Konusunu Oylayın.: Ö harfi ile başlayan kız ve erkek bebek isimleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ö harfi ile başlayan kız ve erkek bebek isimleri
  1. 06.Mayıs.2013, 12:59
    1
    Misafir

    Ö harfi ile başlayan kız ve erkek bebek isimleri

  2. 06.Mayıs.2013, 14:22
    2
    YakarıS
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Nisan.2013
    Üye No: 101142
    Mesaj Sayısı: 142
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Ö harfi ile başlayan kız ve erkek bebek isimleri




    ÖCAL: (Tür.) Er..- Yapılan kötülü*ğün acısını çıkar, öcünü al.
    ÖCALAN: (Tür.) Er. - İntikam alan.
    ÖDÜL: (Tür.) l Bir basan ya da iyilik karşısında verilen armağan. 2. Yarışma veya müsabakalarda bir tarafın, kazanana verdiği hediye, mükafat. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖGE: (Tür.) 1. Çok akıllı. Yaşlı kimse. 2. Bir ulusun büyüğü, ileri geleni. 3.. Hekim. 4. Ün, şöhret. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖGEDAY: (Tür.) Er. 1. Çok akıllı, bilgili. 2. Moğol hükümdarı Cengiz Han'ın oğlu.
    ÖGER: (Tür.) Er. - Akıllı, bilgili kimse.
    ÖGET: (Tür.) - Beğenilen, aranılan, övülen, iyi güzel. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖGETÜRK: (Tür.) Er. - Akıllı, bilgili Türk.
    ÖĞÜN: (Tür.) 1. Kendini yücelt, gurur duy. 2. Zaman vakit. 3. Kez, defa. 4. Önde, ileride olan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖĞÜT: (Tür.) - Bir kimseye yapması ya da yapmaması gereken şeyler için söylenen söz. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖKE: (Tür.) Er. - (bkz. Öge).
    ÖKER: (Tür.) Er. - Akıllı kimse.
    ÖKKEŞ: (Ar.) Er. 1. Erkek örümcek. 2. Bir dağ adı.
    ÖKLÜ: (Tür.) Er. - Akıllı.
    ÖKMEN: (Tür.) Er. - Akıllı, zeki, bilgili kimse.
    ÖKMENER: (Tür.) Er. - Akıllı, bilgili kimse.
    ÖKTEM: (Tür.) Er. - Güçlü, onurlu, gösterişli, korkusuz.
    ÖKTEMER: (Tür.) Er. - (bkz. Öktem).
    ÖKTEN: (Tür.) Er. - Akıllı, bilgili, fazıl, kahraman, cesur.
    ÖKTÜRK: (Tür.) Er. - Akıllı, güçlü Türk.
    ÖMER: (Ar.) Er. - İslam Devleti'nin II. Halifesi Ömer b. Hattab. Dünya durdukça adaletinden dolayı ondan bahsedilecek. Cennetle müjdelenmiştir. Hak ile Batılı çok iyi ayırt edebilen bir alim olduğu için Ömeru'1-Faruk adını almıştır.
    ÖMÜR: (Ar.) 1. Hayat müddeti, yaşama süresi. 2. Hayat, dirilik. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖMÜRAL: (a.t.i.) Er. - Uzun ömürlü ol.
    ÖMÜRCAN: (a.t.i.) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖNAL: (Tür.) Er. - İleri git, lider ol anlamında.
    ÖNAY: (Tür.) - Ayın ilk günlerindeki hali, hilal. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖNAYDIN: (Tür.) Ka. - Ön aydın.
    ÖNCEL: (Tür.) 1. Birine göre kendinden önce yerini tutmuş olan kimse. 2. Bizden önce yaşamış olanlar. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖNCÜBAY: (Tür.) Er. - Klavuz, rehber, önder kişi.
    ÖNDER: (Tür.) - Bir davada, fikri siyasi bir harekette önde giden, önayak olan, kitleyi idare eden kimse, lider, şef. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖNEL: (Tür.) - Bir işin tamamlanması için verilen süre, vade, mühlet. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖNEN: (Tür.) - Hak, adalet. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖNER: (Tür.) 1. Önde gelen, başta gelen. 2. Yön. 3. Sıra. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖNGAY: (Tür.) - Jüpiter gezegeni. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖNGEL: (Tür.) Er. - Ağır başlı.
    ONGEN: (Tür.) - Basan, zafer. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖNGÜ: (Tür.) Er. 1. İlk, önce, önceki. 2. Direnme, inat.
    ÖNGÜL: (Tür.) 1. Direnen, inatçı kimse. 2. Ön ayak olan, teşvik eden. 3. Kılavuz. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖNGÜT: (Tür.) Er. 1. Saklanarak yanaşma, izinden yürüme. 2. Hücum etmek için elverişli yer.
    ÖNKAL: (Tür.) Er. - Ön kal.
    ÖNNUR: (Tür.) Ka. - Ön nur.
    ÖNSAL: (Tür.) Er. - Ön sal.
    ÖNSOY: (Tür.) Er. - İlk soy.
    ÖNÜR: (Tür.) - Kendinden önceki, eski. Öne geçen, ileriye giden. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖREN: (Tür.) 1. Eski yapı ya da kent kalıntısı. 2. Şehir kent. Köy. 3. Bitek ova. 4. Ormanlık yer. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖRENEL: (Tür.) Er. - Cömert ve geniş el.
    ÖRENER: (Tür.) Er. - Geniş, güven veren yiğit.
    ÖRENGÜL: (Tür.) Er. - Yaban gülü.
    ÖRGEN: (Tür.) Er. 1. Organ. 2. İnce halat, urgan.
    ORSAN: (Tür.) Er. - Yüce adı olan.
    ÖRSEL: (Tür.) Er. - Ör sel.
    ÖTÜKEN: (Tür.) Er. 1. Oğuz destanında Tiyenşan dağlarıyla Orhun havzası arasında bulunduğu belirtilen, ormanlık kutsal bölge. 2. Moğolca'da yer Tanrıçası. - İsim olarak kullanılmaz.
    ÖVEÇ: (Tür.) Er. - 2, 3 yaşındaki erkek koyun.
    ÖVÜNÇ: (Tür.) - Övünmeye yol açan, övünülecek şey. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖYMEN: (Tür.) Er. - Evcimen, evine bağlı.
