Konusunu Oylayın.: Y harfi ile başlayan kız ve erkek bebek isimleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Y harfi ile başlayan kız ve erkek bebek isimleri
  1. 06.Mayıs.2013, 13:01
    1
    Misafir

    Y harfi ile başlayan kız ve erkek bebek isimleri

  2. 06.Mayıs.2013, 14:07
    2
    YakarıS
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Nisan.2013
    Üye No: 101142
    Mesaj Sayısı: 142
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Y harfi ile başlayan kız ve erkek bebek isimleri




    YA'KUB: (Ar.) Er. 1. Erkek keklik. 2. İbranice, "Takib eden, izleyen". -Hz. Yusuf (a.s.)'un babası ve Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen 25 peygamberden (Hz. Ya'kub). Hz. İshak (a.s.)'ın oğlu. - Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır.
    YABAN: (Fars.) Er. 1. Yabancı. 2. Issız kır, ova, çöl, sahra. 3. Dışarı, başka ülke, gurbet. 4. Ekin tarlası.
    YABAN GÜLÜ: (Fars.) Ka. 1. Kır gülü. Bozkır çiçeği. 2. Kuşburnu.
    YABAR: (Tür.) Er. - Güzel koku, misk.
    YABENDE: (Fars.) - Bulucu, bulan. Keşfeden. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YABGU: (Tür.) Er. - Eski Türk devletlerinde "hükümdar" anlamında kullanılan bir unvan.
    YADE: (Fars.) Ka. - Hatıra.
    YADİGAR: (Fars.) - Bir kimseyi ya da bir olayı anımsatan kimse. Bırakılan anı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YAFES: (Ar.) Er. - Hz. Nuh (a.s.)'un üçüncü oğlu. Tufandan sonra Hazar denizinin kuzeyine yerleşmiştir. Türk soyunun atası olduğu söylenir.
    YAĞAN: (Tür.). - Yağmur, kar. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YAĞIN: (Tür.) Er. 1. Yağmur. 2. Düşman yağı. 3. Yiğit. 4. Arka, sırt.
    YAĞINALP: (Tür.) Er. - (bkz. Yağın).
    YAĞIZ: (Tür.) Er. 1. Esmer. 2. Doru. 3. Yiğit. 4. Bakımlı hayvan.
    YAĞIZALP: (Tür.) Er. - Esmer, güçlü yiğit.
    YAĞIZBAY: (Tür.) Er. - Esmer kimse.
    YAĞIZER: (Tür.) Er. - Esmer kimse.
    YAĞIZHAN: (Tür.) Er. 1. Esmer hükümdar. 2. Yeğni, katı, cesur han.
    YAĞIZKAN: (Tür.) Er. - Asil, soylu kan.
    YAĞIZKURT: (Tür.) Er. - Esmer, güçlü, kuvvetli kimse.
    YAĞIZTEKİN: (Tür.) Er. - Esmer, güçlü, erkek.
    YAĞMUR: (Tür.) Ka. - Gökten damlalar halinde düşen su.
    YAĞMURCA: (Tür.) Er. - Bir tür geyik. Dağ keçisi.
    YAHŞİ: (Tür.) Er. 1. İyi, güzel, çok güzel. 2. Yiğit, yakışıklı. 3. Toy, deneyimsiz genç.
    YAHŞİBAY: (Tür.) Er. - İyi tanınan, saygın kimse.
    YAHŞİHAN: (Tür.) Er. - Genç, güzel hükümdar.
    YAHYA: (İbr.) Er. - 'Allah lütufkardır" anlamında. Kur'an-ı Kerim'de 5 yerde ismi geçen ve Zekeriyya (a.s.)'nın oğlu olan peygamber.
    YAKAZAN: (Ar.) Ka. - (bkz. Yakzan).
    YAKTIN: (Fars.) Er. - Kabak. Kavun, karvpuz, hıyar gibi toprakta uzanıp, yetişen bitki.
    YAKUT: (Ar.) 1. Parlak kırmızı, şeffaf kıymetli taş. 2. Sibirya'nın kuzey kısmında yaşayan bir Türk kavmi. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YAKZAN: (Ar.) Er. - Uyanık, gözü açık.
    YALABUK: (Tür.) Er. 1. Güzel, yakışıklı, sevimli. 2. Parlak, ışıltılı. Şimşek. 3. Çevik, atik, işgüzar. 4. Kavgada üstün gelen.
    YALAP: (Tür.) Er. 1. Parıltı. 2. İvedi, hızlı, çabuk. 3. San renkli bir kuş. 4. Şimşek.
    YALAVAC: (Tür.) Er. - Peygamber, elçi.
    YALAZ: (Tür.) Er. 1. Alev. 2. Bayrak.
    YALAZA: (Tür.) - Alev. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YALAZABEY: (Tür.) Er. - Ateş gibi.
    YALAZALP: (Tür.) Er. - Alev gibi parlak yiğit.
    YALAZAN: (Tür.) - Berk, şimşek. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YALAZAY: (Tür.) - Ayın kırmızı ışıklar açar hali. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YALÇIN: (Tür.) Er. 1. Sarp. 2. Düz kaygan. 3. Parlak, cilalı.
    YALÇINER: (Tür.) Er. - (bkz. Yalçın). Çetin, sert ve yiğit.
    YALÇINKAYA: (Tür.) Er. - bkz. Yalçın.
    YALÇUK: (Tür.) Er. 1. Parlak, parlayan. 2. Elçi.
    YALDIRAK: (Tür.) Er. - Ak, parlak, ışıltılı.
    YALE: (Fars.) - Sığır boynuzu. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YALGIN: (Tür.) Er. 1. Serap, ılgın. 2. Alev.
    YALIM: (Tür.) Er. 1. Alev, ateş. 2. Kılıç, bıçak vb. kesici yüzü. 3. Kaya. Sarp yer, uçurum. 4. Şimşek. 5. Kuvvet, kudret. 6. Onur, derece. 7. Çalım, gurur.
    YALIN: (Tür.) 1. Gösterişsiz, sessiz, sade. 2. Alev, ateş. 3. Taş, büyük kaya. 4. Çıplak, örtüsüz. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YALINALP: (Tür.) Er. - (bkz. Yalın).
    YALINAY: (Tür.) - (bkz. Yalın). Ayın en görkemli ve sade görüntüsü. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YALINÇ: (Tür.) Er. - Karışık olmayan, sade, yalın, yapılması ve anlaşılması kolay olan.
    YALKI: (Tür.) Er. 1. Yalın, tek. 2. Işın.
    YALKIN: (Tür.) Er. - (bkz. Yalgın).
    YALMAN: (Tür.) Er. 1. Kılıç, kama, bıçak, mızrak'ın ağzı veya ucu. 2. Sarp, dik. Eğik, eğinik.
