Konusunu Oylayın.: Şeyh kime denir? Şeyh olmak için hangi ilimler okunur?

5 üzerinden 3.11 | Toplam : 9 kişi
Şeyh kime denir? Şeyh olmak için hangi ilimler okunur?
  1. 08.Mayıs.2013, 22:51
    1
    Misafir

    Şeyh kime denir? Şeyh olmak için hangi ilimler okunur?






    Şeyh kime denir? Şeyh olmak için hangi ilimler okunur? Mumsema Şeyh kime denir? Şeyh olmak için hangi ilimler okunur? Bir açıklama yapar mısınız ?


  2. 08.Mayıs.2013, 22:51
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 18.Mayıs.2013, 21:06
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Şeyh kime denir? Şeyh olmak için hangi ilimler okunur?




    Şeyh kime denir? Şeyh olmak için hangi ilimler okunur?



    Yaşlı, ihtiyar, pir, bey, önder, kabile reisi. Tasavvufta, kendisine bağlanan insanları (mürid) tarikat kuralları içinde eğiten mutasavvıf. Ata, mürşid, mukaddem gibi adlarla da anılan şeyh, bir tarikatın kurucusu (pir) olabileceği gibi, ölümünden sonra onun yerine geçen halifelerinden biri de olabilir. Tasavvuf anlayışına göre şeyhin hem vuslata ulaşmış bir veli, hem de eğiticilik, yol göstericilik niteliklerine sahip bir mürşid olması gerekir. Her veli, özellikle meczub veliler şeyhlik görevini üstlenemezler.

    Mutasavvıflara göre üç türlü şeyh vardır: Bunlara şeyh-i ta'lim, şeyh-i sohbet ve şeyh-i tarikat denir. Şeyh-i ta'lim, ilim sahibi bir öğretici, tasavvufi konularda bilgi verip, insanları aydınlatmakla yetinen mutasavvıftır. Şeyh-i sohbet, her isteyenin sohbetine katıldığı, sözlerini dinlediği, hâl ve hareketlerini örnek aldığı mutasavvıfa denir. Şeyh-i terbiye, şeyh-i irşad, şeyh-i taslik de denilen şeyh-i tarikat ise mürid ve müntesiblerini tasavvuf yolunda eğitip yetiştirerek Allah'a ulaştıran önderdir.

    Tarikat kurallarına göre şeyhler müridlerinin mal, beden ve ruhları üzerinde kesin biçimde tasarruf sahibidirler. Bir mürid ne diliyle, ne de kalbiyle şeyhine itiraz edemez. Şeyhine itiraz eden mürid kesinlikle iflah olmaz. Şeyhe karşı işlenen günahın tevbesi yoktur. Şeyhe bağlanan mürid, bu nedenle, bir ölü teslimiyeti içinde olmalıdır. Zaten mürid, iradesini şeyhine teslim etmiş kişidir. Şeyhte fani olmak, Allah'ta fani olmanın (fenafillah) ilk adımıdır. Allah'a giden yol şeyhten geçer. Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır. Şeyh keşif ve keramet sahibidir.

    Mutasavvıflara göre şeyhlik makamı tarikat yolunun en yüce makamı ve insanları Allah'a çağırma konusunda peygamber vekilliğinin en üstün derecesidir. Şeyh, Allah'ı hiç şüphe içermeyen kesin bilgiyle (hakke'l-yakin) tanıyan bir ariftir. Allah ile arasındaki tüm engel ve perdeleri aşmış, Allah tarafından sevilme derecesine yükselmiştir. Bakışı deva, sözü şifadır. Etkileyici konuşması ve bakışları ile insanları eğitir. Konuşması Allah ile, susması Allah iledir. Hayatının bir anında bile Allah'tan gaflete düşmez. Verdiğinde de, vermediğinde de Allah'tan razıdır. Yanında lütuf ile kahır arasında bir fark yoktur. Lehinde ya da aleyhinde olan her şeyi Allah'ın iradesi olarak değerlendirir. Davranışlarını kendi isteklerine göre değil, Allah'ın isteklerine göre ayarlar.

    Şeyhin uyması gereken kimi kurallar da vardır. Her şeyden önce diğer şeyhler arasında sivrilmek, öne çıkmak için çalışmamalı, müridlerinin çoğalması için gösteriş yapmamalıdır. Nefsini bütünüyle altettiği, nefsinin tehlikelerini tamamen yok ettiği düşüncesine kapılmamalı; halkın arasına karıştığında tüm varlıklarla ilişkisini kesebileceği özel bir halvet yeri ve zamanı olmalıdır. Kendisine bağlanan müridlere iyi davranmalı, diğer şeyhlere saygı göstermelidir. Müridlerini sevmeli, onları sağlık ve hastalıklarında yalnız bırakmamalı, haklarını yerine getirmelidir. Nefislerine karşı verdikleri savaşta zaaf gösteren müridlere hoşgörülü davranmalı; müridlerinden gelecek herhangi bir fayda ve hizmete tenezzül etmemelidir. Müridlerin kusurlarını yüzlerine vurmamalı, onları dolaylı biçimde uyarmalıdır. Müridlerinde gördüğü değişiklikleri başkalarına açıklamamalıdır.