    ÖZ: (Tür.) 1. Bir kimsenin betiği, manevi varlığı. 2. Bir şeyin temel öğesi. 3. Kan bağı ile bağlı olan. 4. Katıksız, an. 5. Çay, dere. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZAK: (Tür.) Er. - Öz ak. Özü temiz, doğru kimse.
    ÖZAKAN: (Tür.) Er. - Öz akan.
    ÖZAKAY: (Tür.) - Öz akay. Özü temiz kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZAKIN: (Tür.) Er. - Öz akın.
    ÖZAKINCI: (Tür.) Er. - Öz akıncı.
    ÖZAKTUĞ: (Tür.) Er. - Beyaz tuğ.
    ÖZAL: (Tür.) Er. - Öz al.
    ÖZALP: (Tür.) Er. - Özünde yiğit olan kimse.
    ÖZALPMAN: (Tür.) Er. - Özünde yiğit olan kimse.
    ÖZALPSAN: (Tür.) Er. - Yiğitliğiyle tanınan kimse.
    ÖZALTAN: (Tür.) - Sabah seher vöaktinde göğün kızıllaşarak aydınlanması. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZALTAY: (Tür.) Er. - Altaylara mensup. Öztürk.
    ÖZALTIN: (Tür.) - Özü altın gibi değerli olan kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZALTUĞ: (Tür.) Er. - Kırmızı tuğ.
    ÖZAN: (Tür.) Ka. - Öz an.
    ÖZARI: (Tür.) - Arı gibi çalışkan kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZARKIN: (Tür.) Er. - Öz arkın.
    ÖZASLAN: (Tür.) Er. - Aslan gibi güçlü, soylu kimse.
    ÖZATA: (Tür.) Er. - Ata ve Öz kelimelerinden birleşik isim.
    ÖZATAY: (Tür.) Er. - Özü herkesçe tanınan kimse.
    ÖZAY: (Tür.). - Özü ay gibi temiz, parlak, aydınlık kimse.
    ÖZAYDIN: (Tür.) - Özü temiz, aydınlık kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZBAL: (Tür.) Er. - Balın özü. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZBALA: (Tür.) Er. - Öz çocuk.
    ÖZBAŞ: (Tür.) Er. - Öz baş.
    ÖZBAŞAK: (Tür.) Ka. - Öz başak.
    ÖZBATU: (Tür.) Er. - Öz batu.
    ÖZBAY: (Tür.) Er. - Yiğit, Türk Alpi.
    ÖZBEK: (Tür.) 1. Yiğit, cesur, özü güçlü. 2. Orta Asya'da yaşayan bir Türk boyu ve bu boydan olan kimse. 3. Dere, çay. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZBEKKAN: (Tür.) Er. - Özbek soyundan gelen.
    ÖZBEN: (Tür.) - Soyluluk ve asalette öz, temel. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZBERK: (a.f.i.) Er. - Özü güçlü kimse.
    ÖZBEY: (Tür.) Er. - (bkz. Özbay).
    ÖZBİL: (Tür.) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZBİLEK: (Tür.) - Güçlü bilek. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZBİLEN: (Tür.) - Kendisi bilen, kendiliğinden bilen. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZBİLGE: (Tür.) - Bilgelik taşıyan. Doğasında bilgelik bulunan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZBİLGİN: (Tür.) - Öz bilgin. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZBİLİR: (Tür.) - Asıl bilgiye ulaşan, temel bilgi sahibi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZBİR: (Tür.) Er. - Soy, temel, asıl birliği.
    ÖZBOĞA: (Tür.) Er. - Öz boğa.
    ÖZCAN: (Tür.) - Candan, samimi, içten. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZCANAN: (t.f.i.) Ka. - Kişiye en yakın, sevgili.
    ÖZCEBE: (Tür.) Er. - Zırh, cevşen, silah, mühimmat işleriyle uğraşan.
    ÖZÇAM: (Tür.) Er. - Öz çam.
    ÖZÇELİK: (Tür.) Er. - Özü çelik gibi sert ve güçlü.
    ÖZÇEVİK: (Tür.) Er. - Canlı, çevik, hareketli kimse.
    ÖZÇIN: (Tür.) Er. - Özü doğru, saf, temiz kimse.
    ÖZÇINAR: (Tür.) Er. - Öz çınar.
    ÖZDAĞ: (Tür.) Er. - Öz dağ.
    ÖZDAL: (Tür.) - Öz dal. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZDAMAR: (Tür.) Er. - Öz damar.
    ÖZDEĞER: (Tür.) Er. - Bir şeyin gerçek değeri.
    ÖZDEK: (Tür.) Er. 1. Temel, esas, kök. 2. İç, öz, çekirdek. 3. Madde.
    ÖZDEL: (Tür.) - Hediye. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZDEMİR: (Tür.) Er. - Özü demir gibi güçlü.
    ÖZDEN: (Tür.) 1. Soyca temiz, köleliği olmayan, özgür. 2. Özle, özvar-lıkla, gerçekle ilgili. 3. Suların geçtiği yer, su geçidi. 4. Özsu. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZDENER: (Tür.) Er. - Özden er.
    ÖZDEREN: (Tür.) Ka. - Öz deren.
    ÖZDEŞ: (Tür.) - Her türlü nitelik bakımından eşit olan, benzer olan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZDİL: (Tür.) Er. - Gönülden, içten.
    ÖZDİLEK: (Tür.) - Candan dilenen dilek. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZDİLMAÇ: (Tür.) Er. - Tercüman, çevirmen.
    ÖZDİNÇ: (Tür.) Er. - Özlü, canlı, dinç olan kimse.
    ÖZDİNÇER: (Tür.) Er. - Özü canlı, dinç olan kimse.
    ÖZDOĞA: (Tür.) Er. - Gerçek, bozulmamış tabiat.
    ÖZDOĞAL: (Tür.) Er. - Öz doğal.
    ÖZDOĞAN: (Tür.) Er. - Öz doğan.
    ÖZDOĞRU: (Tür.) Er. - Özünden temiz, dürüst kimse.
    ÖZDORU: (Tür.) Er. - Öz doru.
    ÖZDORUK: (Tür.) Er. - Zirve. Yüksek şahsiyet.
    ÖZDURAN: (Tür.) Er. - Öz duran.
    ÖZDURDU: (Tür.) Er. - Öz durdu.
    ÖZDURU: (Tür.) Er. - Özü duru, katıksız olan.