    YALTIR: (Tür.) Er. - Parlak, parlayan.
    YALTIRAK: (Tür.) Er. 1. Işık, parıltı. 2. Kuyruklu yıldız.
    YALTIRAY: (Tür.) Er. - (bkz. Yaltır). Ayın ışıltısı.
    YALVAÇ: (Tür.) Er. - (bkz. Yalavaç).
    YAMAÇ: (Tür.) Er. 1. Dağın ya da tepenin herhangi bir yanı. Karşı. Yan. 2. Yakın. 3. Bedel, karşılık.
    YAMAN: (Tür.) Er. 1. Kötü, korkulan, şiddetli. 2. Cesur, güçlü. 3. İşbilir, kurnaz, becerikli.
    YAMANER: (Tür.) Er. - Güçlü, cesur erkek.
    YAMANÖZ: (Tür.) Er. - Özü güçlü olan.
    YANAÇ: (Tür.) Er. - Yön, taraf.
    YANAL: (Tür.) Er. 1. Yanda olan, yana düşen. 2. Alaca, değişik renkli. 3. Kırmızı pembe. 4. Nehir yatağı.
    YANAR: (Tür.) Er. 1. Parlayan, parıldayan. 2. Kaplıca. 3. Aralık ve Ocak ayı.
    YANIK: (Tür.) Er. 1. Yanmış olan, esmer. 2. Duygulu, dokunaklı. 3. Kavruk, gelişmemiş. 4. Aşık.
    YANIKER: (Tür.) Er. - Aşık, vurgun kimse.
    YANKI: (Tür.) - Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, ses yansıması. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YAPINCAK: (Tür.) Ka. - Seyrek taneli, kırmızı bereli bir üzüm türü.
    YAPRAK: (Tür.) Ka. 1. Bitkilerde ekseriya klorofilli, yeşil renkli, çeşitli şekil ve yapıda olan soluk almaya yarayan uzantı. 2. Kitap yaprağı, varak.
    YAREN: (Fars.) Er. - Arkadaş, dost, yakın dost.
    YARIDİL: (Fars.) - Gönül arkadaşı, sevgili. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YARKAYA: (Tür.) Er. - Sarp, uçurumlu kaya.
    YARKIN: (Tür.) - Şimşek, ışık, ışıklı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YARLIK: (Tür.) Er. 1. Buyruk, ferman. Yasa, kanun. 2. Yoksul, acınan. 3. Bağış, lütuf.
    YARUK: (Tür.) Er. - Işık, aydınlık, parlaklık, parıltı.
    YASA: (Tür.) Er. - Sevinç memnuniyet, beğenme ve alkış ifade eder; yaşasın, ömrü çok olsun, aferin.
    YASAN: (Tür.) Er. 1. Tertip, düzen. 2. İmge, belirti. 3. Bir işi yapma isteği, karar. 4. Öngörü. 5. Baskın.
    YASAVUL: (Tür.) Er. 1. Koruyucu muhafız. 2. İlhanlılar devrinde ordu müfettişliği yapan kimse. 3. Jandarma, polis.
    YASEMİN: (Fars.) Ka. - Zeytingillerden, güzel kokulu ve ekseriya beyaz veya sarı çiçek açan sarılgan ağaççık (jasminum).
    YASER: (Ar.) Er. - Bolluk, varlık, zenginlik, varlıklılık.
    YASİN: (Ar.) Er. - Kur'an-ı Kerim'in 36. suresinin başlangıcı. Asıl manası bilinmemekle birlikte, "Ey insan, Ey Seyyid" gibi muhtelif anlamlar çıkarılmıştır.
    YASUN: (Tür.) Er. 1. Tarz, üslup, töre. 2. Doğa, tabiat.
    YAŞAM: (Tür.) - Doğumdan ölüme kadar geçen süre, hayat. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YAŞANUR: (Tür.) - (bkz. Yaşa). -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YAŞAR: (Tür.) - Doğan çocuğun uzun ömürlü olması dileğiyle konulan adlardır. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YAŞIK: (Tür.) Er. - Işık, parıltı, parlaklık.
    YAŞIL: (Tür.) Er. 1. Yeşil. 2. Erkek ördek.
    YAŞIN: (Tür.) 1. Işık, parlaklık. 2. Gizli. 3. Şimşek.
    YATMAN: (Tür.) Er. - Boyun eğen, uysal, yumuşak başlı kimse.
    YATUK: (Tür.) Er. 1. Kanun, santur vb. sazların genel adı. 2. Saklanan kullanılmayan şey. 3. Tembel.
    YAVER: (Fars.) Er. - Yardımcı.
    YAVEŞ: (Tür.) Er. 1. Ağırbaşlı, yumuşak huylu, sakin. 2. Şefkatli, sevecen.
    YAVUZ: (Tür.) Er. 1. Yaman güçlü, güzel. 2. Sert, şiddetli, çetin, keskin. 3. Fevkalade, ala, müstesna. 4. Kötü, fena azgın. Yavuz Sultan Selim. Hilafetin Osmanlılara geçmesini sağlayan dokuzuncu Osmanlı padişahı.
    YAVUZALP: (Tür.) Er. - (bkz. Yavuz). Çetin ve mücadeleci yiğit.
    YAVUZAY: (Tür.) Er. - (bkz. Yavuz). Ayın en güzel hali.
    YAVUZCAN: (Tür.) Er. - Güçlü kişiliği olan, kimse.
    YAVUZER: (Tür.) Er. - Cesur, güçlü erkek.
    YAVUZHAN: (Tür.) Er. - Güçlü hükümdar, hakan.
    YAY: (Tür.) Er. 1. Ok atmaya yarayan, iki ucu arasına kiriş gerilmiş eğri ağaç ya da metal çubuk. 2. Burç.
    YAYALP: (Tür.) Er. - (bkz. Yay). -Sportmen.
    YAYBÜKE: (Tür.) Er. - (bkz. Yay).
    YAYGIR: (Tür.) Er. - Gökkuşağı.
    YAYLA: (Tür.) Ka. - Deniz yüzeyinden yüksek, yaz mevsiminde oturulan serin ve yüksek yerler.
    YAZGAN: (Tür.) Er. - Yazan, yazar.
    YAZGANALP: (Tür.) Er. - (bkz. Yazgan).
    YAZGI: (Tür.) - Kader, alın yazısı. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YAZGÜLÜ: (Tür.) Ka. - Yazın açan gül.
    YAZIR: (Tür.) Er. - Oğuzların, Bozok kolunun Ayhan soyundan gelen bir Türkmen boyunun adı.
    YEDİER: (Tür.) Er. - (bkz. Yediger).
    YEDİGER: (Tür.) Er. - Büyük ayı takım yıldızı.
    YEDİVEREN: (Tür.) Ka. - Yılda her mevsim çiçek açan gül.
