Konusunu Oylayın.: P harfi ile başlayan kız ve erkek bebek isimleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
P harfi ile başlayan kız ve erkek bebek isimleri
  1. 06.Mayıs.2013, 12:59
    1
    Misafir

    P harfi ile başlayan kız ve erkek bebek isimleri

  2. 06.Mayıs.2013, 14:21
    2
    YakarıS
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Nisan.2013
    Üye No: 101142
    Mesaj Sayısı: 142
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: P harfi ile başlayan kız ve erkek bebek isimleri




    PADİŞAH: (Fars.) - Hükümdar.
    PAHA: (Tür.) - Değer, fîat, eder, tutar. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    PAKALIN: (f.t.i.) Er. - Dürüst, doğru iyi tanınmış kimseler.
    PAKAN: (Fars.) Er. 1. Temizler, anlar. 2. Veliler, ermişler, evliya.
    PAKEL: (f.t.i.) Er. - İyi işler yapan, doğru kimse.
    PAKER: (f.t.i.) Er. - Temiz, dürüst, iyi kimse.
    PAKİZE: (Fars.) Ka. - Temiz, saf, halis, lekesiz.
    PAKKAN: (f.t.i.) Er. - Temiz soydan gelen kimse.
    PAKSAN: (f.t.i.) Er. - Temiz, doğru namuslu tanınmış kimse.
    PAKSOY: (f.t.i.) Er. - Temiz soydan gelen.
    PAKSU: (f.t.i.) Er. - Temiz su. Billur gibi arı duru, şahsiyetli.
    PAKSÜT: (f.ı.i.) Er. - Sütü temiz.
    PALA: (Tür.) Er. - Kısa ve geniş kılıç.
    PALATEKİN: (Tür.) Er. - Emniyet, güven ve cesaret telkin eden kişi.
    PALATİMUR: (Tür.) Er. - Demir pala. Sert ve katı yapılı, güçlü.
    PALAY: (Fars.) Er. - Yedek at.
    PALAZ: (Tür.) Er. 1. Kimi kuş yavrularının civcivlikten sonraki durumu. 2. Güzel, canlı, gürbüz, şişman. 3. Dağınık.
    PALMİYE: (Fran.) Ka. - Süs olarak kullanılan bir nevi hurma ağacı.
    PAMİR: (Tür.) Er. 1. Orta Asya'da yükseltisi 7000 m'yi geçen yüksek dağlık külle. 2. (Fars.) Dünyanın çatısı.
    PAMİRHAN: (Tür.) Er. - Pamir han.
    PAPATYA: (Tür.) Ka. - İlkbaharda çiçek açan, taç yapraklı, beyaz, ortası sarı kümeçli bir kır çiçeği.
    PARLA: (Tür.) Ka. 1. Işık saç, ışılda. 2. Ün kazan, tanın.
    PARLAK: (Tür.) Ka. 1. Parlayan, ışıldayan. Temiz. 2. Çok başarılı.
    PARLANUR: (Tür.) Ka. - Nur gibi parla. Parla nur.
    PARLAR: (Tür.) Ka. - Işık saçar, ışıldar, aydınlık verir.
    PARSA: (Fars.) Er. 1. Sofu, dinine bağlı. 2. İffetli, namuslu, temiz, doğru.
    PARSBAY: (f.t.i.) Er. - Pars gibi güçlü ve çevik.
    PARSHAN: ( f.t.i.) Er. - (bkz. Parsbay).
    PARSKAN: ( f.t.i.) Er. - Kanında atılganlık, cesaret ve saldırganlık taşıyan.
    PAŞA: (Tür.) Er. 1. Osmanlı devletinde yüksek rütbeli askerlere verilen unvan. General. 2.Uslu, ağırbaşlı.
    PAYAM: (Tür.) Er. - Badem.
    PAYAN: (Fars.) - Son nihayet. Uç, kenar. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    PAYE: (Fars.) 1. Aşama, rütbe, derece. 2. Basamak, merdiven basamağı. 3.. İkizlerin bir yıldızı, cevza burcu. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    PAYİDAR: (Fars.) 1. Saygın, rütbeli. 2. Sağlam, sürekli. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    PAYİZ: (Fars.) Er. - Güz, sonbahar. Yaşlılık.