    ÖZEK: (Tür.) 1. Güç. 2. Çalışkan. 3. Küçük dere. 4. Ağacın, bitkinin özü, içi. Bitki filizi. 5. Bir şeyin ortası. 6. Sel yarıntısı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZEKAN: (Tür.) Er. - Öze kan.
    ÖZEL: (Tür.) - Öz el. l. Yalnız bir kişiye, bir şeye ait ya da ilişkin olan. Devlete değil, kişiye ait olan. 2. Her zaman görülenden, olağandan farklı, dikkate değer. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZEN: (Tür.) 1. Bir işin elden geldiğince iyi olması için gösterilen çaba. 2. İçerlek, tam orta, en içeride olan. 3. İlk söz. 4. Bir birine yakın iki dağın arasındaki uzaklık, ara. Dere, ırmak. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZENAY: (Tür.) Ka. - Özen ay.
    ÖZENDER: (Tür.) Er. - Ender bulunan yaratılışta olan, değerli.
    ÖZENGİN: (Tür.) Er. - Özü engin, geniş ve derin.
    ÖZENGÜL: (Tür,) Ka. - Özen gül.
    ÖZENİR: (Tür.) Ka. - Çaba gösteren, en iyisini yapmaya çalışan.
    ÖZENLİ: (Tür.) Er. - Özenle çalışan kimse.
    ÖZER: (Tür.) - Yiğit, doğru kimse. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZERCAN: (Tür.) Er. - Özer can.
    ÖZERDAL: (Tür.) Er. - Öz er dal.
    ÖZERDEM: (Tür.) Er. - Bütün erdemleri özünde toplayan.
    ÖZERDİM: (Tür.) Er. - Özüne erdim, ulaştım.
    ÖZERDİNÇ: (Tür.) Er. - Özünde canlı, dinç olan erkek.
    ÖZEREK: (Tür.) Er. - Asıl amaç, ulaşılmak istenen şey.
    ÖZERHAN: (Tür.) Er. - Yiğit, cesur han.
    ÖZERK: (Tür.) Er. - Kendi kendini yönetme yetkisi olan.
    ÖZERKİN: (Tür.) Er. - Özgür, güçlü kimse.
    ÖZERKMEN: (Tür.) Er. – Özünde güçlü olan.
    ÖZERMAN: (Tür.) Er. - 1. Bir şeyi çok isteyen. 2. Pişmanlık duyan.
    ÖZEROL: (Tür.) Er. - Gerçek yiğit ol.
    ÖZERTAN: (Tür.) Er. - Öz ertan.
    ÖZERTEM: (Tür.) Er. - Özünde erdemli olan.
    ÖZGE: (Tür.). 1. Başka, gayrı, diğer. Yabancı, ağyar. 2. İyi, güzel. 3. İki dağ arasındaki dereciklerin birleştiği yer, derenin başlangıcı. 4. Şakacı. 5. Cana yakın, sıcakkanlı. 6. Yürekli, gözü pek. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZGEBAY: (Tür.) Er. - İyi, güzel, yürekli erkek.
    ÖZGEER: (Tür.) Er. - İyi güzel erkek.
    ÖZGEN: (Tür.) - Özü geniş, rahat, sakin kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZGENALP: (Tür.) Er. - Sakin, ağırbaşlı yiğit.
    ÖZGENAY: (Tür.) - (bkz. Özgenay). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZGENÇ: (Tür.) Er. - Öz genç.
    ÖZGENER: (Tür.) Er. - (bkz. Özgenalp).
    ÖZGER: (Tür.) - İyi, güzel kimse. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZGİRAY: (Tür.) Er. - Kuvvetli, kudretli yiğit. Kırım hanlarının kullandığı isimlerden.
    ÖZGÜ: (Tür.) 1. Kutsal. 2. Özellikle birine ya da bir şeye ait olan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZGÜÇ: (Tür.) Er. - Temel güç. Ana kuvvet.
    ÖZGÜL: (Tür.) Ka. 1. Özü gül gibi olan. 2. Özellikle bir türe ait olan.
    ÖZGÜLAY: (Tür.) Ka. - Öz gül ay.
    ÖZGÜLEÇ: (Tür.) - Güler yüzlü, içten gülen kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZGÜLER: (Tür.) Ka. - Öz güler.
    ÖZGÜLÜM: (Tür.) Ka. - Öz gülüm.
    ÖZGÜN: (Tür.) - Nitelikleri bakımından benzerlerinden ayrı ve üstün olan. Yalnız kendine özgü bir nitelik taşıyan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZGÜNAY: (Tür.) Özgün ay. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZGÜNEL: (Tür.) Ka. - Üstün, kerem sahibi cömert el.
    ÖZGÜNER: (Tür.) Er. - Öz güner.
    ÖZGÜNEŞ: (Tür.) - Güneş gibi parlak ve kapsamlı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZGÜR: (Tür.) 1. Kendi kendine hareket etme, davranma karar verme gücü olan. 2. Tutuklu olmayan, hür. Başkasının kölesi olmayan. Bağımsız. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZGÜRCAN: (Tür.) Er. - Özgürlüğüne düşkün kimse.
    ÖZGÜREL: (Tür.) Er. - Özgür davranan kimse.
    ÖZGÜVEN: (Tür.) - Kendine güve*nen. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZHAKAN: (Tür.) Er. - Hakan soyundan gelen.
    ÖZHAN: (Tür.) Er. - Hükümdar soyundan gelen.
    ÖZİL: (Tür.) - Gerçek ülke. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZİLHAN: (Tür.) Er. - Ülkenin hanı, reisi.
    ÖZİLTER: (Tür.) Er. - Yurdun gerçek savunucusu, koruyucusu.
    ÖZİNAL: (Tür.) Er. - Gerçek arkadaş, dost.
    ÖZİNAN: (Tür.) - Özden gelen inanç, iman. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZKAN: (Tür.) Er. - Temiz kan, soylu kimse.
    ÖZKAR: (Tür.) Er. - Öz kar.
    ÖZKAYA: (Tür.) Er. - Öz kaya.
    ÖZKAYRA: (Tür.) Er. - İçten gelen bağış, iyilik.
    ÖZKE: (Tür.) - Sağlam, sağlıklı. Temiz yürekli. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZKENT: (Tür.) Er. - Öz kent.