    YEFA: (Ar.) - Yüksek yer. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YEGAH: (Fars.) Ka. - Türk müziğinin en eski makamlarından bir terkib.
    YEGAN: (Fars.) Er. - Tekler, birler.
    YEGANE: (Fars.) Ka. - Biricik, tek.
    YEĞİN: (Tür.) Er. 1. Zorlu, katı, şiddetli. 2. Baskın, üstün. Yiğit, güçlü, çalışkan. 3. Bereketli, bol. 4. İyiliği seven. 5. Yakışıklı, güzel, ince. 6. Uygun yerinde.
    YEĞİNER: (Tür.) Er. - (bkz. Yeğin).
    YEĞREK: (Tür.) Er. 1. İyilik sever. 2. Güzel. 3. Fazla, çok.
    YEHUD: (Ar.) Er. - Yahudi, Hz. Ya'kub'un oğlu Yahuda soyundan gelenler, İsrailoğulları.
    YEHUDA: (Ar.) Er. - Hz. Ya'kub'un on iki oğlunun en büyüğü.
    YEKÇEŞME: (Fars.) Ka. 1. Tek gözlü. 2. (Tür.) Güneş.
    YEKDANE: (Fars.) Ka. 1. Eşi benzeri olmayan, tek. 2. Bir çeşit gerdanlık.
    YEKPARE: (Fars.) Ka. - Tek parça, bütün, som.
    YEKRENG: (Fars.) Ka. 1. Bir renkte olan. 2. Sözünün eri olan. 3. Meşhur bir çeşit lale.
    YEKRU: (Fars.) Er. 1. Bir yüzlü, iki yüzlü olmayan. 2. Güvenilir dost.
    YEKRUYE: (Fars.) Ka. - (bkz. Yekru).
    YEKSAN: (Fars.) 1. Düz. 2. Bir, beraber. 3. Her zaman, bir düzeyde. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YEKSARE: (Fars.) Ka. - (bkz. Yekser).
    YEKSER: (Fars.) Er. 1. Yalnız başına. 2. Bir baştan bir başa. 3. Ansızın, nagehan.
    YEKTA: (Fars.) Er. 1. Tek, yalnız. 2. Eşsiz, benzersiz.
    YELAL: (Tür.) Er. - Rüzgar, yel, esinti.
    YELDÂ: (Fars.) Ka. - Uzun ve siyah şey. Şeb-i yelda; uzun gece.
    YELDAN: (Tür.) Er. - Hızlı, süratli.
    YELEN: (Tür.) Er. 1. Arzu, istek. 2. Fırtına.
    YELER: (Tür.) Er. - Yel gibi hızlı, çabuk kimse.
    YELESEN: (Tür.) Er. - Yel gibi hızlı, çabuk.
    YELİZ: (Tür.) Ka. - Güzel, havadar, aydınlık.
    YELMEN: (Tür.) Er. - Aceleci, hızlı davranan, canı tez kimse.
    YELTEKİN: (Tür.) Er. - (bkz.Yeler).
    YENAL: (Tür.) Er. - Galip gelmek, zafer kazanmaktan emir.
    YENAY: (Tür.) - Yeni ay, hilal-i ayça. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YENBU: (Ar.) - Pınar, çeşme, kaynak. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YENER: (Tür.) - Üstün gelen, kazanan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YENGİ: (Tür.) Er. - Zafer, utku, yenme, alt etme.
    YENİSEY: (Tür.) Er. - Eski SSCB'de 3800 km uzunluğundaki ırmak.
    YENİSU: (Tür.) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YEREL: (Tür.) - Belirli bir yer ile ilgili olan, örf. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YERGİN: (Tür.) Er. - Hüzünlü, tasalı, kaygılı.
    YERHUM: (Ar.) Er. - Erkek kartal.
    YERSEL: (Tür.) - Yere ait, yerle ilgili. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YERTAN: (Tür.) Er. - Güneşin ilk ışıklan.
    YESAR: (Ar.) Er. 1. Varlık, zenginlik. 2. Sol, sol tarafı.
    YESARET: (Ar.) Ka. 1. Kolaylık. 2. Zenginlik.
    YESÂRİ: (Ar.) Er. 1. Sol, solla ilgili, sol tarafa ait. 2. Zenginlikle ilgili.
    YESÜGEY: (Tür.) Er. - Cengiz Han'ın babası, Kubilay Han'ın kardeşi olan Türk- Moğol hükümdarı.
    YEŞİL: (Tür.) Ka. 1. San ile mavinin karışımından oluşan, çoğu bitki yapraklarında görülen renk. 2. Genç, taze. 3. Koyu al renkte at. 4. Yeşil başlı yaban ördeği.
    YEŞİM: (Ar.) Ka. - Açık yeşil ve pembe renkli, kolay işlenen, değerli bir taş.
    YETEN: (Tür.) 1. Yetişen, ulaşan. Olgun, olgunlaşan. 2. Süresi dolan, günü gelen. 3. Tüm canlılar, herkes. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YETENER: (Tür.) Er. - Olgun erkek.
    YETER: (Tür.) - Sonuncu olması istenen çocuklara verilen adlardır. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YETİK: (Tür.) Er. 1. Yetişmiş, erişmiş, büyümüş. Bilgili, olgun. 2. Güç işleri başaran, becerikli. 3. Delikanlı. 4. İri, büyük.
    YETİŞ: (Tür.) - Amacına ulaş, isteğine kavuş. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YETİŞEN: (Tür.) - Ulaşan, kavuşan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YETKİN: (Tür.) - Gerekli olgunluğa erişmiş olan, ergin. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YETKİNER: (Tür.) Er. - Olgun, kişilikli bilge.
    YEZDAN: (Fars) 1. Zerdüştlerin iyilik tanrısı. 2. Allah. - İsim olarak kullanılmaz.
    YEZİD: (Ar.) Er. - Emevi halifesi Muaviye'nin 3. oğlu.
    YIBAR: (Tür.) Er. - Misk, amber, güzel koku.
    YİĞİT: (Tür.) Er. 1. Güçlü, yürekli, kahraman, alp 2. Delikanlı, genç, erkek. 3. Gözüpek, düşüncelerini açıkça söylemekten kaçınmayan kimse.
    YİĞİTCAN: (Tür.) Er. - Güçlü, korkusuz, kahraman.
    YİĞİTER: (Tür.) Er. - (bkz. Yiğit-can).
    YİĞİTHAN: (Tür.) Er. - Yiğit, cesur hakan.
    YİĞİTKAN: (Tür.) Er. - Güçlü, cesur soydan gelen.
    YILDANUR: (Tür.) Ka. - Seneyi aydınlatan, ışık saçan.
    YILDIKU: (Tür.) Ka. 1. Yıldız. 2. Ünlü Hun hükümdarı Atilla'nın son karısı.
