Konusunu Oylayın.: Z harfi ile başlayan kız ve erkek bebek isimleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Z harfi ile başlayan kız ve erkek bebek isimleri
  1. 06.Mayıs.2013, 13:02
    1
    Misafir

    Z harfi ile başlayan kız ve erkek bebek isimleri

  2. 06.Mayıs.2013, 14:06
    2
    YakarıS
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Nisan.2013
    Üye No: 101142
    Mesaj Sayısı: 142
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Z harfi ile başlayan kız ve erkek bebek isimleri




    ZABİT: (Ar.) Er. 1. Askere kumanda eden rütbeli asker. 2. Ticaret gemilerinden, geminin hareketini yöneten idareci. 3. İdare etme gücü olan. (Mecaz): Tuttuğunu koparan, dediğini yaptıran kimse.
    ZADE: (Fars.) Er. 1. Evlat, oğul. 2. Dürüst, doğru adam.
    ZAFER: (Ar.) l. Amaca ulaşma, basan. 2. Düşmanı yenme, üstün gelme, utku. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZÂFİR: (Ar.) Er. - Zafer kazanan, üstün gelen.
    ZAĞNOS: (Tür.) Er. - Bir tür doğan ' kuşu.
    ZÂHİD: (Ar.) Er. - Zühd sahibi, şüpheli şeyleri bile terkederek günahtan kaçan, Allah korkusuyla dünya nimetlerinden el çeken (kimse) muttaki.
    ZAHİDE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zahid).
    ZAHİR: (Ar.) Er. - Parlak, parlak yıldız. Allah'ın isimlerindendir. Kur'an-ı Kerim'de Hadid suresi 3. ayette geçer.
    ZAHİRE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zahir).
    ZAİD: (Ar.) Er. - Artan, artıran. -Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.
    ZAİDE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zaid).
    ZAİK: (Ar.) Er. - Tad alan, tadıcı, tadan.
    ZAİKA: (Ar.) Ka. - (bkz. Zaik).
    ZAİM: (Ar.) Er. 1. Kefil. 2. Prenses, şef.
    ZAİME: (Ar.) Ka. - (bkz. Zaim).
    ZAKİR: (Ar.) Er. - Zikreden, ,anan. Allah'ı gerektiği gibi teşbih ve tehmid eden. Kur'an'ı öğüt verici, gerçek bir zikir olarak gören.
    ZAKİRE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zakir).
    ZAMBAK: (Ar.) Ka. - Güzel ve iri çiçekli bir süs bitkisi.
    ZAMİR: (Ar.) Er. 1. İç, yüz. 2. Yürek, vicdan. 3. Gönülde gizli olan sır. 4. Adın yerini tutan sözcük.
    ZAMİRE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zamir).
    ZARAFET: (Ar.) Ka. - İncelik, güzellik, zariflik.
    ZARİF: (Ar.) Er. 1. Nazik ve hoş konuşan, ince ve hoş tavırlı olan kimse, kibar. 2. İnceliği, latifliği ile hoşa giden.
    ZARİFE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zarif).
    ZATİ: (Ar.) Er. 1. Kendiyle ilgili, kendine ait, özel. 2. Özle ilgili.
    ZATİNUR: (Ar.) Ka. - Aydınlık, nurlu kişi.
    ZATİYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zati).
    ZAYİÇE: (Fars.) Ka. - Yıldızların belli zamandaki yerlerini gösteren cetvel.
    ZEBERCET: (Ar.) Ka. - Zümrütten daha açık yeşil olan, zümrüt kadar değerli olmayan bir süs taşı.
    ZEBİH: (Ar.) Er. 1. Kesilmiş veya kesilecek kurban. 2. Hz. İsmail ile Hz. Muhammed'in babası Hz. Abdullah'ın lakabı.
    ZEHEB: (Ar.) Er. - Altın. (bkz. Zer).
    ZEHRA: (Ar.) Ka. - Çok beyaz ve parlak yüzlü. Hz. Muhammed'in kızı Hz. Fatıma'nın lakabı.
    ZEHRE: (Ar.) Ka. - Çiçek. (bkz. Şükufe).