    ÖZKER: (Tür.) Er. - Sağlam, temiz yürekli er.
    ÖZKOÇ: (Tür.) Er. - Cesur, savaşkan yapılı..
    ÖZKÖK: (Tür.) Er. 1. Esas, temel, kaynak. 2. Neslin geldiği soy ağacı.
    ÖZKUL: (Tür.) Er. - Gerçek kul. Hakkıyla ibadet eden kul.
    ÖZKURT: (Tür.) Er. - Öz kurt.
    ÖZKUT: (Tür.) Er. - Kutsanmış, kadr sahibi.
    ÖZKUTAL: (Tür.) Er. - Gerçek mutluluk senin olsun.
    ÖZKUTAY: (Tür.) Er. - Özü uğurlu ve ay gibi parlak olan.
    ÖZKUTLU: (Tür.) Er. - Kutlu olan şeyin kendisi. Özü kutlu, uğurlu olan.
    ÖZKUTSAL: (Tür.) Er. - Öz kutsal.
    ÖZLEK: (Tür.) 1. Toprağın özlü, verimli yeri. 2. Zaman. 3. Doğa üstü güç, felek. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZLEM: (Tür.) Ka. - Yeniden görme, tekrar kavuşma arzusu, hasret tahassür. Bir şeye karşı duyulan istek, meyil.
    ÖZLEN: (Tür.) 1. Su kaynağı. Küçük dere. 2. Ağaç kökü. 3. Özlenecek kadar sevilen bir kişi ol. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZLÜ: (Tür.) Er. 1. Özü benliği olan. 2. İçten gerçek. 3. Verimli.
    ÖZLÜER: (Tür.) Er. - Şahsiyet sahibi, olgun kişi.
    ÖZMEN: (Tür.) - Özlü kimse, özü iyi, sağlam kişilikli. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZMERT: (Tür.) Er. - Mert yapılı.
    ÖZMUT: (Tür.) Er. - Yapısında mutluluk olan.
    ÖZNUR: (Tür.) - Özü ışıklı, aydınlık kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZOĞUL: (Tür.) Er. - Öz oğul.
    ÖZOĞUZ: (Tür.) Er. - Oğuz'a mensup. Oğuz'a ait.
    ÖZOK: (Tür.) Er. - Özü ok gibi güçlü olan.
    ÖZOL: (Tür.) Er. - Özün değişmesin, göründüğün gibi ol.
    ÖZOZAN: (Tür.) Er. - Gerçek şair.
    ÖZÖĞE: (Tür.) Er. - Bir şeyin aslı, özü.
    ÖZÖNDER: (Tür.) Er. - Gerçek önder.
    ÖZÖZ: (Tür.) - Gönlü geniş kimse. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZPALA: (Tür.) Er. - Pala gibi sert ve keskin kişilikli.
    ÖZPEKER: (Tür.) Er. - Özünde çok güçlü olan yiğit.
    ÖZPINAR: (Tür.) - Öz pınar. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZPOLAT: (Tür.) Er. - Özü çelik gibi sağlam olan.
    ÖZPULAT: (Tür.) - (bkz. Özpolat).
    ÖZSAN: (Tür.) - Adı duyulmuş ünlü. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZSEL: (Tür.). - Özle ilgili, öze ilişkin. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZSELEN: (Tür.) - Gerçek haber. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZSEVİ: (Tür.) - İçten gelen sevgi. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZSU: (Tür.) - Bitki ve hayvan dokularında bulunan sıvılara verilen ad. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZSUNGUR: (Tür.) Er. - Sakin, soğukkanlı yapısı olan.
    ÖZSÜ: (Tür.) Er. - Gerçek asker. Askeri kişilik ve yapı sahibi.
    ÖZSÜER: (Tür.) Er. - (bkz. Özsü).
    ÖZŞAHİN: (Tür.) Er. - Şahin gibi güçlü, atak, çabuk yapılı.
    ÖZŞAN: (Tür.) Er. - Öz şan.
    ÖZŞEN: (Tür.) Er. - Şen yapılı.
    ÖZTAN: (Tür.) Er. - Karanlığı bitiren, aydın başlangıç.
    ÖZTANIR: (Tür.) Er. - Gerçeği ayırabilen.
    ÖZTARHAN: (Tür.) Er. - 1. Büyük nüfuz sahibi. 2. Komutan, han. 3. Toprak zengini. - (bkz. Tarhan).
    ÖZTAŞ: (Tür.) Er. - Öz taş.
    ÖZTAY: (Tür.) Er. - Öz tay.
    ÖZTAYLAN: (Tür.) Er. - (bkz. Taylan).
    ÖZTEK: (Tür.) Er. - Öz tek.
    ÖZTEKİN: (Tür.) Er. - Yapısında emniyet ve güven taşıyan.
    ÖZTEN: (Tür.) Ka. - Öz ten.
    ÖZTİMUR: (Tür.) Er. - Özü demir gibi güçlü.
    ÖZTİN: (Tür.) Er. - Ruhun özü. Sağlam bir ruh yapısı olan.
    ÖZTİNEL: (Tür.) Er. - Öz tinel.
    ÖZTİNER: (Tür.) Er. - Ruhsal yönden sağlıklı erkek. (bkz. Tiner).
    ÖZTOYGAR: (Tür.) Er. - (bkz. Toygar).
    ÖZTUNA: (Tür.) - (bkz. Tuna). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZTUNÇ: (Tür.) Er. - Özü tunç gibi güçlü olan.
    ÖZÜAK: (Tür.) Er. - Özü tertemiz olan kişi
    ÖZÜDOĞRU: (Tür.) Er. - Dürüst ve doğruluğu ilke edinen.
    ÖZÜM: (Tür.) - Kardeş gibi tutulup sevilen. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZÜN: (Tür.) 1. Hakkıyla kazanılmış ün. 2. Şiir. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZÜPEK: (Tür.) Er. - Ruhen güçlü.
    ÖZVER: (Tür.) Er. - Öz ver.
    ÖZVERDİ: (Tür.) Er. - Öz verdi.
    ÖZVEREN: (Tür.) Er. - Özveride bulunan, fedakar.
    ÖZVERİ: (Tür.) - Bir amaç ya da kişi için kendi yararlarından vazgeçme, fedakarlık. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZYAY: (Tür.) - Yay gibi çevik ve atılgan yapılı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZYURT: (Tür.) - Anavatan, anayurt. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZYUVA: (Tür.) - Ata evi, dönülecek asıl yer. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZYÜREK: (Tür.) Er. - Güçlü korkusuz.