    YILDIR: (Tür.) Er. - Parlak, parlayan, ışıklı ışık.
    YILDIRALP: (Tür.) Er. - (bkz. Yıldır).
    YILDIRAN: (Tür.) Er. - Parlayan, ışıldayan, ışık saçan.
    YILDIRAY: (Tür.) Er. - Parlak, ışık saçan ay.
    YILDIRIM: (Tür.) Er. 1. Büyük ışık parlaması ve gök gürültüsüyle ortaya çıkan bulutlar arasında veya buluttan yere elektrik boşalması, saika. 2. Şiddetli, süratli, çabuk! Yıldırım harekatı. Ünlü Osmanlı padişahı: Yıldırım Bayezid.
    YILDIZ: (Tür.) Ka. 1. Geceleri gökte çıplak gözle ışıklı bir nokta olarak görülen gök cismi, necm, kevkeb, si-tare, ahter. 2. Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan köşeli. 3. Baht, talih. 4. Mesleğinde çok parlamış kimse ve daha çok parlamış kimse, sinema sanatçısı. 5. Kuzey (Denizcilikte).
    YILDIZHAN: (Tür.) Er. - Yıldızların hakanı.
    YILHAN: (Tür.) Er. - Yıl - han.
    YILKAN: (Tür.) Er. - Yıl - kan.
    YILMA: (Tür.) Er. - Vazgeçme, korkma, doğru yoldan yürümekten ayrılma, yılma.
    YILMAZ: (Tür.) Er. - Yılmayan, bıkmayan, azimli, sebatlı.
    YILŞEN: (Tür.) Ka. - (bkz. Yıldanur).
    YOĞUN: (Tür.) Er. 1. Oylumuna oranla ağırlığı çok olan. 2. Dolu, sık. 3. Kalabalık. 4. İri, kaba, kalın.
    YOĞUNAY: (Tür.) Er. - (bkz. Yoğun).
    YOLAÇ: (Tür.) Er. - Yol gösteren, kılavuz.
    YONCA: (Tür.) Ka. - Baklagillerden, kırmızı veya mor çiçek açan, çayır bitkisi.
    YORDAM: (Tür.) 1. Kılavuz, rehber. 2. Beceri, yatkınlık. 3. Gelenek, görenek. 4. Anlayış, yerinde davranış. 5. Kural, yöntem, düzen. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YORUÇ: (Tür.) Er. - Komutan, kumandan.
    YOSUN: (Tür.) - Çoğu sularda yetişen, ilkel yapıdaki bitkilerin genel adı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YÖNAL: (Tür.) Er. - Yönünü, cepheni al.
    YÖNER: (Tür.) Er. - (bkz. Yönal).
    YÖNET: (Tür.) Er. 1. Uygun, doğru. 2. İyi, güzel. 3. Uysal. 4. Becerikli, yatkın. 5. Biçim, tarz, usul.
    YÖNTEM: (Tür.) 1. Yol, tarz, metod. 2. Yetenek. 3. Uygun, kolay. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YÖRÜK: (Tür.) Er. 1. Göçebe. 2. Çabuk yürüyen, hızlı. 3. Hayvancılıkla geçinen göçebe Oğuz Türkleri.
    YULA: (Tür.) 1. Meşale. Kandil. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YULUĞ: (Tür.) 1. Mutlu, mesut. 2. Hak, adalet. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YUMLU: (Tür.) 1. Uğurlu, kutlu. 2. Kutsal, mübarek. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YUMUK: (Tür.) Ka. 1. Açılmamış çiçek, gül goncası. 2. Uysal, sessiz, ağırbaşlı.
    YUMUŞ: (Tür.) - İş, güç çalışma. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YUNUS: (Ar.) Er. 1. Ilık ve sıcak denizlerde yaşayan, memeli hayvan. 2. Bir takım yıldızın adı. 3. Uzun müddet bir balığın karnında kaldığı rivayet edilen ve Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen 25 peygamberden birisi. Hz. Yunus (a.s.). Kur'an-ı Kerim'in 10. suresi.
    YURA: (Tür.) Er. - Dağ sırtı.
    YURDAER: (Tür.) Er. - Yurdu için doğmuş kimse.
    YURDAGÜL: (Tür.) Ka. - Ülkene gül. İlken için yararlı ol.
    YURDANUR: (Tür.) Ka. - Yurduna, ülkene ışık saç, aydınlat.
    YURDAŞEN: (Tür.) - Yurdu şenlendiren. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YURDAY: (Tür.) - Yurdu aydınlatan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YURDCAN: (Tür.) Er. - Yurda canlılık veren.
    YURDUSEV: (Tür.) Ka. - Ülkeni, yurdunu sev.
    YURT: (Tür.) Er. 1. At, kısrak. At sürüsü. 2. Orman.
    YURTSEVEN: (Tür.). - Yurdunu milletini seven. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YURTSEVER: (Tür.) Er. - (bkz. Yurtseven).
    YUSUF: (Ar.) Er. 1. Hz. Ya'kub (a.s.)'un oğlu olan peygamber Hz. Yusuf. 2. İbranice; inleyen, ah eden, inilti.
    YUŞA: (Tür.) Er. - Tarihlerde, Peygamber olduğu rivayet edilen Yûşa b. Nün.
    YÜCE: (Tür.) - Yüksek, büyük, ulu, bala. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YÜCEALP: (Tür.) Er. - Büyük, ulu yiğit.
    YÜCEL: (Tür.) - Yüksel, yüce bir duruma gel, başarı kazan, ilerle. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YÜCELAY: (Tür.) - (bkz. Yücel). -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YÜCELEN: (Tür.) Er. - Yükselen, yüce bir duruma gelen, ilerleyen.
    YÜCESAN: (Tür.) Er. - Saygın bir adı olan.
    YÜCESOY: (Tür.) Er. - Saygın, ulu, soylu.
    YÜCETEKİN: (Tür.) Er. - (bkz. Yüce).
    YÜKSEL: (Tür.) - Yükseklere çık, yücel, basan kazan, ilerle. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YÜMİN: (Ar.) Er. 1. Uğur, mutluluk. 2. Bereket.
    YÜMNA: (Ar.) Ka. - Sağ taraf.
    YÜMNİ: (Ar.) Er. 1. Uğurlu, becerikli. İşi sağ eliyle gören. Kıyamet gününde kitabını sağ tarafından alacak olan. 2. Uğura ait, uğurla ilgili.
    YÜMNİYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Yümni).
    YÜRÜK: (Tür.) Er. - (bkz. Yörük). 1. Çabuk ve hızlı yürüyen. 2. Tarihte yeniçerilere katılan yaya asker. 3. Hızlı koşan at.
    YÜRÜKER: (Tür.) Er. - (bkz. Yürük).
    YÜSR: (Ar.) Er. 1. Kolaylık, rahat. 2. Zenginlik.