    ZEHREVAN: (Ar.). - Kur'an'daki sure-i Bakara ile Sure-i Al-i İmran. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZEKAİ: (Ar.) Er. - Zekayla ilgili, zekaya ait.
    ZEKAVET: (Ar.) Ka. - Zeka, zeki-lik.
    ZEKERİYA: (Tür.) Er. - Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen peygamberlerden biri.
    ZEKİ: (Ar.) Er. 1. Zekalı çabuk anlayan ve kavrayan. 2. Zeka belirten.
    ZEKİRE: (Ar.) Ka. - Belleği güçlü olan, unutmayan.
    ZEKİYE: (Ar.) Ka. - Anlayışlı, kavrayışlı, zeka sahibi.
    ZELİHA: (Ar.) Ka. - (bkz. Züleyha).
    ZEMHERİR: (Ar.) - Gündönümünden sonraki şiddetli soğuklar, kara kış. (22. Aralık'tan 31 Ocak'a kadar). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZEMİN: (Fars.) Er. 1. Yer, yeryüzü. 2. Temel, dayanak. Konu, tema.
    ZEMİNE: (Fars.) Ka. - (bkz. Zemin).
    ZEMZEM: (Ar.) - Ka'be çevresindeki ünlü kuyu ve bu kuyunun müslümanlarca kutsal sayılan suyu. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZENAN: (Fars.) Ka. 1. Kadınlar. 2. (bkz. Nisa).
    ZENNİŞAN: (f.a.i.) Ka. - Ünlü, tanınmış kadın.
    ZENNUR: (Tür.) Ka. - (bkz. Zinnur).
    ZERR: (Ar.) Er. - Karınca yumurtası. Ebu Zerr: Ashab-ı Kiram'da zühd ve takvaca meşhur bir zat.
    ZERAK: (Ar.) - Mavi, gök renkli. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZERARE: (Fars.) - Saçıntı, saçılan şey. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZEREFŞAN: (Fars.) Ka. 1. Altın saçan, altın saçıcı. 2. Altın kakmalı. 3. Bir lale türü.
    ZEREN: (Tür.) - Anlayışlı, kavrayışlı, zeki. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZERGUN: (Fars.) Ka. - Altın renkli, altın gibi san olan.
    ZERGÜL: (Fars.) Ka. - Altın gibi.
    ZERİA: (Ar.) Ka. - Vesile, bahane, fırsat.
    ZERİN: (Fars.) - Altından olan, altın gibi parlak olan, san olan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZERİŞTE: (Fars.) 1. Altın tel, sırma. 2. San. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZERKA: (Ar.). 1. Gök gözlü. 2. Gök mavisi. 3. Mavi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZERNİGAR: (Fars.) Ka. - Altınla işlenmiş, yaldızlı.
    ZERNİŞAN: (Fars.) Ka. - Kılıç gibi şeylerin üzerine kakma altınla yapılan işleme, süs.
    ZERRİN: (Fars.) Ka. 1. Altından mamul. 2. Altın renginde sarı. 3. Parlak. 4. Güzel kokulu bir cins çiçek. 5. Fulya.
    ZERTAR: (Fars.) Ka. 1. Altın tel, sırma. 2.Güneş ışını.
    ZERVER: (Fars.) - Altın yaldızlı olan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZEVAHİR: (Ar.) 1. Parlak yıldızlar. 2. (bkz. Zahir). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZEVAL: (Ar.) Er. 1.Yerinden ayrılıp, gitme. 2. Zail olma, sona erme. 3. Güneşin başucunda bulunma zamanı.
    ZEVKAN: (Ar.) 1. Zevk bakımından, zevkçe. 2. Zevk yoluyla. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZEVRA: (Ar.) 1. Dicle nehri. 2. Bağdat şehri. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZEVRAK: (Ar.). 1. Kayık, sandal. 2. Mekke'de yapılan zemzem şişesi. 3. Çiçek testisi, kadehi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZEVVAK: (Ar.) Er. 1. Bir şeyi çok fazla tadan. 2. Bir şeyi çok fazla deneyen. 3. Bir şeyin çok fazla farkına varan.
    ZEYCAN: (Fars.) Er. - Candan, cana yakın.