  3. 06.Mayıs.2013, 14:22
    2
    Devamlı Üye



    ÖCAL: (Tür.) Er..- Yapılan kötülü*ğün acısını çıkar, öcünü al.
    ÖCALAN: (Tür.) Er. - İntikam alan.
    ÖDÜL: (Tür.) l Bir basan ya da iyilik karşısında verilen armağan. 2. Yarışma veya müsabakalarda bir tarafın, kazanana verdiği hediye, mükafat. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖGE: (Tür.) 1. Çok akıllı. Yaşlı kimse. 2. Bir ulusun büyüğü, ileri geleni. 3.. Hekim. 4. Ün, şöhret. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖGEDAY: (Tür.) Er. 1. Çok akıllı, bilgili. 2. Moğol hükümdarı Cengiz Han'ın oğlu.
    ÖGER: (Tür.) Er. - Akıllı, bilgili kimse.
    ÖGET: (Tür.) - Beğenilen, aranılan, övülen, iyi güzel. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖGETÜRK: (Tür.) Er. - Akıllı, bilgili Türk.
    ÖĞÜN: (Tür.) 1. Kendini yücelt, gurur duy. 2. Zaman vakit. 3. Kez, defa. 4. Önde, ileride olan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖĞÜT: (Tür.) - Bir kimseye yapması ya da yapmaması gereken şeyler için söylenen söz. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖKE: (Tür.) Er. - (bkz. Öge).
    ÖKER: (Tür.) Er. - Akıllı kimse.
    ÖKKEŞ: (Ar.) Er. 1. Erkek örümcek. 2. Bir dağ adı.
    ÖKLÜ: (Tür.) Er. - Akıllı.
    ÖKMEN: (Tür.) Er. - Akıllı, zeki, bilgili kimse.
    ÖKMENER: (Tür.) Er. - Akıllı, bilgili kimse.
    ÖKTEM: (Tür.) Er. - Güçlü, onurlu, gösterişli, korkusuz.
    ÖKTEMER: (Tür.) Er. - (bkz. Öktem).
    ÖKTEN: (Tür.) Er. - Akıllı, bilgili, fazıl, kahraman, cesur.
    ÖKTÜRK: (Tür.) Er. - Akıllı, güçlü Türk.
    ÖMER: (Ar.) Er. - İslam Devleti'nin II. Halifesi Ömer b. Hattab. Dünya durdukça adaletinden dolayı ondan bahsedilecek. Cennetle müjdelenmiştir. Hak ile Batılı çok iyi ayırt edebilen bir alim olduğu için Ömeru'1-Faruk adını almıştır.
    ÖMÜR: (Ar.) 1. Hayat müddeti, yaşama süresi. 2. Hayat, dirilik. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖMÜRAL: (a.t.i.) Er. - Uzun ömürlü ol.
    ÖMÜRCAN: (a.t.i.) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖNAL: (Tür.) Er. - İleri git, lider ol anlamında.
    ÖNAY: (Tür.) - Ayın ilk günlerindeki hali, hilal. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖNAYDIN: (Tür.) Ka. - Ön aydın.
    ÖNCEL: (Tür.) 1. Birine göre kendinden önce yerini tutmuş olan kimse. 2. Bizden önce yaşamış olanlar. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖNCÜBAY: (Tür.) Er. - Klavuz, rehber, önder kişi.
    ÖNDER: (Tür.) - Bir davada, fikri siyasi bir harekette önde giden, önayak olan, kitleyi idare eden kimse, lider, şef. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖNEL: (Tür.) - Bir işin tamamlanması için verilen süre, vade, mühlet. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖNEN: (Tür.) - Hak, adalet. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖNER: (Tür.) 1. Önde gelen, başta gelen. 2. Yön. 3. Sıra. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖNGAY: (Tür.) - Jüpiter gezegeni. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖNGEL: (Tür.) Er. - Ağır başlı.
    ONGEN: (Tür.) - Basan, zafer. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖNGÜ: (Tür.) Er. 1. İlk, önce, önceki. 2. Direnme, inat.
    ÖNGÜL: (Tür.) 1. Direnen, inatçı kimse. 2. Ön ayak olan, teşvik eden. 3. Kılavuz. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖNGÜT: (Tür.) Er. 1. Saklanarak yanaşma, izinden yürüme. 2. Hücum etmek için elverişli yer.
    ÖNKAL: (Tür.) Er. - Ön kal.
    ÖNNUR: (Tür.) Ka. - Ön nur.
    ÖNSAL: (Tür.) Er. - Ön sal.
    ÖNSOY: (Tür.) Er. - İlk soy.
    ÖNÜR: (Tür.) - Kendinden önceki, eski. Öne geçen, ileriye giden. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖREN: (Tür.) 1. Eski yapı ya da kent kalıntısı. 2. Şehir kent. Köy. 3. Bitek ova. 4. Ormanlık yer. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖRENEL: (Tür.) Er. - Cömert ve geniş el.
    ÖRENER: (Tür.) Er. - Geniş, güven veren yiğit.
    ÖRENGÜL: (Tür.) Er. - Yaban gülü.
    ÖRGEN: (Tür.) Er. 1. Organ. 2. İnce halat, urgan.
    ORSAN: (Tür.) Er. - Yüce adı olan.
    ÖRSEL: (Tür.) Er. - Ör sel.
    ÖTÜKEN: (Tür.) Er. 1. Oğuz destanında Tiyenşan dağlarıyla Orhun havzası arasında bulunduğu belirtilen, ormanlık kutsal bölge. 2. Moğolca'da yer Tanrıçası. - İsim olarak kullanılmaz.
    ÖVEÇ: (Tür.) Er. - 2, 3 yaşındaki erkek koyun.
    ÖVÜNÇ: (Tür.) - Övünmeye yol açan, övünülecek şey. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖYMEN: (Tür.) Er. - Evcimen, evine bağlı.
    ÖZ: (Tür.) 1. Bir kimsenin betiği, manevi varlığı. 2. Bir şeyin temel öğesi. 3. Kan bağı ile bağlı olan. 4. Katıksız, an. 5. Çay, dere. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZAK: (Tür.) Er. - Öz ak. Özü temiz, doğru kimse.