    YÜSRA: (Ar.) Ka. - Sol taraf.
    YÜZÜAK: (Tür.) Er. - Dürüst, namuslu, doğru, suçsuz kimse.


  3. 06.Mayıs.2013, 14:07
    2
    Devamlı Üye



    YA'KUB: (Ar.) Er. 1. Erkek keklik. 2. İbranice, "Takib eden, izleyen". -Hz. Yusuf (a.s.)'un babası ve Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen 25 peygamberden (Hz. Ya'kub). Hz. İshak (a.s.)'ın oğlu. - Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır.
    YABAN: (Fars.) Er. 1. Yabancı. 2. Issız kır, ova, çöl, sahra. 3. Dışarı, başka ülke, gurbet. 4. Ekin tarlası.
    YABAN GÜLÜ: (Fars.) Ka. 1. Kır gülü. Bozkır çiçeği. 2. Kuşburnu.
    YABAR: (Tür.) Er. - Güzel koku, misk.
    YABENDE: (Fars.) - Bulucu, bulan. Keşfeden. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YABGU: (Tür.) Er. - Eski Türk devletlerinde "hükümdar" anlamında kullanılan bir unvan.
    YADE: (Fars.) Ka. - Hatıra.
    YADİGAR: (Fars.) - Bir kimseyi ya da bir olayı anımsatan kimse. Bırakılan anı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YAFES: (Ar.) Er. - Hz. Nuh (a.s.)'un üçüncü oğlu. Tufandan sonra Hazar denizinin kuzeyine yerleşmiştir. Türk soyunun atası olduğu söylenir.
    YAĞAN: (Tür.). - Yağmur, kar. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YAĞIN: (Tür.) Er. 1. Yağmur. 2. Düşman yağı. 3. Yiğit. 4. Arka, sırt.
    YAĞINALP: (Tür.) Er. - (bkz. Yağın).
    YAĞIZ: (Tür.) Er. 1. Esmer. 2. Doru. 3. Yiğit. 4. Bakımlı hayvan.
    YAĞIZALP: (Tür.) Er. - Esmer, güçlü yiğit.
    YAĞIZBAY: (Tür.) Er. - Esmer kimse.
    YAĞIZER: (Tür.) Er. - Esmer kimse.
    YAĞIZHAN: (Tür.) Er. 1. Esmer hükümdar. 2. Yeğni, katı, cesur han.
    YAĞIZKAN: (Tür.) Er. - Asil, soylu kan.
    YAĞIZKURT: (Tür.) Er. - Esmer, güçlü, kuvvetli kimse.
    YAĞIZTEKİN: (Tür.) Er. - Esmer, güçlü, erkek.
    YAĞMUR: (Tür.) Ka. - Gökten damlalar halinde düşen su.
    YAĞMURCA: (Tür.) Er. - Bir tür geyik. Dağ keçisi.
    YAHŞİ: (Tür.) Er. 1. İyi, güzel, çok güzel. 2. Yiğit, yakışıklı. 3. Toy, deneyimsiz genç.
    YAHŞİBAY: (Tür.) Er. - İyi tanınan, saygın kimse.
    YAHŞİHAN: (Tür.) Er. - Genç, güzel hükümdar.
    YAHYA: (İbr.) Er. - 'Allah lütufkardır" anlamında. Kur'an-ı Kerim'de 5 yerde ismi geçen ve Zekeriyya (a.s.)'nın oğlu olan peygamber.
    YAKAZAN: (Ar.) Ka. - (bkz. Yakzan).
    YAKTIN: (Fars.) Er. - Kabak. Kavun, karvpuz, hıyar gibi toprakta uzanıp, yetişen bitki.
    YAKUT: (Ar.) 1. Parlak kırmızı, şeffaf kıymetli taş. 2. Sibirya'nın kuzey kısmında yaşayan bir Türk kavmi. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YAKZAN: (Ar.) Er. - Uyanık, gözü açık.
    YALABUK: (Tür.) Er. 1. Güzel, yakışıklı, sevimli. 2. Parlak, ışıltılı. Şimşek. 3. Çevik, atik, işgüzar. 4. Kavgada üstün gelen.
    YALAP: (Tür.) Er. 1. Parıltı. 2. İvedi, hızlı, çabuk. 3. San renkli bir kuş. 4. Şimşek.
    YALAVAC: (Tür.) Er. - Peygamber, elçi.
    YALAZ: (Tür.) Er. 1. Alev. 2. Bayrak.
    YALAZA: (Tür.) - Alev. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YALAZABEY: (Tür.) Er. - Ateş gibi.
    YALAZALP: (Tür.) Er. - Alev gibi parlak yiğit.
    YALAZAN: (Tür.) - Berk, şimşek. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YALAZAY: (Tür.) - Ayın kırmızı ışıklar açar hali. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YALÇIN: (Tür.) Er. 1. Sarp. 2. Düz kaygan. 3. Parlak, cilalı.
    YALÇINER: (Tür.) Er. - (bkz. Yalçın). Çetin, sert ve yiğit.
    YALÇINKAYA: (Tür.) Er. - bkz. Yalçın.
    YALÇUK: (Tür.) Er. 1. Parlak, parlayan. 2. Elçi.
    YALDIRAK: (Tür.) Er. - Ak, parlak, ışıltılı.
    YALE: (Fars.) - Sığır boynuzu. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YALGIN: (Tür.) Er. 1. Serap, ılgın. 2. Alev.
    YALIM: (Tür.) Er. 1. Alev, ateş. 2. Kılıç, bıçak vb. kesici yüzü. 3. Kaya. Sarp yer, uçurum. 4. Şimşek. 5. Kuvvet, kudret. 6. Onur, derece. 7. Çalım, gurur.
    YALIN: (Tür.) 1. Gösterişsiz, sessiz, sade. 2. Alev, ateş. 3. Taş, büyük kaya. 4. Çıplak, örtüsüz. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YALINALP: (Tür.) Er. - (bkz. Yalın).
    YALINAY: (Tür.) - (bkz. Yalın). Ayın en görkemli ve sade görüntüsü. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YALINÇ: (Tür.) Er. - Karışık olmayan, sade, yalın, yapılması ve anlaşılması kolay olan.
    YALKI: (Tür.) Er. 1. Yalın, tek. 2. Işın.
    YALKIN: (Tür.) Er. - (bkz. Yalgın).
    YALMAN: (Tür.) Er. 1. Kılıç, kama, bıçak, mızrak'ın ağzı veya ucu. 2. Sarp, dik. Eğik, eğinik.
    YALTIR: (Tür.) Er. - Parlak, parlayan.
    YALTIRAK: (Tür.) Er. 1. Işık, parıltı. 2. Kuyruklu yıldız.
    YALTIRAY: (Tür.) Er. - (bkz. Yaltır). Ayın ışıltısı.