    PAYZEN: (Fars.) Er. 1. Tutsak, esir. Suçlu. Ayağına pranga vurulmuş kimse. 2. Rençber.
    PAZVANTI: (Fars.) Er. - Osmanlı devletinde, Rumeli bölgesinde gece bekçilerine verilen ad.
    PEDÜK: (Tür.) Er. - Yüce, yüksek.
    PEHLEVİ: (Fars.) Er. 1. Şehir. 2. Kahraman, yiğit.
    PEHLİVAN: (Fars.) Er. 1. Güreşçi. 2. Boylu boslu, iri yan, güçlü kimse, yiğit.
    PEKAL: (Tür.) Er. - Pek al.
    PEKALP: (Tür.) Er. - Güçlü, sert, kahraman yiğit.
    PEKART: (Tür.) Er. - Sağlam dönülmez yemin. Pek ant.
    PEKAY: (Tür.) Ka. - Pek ay.
    PEKDEĞER: (Tür.) - Çok değerli, çok kıymetli. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    PEKDEMİR: (Tür.) Er. - Sert, sağlam, demir gibi.
    PEKEL: (Tür.) Er. - Güçlü el. Pek el.
    PEKER: (Tür.) Er. - Güçlü kimse. Gözüpek, cesur yapılı.
    PEKERGİN: (Tür.) Er. - Olgun kimse.
    PEKGÖZ: (Tür.) Er. - Cesur, yiğit.
    PEKİN: (Tür.) Er. - Üzerinde kuşku duyulmayan, kesinlikle bilinen, kesin.
    PEKİNER: (Tür.) Er. - (bkz. Pekin).
    PEKİNTÜRK: (Tür.) Er. - Pekin Türk.
    PEKKAN: (Tür.) Ka. - Sağlam temiz kandan gelen. Soylu.
    PEKOL: (Tür.) Er. - Sert, sağlam, dayanıklı ol.
    PEKÖZ: (Tür.) - Özü sağlam kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    PEKŞEN: (Tür.) - Neşeli, şen-şakrak, mutlu kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    PEKTAŞI: (Tür.) Er. - Güçlü, sert taş.
    PEKTAY: (Tür.) Er. - Güçlü, sağlam tay.
    PEKTÜRK: (Tür.) Er. - Sağlam ve güçlü Türk.
    PEKÜN: (Tür.) Er. - Tanınmış güçlü isim.
    PEKÜSTÜN: (Tür.) Er. - Çok üstün, üstünlükte en iyi seviyede olan.
    PELİN: (Tür.) Ka. - Birleşikgillerden, keskin ve güzel kokulu, bir çeşit bitki.
    PELİT: (Tür.) - Çınar, meşe vb. ağaçların meyvesi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    PEMBE: (Tür.) Ka. - Beyaz ve kırmızının karışmasından oluşan açık renk.
    PEMBEGÜL: (Tür.) Ka. - Pembe gül.
    PERÇEM: (Fars.) Ka. 1. Kâkül. Yele. 2. Mızrak, bayrak gibi şeylerin başlarına konan püskül.
    PERDAH: (Fars.) Er. 1. Cila, parlaklık, parlama. Parlatma, parlaklık verme. 2. Budanmış asmadan yeni süren çubuk.
    PEREN: (Fars.) Ka. - Ülker yıldızı, pervin, Süreyya.
    PERİ: (Fars.) Ka. 1. Dişi cin (güzel ve iyilik severlik sembolü olarak kabul edilirler). 2. Güzel kadın veya kız.
    PERİCAN: (Fars.) Ka. - (bkz. Peri).
    PERİDE: (Fars.) Ka. - Uçmuş, soluk, solmuş.
    PERİHAN: (Fars.) Ka. - Peri padişahı. Büyücü.
    PERİNÇEK: (Tür.) Er. - Özverili, fedakar, sadık.
    PERİRU: (Fars.) Ka. - Peri yüzlü, çok güzel.