    ZEYNEB: (Ar.) Ka. - Değerli taşlar, mücevherler. Zeyneb binti Cahş: Peygamberimiz (s.a.s)' in hanımlarından.
    ZEYNEDDİN: (Ar.) Er. - Dinin zineti, süsü.
    ZEYNEL: (Tür.) Er. - Zeynelabidin adından kısalmış ad.
    ZEYNELABİDİN: (Ar.) Er. İbadet edenlerin süsü.
    ZEYNİ: (Ar.) Er. - Süsle, bezekle ilgili.
    ZEYNİYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zeyni).
    ZEYNO: (Tür.) Ka. - Zeynep adının bozulmuş hali.
    ZEYNULLAH: (Ar.) Er. - Allah'ın süsü.
    ZEYNUR: (Ar.) Er. - (bkz. Zinnur).
    ZEYREK: (Tür.) Er. 1. İlgi çekici. 2. Eli uz, usta. 3. Akıllı, zeki.
    ZEYYAL: (Ar.) Ka. - Uzun etekli.
    ZEYYAN: (Ar.) Ka. - Süsler, pırıltılar.
    ZEYYAT: (Ar.) Er. - Zeytinyağı, zeytinyağı yapan kimse.
    ZİBA: (Fars.) Ka. 1. Süslü, güzel. 2. Yakışıklı.
    ZİCAN: (Fars.) Ka. 1. Canlı, canayakın, candan.
    ZİBARU: (Fars.) Ka. - Güzel yüzlü, dilber.
    ZİHNİ: (Ar.) Er. - Zihinle, akılla ilgili.
    ZİHNİYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zihni).
    ZİKRİ: (Ar.) Er. - Anma ile ilgili.
    ZİKRA: (Ar.) 1. Anma, hatırlama. 2. İbret, örnek. 3. Öğüt. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZİNET: (Ar.) Ka. - Süs, bezek.
    ZİNDE: (Fars.) 1. Diri, yaşayan, canlı. 2. Dinç, sağlam, güçlü kuvvetli. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZİNNUR: (Ar.) Er. - Nurlu, ışıklı, aydınlık.
    ZİNNURE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zinnur).
    ZİNNUREYN: (Ar.) Er. - İki nur sahibi. Hz. Osman'a Hz. Muhammed (s.a.s)'in iki kızıyla evlendiği için bu ad verilmiştir.
    ZİRVE: (Ar.) - Doruk, bir şeyin en yüksek noktası, tepesi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZİŞAN: (Ar.) 1. Şanlı, sereni. 2. Canlı. 3. Bir tür lale. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZİVEKAR: (Ar.) Er. - Vekarlı. Vakar dolu. Vakar sahibi.
    ZİVER: (Fars.) - Süs, bezek. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZİVERBEY: (Tür.) Er. - (bkz. Ziver).
    ZİYA: (Ar.) Er. - Aydınlık, parlaklık, nur, ışık.
    ZİYAD: (Tür.) Er. - Fazlalık, çokluk. - Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır. Ziyat.
    ZİYAEDDİN: (Ar.) Er. - Dinin ışığı, aydınlığı.
    ZİYNET: (Tür.) Ka. - (bkz. Zinet).
    ZİYNETİ: (Ar.) Ka. - Süsle, bezekle ilgili
    ZOBU: (Tür.) Er. 1. İri yarı, kadın, kaba. 2. Delikanlı. 3. Zor, sıkıntılı. 4. Eski vezir konaklarındaki hizmetlilere verilen ad.
    ZORAL: (Tür.) Er. - Zor al.
    ZORLU: (Tür.) Er. 1. Güzel, çok güzel, iyi. 2. Yakışıklı. 3. Güçlü, dayanıklı.4. Sert, keskin. 5. Yürekli, cesur. 6. Girgin, girişken.
    ZUHAL: (Ar.) Ka. - Güneşe uzaklık bakımından altıncı durumda olan gezegen, satürn.
    ZUHUR: (Ar.) Görünme, meydana çıkma, baş gösterme. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZUHURİ: (Ar.) Er. - Orta oyununda komik rolünü yapan kimse.