    YALVAÇ: (Tür.) Er. - (bkz. Yalavaç).
    YAMAÇ: (Tür.) Er. 1. Dağın ya da tepenin herhangi bir yanı. Karşı. Yan. 2. Yakın. 3. Bedel, karşılık.
    YAMAN: (Tür.) Er. 1. Kötü, korkulan, şiddetli. 2. Cesur, güçlü. 3. İşbilir, kurnaz, becerikli.
    YAMANER: (Tür.) Er. - Güçlü, cesur erkek.
    YAMANÖZ: (Tür.) Er. - Özü güçlü olan.
    YANAÇ: (Tür.) Er. - Yön, taraf.
    YANAL: (Tür.) Er. 1. Yanda olan, yana düşen. 2. Alaca, değişik renkli. 3. Kırmızı pembe. 4. Nehir yatağı.
    YANAR: (Tür.) Er. 1. Parlayan, parıldayan. 2. Kaplıca. 3. Aralık ve Ocak ayı.
    YANIK: (Tür.) Er. 1. Yanmış olan, esmer. 2. Duygulu, dokunaklı. 3. Kavruk, gelişmemiş. 4. Aşık.
    YANIKER: (Tür.) Er. - Aşık, vurgun kimse.
    YANKI: (Tür.) - Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, ses yansıması. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YAPINCAK: (Tür.) Ka. - Seyrek taneli, kırmızı bereli bir üzüm türü.
    YAPRAK: (Tür.) Ka. 1. Bitkilerde ekseriya klorofilli, yeşil renkli, çeşitli şekil ve yapıda olan soluk almaya yarayan uzantı. 2. Kitap yaprağı, varak.
    YAREN: (Fars.) Er. - Arkadaş, dost, yakın dost.
    YARIDİL: (Fars.) - Gönül arkadaşı, sevgili. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YARKAYA: (Tür.) Er. - Sarp, uçurumlu kaya.
    YARKIN: (Tür.) - Şimşek, ışık, ışıklı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YARLIK: (Tür.) Er. 1. Buyruk, ferman. Yasa, kanun. 2. Yoksul, acınan. 3. Bağış, lütuf.
    YARUK: (Tür.) Er. - Işık, aydınlık, parlaklık, parıltı.
    YASA: (Tür.) Er. - Sevinç memnuniyet, beğenme ve alkış ifade eder; yaşasın, ömrü çok olsun, aferin.
    YASAN: (Tür.) Er. 1. Tertip, düzen. 2. İmge, belirti. 3. Bir işi yapma isteği, karar. 4. Öngörü. 5. Baskın.
    YASAVUL: (Tür.) Er. 1. Koruyucu muhafız. 2. İlhanlılar devrinde ordu müfettişliği yapan kimse. 3. Jandarma, polis.
    YASEMİN: (Fars.) Ka. - Zeytingillerden, güzel kokulu ve ekseriya beyaz veya sarı çiçek açan sarılgan ağaççık (jasminum).
    YASER: (Ar.) Er. - Bolluk, varlık, zenginlik, varlıklılık.
    YASİN: (Ar.) Er. - Kur'an-ı Kerim'in 36. suresinin başlangıcı. Asıl manası bilinmemekle birlikte, "Ey insan, Ey Seyyid" gibi muhtelif anlamlar çıkarılmıştır.
    YASUN: (Tür.) Er. 1. Tarz, üslup, töre. 2. Doğa, tabiat.
    YAŞAM: (Tür.) - Doğumdan ölüme kadar geçen süre, hayat. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YAŞANUR: (Tür.) - (bkz. Yaşa). -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YAŞAR: (Tür.) - Doğan çocuğun uzun ömürlü olması dileğiyle konulan adlardır. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YAŞIK: (Tür.) Er. - Işık, parıltı, parlaklık.
    YAŞIL: (Tür.) Er. 1. Yeşil. 2. Erkek ördek.
    YAŞIN: (Tür.) 1. Işık, parlaklık. 2. Gizli. 3. Şimşek.
    YATMAN: (Tür.) Er. - Boyun eğen, uysal, yumuşak başlı kimse.
    YATUK: (Tür.) Er. 1. Kanun, santur vb. sazların genel adı. 2. Saklanan kullanılmayan şey. 3. Tembel.
    YAVER: (Fars.) Er. - Yardımcı.
    YAVEŞ: (Tür.) Er. 1. Ağırbaşlı, yumuşak huylu, sakin. 2. Şefkatli, sevecen.
    YAVUZ: (Tür.) Er. 1. Yaman güçlü, güzel. 2. Sert, şiddetli, çetin, keskin. 3. Fevkalade, ala, müstesna. 4. Kötü, fena azgın. Yavuz Sultan Selim. Hilafetin Osmanlılara geçmesini sağlayan dokuzuncu Osmanlı padişahı.
    YAVUZALP: (Tür.) Er. - (bkz. Yavuz). Çetin ve mücadeleci yiğit.
    YAVUZAY: (Tür.) Er. - (bkz. Yavuz). Ayın en güzel hali.
    YAVUZCAN: (Tür.) Er. - Güçlü kişiliği olan, kimse.
    YAVUZER: (Tür.) Er. - Cesur, güçlü erkek.
    YAVUZHAN: (Tür.) Er. - Güçlü hükümdar, hakan.
    YAY: (Tür.) Er. 1. Ok atmaya yarayan, iki ucu arasına kiriş gerilmiş eğri ağaç ya da metal çubuk. 2. Burç.
    YAYALP: (Tür.) Er. - (bkz. Yay). -Sportmen.
    YAYBÜKE: (Tür.) Er. - (bkz. Yay).
    YAYGIR: (Tür.) Er. - Gökkuşağı.
    YAYLA: (Tür.) Ka. - Deniz yüzeyinden yüksek, yaz mevsiminde oturulan serin ve yüksek yerler.
    YAZGAN: (Tür.) Er. - Yazan, yazar.
    YAZGANALP: (Tür.) Er. - (bkz. Yazgan).
    YAZGI: (Tür.) - Kader, alın yazısı. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YAZGÜLÜ: (Tür.) Ka. - Yazın açan gül.
    YAZIR: (Tür.) Er. - Oğuzların, Bozok kolunun Ayhan soyundan gelen bir Türkmen boyunun adı.
    YEDİER: (Tür.) Er. - (bkz. Yediger).
    YEDİGER: (Tür.) Er. - Büyük ayı takım yıldızı.
    YEDİVEREN: (Tür.) Ka. - Yılda her mevsim çiçek açan gül.
    YEFA: (Ar.) - Yüksek yer. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YEGAH: (Fars.) Ka. - Türk müziğinin en eski makamlarından bir terkib.
    YEGAN: (Fars.) Er. - Tekler, birler.
    YEGANE: (Fars.) Ka. - Biricik, tek.