    PERİVEŞ: (Fars.) Ka. - Peri gibi, çok güzel.
    PERİZ: (Fars.) Er. 1. Bağırma, haykırma. 2. Su kenarında yetişen yeşil saz, ot.
    PERİZAT: (Fars.) Ka. 1. Peri çocuğu. 2. Güzel, çok güzel.
    PERİZE: (Fars.) Ka. 1. Kırmızı altın. 2. Ateşte pişirilen ekmek.
    PERK: (Tür.) Er. - Katı, sert, güçlü berk.
    PERKEL: (Tür.) Er. - Güçlü er.
    PERKER: (Tür.) Er. - Güçlü kimse.
    PERKİN: (Tür.) Er. - Çok güçlü kuvvetli, sağlam kimse.
    PERMUN: (Fars.) Ka. - Bezek, süs.
    PERRAN: (Fars.) Ka. - Uçan, uçucu.
    PERRİN: (Fars.) Ka. - Nezaket, nazlılık.
    PERTAV: (Fars.) Er. 1. Atılma, sıçrama. 2. Uzağa düşen ok.
    PERTEV: (Fars.) Er. - Işık. Parlaklık.
    PERVA: (Fars.) 1. Korku. Çekingenlik. 2. İlgi, bağ.
    PERVER: (Fars.) Er. - Besleyen, besleyici, yetiştiren, yetiştirici, koruyan, terbiye eden.
    PERVİN: (Fars.) Ka. - Ülker süreyya.
    PERVİZ: (Fars.) Er. 1. Üstün. 2. Elek. Süzgeç. 3. Balık. 4. Güzellik. Cilve. 5. İran hükümdarı Hüsrev'in lakabı.
    PESEN: (Tür.) Kırağı, çiğ. Sis. İnce ince yağan kar, çisenti. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    PESENT: (Fars.) Ka. 1. Beğenen, beğenmiş. Beğenme, seçme. 2. Esmerleşmiş. 3. Altın, mat altın.
    PESİN: (Fars.) - Sonraki, en son. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    PEŞİN: (Fars.) Er. - Keykubat'ın üçüncü oğlu.
    PEŞREV: (Fars.) Er. 1. Türk müziğinin en meşhur saz eseri formu. 2. Güreşten önce güreşçilerin yaptıkları gösteri.
    PETEK: (Tür.) Ka. 1. Kovanda arıların içine bal yaptıkları göz, mum tekerleği. Kovan. 2. Minarenin şerefe ile külah arasındaki kısmı. Bacalarda külahın altındaki çıkıntılı kısım.
    PEYAM: (Fars.) Er. - Haber, başkasından alınan bilgi, nebe.
    PEYAMİ: (Fars.) Er. - Haberle, bilgi ile ilgili.
    PEYDA: (Fars.) Ka. - Meydanda açıkta. Hazır, mevcut.
    PEYGAMBER: (Fars.) - Allah tarafından kullarına haber götürmekle görevlendirilmiş seçkin insan. Nebi, Rasul. - Yalnız Peygamberlere mahsus bir isimdir.
    PEYKAN: (Fars.) Er. - Temren, başak, okun ucundaki sivri demir.
    PEYKE: (Fars.) Ka. - Kuru kanepe, tahta sedir.
    PEYKER: (Fars.) Ka. - Yüz, surat.
    PEYMA: (Fars.) Ka. - Ölçen, ölçücü.
    PEYMAN: (Fars.) Er. - Yemin, and, ahd.
    PEYMANE: (Fars.) Ka. - Büyük kadeh, şarap bardağı.
    PEYREV: (Fars.). - Ardı sıra giden. Arkasından giden, izinden yürüyen. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    PEYZAJ: (Fran.) Ka. - Kır resmi.
    PINAR: (Tür.) Ka. - Yerden kaynayıp çıkan su, kaynak, çeşme. Bir suyun çıktığı yer, su başı. Kaynak suyunun devamlı aktığı yer.
    PIRILTI: (Tür.) Ka. - Parıldayan şeyin çıkardığı ışık. Anlık ışık geçişi.
    PIRLANTA: (hal.) Ka. - Değerli bir tür elmas.