    ZÜBEYDE: (Ar.) Ka. - Öz, asıl, cevher.
    ZÜBEYR: (Ar.) Er. - Yazılı, küçük şey.
    ZÜBEYİR: (Ar.) Er. - (bkz. Zübeyr).
    ZÜHDİYE: (Ar.) Ka. - Her türlü zevke karşı koyarak kendini ibadete veren. - Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.
    ZÜHDİ: (Ar.) Er. - (bkz. Zühdiye).
    ZÜHEYR: (Ar.) Er. 1.Küçük çiçek, çiçekcik. 2. Banet Suad kasidesinin sahibi olan Ka'b'ın kendisi gibi şair olan babası.
    ZÜHRE: (Ar.) Ka. - Çoban yıldızı, venüs.
    ZÜLAL: (Ar.) Ka. 1. Hafif, saf ve tatlı su.
    ZÜLEYHA: (Ar.) Ka. - Hz. Yusuf un hanımı, güzelliğiyle ünlenmiştir.
    ZÜLFİ: (Ar.) Er. 1. (bkz. Zülfıkar). 2. Kılıcın kabzasına iliştirilen süs.
    ZÜLFİBAR: (Fars.) Ka. - Dağılmış, saçılmış saç.
    ZÜLFiKÂR: (Ar.) Er. 1. Hz. Peygamberin Hz. Ali'ye hediye ettiği çatal ağızlı kılıç. 2. İki parçalı.
    ZÜLFİYAR: (Fars.) Ka. - Sevgilinin zülüflü saçı.
    ZÜLFİZAR: (Fars.) Ka. - Ağlayan, inleyen saç.
    ZÜLKARNEYN: (Ar.) Er. 1. İki boynuzlu anlamında. 2. Kur'an-ı Kerim'de adı geçen şahıs. 3. Büyük İskender.
    ZÜMER: (Ar.) Er. 1. Zümreler, gruplar. 2. Kur'an-ı Kerim'in 39. süresi.
    ZÜMRA: (Ar.) Ka. 1. Güzel, iyi ahlaklı. 2. Cesur, yiğit, yürekli. 3. Zeki, bilgili kadın.
    ZÜMRÜT: (Ar.) Ka. - Parlak yeşil renkli kıymetli taş.
    ZÜRARE: (Ar.) Ka. - Saçıntı, saçılan şey.


  3. 06.Mayıs.2013, 14:06
    2
    Devamlı Üye



    ZABİT: (Ar.) Er. 1. Askere kumanda eden rütbeli asker. 2. Ticaret gemilerinden, geminin hareketini yöneten idareci. 3. İdare etme gücü olan. (Mecaz): Tuttuğunu koparan, dediğini yaptıran kimse.
    ZADE: (Fars.) Er. 1. Evlat, oğul. 2. Dürüst, doğru adam.
    ZAFER: (Ar.) l. Amaca ulaşma, basan. 2. Düşmanı yenme, üstün gelme, utku. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZÂFİR: (Ar.) Er. - Zafer kazanan, üstün gelen.
    ZAĞNOS: (Tür.) Er. - Bir tür doğan ' kuşu.
    ZÂHİD: (Ar.) Er. - Zühd sahibi, şüpheli şeyleri bile terkederek günahtan kaçan, Allah korkusuyla dünya nimetlerinden el çeken (kimse) muttaki.
    ZAHİDE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zahid).
    ZAHİR: (Ar.) Er. - Parlak, parlak yıldız. Allah'ın isimlerindendir. Kur'an-ı Kerim'de Hadid suresi 3. ayette geçer.
    ZAHİRE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zahir).
    ZAİD: (Ar.) Er. - Artan, artıran. -Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.
    ZAİDE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zaid).
    ZAİK: (Ar.) Er. - Tad alan, tadıcı, tadan.
    ZAİKA: (Ar.) Ka. - (bkz. Zaik).
    ZAİM: (Ar.) Er. 1. Kefil. 2. Prenses, şef.
    ZAİME: (Ar.) Ka. - (bkz. Zaim).
    ZAKİR: (Ar.) Er. - Zikreden, ,anan. Allah'ı gerektiği gibi teşbih ve tehmid eden. Kur'an'ı öğüt verici, gerçek bir zikir olarak gören.