    Tasavvuf kaynaklarında tasavvufî hayata girmek, bir mürşide bağlanmak isteyenler için gerçek bir şeyhte aranması gereken niteliklerin dökümü yapılır. Bunların başlıcaları şöyle özetlenebilir: Şeyh ilim, irfan ve eserleriyle temayüz etmiş olmalıdır. Veli olması yeterli değildir, aynı zamanda mürşid olmalıdır. Günlük hayatı müstakim olmalıdır. Belli bir tarikatın kuralları doğrultusunda tasavvufi eğitimini (seyr ü süluk) tamamlamış olmalıdır. Müridlerini yetiştirmekteki yeteneği kabul edilmiş olmalıdır. Dini görevleri yerine getirmede ciddiyet sahibi olmalıdır. Tekelci olmamalı; kendi dışındaki şeyhleri kötülememeli, küçük görmemelidir. İnsanları eğitmek bir yetenek işidir. Öğretmek ve eğitmek herkesin yapabileceği bir iş değildir. Bu nedenle şeyh, Allah vergisi bir kabiliyete sahip olmalıdır.

    Ahmet ÖZALP

    *


  4. 18.Mayıs.2013, 21:06
    2
    Devamlı Üye



    Şeyh kime denir? Şeyh olmak için hangi ilimler okunur?



    Yaşlı, ihtiyar, pir, bey, önder, kabile reisi. Tasavvufta, kendisine bağlanan insanları (mürid) tarikat kuralları içinde eğiten mutasavvıf. Ata, mürşid, mukaddem gibi adlarla da anılan şeyh, bir tarikatın kurucusu (pir) olabileceği gibi, ölümünden sonra onun yerine geçen halifelerinden biri de olabilir. Tasavvuf anlayışına göre şeyhin hem vuslata ulaşmış bir veli, hem de eğiticilik, yol göstericilik niteliklerine sahip bir mürşid olması gerekir. Her veli, özellikle meczub veliler şeyhlik görevini üstlenemezler.

    Mutasavvıflara göre üç türlü şeyh vardır: Bunlara şeyh-i ta'lim, şeyh-i sohbet ve şeyh-i tarikat denir. Şeyh-i ta'lim, ilim sahibi bir öğretici, tasavvufi konularda bilgi verip, insanları aydınlatmakla yetinen mutasavvıftır. Şeyh-i sohbet, her isteyenin sohbetine katıldığı, sözlerini dinlediği, hâl ve hareketlerini örnek aldığı mutasavvıfa denir. Şeyh-i terbiye, şeyh-i irşad, şeyh-i taslik de denilen şeyh-i tarikat ise mürid ve müntesiblerini tasavvuf yolunda eğitip yetiştirerek Allah'a ulaştıran önderdir.

    Tarikat kurallarına göre şeyhler müridlerinin mal, beden ve ruhları üzerinde kesin biçimde tasarruf sahibidirler. Bir mürid ne diliyle, ne de kalbiyle şeyhine itiraz edemez. Şeyhine itiraz eden mürid kesinlikle iflah olmaz. Şeyhe karşı işlenen günahın tevbesi yoktur. Şeyhe bağlanan mürid, bu nedenle, bir ölü teslimiyeti içinde olmalıdır. Zaten mürid, iradesini şeyhine teslim etmiş kişidir. Şeyhte fani olmak, Allah'ta fani olmanın (fenafillah) ilk adımıdır. Allah'a giden yol şeyhten geçer. Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır. Şeyh keşif ve keramet sahibidir.

    Mutasavvıflara göre şeyhlik makamı tarikat yolunun en yüce makamı ve insanları Allah'a çağırma konusunda peygamber vekilliğinin en üstün derecesidir. Şeyh, Allah'ı hiç şüphe içermeyen kesin bilgiyle (hakke'l-yakin) tanıyan bir ariftir. Allah ile arasındaki tüm engel ve perdeleri aşmış, Allah tarafından sevilme derecesine yükselmiştir. Bakışı deva, sözü şifadır. Etkileyici konuşması ve bakışları ile insanları eğitir. Konuşması Allah ile, susması Allah iledir. Hayatının bir anında bile Allah'tan gaflete düşmez. Verdiğinde de, vermediğinde de Allah'tan razıdır. Yanında lütuf ile kahır arasında bir fark yoktur. Lehinde ya da aleyhinde olan her şeyi Allah'ın iradesi olarak değerlendirir. Davranışlarını kendi isteklerine göre değil, Allah'ın isteklerine göre ayarlar.

