Konusunu Oylayın.: Gençliğin sorunlarına islami çözüm önerileri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Gençliğin sorunlarına islami çözüm önerileri
  1. 07.Mayıs.2013, 00:05
    1
    Misafir

    Gençliğin sorunlarına islami çözüm önerileri






    Gençliğin sorunlarına islami çözüm önerileri Mumsema gençliğin sorunlarına islami çözüm önerileri


  2. 07.Mayıs.2013, 00:05
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 19.Mayıs.2013, 21:32
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Gençliğin sorunlarına islami çözüm önerileri




    Gençliğin sorunlarına islami çözüm önerileri



    XX. yüzyılın ikinci yarısına kadar gençlerin kişilikleri aile, okul ve çevre ekseninde teşekkül ediyordu. Ağırlıklı biçimde aile, ardından okul ve onun ardından sosyal çevre gençlerin şahsiyetlerini yoğuruyordu. Gelişen teknoloji bunlara bir dördüncü unsur daha ekledi: görsel medya. Adı TV, radyo, bilgisayar ve internet şeklinde sıralanan bu ortam, gençlerin kişiliklerinin oluşum sürecinde sonradan devreye girdi ama süratle ilk sıraya yerleşti. İnsan ilişkilerini etkileyen bir araç haline geliverdi. Bu yüzden gençliğin belli başlı problemlerinin temelinde medyanın ciddi etkisinin olduğu kesin.

    Genç, bedeni canlı, ruhu diri; gönlü paylaşıma açık, hayattan beklentisi yüksek insan demektir. Ergenlik dönemini aşmış yetişkinlik dönemine doğru seyredendir. Genç insanda bulunan ve dilimizdeki “delikanlılık” lafzıyla ifade edilen canlılık, heyecan onu üretken kılan en önemli özelliktir. Delikanlılığın temeli feragat ve diğergamlıktır. Bu yüzden insanlar genelde yirmi yaşına kadar idealist, yirmiden otuza kadar sosyalist; yani sosyal adaletten yana, otuzdan sonra hayatın gerçeklerini görüp realist olur, kırk yaşından sonra ise kapitalist olma temayülündedir.” denir. Nitekim Allah Râsulü der ki: “İnsanoğlu yaşlandıkça iki duygu gençleşir. Onlar da mal sevgisi ve uzun yaşama arzusudur.” Genç insanı daha çok duyguları yönetir. Bu yüzden Efendimiz (s.a) der ki: “Gençlik deliliğin bir türüdür.”

    Gençlik ve gençler milletin istikbal potansiyelidir. Kur’an’da hayatlarını tevhid mücadelesine ayırmış gençlerden bahsedilir. Hz. İbrahim’in Nemrud ve kavminin putlarına karşı tevhid mücadelesi, Hz. Musa’nın Mısır’da Firavun’un sarayında çektiği sıkıntılar, Hz. Yusuf’un genç yaşta başından geçen problemler, Hz. Meryem’in iffeti uğruna çektikleri gibi.

    Başta Kur’an ve Hz. Peygamber (s.a)’in uygulamaları olmak üzere İslâm gençlere ve gençliğe büyük bir değer atfetmiştir. Hz. Peygamber’in etrafında sorumluluk ve yetki verdiği insanların büyük çoğunluğu gençlerden oluşmaktaydı. Ayrıca İslam tarihi boyunca gelişen Fütüvvet geleneği ve Ahilik, gençlerin hem manevi ve kalbî eğitimlerini, hem de mesleki formasyonlarını sağlayan kurumlar olmuştur.