    ZAKİRE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zakir).
    ZAMBAK: (Ar.) Ka. - Güzel ve iri çiçekli bir süs bitkisi.
    ZAMİR: (Ar.) Er. 1. İç, yüz. 2. Yürek, vicdan. 3. Gönülde gizli olan sır. 4. Adın yerini tutan sözcük.
    ZAMİRE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zamir).
    ZARAFET: (Ar.) Ka. - İncelik, güzellik, zariflik.
    ZARİF: (Ar.) Er. 1. Nazik ve hoş konuşan, ince ve hoş tavırlı olan kimse, kibar. 2. İnceliği, latifliği ile hoşa giden.
    ZARİFE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zarif).
    ZATİ: (Ar.) Er. 1. Kendiyle ilgili, kendine ait, özel. 2. Özle ilgili.
    ZATİNUR: (Ar.) Ka. - Aydınlık, nurlu kişi.
    ZATİYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zati).
    ZAYİÇE: (Fars.) Ka. - Yıldızların belli zamandaki yerlerini gösteren cetvel.
    ZEBERCET: (Ar.) Ka. - Zümrütten daha açık yeşil olan, zümrüt kadar değerli olmayan bir süs taşı.
    ZEBİH: (Ar.) Er. 1. Kesilmiş veya kesilecek kurban. 2. Hz. İsmail ile Hz. Muhammed'in babası Hz. Abdullah'ın lakabı.
    ZEHEB: (Ar.) Er. - Altın. (bkz. Zer).
    ZEHRA: (Ar.) Ka. - Çok beyaz ve parlak yüzlü. Hz. Muhammed'in kızı Hz. Fatıma'nın lakabı.
    ZEHRE: (Ar.) Ka. - Çiçek. (bkz. Şükufe).
    ZEHREVAN: (Ar.). - Kur'an'daki sure-i Bakara ile Sure-i Al-i İmran. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZEKAİ: (Ar.) Er. - Zekayla ilgili, zekaya ait.
    ZEKAVET: (Ar.) Ka. - Zeka, zeki-lik.
    ZEKERİYA: (Tür.) Er. - Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen peygamberlerden biri.
    ZEKİ: (Ar.) Er. 1. Zekalı çabuk anlayan ve kavrayan. 2. Zeka belirten.
    ZEKİRE: (Ar.) Ka. - Belleği güçlü olan, unutmayan.
    ZEKİYE: (Ar.) Ka. - Anlayışlı, kavrayışlı, zeka sahibi.
    ZELİHA: (Ar.) Ka. - (bkz. Züleyha).
    ZEMHERİR: (Ar.) - Gündönümünden sonraki şiddetli soğuklar, kara kış. (22. Aralık'tan 31 Ocak'a kadar). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZEMİN: (Fars.) Er. 1. Yer, yeryüzü. 2. Temel, dayanak. Konu, tema.
    ZEMİNE: (Fars.) Ka. - (bkz. Zemin).
    ZEMZEM: (Ar.) - Ka'be çevresindeki ünlü kuyu ve bu kuyunun müslümanlarca kutsal sayılan suyu. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZENAN: (Fars.) Ka. 1. Kadınlar. 2. (bkz. Nisa).
    ZENNİŞAN: (f.a.i.) Ka. - Ünlü, tanınmış kadın.
    ZENNUR: (Tür.) Ka. - (bkz. Zinnur).
    ZERR: (Ar.) Er. - Karınca yumurtası. Ebu Zerr: Ashab-ı Kiram'da zühd ve takvaca meşhur bir zat.
    ZERAK: (Ar.) - Mavi, gök renkli. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZERARE: (Fars.) - Saçıntı, saçılan şey. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZEREFŞAN: (Fars.) Ka. 1. Altın saçan, altın saçıcı. 2. Altın kakmalı. 3. Bir lale türü.
    ZEREN: (Tür.) - Anlayışlı, kavrayışlı, zeki. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZERGUN: (Fars.) Ka. - Altın renkli, altın gibi san olan.
    ZERGÜL: (Fars.) Ka. - Altın gibi.
    ZERİA: (Ar.) Ka. - Vesile, bahane, fırsat.