    ÖZAKAN: (Tür.) Er. - Öz akan.
    ÖZAKAY: (Tür.) - Öz akay. Özü temiz kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZAKIN: (Tür.) Er. - Öz akın.
    ÖZAKINCI: (Tür.) Er. - Öz akıncı.
    ÖZAKTUĞ: (Tür.) Er. - Beyaz tuğ.
    ÖZAL: (Tür.) Er. - Öz al.
    ÖZALP: (Tür.) Er. - Özünde yiğit olan kimse.
    ÖZALPMAN: (Tür.) Er. - Özünde yiğit olan kimse.
    ÖZALPSAN: (Tür.) Er. - Yiğitliğiyle tanınan kimse.
    ÖZALTAN: (Tür.) - Sabah seher vöaktinde göğün kızıllaşarak aydınlanması. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZALTAY: (Tür.) Er. - Altaylara mensup. Öztürk.
    ÖZALTIN: (Tür.) - Özü altın gibi değerli olan kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZALTUĞ: (Tür.) Er. - Kırmızı tuğ.
    ÖZAN: (Tür.) Ka. - Öz an.
    ÖZARI: (Tür.) - Arı gibi çalışkan kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZARKIN: (Tür.) Er. - Öz arkın.
    ÖZASLAN: (Tür.) Er. - Aslan gibi güçlü, soylu kimse.
    ÖZATA: (Tür.) Er. - Ata ve Öz kelimelerinden birleşik isim.
    ÖZATAY: (Tür.) Er. - Özü herkesçe tanınan kimse.
    ÖZAY: (Tür.). - Özü ay gibi temiz, parlak, aydınlık kimse.
    ÖZAYDIN: (Tür.) - Özü temiz, aydınlık kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZBAL: (Tür.) Er. - Balın özü. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZBALA: (Tür.) Er. - Öz çocuk.
    ÖZBAŞ: (Tür.) Er. - Öz baş.
    ÖZBAŞAK: (Tür.) Ka. - Öz başak.
    ÖZBATU: (Tür.) Er. - Öz batu.
    ÖZBAY: (Tür.) Er. - Yiğit, Türk Alpi.
    ÖZBEK: (Tür.) 1. Yiğit, cesur, özü güçlü. 2. Orta Asya'da yaşayan bir Türk boyu ve bu boydan olan kimse. 3. Dere, çay. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZBEKKAN: (Tür.) Er. - Özbek soyundan gelen.
    ÖZBEN: (Tür.) - Soyluluk ve asalette öz, temel. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZBERK: (a.f.i.) Er. - Özü güçlü kimse.
    ÖZBEY: (Tür.) Er. - (bkz. Özbay).
    ÖZBİL: (Tür.) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZBİLEK: (Tür.) - Güçlü bilek. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZBİLEN: (Tür.) - Kendisi bilen, kendiliğinden bilen. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZBİLGE: (Tür.) - Bilgelik taşıyan. Doğasında bilgelik bulunan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZBİLGİN: (Tür.) - Öz bilgin. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZBİLİR: (Tür.) - Asıl bilgiye ulaşan, temel bilgi sahibi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZBİR: (Tür.) Er. - Soy, temel, asıl birliği.
    ÖZBOĞA: (Tür.) Er. - Öz boğa.
    ÖZCAN: (Tür.) - Candan, samimi, içten. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZCANAN: (t.f.i.) Ka. - Kişiye en yakın, sevgili.
    ÖZCEBE: (Tür.) Er. - Zırh, cevşen, silah, mühimmat işleriyle uğraşan.
    ÖZÇAM: (Tür.) Er. - Öz çam.
    ÖZÇELİK: (Tür.) Er. - Özü çelik gibi sert ve güçlü.
    ÖZÇEVİK: (Tür.) Er. - Canlı, çevik, hareketli kimse.
    ÖZÇIN: (Tür.) Er. - Özü doğru, saf, temiz kimse.
    ÖZÇINAR: (Tür.) Er. - Öz çınar.
    ÖZDAĞ: (Tür.) Er. - Öz dağ.
    ÖZDAL: (Tür.) - Öz dal. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZDAMAR: (Tür.) Er. - Öz damar.
    ÖZDEĞER: (Tür.) Er. - Bir şeyin gerçek değeri.
    ÖZDEK: (Tür.) Er. 1. Temel, esas, kök. 2. İç, öz, çekirdek. 3. Madde.
    ÖZDEL: (Tür.) - Hediye. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZDEMİR: (Tür.) Er. - Özü demir gibi güçlü.
    ÖZDEN: (Tür.) 1. Soyca temiz, köleliği olmayan, özgür. 2. Özle, özvar-lıkla, gerçekle ilgili. 3. Suların geçtiği yer, su geçidi. 4. Özsu. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZDENER: (Tür.) Er. - Özden er.
    ÖZDEREN: (Tür.) Ka. - Öz deren.
    ÖZDEŞ: (Tür.) - Her türlü nitelik bakımından eşit olan, benzer olan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZDİL: (Tür.) Er. - Gönülden, içten.
    ÖZDİLEK: (Tür.) - Candan dilenen dilek. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZDİLMAÇ: (Tür.) Er. - Tercüman, çevirmen.
    ÖZDİNÇ: (Tür.) Er. - Özlü, canlı, dinç olan kimse.
    ÖZDİNÇER: (Tür.) Er. - Özü canlı, dinç olan kimse.
    ÖZDOĞA: (Tür.) Er. - Gerçek, bozulmamış tabiat.
    ÖZDOĞAL: (Tür.) Er. - Öz doğal.
    ÖZDOĞAN: (Tür.) Er. - Öz doğan.
    ÖZDOĞRU: (Tür.) Er. - Özünden temiz, dürüst kimse.
    ÖZDORU: (Tür.) Er. - Öz doru.
    ÖZDORUK: (Tür.) Er. - Zirve. Yüksek şahsiyet.
    ÖZDURAN: (Tür.) Er. - Öz duran.
    ÖZDURDU: (Tür.) Er. - Öz durdu.
    ÖZDURU: (Tür.) Er. - Özü duru, katıksız olan.
    ÖZEK: (Tür.) 1. Güç. 2. Çalışkan. 3. Küçük dere. 4. Ağacın, bitkinin özü, içi. Bitki filizi. 5. Bir şeyin ortası. 6. Sel yarıntısı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZEKAN: (Tür.) Er. - Öze kan.