    Şeyhin uyması gereken kimi kurallar da vardır. Her şeyden önce diğer şeyhler arasında sivrilmek, öne çıkmak için çalışmamalı, müridlerinin çoğalması için gösteriş yapmamalıdır. Nefsini bütünüyle altettiği, nefsinin tehlikelerini tamamen yok ettiği düşüncesine kapılmamalı; halkın arasına karıştığında tüm varlıklarla ilişkisini kesebileceği özel bir halvet yeri ve zamanı olmalıdır. Kendisine bağlanan müridlere iyi davranmalı, diğer şeyhlere saygı göstermelidir. Müridlerini sevmeli, onları sağlık ve hastalıklarında yalnız bırakmamalı, haklarını yerine getirmelidir. Nefislerine karşı verdikleri savaşta zaaf gösteren müridlere hoşgörülü davranmalı; müridlerinden gelecek herhangi bir fayda ve hizmete tenezzül etmemelidir. Müridlerin kusurlarını yüzlerine vurmamalı, onları dolaylı biçimde uyarmalıdır. Müridlerinde gördüğü değişiklikleri başkalarına açıklamamalıdır.

    Tasavvuf kaynaklarında tasavvufî hayata girmek, bir mürşide bağlanmak isteyenler için gerçek bir şeyhte aranması gereken niteliklerin dökümü yapılır. Bunların başlıcaları şöyle özetlenebilir: Şeyh ilim, irfan ve eserleriyle temayüz etmiş olmalıdır. Veli olması yeterli değildir, aynı zamanda mürşid olmalıdır. Günlük hayatı müstakim olmalıdır. Belli bir tarikatın kuralları doğrultusunda tasavvufi eğitimini (seyr ü süluk) tamamlamış olmalıdır. Müridlerini yetiştirmekteki yeteneği kabul edilmiş olmalıdır. Dini görevleri yerine getirmede ciddiyet sahibi olmalıdır. Tekelci olmamalı; kendi dışındaki şeyhleri kötülememeli, küçük görmemelidir. İnsanları eğitmek bir yetenek işidir. Öğretmek ve eğitmek herkesin yapabileceği bir iş değildir. Bu nedenle şeyh, Allah vergisi bir kabiliyete sahip olmalıdır.

    Ahmet ÖZALP

    *


  5. 08.Nisan.2017, 23:59
    3
    Misafir

    Yorum: Şeyh kime denir? Şeyh olmak için hangi ilimler okunur?

    Hocam bu yazdıklarınız sizin kendi düşünceleriniz mi, ne ayet ne de hadis yazıda yok, Kur'an'da ayet yada buna ilişkin hadis var mı? Yani kişinin bu belirtiler şartlara haiz olduğu kim yada kimler tarafından değerlendirilecek, her isteyen bence ben şeyhim diyebilecek mi?
    Aydınlatırsanız sevinirim, saygılarımla.


  6. 08.Nisan.2017, 23:59
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Hocam bu yazdıklarınız sizin kendi düşünceleriniz mi, ne ayet ne de hadis yazıda yok, Kur'an'da ayet yada buna ilişkin hadis var mı? Yani kişinin bu belirtiler şartlara haiz olduğu kim yada kimler tarafından değerlendirilecek, her isteyen bence ben şeyhim diyebilecek mi?
    Aydınlatırsanız sevinirim, saygılarımla.


  7. 10.Haziran.2017, 03:30
    4
    Misafir

    Yorum: Şeyh kime denir? Şeyh olmak için hangi ilimler okunur?

    kardeşim seyhlere gavsa yada başka tarikatlara tabi olmak farz degildir bunlara bakma sen Hakkı tanırsan Hakkın ehlini zaten tanırsın
    şeyhi olmayanın şeyhi şeytanmış kelimesi onların uydurmasından ibarettir. bunlara tabi olmayın kurana ve sünnete sarılın risali nur okuyun


  8. 10.Haziran.2017, 03:30
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    kardeşim seyhlere gavsa yada başka tarikatlara tabi olmak farz degildir bunlara bakma sen Hakkı tanırsan Hakkın ehlini zaten tanırsın
    şeyhi olmayanın şeyhi şeytanmış kelimesi onların uydurmasından ibarettir. bunlara tabi olmayın kurana ve sünnete sarılın risali nur okuyun





+ Yorum Gönder