    ZERİN: (Fars.) - Altından olan, altın gibi parlak olan, san olan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZERİŞTE: (Fars.) 1. Altın tel, sırma. 2. San. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZERKA: (Ar.). 1. Gök gözlü. 2. Gök mavisi. 3. Mavi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZERNİGAR: (Fars.) Ka. - Altınla işlenmiş, yaldızlı.
    ZERNİŞAN: (Fars.) Ka. - Kılıç gibi şeylerin üzerine kakma altınla yapılan işleme, süs.
    ZERRİN: (Fars.) Ka. 1. Altından mamul. 2. Altın renginde sarı. 3. Parlak. 4. Güzel kokulu bir cins çiçek. 5. Fulya.
    ZERTAR: (Fars.) Ka. 1. Altın tel, sırma. 2.Güneş ışını.
    ZERVER: (Fars.) - Altın yaldızlı olan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZEVAHİR: (Ar.) 1. Parlak yıldızlar. 2. (bkz. Zahir). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZEVAL: (Ar.) Er. 1.Yerinden ayrılıp, gitme. 2. Zail olma, sona erme. 3. Güneşin başucunda bulunma zamanı.
    ZEVKAN: (Ar.) 1. Zevk bakımından, zevkçe. 2. Zevk yoluyla. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZEVRA: (Ar.) 1. Dicle nehri. 2. Bağdat şehri. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZEVRAK: (Ar.). 1. Kayık, sandal. 2. Mekke'de yapılan zemzem şişesi. 3. Çiçek testisi, kadehi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZEVVAK: (Ar.) Er. 1. Bir şeyi çok fazla tadan. 2. Bir şeyi çok fazla deneyen. 3. Bir şeyin çok fazla farkına varan.
    ZEYCAN: (Fars.) Er. - Candan, cana yakın.
    ZEYNEB: (Ar.) Ka. - Değerli taşlar, mücevherler. Zeyneb binti Cahş: Peygamberimiz (s.a.s)' in hanımlarından.
    ZEYNEDDİN: (Ar.) Er. - Dinin zineti, süsü.
    ZEYNEL: (Tür.) Er. - Zeynelabidin adından kısalmış ad.
    ZEYNELABİDİN: (Ar.) Er. İbadet edenlerin süsü.
    ZEYNİ: (Ar.) Er. - Süsle, bezekle ilgili.
    ZEYNİYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zeyni).
    ZEYNO: (Tür.) Ka. - Zeynep adının bozulmuş hali.
    ZEYNULLAH: (Ar.) Er. - Allah'ın süsü.
    ZEYNUR: (Ar.) Er. - (bkz. Zinnur).
    ZEYREK: (Tür.) Er. 1. İlgi çekici. 2. Eli uz, usta. 3. Akıllı, zeki.
    ZEYYAL: (Ar.) Ka. - Uzun etekli.
    ZEYYAN: (Ar.) Ka. - Süsler, pırıltılar.
    ZEYYAT: (Ar.) Er. - Zeytinyağı, zeytinyağı yapan kimse.
    ZİBA: (Fars.) Ka. 1. Süslü, güzel. 2. Yakışıklı.
    ZİCAN: (Fars.) Ka. 1. Canlı, canayakın, candan.
    ZİBARU: (Fars.) Ka. - Güzel yüzlü, dilber.
    ZİHNİ: (Ar.) Er. - Zihinle, akılla ilgili.
    ZİHNİYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zihni).
    ZİKRİ: (Ar.) Er. - Anma ile ilgili.
    ZİKRA: (Ar.) 1. Anma, hatırlama. 2. İbret, örnek. 3. Öğüt. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZİNET: (Ar.) Ka. - Süs, bezek.
    ZİNDE: (Fars.) 1. Diri, yaşayan, canlı. 2. Dinç, sağlam, güçlü kuvvetli. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZİNNUR: (Ar.) Er. - Nurlu, ışıklı, aydınlık.
    ZİNNURE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zinnur).
    ZİNNUREYN: (Ar.) Er. - İki nur sahibi. Hz. Osman'a Hz. Muhammed (s.a.s)'in iki kızıyla evlendiği için bu ad verilmiştir.