    PIRNAL: (Tür.) Ka. - Meşe ağacı çalısı.
    PITIRCA: (Tür.) Ka. - Koyu pembe renkli bir bahar çiçeği.
    PİNHAN: (Fars.) Ka. - Gizli.
    PİRANE: (Fars.) Er. - Yaşlılara yakışır şekilde, olgunca tavır.
    PİRAYE: (Fars.) Ka. - Süs, zinet.
    PİRUZ: (Fars.) Er. - Kutlu, hayırlı, uğurlu.
    PİRUZE: (Fars.) Ka. - Mavi renkli ve değerli bir süs taşı.
    PİYALE: (Fars.) Ka. - Kadeh, şarap bardağı.
    PLATİN: (Lat.) Ka. - Beyaz ve çok değerli bir maden.
    POLAT: (Fars.) Er. - Çelik. Güç, kuvvet.
    POLATALP: (Tür.) Er. - Çelik gibi güçlü yiğit.
    POLATHAN: (Tür.) Er. - (bkz. Polatalp).
    POLATKAN: (Tür.) Er. - Çelik gibi güçlü soydan gelen.
    POLATKILIÇ: (Tür.) Er. - İyi cins çelikten yapılma kılıç.
    POYRAZ: (Yun.) 1. Kuzeydoğudan esen soğuk rüzgar. 2. Kuzey. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    POZAN: (Tür.) Er. - Üzüm bağı.
    PÜRÇEK: (Tür.) Ka. - Şakaklardan sarkan saç, zülüf. Ağaç ve bitkilerin saçak gibi ince kökleri. Oya, püskül, saçak.
    PÜRÇİN: (Fars.) Ka. - Çok düşünceli, öfkeli. Kırışık.
    PÜRDİL: (Fars.) Er. - Yürekli, cesur.
    PÜREN: (Tür.) Ka. - Kimi ağaçlarda yapraklardan ayrı olarak süren ince yaprak. Çalılık ve sık otlu yerler. Sarı, kırmızı, çiçek açan ufak yapraklı anların çok sevdiği bir tür ot. Meşe ağacı filizi.
    PÜRFER: (Fars.) Ka. - Çok parlak, aydınlık.
    PÜSER: (Fars.) Er. - Oğul, erkek çocuk.



  3. 06.Mayıs.2013, 14:21
    2
    Devamlı Üye



    PADİŞAH: (Fars.) - Hükümdar.
    PAHA: (Tür.) - Değer, fîat, eder, tutar. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    PAKALIN: (f.t.i.) Er. - Dürüst, doğru iyi tanınmış kimseler.
    PAKAN: (Fars.) Er. 1. Temizler, anlar. 2. Veliler, ermişler, evliya.
    PAKEL: (f.t.i.) Er. - İyi işler yapan, doğru kimse.
    PAKER: (f.t.i.) Er. - Temiz, dürüst, iyi kimse.
    PAKİZE: (Fars.) Ka. - Temiz, saf, halis, lekesiz.
    PAKKAN: (f.t.i.) Er. - Temiz soydan gelen kimse.
    PAKSAN: (f.t.i.) Er. - Temiz, doğru namuslu tanınmış kimse.
    PAKSOY: (f.t.i.) Er. - Temiz soydan gelen.
    PAKSU: (f.t.i.) Er. - Temiz su. Billur gibi arı duru, şahsiyetli.
    PAKSÜT: (f.ı.i.) Er. - Sütü temiz.
    PALA: (Tür.) Er. - Kısa ve geniş kılıç.
    PALATEKİN: (Tür.) Er. - Emniyet, güven ve cesaret telkin eden kişi.
    PALATİMUR: (Tür.) Er. - Demir pala. Sert ve katı yapılı, güçlü.
    PALAY: (Fars.) Er. - Yedek at.
    PALAZ: (Tür.) Er. 1. Kimi kuş yavrularının civcivlikten sonraki durumu. 2. Güzel, canlı, gürbüz, şişman. 3. Dağınık.
    PALMİYE: (Fran.) Ka. - Süs olarak kullanılan bir nevi hurma ağacı.