    *Çağımızın gençliğinin en önemli problemlerini şöyle sıralamak mümkündür:

    1- Kişilik problemleri
    2- Arkadaş ve okul çevresiyle ilgili problemler
    3- Sokak ve sosyal çevre problemleri
    4- İletişim organları ve medyanın yol açtığı problemler
    5- İnanç problemleri

    1- Kişilik Problemleri:

    Gençlerin ve gençliğin her devirde en önemli problemi şahsiyet yani kişilik problemidir. Çocukluktan yetişkinliğe geçiş sürecinde gençlerin kendilerini ispat ve özgüven noktasında ciddi problemler yaşadığı bilinmektedir. Bu dönemde gerekli sevgi ve güven gösterilmeyen gençler daha uzun ve problemli bir intibak süreci yaşarlar. Her dönemde olduğu gibi bugün de toplumsal problemlere sebebiyet veren gençler genelde dağılmış ailelerde ya da sevgisiz ortamlarda Hudâ-i nâbit olarak büyümüş gençlerdir. Bugün tinerci, kapkaçcı gibi sıfatlarla suça itilmiş çocuklarda yaygın problem sevgisizlik ve ilgisizliktir. Gençlerin özgüvenle büyümelerini sağlayacak bir sevgi ve güven ortamı hazırlandığında kişilik problemi kolay aşılabilecek bir meseledir.

    2- Arkadaş ve Okul Çevrelerinden Kaynaklanan Problemler:

    Büluğ çağı ile birlikte gençler, arkadaş ve dost çevreleriyle daha sıkı ilişkiler kurmaya başlarlar. Bu dönemde çocukların iyi aile çocuklarıyla arkadaşlık ve dostluklar kurmalarını sağlamak ve onların davranış ve ilişkilerini hissettirmeden takip etmek ve problemlerin çözümünde asla baskıcı olmadan destek olmak son derece önemli bir davranıştır. Çocuklarına otoriter yaklaşımla sahip çıkan ebeveynler farkında olmadan çocuklarını ellerinden kaçırır, ya isyankar ya da pısırık yaparlar. Gençlere arkadaş gibi yaklaşmak; en olumsuz taleplerini bile azarlamadan ikna ederek aşmaya çalışmak lazımdır. Sertlik gençleri bazı şeyleri gizlemeye hatta daha zorda kalınca yalan söylemeye bile sevkedebilir. Bu dönem gençlerin kötü arkadaşlar sebebiyle kötü alışkanlıklar kazanabileceği zamanlardır. Kötü alışkanlıklardan kurtulmanın yolu ise hiç başlamamaktır.

    3- Sokak ve Sosyal Çevreden Kaynaklanan Problemler:

    İnsanın şahsiyetini oluşturan ilk alan aile olmakla birlikte okul ile sosyal çevrenin de önemli bir yeri vardır. Köyden şehre akın sürecinde hızla değişen sosyal dokuda, çok ciddi problemler yaşanmaktadır. Gençlerin bu türlü problemlerden etkilenmemesi için onlara steril bir ortam sunmak mümkün olmadığına göre, sokağın menfi tesirini azaltacak faaliyetlerde bulunmak; sportif ve kültürel etkinliklerle gençlerin boş zamanlarını doldurmak gerekmektedir.

    4- İletişim Organları ve Medyanın Yol Açtığı Problemler:

    Medyanın ve iletişim organlarının insan üzerindeki gücü tartışılmayacak bir gerçektir. İnsanların zamanlarının büyük bir bölümünün televizyon, bilgisayar ve internet karşısında geçtiğini düşünürsek gençlerimizin ne tür bir bombardıman ile karşı karşıya olduğu anlaşılmış olur. İletişim araçlarını hayatımızdan çıkarmak mümkün olmadığına göre onları bilinçli ve yararlı bir biçimde kullanmayı gençlere öğretmek gerekiyor. Bu da sabırla ve onların duygularına ve tercihlerine değer vererek aşılabilecek bir problemdir.

    5- İnanç Problemleri:

    Kişilik problemleri yaşayan ve her türlü kültürel kirlenmişliğe açık olan gençlerin en önemli sıkıntılarından biri de dinlerini tam ve doğru olarak öğrenememekten kaynaklanan inanç problemleridir. Çeşitli sapık mezhep ve din mensuplarının el atmak için fırsat kolladığı gençlerimizi onların ağından kurtaracak en sağlam yöntem, onları sağlam dini bilgi ve duygularla donatmak, dini hayatın manevi tecrübelerinden geçirmektir.