    ZİRVE: (Ar.) - Doruk, bir şeyin en yüksek noktası, tepesi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZİŞAN: (Ar.) 1. Şanlı, sereni. 2. Canlı. 3. Bir tür lale. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZİVEKAR: (Ar.) Er. - Vekarlı. Vakar dolu. Vakar sahibi.
    ZİVER: (Fars.) - Süs, bezek. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZİVERBEY: (Tür.) Er. - (bkz. Ziver).
    ZİYA: (Ar.) Er. - Aydınlık, parlaklık, nur, ışık.
    ZİYAD: (Tür.) Er. - Fazlalık, çokluk. - Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır. Ziyat.
    ZİYAEDDİN: (Ar.) Er. - Dinin ışığı, aydınlığı.
    ZİYNET: (Tür.) Ka. - (bkz. Zinet).
    ZİYNETİ: (Ar.) Ka. - Süsle, bezekle ilgili
    ZOBU: (Tür.) Er. 1. İri yarı, kadın, kaba. 2. Delikanlı. 3. Zor, sıkıntılı. 4. Eski vezir konaklarındaki hizmetlilere verilen ad.
    ZORAL: (Tür.) Er. - Zor al.
    ZORLU: (Tür.) Er. 1. Güzel, çok güzel, iyi. 2. Yakışıklı. 3. Güçlü, dayanıklı.4. Sert, keskin. 5. Yürekli, cesur. 6. Girgin, girişken.
    ZUHAL: (Ar.) Ka. - Güneşe uzaklık bakımından altıncı durumda olan gezegen, satürn.
    ZUHUR: (Ar.) Görünme, meydana çıkma, baş gösterme. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ZUHURİ: (Ar.) Er. - Orta oyununda komik rolünü yapan kimse.
    ZÜBEYDE: (Ar.) Ka. - Öz, asıl, cevher.
    ZÜBEYR: (Ar.) Er. - Yazılı, küçük şey.
    ZÜBEYİR: (Ar.) Er. - (bkz. Zübeyr).
    ZÜHDİYE: (Ar.) Ka. - Her türlü zevke karşı koyarak kendini ibadete veren. - Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.
    ZÜHDİ: (Ar.) Er. - (bkz. Zühdiye).
    ZÜHEYR: (Ar.) Er. 1.Küçük çiçek, çiçekcik. 2. Banet Suad kasidesinin sahibi olan Ka'b'ın kendisi gibi şair olan babası.
    ZÜHRE: (Ar.) Ka. - Çoban yıldızı, venüs.
    ZÜLAL: (Ar.) Ka. 1. Hafif, saf ve tatlı su.
    ZÜLEYHA: (Ar.) Ka. - Hz. Yusuf un hanımı, güzelliğiyle ünlenmiştir.
    ZÜLFİ: (Ar.) Er. 1. (bkz. Zülfıkar). 2. Kılıcın kabzasına iliştirilen süs.
    ZÜLFİBAR: (Fars.) Ka. - Dağılmış, saçılmış saç.
    ZÜLFiKÂR: (Ar.) Er. 1. Hz. Peygamberin Hz. Ali'ye hediye ettiği çatal ağızlı kılıç. 2. İki parçalı.
    ZÜLFİYAR: (Fars.) Ka. - Sevgilinin zülüflü saçı.
    ZÜLFİZAR: (Fars.) Ka. - Ağlayan, inleyen saç.
    ZÜLKARNEYN: (Ar.) Er. 1. İki boynuzlu anlamında. 2. Kur'an-ı Kerim'de adı geçen şahıs. 3. Büyük İskender.
    ZÜMER: (Ar.) Er. 1. Zümreler, gruplar. 2. Kur'an-ı Kerim'in 39. süresi.
    ZÜMRA: (Ar.) Ka. 1. Güzel, iyi ahlaklı. 2. Cesur, yiğit, yürekli. 3. Zeki, bilgili kadın.
    ZÜMRÜT: (Ar.) Ka. - Parlak yeşil renkli kıymetli taş.
    ZÜRARE: (Ar.) Ka. - Saçıntı, saçılan şey.





+ Yorum Gönder