    PAMİR: (Tür.) Er. 1. Orta Asya'da yükseltisi 7000 m'yi geçen yüksek dağlık külle. 2. (Fars.) Dünyanın çatısı.
    PAMİRHAN: (Tür.) Er. - Pamir han.
    PAPATYA: (Tür.) Ka. - İlkbaharda çiçek açan, taç yapraklı, beyaz, ortası sarı kümeçli bir kır çiçeği.
    PARLA: (Tür.) Ka. 1. Işık saç, ışılda. 2. Ün kazan, tanın.
    PARLAK: (Tür.) Ka. 1. Parlayan, ışıldayan. Temiz. 2. Çok başarılı.
    PARLANUR: (Tür.) Ka. - Nur gibi parla. Parla nur.
    PARLAR: (Tür.) Ka. - Işık saçar, ışıldar, aydınlık verir.
    PARSA: (Fars.) Er. 1. Sofu, dinine bağlı. 2. İffetli, namuslu, temiz, doğru.
    PARSBAY: (f.t.i.) Er. - Pars gibi güçlü ve çevik.
    PARSHAN: ( f.t.i.) Er. - (bkz. Parsbay).
    PARSKAN: ( f.t.i.) Er. - Kanında atılganlık, cesaret ve saldırganlık taşıyan.
    PAŞA: (Tür.) Er. 1. Osmanlı devletinde yüksek rütbeli askerlere verilen unvan. General. 2.Uslu, ağırbaşlı.
    PAYAM: (Tür.) Er. - Badem.
    PAYAN: (Fars.) - Son nihayet. Uç, kenar. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    PAYE: (Fars.) 1. Aşama, rütbe, derece. 2. Basamak, merdiven basamağı. 3.. İkizlerin bir yıldızı, cevza burcu. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    PAYİDAR: (Fars.) 1. Saygın, rütbeli. 2. Sağlam, sürekli. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    PAYİZ: (Fars.) Er. - Güz, sonbahar. Yaşlılık.
    PAYZEN: (Fars.) Er. 1. Tutsak, esir. Suçlu. Ayağına pranga vurulmuş kimse. 2. Rençber.
    PAZVANTI: (Fars.) Er. - Osmanlı devletinde, Rumeli bölgesinde gece bekçilerine verilen ad.
    PEDÜK: (Tür.) Er. - Yüce, yüksek.
    PEHLEVİ: (Fars.) Er. 1. Şehir. 2. Kahraman, yiğit.
    PEHLİVAN: (Fars.) Er. 1. Güreşçi. 2. Boylu boslu, iri yan, güçlü kimse, yiğit.
    PEKAL: (Tür.) Er. - Pek al.
    PEKALP: (Tür.) Er. - Güçlü, sert, kahraman yiğit.
    PEKART: (Tür.) Er. - Sağlam dönülmez yemin. Pek ant.
    PEKAY: (Tür.) Ka. - Pek ay.
    PEKDEĞER: (Tür.) - Çok değerli, çok kıymetli. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    PEKDEMİR: (Tür.) Er. - Sert, sağlam, demir gibi.
    PEKEL: (Tür.) Er. - Güçlü el. Pek el.
    PEKER: (Tür.) Er. - Güçlü kimse. Gözüpek, cesur yapılı.
    PEKERGİN: (Tür.) Er. - Olgun kimse.
    PEKGÖZ: (Tür.) Er. - Cesur, yiğit.
    PEKİN: (Tür.) Er. - Üzerinde kuşku duyulmayan, kesinlikle bilinen, kesin.
    PEKİNER: (Tür.) Er. - (bkz. Pekin).
    PEKİNTÜRK: (Tür.) Er. - Pekin Türk.
    PEKKAN: (Tür.) Ka. - Sağlam temiz kandan gelen. Soylu.
    PEKOL: (Tür.) Er. - Sert, sağlam, dayanıklı ol.
    PEKÖZ: (Tür.) - Özü sağlam kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    PEKŞEN: (Tür.) - Neşeli, şen-şakrak, mutlu kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    PEKTAŞI: (Tür.) Er. - Güçlü, sert taş.