    Misyonerlik, Satanizm, Ateizm gibi akımların, Krişnacılık ve Doğu Dinleri gibi sapık fırkaların kol gezdiği günümüzde gençlik ciddi bir inanç tehlikesiyle karşı karşıyadır. Geçmiş dönemlerde ideolojik düşüncelerle ayrıştırılmaya çalışılan gençlik bugün çok daha farklı argümanlar kullanılarak inanç bakımından problemli hale getirilmek istenmektedir.

    Çağdaş gençliğin kişilikli ve problemlerini çözmüş olarak yetişmesi için önerilerimizi şöyle sıralayabiliriz;

    1. Gençlerimizin akli özelliklerini nazar-ı itibara alarak gerekli bilgilerle bezemek ve kafalarını yararlı şeylerle donatmak,
    2. Gönül dünyalarını duygu ve sevgi ile yoğurarak kulluk bilinci ile ahlakî erdemlere ulaştırmak,
    3. Gençlerin güçlü bir irade ile nefislerine hâkim kişilikler haline gelmelerini sağlayacak manevi eğitim sürecinden geçirmek,
    4. Düzgün bir ibadet hayatını özendirmek ve bu tür bir hayatın insanın kendisine ve diğer insanlara saygılı olmayı sağlayacak bir altyapı oluşturduğunu anlatmak ve bunu fiilen göstermek,
    5. Toplum değerleriyle çatışmadan kendine güvenen, inandığı gibi yaşayan kişiliklere sahip olunmasını sağlamak,
    6. Gençlerdeki model insan tutkusu ve onlarla aynileşme duygusundan yola çıkarak onların dünyalarına uygun modeller sunmak. Özellikle tarihî kahramanların hikâyeleriyle, eserleriyle ya da bunlar hakkında yapılan belgesellerle fikri planda gençleri besleyip özendirmek. Bir de yaşayan model insanlarla onları buluşturmak. Gerek akranları arasından, gerekse daha büyüklerden model olabilecek insanlarla bir araya getirmek bu konuda en etkili yoldur.

    Hasan Kamil YILMAZ



  4. 19.Mayıs.2013, 21:32
    2
    Devamlı Üye



    Gençliğin sorunlarına islami çözüm önerileri



    XX. yüzyılın ikinci yarısına kadar gençlerin kişilikleri aile, okul ve çevre ekseninde teşekkül ediyordu. Ağırlıklı biçimde aile, ardından okul ve onun ardından sosyal çevre gençlerin şahsiyetlerini yoğuruyordu. Gelişen teknoloji bunlara bir dördüncü unsur daha ekledi: görsel medya. Adı TV, radyo, bilgisayar ve internet şeklinde sıralanan bu ortam, gençlerin kişiliklerinin oluşum sürecinde sonradan devreye girdi ama süratle ilk sıraya yerleşti. İnsan ilişkilerini etkileyen bir araç haline geliverdi. Bu yüzden gençliğin belli başlı problemlerinin temelinde medyanın ciddi etkisinin olduğu kesin.

    Genç, bedeni canlı, ruhu diri; gönlü paylaşıma açık, hayattan beklentisi yüksek insan demektir. Ergenlik dönemini aşmış yetişkinlik dönemine doğru seyredendir. Genç insanda bulunan ve dilimizdeki “delikanlılık” lafzıyla ifade edilen canlılık, heyecan onu üretken kılan en önemli özelliktir. Delikanlılığın temeli feragat ve diğergamlıktır. Bu yüzden insanlar genelde yirmi yaşına kadar idealist, yirmiden otuza kadar sosyalist; yani sosyal adaletten yana, otuzdan sonra hayatın gerçeklerini görüp realist olur, kırk yaşından sonra ise kapitalist olma temayülündedir.” denir. Nitekim Allah Râsulü der ki: “İnsanoğlu yaşlandıkça iki duygu gençleşir. Onlar da mal sevgisi ve uzun yaşama arzusudur.” Genç insanı daha çok duyguları yönetir. Bu yüzden Efendimiz (s.a) der ki: “Gençlik deliliğin bir türüdür.”