    ÖZEL: (Tür.) - Öz el. l. Yalnız bir kişiye, bir şeye ait ya da ilişkin olan. Devlete değil, kişiye ait olan. 2. Her zaman görülenden, olağandan farklı, dikkate değer. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZEN: (Tür.) 1. Bir işin elden geldiğince iyi olması için gösterilen çaba. 2. İçerlek, tam orta, en içeride olan. 3. İlk söz. 4. Bir birine yakın iki dağın arasındaki uzaklık, ara. Dere, ırmak. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZENAY: (Tür.) Ka. - Özen ay.
    ÖZENDER: (Tür.) Er. - Ender bulunan yaratılışta olan, değerli.
    ÖZENGİN: (Tür.) Er. - Özü engin, geniş ve derin.
    ÖZENGÜL: (Tür,) Ka. - Özen gül.
    ÖZENİR: (Tür.) Ka. - Çaba gösteren, en iyisini yapmaya çalışan.
    ÖZENLİ: (Tür.) Er. - Özenle çalışan kimse.
    ÖZER: (Tür.) - Yiğit, doğru kimse. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZERCAN: (Tür.) Er. - Özer can.
    ÖZERDAL: (Tür.) Er. - Öz er dal.
    ÖZERDEM: (Tür.) Er. - Bütün erdemleri özünde toplayan.
    ÖZERDİM: (Tür.) Er. - Özüne erdim, ulaştım.
    ÖZERDİNÇ: (Tür.) Er. - Özünde canlı, dinç olan erkek.
    ÖZEREK: (Tür.) Er. - Asıl amaç, ulaşılmak istenen şey.
    ÖZERHAN: (Tür.) Er. - Yiğit, cesur han.
    ÖZERK: (Tür.) Er. - Kendi kendini yönetme yetkisi olan.
    ÖZERKİN: (Tür.) Er. - Özgür, güçlü kimse.
    ÖZERKMEN: (Tür.) Er. – Özünde güçlü olan.
    ÖZERMAN: (Tür.) Er. - 1. Bir şeyi çok isteyen. 2. Pişmanlık duyan.
    ÖZEROL: (Tür.) Er. - Gerçek yiğit ol.
    ÖZERTAN: (Tür.) Er. - Öz ertan.
    ÖZERTEM: (Tür.) Er. - Özünde erdemli olan.
    ÖZGE: (Tür.). 1. Başka, gayrı, diğer. Yabancı, ağyar. 2. İyi, güzel. 3. İki dağ arasındaki dereciklerin birleştiği yer, derenin başlangıcı. 4. Şakacı. 5. Cana yakın, sıcakkanlı. 6. Yürekli, gözü pek. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZGEBAY: (Tür.) Er. - İyi, güzel, yürekli erkek.
    ÖZGEER: (Tür.) Er. - İyi güzel erkek.
    ÖZGEN: (Tür.) - Özü geniş, rahat, sakin kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZGENALP: (Tür.) Er. - Sakin, ağırbaşlı yiğit.
    ÖZGENAY: (Tür.) - (bkz. Özgenay). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZGENÇ: (Tür.) Er. - Öz genç.
    ÖZGENER: (Tür.) Er. - (bkz. Özgenalp).
    ÖZGER: (Tür.) - İyi, güzel kimse. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZGİRAY: (Tür.) Er. - Kuvvetli, kudretli yiğit. Kırım hanlarının kullandığı isimlerden.
    ÖZGÜ: (Tür.) 1. Kutsal. 2. Özellikle birine ya da bir şeye ait olan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZGÜÇ: (Tür.) Er. - Temel güç. Ana kuvvet.
    ÖZGÜL: (Tür.) Ka. 1. Özü gül gibi olan. 2. Özellikle bir türe ait olan.
    ÖZGÜLAY: (Tür.) Ka. - Öz gül ay.
    ÖZGÜLEÇ: (Tür.) - Güler yüzlü, içten gülen kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZGÜLER: (Tür.) Ka. - Öz güler.
    ÖZGÜLÜM: (Tür.) Ka. - Öz gülüm.
    ÖZGÜN: (Tür.) - Nitelikleri bakımından benzerlerinden ayrı ve üstün olan. Yalnız kendine özgü bir nitelik taşıyan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZGÜNAY: (Tür.) Özgün ay. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZGÜNEL: (Tür.) Ka. - Üstün, kerem sahibi cömert el.
    ÖZGÜNER: (Tür.) Er. - Öz güner.
    ÖZGÜNEŞ: (Tür.) - Güneş gibi parlak ve kapsamlı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZGÜR: (Tür.) 1. Kendi kendine hareket etme, davranma karar verme gücü olan. 2. Tutuklu olmayan, hür. Başkasının kölesi olmayan. Bağımsız. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZGÜRCAN: (Tür.) Er. - Özgürlüğüne düşkün kimse.
    ÖZGÜREL: (Tür.) Er. - Özgür davranan kimse.
    ÖZGÜVEN: (Tür.) - Kendine güve*nen. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZHAKAN: (Tür.) Er. - Hakan soyundan gelen.
    ÖZHAN: (Tür.) Er. - Hükümdar soyundan gelen.
    ÖZİL: (Tür.) - Gerçek ülke. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZİLHAN: (Tür.) Er. - Ülkenin hanı, reisi.
    ÖZİLTER: (Tür.) Er. - Yurdun gerçek savunucusu, koruyucusu.
    ÖZİNAL: (Tür.) Er. - Gerçek arkadaş, dost.
    ÖZİNAN: (Tür.) - Özden gelen inanç, iman. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZKAN: (Tür.) Er. - Temiz kan, soylu kimse.
    ÖZKAR: (Tür.) Er. - Öz kar.
    ÖZKAYA: (Tür.) Er. - Öz kaya.
    ÖZKAYRA: (Tür.) Er. - İçten gelen bağış, iyilik.
    ÖZKE: (Tür.) - Sağlam, sağlıklı. Temiz yürekli. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZKENT: (Tür.) Er. - Öz kent.
    ÖZKER: (Tür.) Er. - Sağlam, temiz yürekli er.
    ÖZKOÇ: (Tür.) Er. - Cesur, savaşkan yapılı..
    ÖZKÖK: (Tür.) Er. 1. Esas, temel, kaynak. 2. Neslin geldiği soy ağacı.