    PEKTAY: (Tür.) Er. - Güçlü, sağlam tay.
    PEKTÜRK: (Tür.) Er. - Sağlam ve güçlü Türk.
    PEKÜN: (Tür.) Er. - Tanınmış güçlü isim.
    PEKÜSTÜN: (Tür.) Er. - Çok üstün, üstünlükte en iyi seviyede olan.
    PELİN: (Tür.) Ka. - Birleşikgillerden, keskin ve güzel kokulu, bir çeşit bitki.
    PELİT: (Tür.) - Çınar, meşe vb. ağaçların meyvesi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    PEMBE: (Tür.) Ka. - Beyaz ve kırmızının karışmasından oluşan açık renk.
    PEMBEGÜL: (Tür.) Ka. - Pembe gül.
    PERÇEM: (Fars.) Ka. 1. Kâkül. Yele. 2. Mızrak, bayrak gibi şeylerin başlarına konan püskül.
    PERDAH: (Fars.) Er. 1. Cila, parlaklık, parlama. Parlatma, parlaklık verme. 2. Budanmış asmadan yeni süren çubuk.
    PEREN: (Fars.) Ka. - Ülker yıldızı, pervin, Süreyya.
    PERİ: (Fars.) Ka. 1. Dişi cin (güzel ve iyilik severlik sembolü olarak kabul edilirler). 2. Güzel kadın veya kız.
    PERİCAN: (Fars.) Ka. - (bkz. Peri).
    PERİDE: (Fars.) Ka. - Uçmuş, soluk, solmuş.
    PERİHAN: (Fars.) Ka. - Peri padişahı. Büyücü.
    PERİNÇEK: (Tür.) Er. - Özverili, fedakar, sadık.
    PERİRU: (Fars.) Ka. - Peri yüzlü, çok güzel.
    PERİVEŞ: (Fars.) Ka. - Peri gibi, çok güzel.
    PERİZ: (Fars.) Er. 1. Bağırma, haykırma. 2. Su kenarında yetişen yeşil saz, ot.
    PERİZAT: (Fars.) Ka. 1. Peri çocuğu. 2. Güzel, çok güzel.
    PERİZE: (Fars.) Ka. 1. Kırmızı altın. 2. Ateşte pişirilen ekmek.
    PERK: (Tür.) Er. - Katı, sert, güçlü berk.
    PERKEL: (Tür.) Er. - Güçlü er.
    PERKER: (Tür.) Er. - Güçlü kimse.
    PERKİN: (Tür.) Er. - Çok güçlü kuvvetli, sağlam kimse.
    PERMUN: (Fars.) Ka. - Bezek, süs.
    PERRAN: (Fars.) Ka. - Uçan, uçucu.
    PERRİN: (Fars.) Ka. - Nezaket, nazlılık.
    PERTAV: (Fars.) Er. 1. Atılma, sıçrama. 2. Uzağa düşen ok.
    PERTEV: (Fars.) Er. - Işık. Parlaklık.
    PERVA: (Fars.) 1. Korku. Çekingenlik. 2. İlgi, bağ.
    PERVER: (Fars.) Er. - Besleyen, besleyici, yetiştiren, yetiştirici, koruyan, terbiye eden.
    PERVİN: (Fars.) Ka. - Ülker süreyya.
    PERVİZ: (Fars.) Er. 1. Üstün. 2. Elek. Süzgeç. 3. Balık. 4. Güzellik. Cilve. 5. İran hükümdarı Hüsrev'in lakabı.
    PESEN: (Tür.) Kırağı, çiğ. Sis. İnce ince yağan kar, çisenti. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    PESENT: (Fars.) Ka. 1. Beğenen, beğenmiş. Beğenme, seçme. 2. Esmerleşmiş. 3. Altın, mat altın.
    PESİN: (Fars.) - Sonraki, en son. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    PEŞİN: (Fars.) Er. - Keykubat'ın üçüncü oğlu.
    PEŞREV: (Fars.) Er. 1. Türk müziğinin en meşhur saz eseri formu. 2. Güreşten önce güreşçilerin yaptıkları gösteri.