    Gençlik ve gençler milletin istikbal potansiyelidir. Kur’an’da hayatlarını tevhid mücadelesine ayırmış gençlerden bahsedilir. Hz. İbrahim’in Nemrud ve kavminin putlarına karşı tevhid mücadelesi, Hz. Musa’nın Mısır’da Firavun’un sarayında çektiği sıkıntılar, Hz. Yusuf’un genç yaşta başından geçen problemler, Hz. Meryem’in iffeti uğruna çektikleri gibi.

    Başta Kur’an ve Hz. Peygamber (s.a)’in uygulamaları olmak üzere İslâm gençlere ve gençliğe büyük bir değer atfetmiştir. Hz. Peygamber’in etrafında sorumluluk ve yetki verdiği insanların büyük çoğunluğu gençlerden oluşmaktaydı. Ayrıca İslam tarihi boyunca gelişen Fütüvvet geleneği ve Ahilik, gençlerin hem manevi ve kalbî eğitimlerini, hem de mesleki formasyonlarını sağlayan kurumlar olmuştur.

    *Çağımızın gençliğinin en önemli problemlerini şöyle sıralamak mümkündür:

    1- Kişilik problemleri
    2- Arkadaş ve okul çevresiyle ilgili problemler
    3- Sokak ve sosyal çevre problemleri
    4- İletişim organları ve medyanın yol açtığı problemler
    5- İnanç problemleri

    1- Kişilik Problemleri:

    Gençlerin ve gençliğin her devirde en önemli problemi şahsiyet yani kişilik problemidir. Çocukluktan yetişkinliğe geçiş sürecinde gençlerin kendilerini ispat ve özgüven noktasında ciddi problemler yaşadığı bilinmektedir. Bu dönemde gerekli sevgi ve güven gösterilmeyen gençler daha uzun ve problemli bir intibak süreci yaşarlar. Her dönemde olduğu gibi bugün de toplumsal problemlere sebebiyet veren gençler genelde dağılmış ailelerde ya da sevgisiz ortamlarda Hudâ-i nâbit olarak büyümüş gençlerdir. Bugün tinerci, kapkaçcı gibi sıfatlarla suça itilmiş çocuklarda yaygın problem sevgisizlik ve ilgisizliktir. Gençlerin özgüvenle büyümelerini sağlayacak bir sevgi ve güven ortamı hazırlandığında kişilik problemi kolay aşılabilecek bir meseledir.

    2- Arkadaş ve Okul Çevrelerinden Kaynaklanan Problemler:

    Büluğ çağı ile birlikte gençler, arkadaş ve dost çevreleriyle daha sıkı ilişkiler kurmaya başlarlar. Bu dönemde çocukların iyi aile çocuklarıyla arkadaşlık ve dostluklar kurmalarını sağlamak ve onların davranış ve ilişkilerini hissettirmeden takip etmek ve problemlerin çözümünde asla baskıcı olmadan destek olmak son derece önemli bir davranıştır. Çocuklarına otoriter yaklaşımla sahip çıkan ebeveynler farkında olmadan çocuklarını ellerinden kaçırır, ya isyankar ya da pısırık yaparlar. Gençlere arkadaş gibi yaklaşmak; en olumsuz taleplerini bile azarlamadan ikna ederek aşmaya çalışmak lazımdır. Sertlik gençleri bazı şeyleri gizlemeye hatta daha zorda kalınca yalan söylemeye bile sevkedebilir. Bu dönem gençlerin kötü arkadaşlar sebebiyle kötü alışkanlıklar kazanabileceği zamanlardır. Kötü alışkanlıklardan kurtulmanın yolu ise hiç başlamamaktır.