    YEĞİN: (Tür.) Er. 1. Zorlu, katı, şiddetli. 2. Baskın, üstün. Yiğit, güçlü, çalışkan. 3. Bereketli, bol. 4. İyiliği seven. 5. Yakışıklı, güzel, ince. 6. Uygun yerinde.
    YEĞİNER: (Tür.) Er. - (bkz. Yeğin).
    YEĞREK: (Tür.) Er. 1. İyilik sever. 2. Güzel. 3. Fazla, çok.
    YEHUD: (Ar.) Er. - Yahudi, Hz. Ya'kub'un oğlu Yahuda soyundan gelenler, İsrailoğulları.
    YEHUDA: (Ar.) Er. - Hz. Ya'kub'un on iki oğlunun en büyüğü.
    YEKÇEŞME: (Fars.) Ka. 1. Tek gözlü. 2. (Tür.) Güneş.
    YEKDANE: (Fars.) Ka. 1. Eşi benzeri olmayan, tek. 2. Bir çeşit gerdanlık.
    YEKPARE: (Fars.) Ka. - Tek parça, bütün, som.
    YEKRENG: (Fars.) Ka. 1. Bir renkte olan. 2. Sözünün eri olan. 3. Meşhur bir çeşit lale.
    YEKRU: (Fars.) Er. 1. Bir yüzlü, iki yüzlü olmayan. 2. Güvenilir dost.
    YEKRUYE: (Fars.) Ka. - (bkz. Yekru).
    YEKSAN: (Fars.) 1. Düz. 2. Bir, beraber. 3. Her zaman, bir düzeyde. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YEKSARE: (Fars.) Ka. - (bkz. Yekser).
    YEKSER: (Fars.) Er. 1. Yalnız başına. 2. Bir baştan bir başa. 3. Ansızın, nagehan.
    YEKTA: (Fars.) Er. 1. Tek, yalnız. 2. Eşsiz, benzersiz.
    YELAL: (Tür.) Er. - Rüzgar, yel, esinti.
    YELDÂ: (Fars.) Ka. - Uzun ve siyah şey. Şeb-i yelda; uzun gece.
    YELDAN: (Tür.) Er. - Hızlı, süratli.
    YELEN: (Tür.) Er. 1. Arzu, istek. 2. Fırtına.
    YELER: (Tür.) Er. - Yel gibi hızlı, çabuk kimse.
    YELESEN: (Tür.) Er. - Yel gibi hızlı, çabuk.
    YELİZ: (Tür.) Ka. - Güzel, havadar, aydınlık.
    YELMEN: (Tür.) Er. - Aceleci, hızlı davranan, canı tez kimse.
    YELTEKİN: (Tür.) Er. - (bkz.Yeler).
    YENAL: (Tür.) Er. - Galip gelmek, zafer kazanmaktan emir.
    YENAY: (Tür.) - Yeni ay, hilal-i ayça. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YENBU: (Ar.) - Pınar, çeşme, kaynak. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YENER: (Tür.) - Üstün gelen, kazanan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YENGİ: (Tür.) Er. - Zafer, utku, yenme, alt etme.
    YENİSEY: (Tür.) Er. - Eski SSCB'de 3800 km uzunluğundaki ırmak.
    YENİSU: (Tür.) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YEREL: (Tür.) - Belirli bir yer ile ilgili olan, örf. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YERGİN: (Tür.) Er. - Hüzünlü, tasalı, kaygılı.
    YERHUM: (Ar.) Er. - Erkek kartal.
    YERSEL: (Tür.) - Yere ait, yerle ilgili. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YERTAN: (Tür.) Er. - Güneşin ilk ışıklan.
    YESAR: (Ar.) Er. 1. Varlık, zenginlik. 2. Sol, sol tarafı.
    YESARET: (Ar.) Ka. 1. Kolaylık. 2. Zenginlik.
    YESÂRİ: (Ar.) Er. 1. Sol, solla ilgili, sol tarafa ait. 2. Zenginlikle ilgili.
    YESÜGEY: (Tür.) Er. - Cengiz Han'ın babası, Kubilay Han'ın kardeşi olan Türk- Moğol hükümdarı.
    YEŞİL: (Tür.) Ka. 1. San ile mavinin karışımından oluşan, çoğu bitki yapraklarında görülen renk. 2. Genç, taze. 3. Koyu al renkte at. 4. Yeşil başlı yaban ördeği.
    YEŞİM: (Ar.) Ka. - Açık yeşil ve pembe renkli, kolay işlenen, değerli bir taş.
    YETEN: (Tür.) 1. Yetişen, ulaşan. Olgun, olgunlaşan. 2. Süresi dolan, günü gelen. 3. Tüm canlılar, herkes. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YETENER: (Tür.) Er. - Olgun erkek.
    YETER: (Tür.) - Sonuncu olması istenen çocuklara verilen adlardır. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YETİK: (Tür.) Er. 1. Yetişmiş, erişmiş, büyümüş. Bilgili, olgun. 2. Güç işleri başaran, becerikli. 3. Delikanlı. 4. İri, büyük.
    YETİŞ: (Tür.) - Amacına ulaş, isteğine kavuş. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YETİŞEN: (Tür.) - Ulaşan, kavuşan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YETKİN: (Tür.) - Gerekli olgunluğa erişmiş olan, ergin. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YETKİNER: (Tür.) Er. - Olgun, kişilikli bilge.
    YEZDAN: (Fars) 1. Zerdüştlerin iyilik tanrısı. 2. Allah. - İsim olarak kullanılmaz.
    YEZİD: (Ar.) Er. - Emevi halifesi Muaviye'nin 3. oğlu.
    YIBAR: (Tür.) Er. - Misk, amber, güzel koku.
    YİĞİT: (Tür.) Er. 1. Güçlü, yürekli, kahraman, alp 2. Delikanlı, genç, erkek. 3. Gözüpek, düşüncelerini açıkça söylemekten kaçınmayan kimse.
    YİĞİTCAN: (Tür.) Er. - Güçlü, korkusuz, kahraman.
    YİĞİTER: (Tür.) Er. - (bkz. Yiğit-can).
    YİĞİTHAN: (Tür.) Er. - Yiğit, cesur hakan.
    YİĞİTKAN: (Tür.) Er. - Güçlü, cesur soydan gelen.
    YILDANUR: (Tür.) Ka. - Seneyi aydınlatan, ışık saçan.
    YILDIKU: (Tür.) Ka. 1. Yıldız. 2. Ünlü Hun hükümdarı Atilla'nın son karısı.
    YILDIR: (Tür.) Er. - Parlak, parlayan, ışıklı ışık.
    YILDIRALP: (Tür.) Er. - (bkz. Yıldır).
    YILDIRAN: (Tür.) Er. - Parlayan, ışıldayan, ışık saçan.