    PETEK: (Tür.) Ka. 1. Kovanda arıların içine bal yaptıkları göz, mum tekerleği. Kovan. 2. Minarenin şerefe ile külah arasındaki kısmı. Bacalarda külahın altındaki çıkıntılı kısım.
    PEYAM: (Fars.) Er. - Haber, başkasından alınan bilgi, nebe.
    PEYAMİ: (Fars.) Er. - Haberle, bilgi ile ilgili.
    PEYDA: (Fars.) Ka. - Meydanda açıkta. Hazır, mevcut.
    PEYGAMBER: (Fars.) - Allah tarafından kullarına haber götürmekle görevlendirilmiş seçkin insan. Nebi, Rasul. - Yalnız Peygamberlere mahsus bir isimdir.
    PEYKAN: (Fars.) Er. - Temren, başak, okun ucundaki sivri demir.
    PEYKE: (Fars.) Ka. - Kuru kanepe, tahta sedir.
    PEYKER: (Fars.) Ka. - Yüz, surat.
    PEYMA: (Fars.) Ka. - Ölçen, ölçücü.
    PEYMAN: (Fars.) Er. - Yemin, and, ahd.
    PEYMANE: (Fars.) Ka. - Büyük kadeh, şarap bardağı.
    PEYREV: (Fars.). - Ardı sıra giden. Arkasından giden, izinden yürüyen. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    PEYZAJ: (Fran.) Ka. - Kır resmi.
    PINAR: (Tür.) Ka. - Yerden kaynayıp çıkan su, kaynak, çeşme. Bir suyun çıktığı yer, su başı. Kaynak suyunun devamlı aktığı yer.
    PIRILTI: (Tür.) Ka. - Parıldayan şeyin çıkardığı ışık. Anlık ışık geçişi.
    PIRLANTA: (hal.) Ka. - Değerli bir tür elmas.
    PIRNAL: (Tür.) Ka. - Meşe ağacı çalısı.
    PITIRCA: (Tür.) Ka. - Koyu pembe renkli bir bahar çiçeği.
    PİNHAN: (Fars.) Ka. - Gizli.
    PİRANE: (Fars.) Er. - Yaşlılara yakışır şekilde, olgunca tavır.
    PİRAYE: (Fars.) Ka. - Süs, zinet.
    PİRUZ: (Fars.) Er. - Kutlu, hayırlı, uğurlu.
    PİRUZE: (Fars.) Ka. - Mavi renkli ve değerli bir süs taşı.
    PİYALE: (Fars.) Ka. - Kadeh, şarap bardağı.
    PLATİN: (Lat.) Ka. - Beyaz ve çok değerli bir maden.
    POLAT: (Fars.) Er. - Çelik. Güç, kuvvet.
    POLATALP: (Tür.) Er. - Çelik gibi güçlü yiğit.
    POLATHAN: (Tür.) Er. - (bkz. Polatalp).
    POLATKAN: (Tür.) Er. - Çelik gibi güçlü soydan gelen.
    POLATKILIÇ: (Tür.) Er. - İyi cins çelikten yapılma kılıç.
    POYRAZ: (Yun.) 1. Kuzeydoğudan esen soğuk rüzgar. 2. Kuzey. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    POZAN: (Tür.) Er. - Üzüm bağı.
    PÜRÇEK: (Tür.) Ka. - Şakaklardan sarkan saç, zülüf. Ağaç ve bitkilerin saçak gibi ince kökleri. Oya, püskül, saçak.
    PÜRÇİN: (Fars.) Ka. - Çok düşünceli, öfkeli. Kırışık.
    PÜRDİL: (Fars.) Er. - Yürekli, cesur.
    PÜREN: (Tür.) Ka. - Kimi ağaçlarda yapraklardan ayrı olarak süren ince yaprak. Çalılık ve sık otlu yerler. Sarı, kırmızı, çiçek açan ufak yapraklı anların çok sevdiği bir tür ot. Meşe ağacı filizi.
    PÜRFER: (Fars.) Ka. - Çok parlak, aydınlık.
    PÜSER: (Fars.) Er. - Oğul, erkek çocuk.






+ Yorum Gönder