    3- Sokak ve Sosyal Çevreden Kaynaklanan Problemler:

    İnsanın şahsiyetini oluşturan ilk alan aile olmakla birlikte okul ile sosyal çevrenin de önemli bir yeri vardır. Köyden şehre akın sürecinde hızla değişen sosyal dokuda, çok ciddi problemler yaşanmaktadır. Gençlerin bu türlü problemlerden etkilenmemesi için onlara steril bir ortam sunmak mümkün olmadığına göre, sokağın menfi tesirini azaltacak faaliyetlerde bulunmak; sportif ve kültürel etkinliklerle gençlerin boş zamanlarını doldurmak gerekmektedir.

    4- İletişim Organları ve Medyanın Yol Açtığı Problemler:

    Medyanın ve iletişim organlarının insan üzerindeki gücü tartışılmayacak bir gerçektir. İnsanların zamanlarının büyük bir bölümünün televizyon, bilgisayar ve internet karşısında geçtiğini düşünürsek gençlerimizin ne tür bir bombardıman ile karşı karşıya olduğu anlaşılmış olur. İletişim araçlarını hayatımızdan çıkarmak mümkün olmadığına göre onları bilinçli ve yararlı bir biçimde kullanmayı gençlere öğretmek gerekiyor. Bu da sabırla ve onların duygularına ve tercihlerine değer vererek aşılabilecek bir problemdir.

    5- İnanç Problemleri:

    Kişilik problemleri yaşayan ve her türlü kültürel kirlenmişliğe açık olan gençlerin en önemli sıkıntılarından biri de dinlerini tam ve doğru olarak öğrenememekten kaynaklanan inanç problemleridir. Çeşitli sapık mezhep ve din mensuplarının el atmak için fırsat kolladığı gençlerimizi onların ağından kurtaracak en sağlam yöntem, onları sağlam dini bilgi ve duygularla donatmak, dini hayatın manevi tecrübelerinden geçirmektir.

    Misyonerlik, Satanizm, Ateizm gibi akımların, Krişnacılık ve Doğu Dinleri gibi sapık fırkaların kol gezdiği günümüzde gençlik ciddi bir inanç tehlikesiyle karşı karşıyadır. Geçmiş dönemlerde ideolojik düşüncelerle ayrıştırılmaya çalışılan gençlik bugün çok daha farklı argümanlar kullanılarak inanç bakımından problemli hale getirilmek istenmektedir.

    Çağdaş gençliğin kişilikli ve problemlerini çözmüş olarak yetişmesi için önerilerimizi şöyle sıralayabiliriz;

    1. Gençlerimizin akli özelliklerini nazar-ı itibara alarak gerekli bilgilerle bezemek ve kafalarını yararlı şeylerle donatmak,
    2. Gönül dünyalarını duygu ve sevgi ile yoğurarak kulluk bilinci ile ahlakî erdemlere ulaştırmak,
    3. Gençlerin güçlü bir irade ile nefislerine hâkim kişilikler haline gelmelerini sağlayacak manevi eğitim sürecinden geçirmek,
    4. Düzgün bir ibadet hayatını özendirmek ve bu tür bir hayatın insanın kendisine ve diğer insanlara saygılı olmayı sağlayacak bir altyapı oluşturduğunu anlatmak ve bunu fiilen göstermek,
    5. Toplum değerleriyle çatışmadan kendine güvenen, inandığı gibi yaşayan kişiliklere sahip olunmasını sağlamak,
    6. Gençlerdeki model insan tutkusu ve onlarla aynileşme duygusundan yola çıkarak onların dünyalarına uygun modeller sunmak. Özellikle tarihî kahramanların hikâyeleriyle, eserleriyle ya da bunlar hakkında yapılan belgesellerle fikri planda gençleri besleyip özendirmek. Bir de yaşayan model insanlarla onları buluşturmak. Gerek akranları arasından, gerekse daha büyüklerden model olabilecek insanlarla bir araya getirmek bu konuda en etkili yoldur.

    Hasan Kamil YILMAZ






+ Yorum Gönder