    YILDIRAY: (Tür.) Er. - Parlak, ışık saçan ay.
    YILDIRIM: (Tür.) Er. 1. Büyük ışık parlaması ve gök gürültüsüyle ortaya çıkan bulutlar arasında veya buluttan yere elektrik boşalması, saika. 2. Şiddetli, süratli, çabuk! Yıldırım harekatı. Ünlü Osmanlı padişahı: Yıldırım Bayezid.
    YILDIZ: (Tür.) Ka. 1. Geceleri gökte çıplak gözle ışıklı bir nokta olarak görülen gök cismi, necm, kevkeb, si-tare, ahter. 2. Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan köşeli. 3. Baht, talih. 4. Mesleğinde çok parlamış kimse ve daha çok parlamış kimse, sinema sanatçısı. 5. Kuzey (Denizcilikte).
    YILDIZHAN: (Tür.) Er. - Yıldızların hakanı.
    YILHAN: (Tür.) Er. - Yıl - han.
    YILKAN: (Tür.) Er. - Yıl - kan.
    YILMA: (Tür.) Er. - Vazgeçme, korkma, doğru yoldan yürümekten ayrılma, yılma.
    YILMAZ: (Tür.) Er. - Yılmayan, bıkmayan, azimli, sebatlı.
    YILŞEN: (Tür.) Ka. - (bkz. Yıldanur).
    YOĞUN: (Tür.) Er. 1. Oylumuna oranla ağırlığı çok olan. 2. Dolu, sık. 3. Kalabalık. 4. İri, kaba, kalın.
    YOĞUNAY: (Tür.) Er. - (bkz. Yoğun).
    YOLAÇ: (Tür.) Er. - Yol gösteren, kılavuz.
    YONCA: (Tür.) Ka. - Baklagillerden, kırmızı veya mor çiçek açan, çayır bitkisi.
    YORDAM: (Tür.) 1. Kılavuz, rehber. 2. Beceri, yatkınlık. 3. Gelenek, görenek. 4. Anlayış, yerinde davranış. 5. Kural, yöntem, düzen. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YORUÇ: (Tür.) Er. - Komutan, kumandan.
    YOSUN: (Tür.) - Çoğu sularda yetişen, ilkel yapıdaki bitkilerin genel adı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YÖNAL: (Tür.) Er. - Yönünü, cepheni al.
    YÖNER: (Tür.) Er. - (bkz. Yönal).
    YÖNET: (Tür.) Er. 1. Uygun, doğru. 2. İyi, güzel. 3. Uysal. 4. Becerikli, yatkın. 5. Biçim, tarz, usul.
    YÖNTEM: (Tür.) 1. Yol, tarz, metod. 2. Yetenek. 3. Uygun, kolay. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YÖRÜK: (Tür.) Er. 1. Göçebe. 2. Çabuk yürüyen, hızlı. 3. Hayvancılıkla geçinen göçebe Oğuz Türkleri.
    YULA: (Tür.) 1. Meşale. Kandil. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YULUĞ: (Tür.) 1. Mutlu, mesut. 2. Hak, adalet. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YUMLU: (Tür.) 1. Uğurlu, kutlu. 2. Kutsal, mübarek. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YUMUK: (Tür.) Ka. 1. Açılmamış çiçek, gül goncası. 2. Uysal, sessiz, ağırbaşlı.
    YUMUŞ: (Tür.) - İş, güç çalışma. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YUNUS: (Ar.) Er. 1. Ilık ve sıcak denizlerde yaşayan, memeli hayvan. 2. Bir takım yıldızın adı. 3. Uzun müddet bir balığın karnında kaldığı rivayet edilen ve Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen 25 peygamberden birisi. Hz. Yunus (a.s.). Kur'an-ı Kerim'in 10. suresi.
    YURA: (Tür.) Er. - Dağ sırtı.
    YURDAER: (Tür.) Er. - Yurdu için doğmuş kimse.
    YURDAGÜL: (Tür.) Ka. - Ülkene gül. İlken için yararlı ol.
    YURDANUR: (Tür.) Ka. - Yurduna, ülkene ışık saç, aydınlat.
    YURDAŞEN: (Tür.) - Yurdu şenlendiren. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YURDAY: (Tür.) - Yurdu aydınlatan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YURDCAN: (Tür.) Er. - Yurda canlılık veren.
    YURDUSEV: (Tür.) Ka. - Ülkeni, yurdunu sev.
    YURT: (Tür.) Er. 1. At, kısrak. At sürüsü. 2. Orman.
    YURTSEVEN: (Tür.). - Yurdunu milletini seven. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YURTSEVER: (Tür.) Er. - (bkz. Yurtseven).
    YUSUF: (Ar.) Er. 1. Hz. Ya'kub (a.s.)'un oğlu olan peygamber Hz. Yusuf. 2. İbranice; inleyen, ah eden, inilti.
    YUŞA: (Tür.) Er. - Tarihlerde, Peygamber olduğu rivayet edilen Yûşa b. Nün.
    YÜCE: (Tür.) - Yüksek, büyük, ulu, bala. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YÜCEALP: (Tür.) Er. - Büyük, ulu yiğit.
    YÜCEL: (Tür.) - Yüksel, yüce bir duruma gel, başarı kazan, ilerle. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YÜCELAY: (Tür.) - (bkz. Yücel). -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YÜCELEN: (Tür.) Er. - Yükselen, yüce bir duruma gelen, ilerleyen.
    YÜCESAN: (Tür.) Er. - Saygın bir adı olan.
    YÜCESOY: (Tür.) Er. - Saygın, ulu, soylu.
    YÜCETEKİN: (Tür.) Er. - (bkz. Yüce).
    YÜKSEL: (Tür.) - Yükseklere çık, yücel, basan kazan, ilerle. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    YÜMİN: (Ar.) Er. 1. Uğur, mutluluk. 2. Bereket.
    YÜMNA: (Ar.) Ka. - Sağ taraf.
    YÜMNİ: (Ar.) Er. 1. Uğurlu, becerikli. İşi sağ eliyle gören. Kıyamet gününde kitabını sağ tarafından alacak olan. 2. Uğura ait, uğurla ilgili.
    YÜMNİYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Yümni).
    YÜRÜK: (Tür.) Er. - (bkz. Yörük). 1. Çabuk ve hızlı yürüyen. 2. Tarihte yeniçerilere katılan yaya asker. 3. Hızlı koşan at.
    YÜRÜKER: (Tür.) Er. - (bkz. Yürük).
    YÜSR: (Ar.) Er. 1. Kolaylık, rahat. 2. Zenginlik.
    YÜSRA: (Ar.) Ka. - Sol taraf.
    YÜZÜAK: (Tür.) Er. - Dürüst, namuslu, doğru, suçsuz kimse.





+ Yorum Gönder