    ÖZKUL: (Tür.) Er. - Gerçek kul. Hakkıyla ibadet eden kul.
    ÖZKURT: (Tür.) Er. - Öz kurt.
    ÖZKUT: (Tür.) Er. - Kutsanmış, kadr sahibi.
    ÖZKUTAL: (Tür.) Er. - Gerçek mutluluk senin olsun.
    ÖZKUTAY: (Tür.) Er. - Özü uğurlu ve ay gibi parlak olan.
    ÖZKUTLU: (Tür.) Er. - Kutlu olan şeyin kendisi. Özü kutlu, uğurlu olan.
    ÖZKUTSAL: (Tür.) Er. - Öz kutsal.
    ÖZLEK: (Tür.) 1. Toprağın özlü, verimli yeri. 2. Zaman. 3. Doğa üstü güç, felek. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZLEM: (Tür.) Ka. - Yeniden görme, tekrar kavuşma arzusu, hasret tahassür. Bir şeye karşı duyulan istek, meyil.
    ÖZLEN: (Tür.) 1. Su kaynağı. Küçük dere. 2. Ağaç kökü. 3. Özlenecek kadar sevilen bir kişi ol. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZLÜ: (Tür.) Er. 1. Özü benliği olan. 2. İçten gerçek. 3. Verimli.
    ÖZLÜER: (Tür.) Er. - Şahsiyet sahibi, olgun kişi.
    ÖZMEN: (Tür.) - Özlü kimse, özü iyi, sağlam kişilikli. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZMERT: (Tür.) Er. - Mert yapılı.
    ÖZMUT: (Tür.) Er. - Yapısında mutluluk olan.
    ÖZNUR: (Tür.) - Özü ışıklı, aydınlık kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZOĞUL: (Tür.) Er. - Öz oğul.
    ÖZOĞUZ: (Tür.) Er. - Oğuz'a mensup. Oğuz'a ait.
    ÖZOK: (Tür.) Er. - Özü ok gibi güçlü olan.
    ÖZOL: (Tür.) Er. - Özün değişmesin, göründüğün gibi ol.
    ÖZOZAN: (Tür.) Er. - Gerçek şair.
    ÖZÖĞE: (Tür.) Er. - Bir şeyin aslı, özü.
    ÖZÖNDER: (Tür.) Er. - Gerçek önder.
    ÖZÖZ: (Tür.) - Gönlü geniş kimse. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZPALA: (Tür.) Er. - Pala gibi sert ve keskin kişilikli.
    ÖZPEKER: (Tür.) Er. - Özünde çok güçlü olan yiğit.
    ÖZPINAR: (Tür.) - Öz pınar. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZPOLAT: (Tür.) Er. - Özü çelik gibi sağlam olan.
    ÖZPULAT: (Tür.) - (bkz. Özpolat).
    ÖZSAN: (Tür.) - Adı duyulmuş ünlü. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZSEL: (Tür.). - Özle ilgili, öze ilişkin. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZSELEN: (Tür.) - Gerçek haber. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZSEVİ: (Tür.) - İçten gelen sevgi. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZSU: (Tür.) - Bitki ve hayvan dokularında bulunan sıvılara verilen ad. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZSUNGUR: (Tür.) Er. - Sakin, soğukkanlı yapısı olan.
    ÖZSÜ: (Tür.) Er. - Gerçek asker. Askeri kişilik ve yapı sahibi.
    ÖZSÜER: (Tür.) Er. - (bkz. Özsü).
    ÖZŞAHİN: (Tür.) Er. - Şahin gibi güçlü, atak, çabuk yapılı.
    ÖZŞAN: (Tür.) Er. - Öz şan.
    ÖZŞEN: (Tür.) Er. - Şen yapılı.
    ÖZTAN: (Tür.) Er. - Karanlığı bitiren, aydın başlangıç.
    ÖZTANIR: (Tür.) Er. - Gerçeği ayırabilen.
    ÖZTARHAN: (Tür.) Er. - 1. Büyük nüfuz sahibi. 2. Komutan, han. 3. Toprak zengini. - (bkz. Tarhan).
    ÖZTAŞ: (Tür.) Er. - Öz taş.
    ÖZTAY: (Tür.) Er. - Öz tay.
    ÖZTAYLAN: (Tür.) Er. - (bkz. Taylan).
    ÖZTEK: (Tür.) Er. - Öz tek.
    ÖZTEKİN: (Tür.) Er. - Yapısında emniyet ve güven taşıyan.
    ÖZTEN: (Tür.) Ka. - Öz ten.
    ÖZTİMUR: (Tür.) Er. - Özü demir gibi güçlü.
    ÖZTİN: (Tür.) Er. - Ruhun özü. Sağlam bir ruh yapısı olan.
    ÖZTİNEL: (Tür.) Er. - Öz tinel.
    ÖZTİNER: (Tür.) Er. - Ruhsal yönden sağlıklı erkek. (bkz. Tiner).
    ÖZTOYGAR: (Tür.) Er. - (bkz. Toygar).
    ÖZTUNA: (Tür.) - (bkz. Tuna). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZTUNÇ: (Tür.) Er. - Özü tunç gibi güçlü olan.
    ÖZÜAK: (Tür.) Er. - Özü tertemiz olan kişi
    ÖZÜDOĞRU: (Tür.) Er. - Dürüst ve doğruluğu ilke edinen.
    ÖZÜM: (Tür.) - Kardeş gibi tutulup sevilen. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZÜN: (Tür.) 1. Hakkıyla kazanılmış ün. 2. Şiir. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZÜPEK: (Tür.) Er. - Ruhen güçlü.
    ÖZVER: (Tür.) Er. - Öz ver.
    ÖZVERDİ: (Tür.) Er. - Öz verdi.
    ÖZVEREN: (Tür.) Er. - Özveride bulunan, fedakar.
    ÖZVERİ: (Tür.) - Bir amaç ya da kişi için kendi yararlarından vazgeçme, fedakarlık. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZYAY: (Tür.) - Yay gibi çevik ve atılgan yapılı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZYURT: (Tür.) - Anavatan, anayurt. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZYUVA: (Tür.) - Ata evi, dönülecek asıl yer. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ÖZYÜREK: (Tür.) Er. - Güçlü korkusuz.






+ Yorum Gönder