İsmet Paşa'nın (İnönü) kurduğu yeni hükümet 4 Mart'ta Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden (TBMM) güvenoyu aldı. Hükümetin ilk işi TBMM'den olağanüstü hal yetkisi istemek oldu. 4 Mart'ta kabul edilen Takrir-i Sükûn Kanunu'yla hükümete geniş yetkiler tanındı.

    Ayaklanmacılar ise 4.000 kişilik bir güçle en önemli hedefleri olan Diyarbakır'ı kuşatmışlar, 7 Mart'ta da saldırıya geçmişlerdi. Ama kenti savunan ordu birlikleri bu saldırıyı püskürtmeyi başardılar. 9 Mart'ta Diyarbakır'a ulaşan yeni birlikler ayaklanmacilanizlemeye başladı. 26 Mart'ta başlatilantoplu saldın ve kuşatma harekâtıyla ayaklanmacıların eline geçen yerler geri alındı. İran'a sığınmaya çalışan Şeyh Said de 15 Nisan'da Varto yakınlarında yakalanınca ayaklanma sona erdi. Diyarbakır'da kurulanİstiklal Mahkemesi'ndeki yargılama sonunda Şeyh Said ve ayaklanmanın önderlerinden 47 kişi ölüm cezasına çarptırıldı.

    ŞEYH ŞAMİL (1797-1871). Kafkasya'da Rus işgaline karşı direniş hareketinin en ünlü önderi olan Şeyh Şamil Dağıstan'ın Gimri kasabasmda doğdu. Babası oldukça zengin bir toprak sahibiydi. Şamil İslami bir eğitim gördü ve Dağıstan'daki direniş hareketinin önderlerinden Gazi Muhammed'in görüşlerinden etkilendi. Nakşibendi tarikatının Kafkasya'da aldığı biçim olan Müridizm hareketinin de yöneticisi durumundaki Gazi Muham-med 1813'ten beri Ruslar'a karşı cihad (din adına savaş) açmıştı.

    Şamil 1830'dan başlayarak bu savaşa etkin biçimde katıldı. Gazi Muhammed 1832'de Ruslar'la işbirliği yapan Hacı Murad'la giriştikleri bir çatışmada öldü. Yerine geçen Ham-za Bey de 1834'te ölünce Şamil hem Müridizm'in, hem de direniş hareketinin önderliğini üstlendi. Bu tarihten sonra da Şeyh Şamil sanıyla anılır oldu.


    Şeyh Şamil'in Kafkasya'da yaşayan Müslüman kavimleri dinsel temelde birleştirmeye ve ortak düşman Ruslar'a karşı direniş hareketini güçlendirmeye yönelik çabalankısa sürede olumlu sonuçlar verdi. 1837'de Rus birliklerine ağır darbeler indirmesi birçok topluluğun daha ona katılmasını sağladı. Denetimi altına aldığı topraklarda İslami bir yönetim oluşturan Şeyh Şamil askeri eğitime de özel önem verdi.

    Şeyh Şamil Ruslar'ın 1838'de giriştiği büyük saldın karşısında gerilemek zorunda kaldı. Ama bir süre sonra Ruslar'la işbirliğinden vazgeçen Hacı Murad'm da desteğiyle, yitirdiği toprakları geri almayı başardı. Buna karşılık Ruslar uzun çarpışmalardan sonra 1845'te Şeyh Şamil'in karargâhının bulunduğu Dar-ga'yı ele geçirdiler. Mücadelesini bundan sonra dağlarda sürdüren Şeyh Şamil, Hacı Murad'm 1851'de yeniden Ruslar'm yanına geçmesiyle gücünün bir bölümünü yitirdi.

    1853 sonunda Kırım Savaşı'nın başlaması Şeyh Şamil için elverişli bir ortam yarattı. Bu yıllarda özellikle Hıristiyan Gürcüler'e karşı baskınlar düzenledi. Kafkasya'daki Rus baskısının azalmasından yararlanarak askeri bakımdan güçlenmeye çalıştı. Ne var ki, Kırım Savaşı'nda uğrandan yenilgiyi Kafkasya'da elde edilecek bir başarıyla unutturmayı amaçlayan Rus Çan II. Aleksandr 1856'da büyük bir orduyla harekete geçti. Şeyh Şamil'in Osmanh Devleti ve İran gibi Müslüman ülkelerden yardım almasını önlemek amacıyla güney sınınndan başlatilankuşatma harekâtıyla da desteklenen savaş aralıklarla üç yıl kadar sürdü. Eylül 1859'da, kalanbirkaç yüz adamıyla Gunib Dağı'na çekilen Şeyh Şamil Ruslar'ın kuşatmasını yaramayacağını anlayınca teslim oldu. Bundan sonra Ruslar Kafkasya'yı hızla ele geçirdiler.

    St. Petersburg'a (bugün Leningrad) götürülen Şeyh Şamil, Çar II. Aleksandr tarafından iyi karşılarıdı ve ailesiyle birlikte Moskova yakınlarındaki Kaluga'da oturması uygun görüldü. 1869'da çann izniyle hacca gitti, ama geri dönmeyerek Medine'ye yerleşti ve orada öldü.

    Şeyh Şamil'in kahramanlıklarla dolu yaşamı halk arasında bir efsane niteliği kazanmış, birçok edebi yapıta da konu olmuştur.






+ Yorum Gönder