Konusunu Oylayın.: O harfi ile başlayan kız ve erkek bebek isimleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
O harfi ile başlayan kız ve erkek bebek isimleri
  1. 06.Mayıs.2013, 12:58
    1
    Misafir

    O harfi ile başlayan kız ve erkek bebek isimleri

  2. 06.Mayıs.2013, 14:25
    2
    YakarıS
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Nisan.2013
    Üye No: 101142
    Mesaj Sayısı: 142
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: O harfi ile başlayan kız ve erkek bebek isimleri




    OBA: (Tür.) Er. 1. Çadırlarda yaşayan göçebe ailelerin meydana getirdiği topluluk. 2. Genellikle bölmeli göçebe cadın. 3. Yabancı. 4. Zeka ya da yetenekleri olağanüstü işler başaracak kadar üstün olan kimse, dahi. 5. Ova.
    OBUZ: (Tür.) Er. 1. Su kaynağı. 2. Akarsulardan oluşan küçük derecik. 3. İki derenin birleştiği dar yer. 4. Karların erimesiyle oluşan ufak dere.
    ODHAN: (Tür.) Er. - Atak, hareketli ve canlı lider.
    ODKAN: (Tür.) Er. 1. Canlı, coşkulu kimse. 2. Ateş kanlı. 3. Atak. Delidolu
    ODMAN: (Tür.) Er. - Ateş gibi canlı, coşkulu, hareketli kimse.
    OFLAS: (Tür.) Er. - (bkz. Oflaz).
    OFLAZ: (Tür.). 1. İyi, güzel, eksiksiz, tam. 2. Gürbüz, yakışıklı, güzel giyinen. 3. Becerikli. 4. Eflatun rengi. 5. İşe yarar uygun. 6. Cesur kabadayı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OFLAZER: (Tür.) Er. - Oflaz er. Gürbüz, becerikli, eksiksiz, yiğit.
    OGAN: (Tür.). - (bkz. Okan).
    OGANER: (Tür.) Er. - Oğan er.
    OGÜN: (Tür.). - Anımsanan belirli bir günde doğan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OĞANER: (Tür.) Er. - Oğan er.
    OĞANSOY: (Tür.) Er. - Oğan soy.
    OĞUÇ: (Tür.) Er. 1. Oymak. Hısım, akraba. 2. Bereket.
    OĞUR: (Tür.) Er. 1. Uğur. 2. Samimi, içten dost. 3. Bir şey yapabilmek için ele geçen zaman ya da elverişli durum.
    OĞURALP: (Tür.) Er. - Samimi, içten yiğit.
    OĞURATA: (Tür.) Er. - Uğurlu ata.
    OĞUŞ: (Tür.) Er. - Erkek çocuk.
    OĞUZ: (Tür.) Er. 1. Mübarek, saf ve iyi yaratılışlı. 2. Genç, sağlam, güçlü. 3. Anlayışı kıt, bön. 4. Köylü. Tosun. 5. Türk efsanelerinde geçen büyük bir kahraman. Büyük bir Türk boyu.
    OĞUZALP: (Tür.) Er. - Oğuz boyundan, yiğit, savaşçı.
    OĞUZATA: (Tür.) Er. 1. Oğuz'a mensup, güçlü yiğit baba. 2. Oğuz kahramanı.
    OĞUZBALA: (Tür.) Er. 1. Oğuz çocuğu. 2. Yiğit gürbüz çocuk.
    OĞUZBAY: (Tür.) Er. - Oğuz bay.
    OĞUZCAN: (Tür.) Er. - Oğuz can.
    OĞUZER: (Tür.) Er. - Oğuz er.
    OĞUZHAN: (Tür.) Er. 1. Yiğit han, hakan. 2. Oğuz boylarının efsanevi kahramanı.
    OĞUZKAN: (Tür.) Er. - Damarlarında Oğuz kanı taşıyan.
    OĞUZMAN: (Tür.) Er. - Güçlü, sağlam, iyi yürekli, dost kimse.
    OĞUZTAN: (Tür.) Er. - Görkemli, aydınlık.
    OĞUZTÜZÜN: (Tür.) Er. 1. Sağlam, yiğit. 2. Yumuşak huylu, sakin.
    OKAN: (Tür.) Er. 1. Anlayışlı. Anlama, öğrenme. 2. Tanrı, oğuz.
    OKANALP: (Tür.) Er. 1. Anlayışlı yiğit. 2. Tanrısal gücü olan yiğit.
    OKANAY: (Tür.) Er. - Okan ay.
    OKANDAN: (Tür.) Er. - Tanrı'dan gelen, Tanrı'nın verdiği.
    OKANER: (Tür.) Er. - (bkz. Okanalp).
    OKATAN: (Tür.) Er. - Ok atan.
    OKATAY: (Tür.) Er. - Ok atay.
    OKAY: (Tür.). 1. Baht, talih, şans. 2. Bahtlı, talihli. 3. Beğenme. 4. Satürn gezegeni. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OKBAŞ: (Tür.) Er. - Ok baş.
    OKBOĞA: (Tür.) Er. - Hızlı ve boğa gibi güçlü.
    OKBUDUN: (Tür.) Er. - Birlik içinde olan. Dürüst soya mensup.
    OKCAN: (Tür.) Er. - Canlı, hareketli canı tez.
    OKÇUN: (Tür.) Er. - Uzak, öte, uzakta bulunan.
    OKDAĞ: (Tür.) Er. - Ok dağ.
    OKDEMİR: (Tür.) Er. 1. Demir gibi sağlam ve atak. 2. Demirden yapılmış ok.
    OKER: (Tür.) Er. - Hızlı, canlı, hareketli kimse.
    OKERGÜN: (Tür.) Er. - Ok ergin.
    OKGÜÇ: (Tür.) Er. - Ok gibi güçlü ve hızlı.
    OKHAN: (Tür.) Er. - Hızlı, atak ve güçlü lider, han.
    OKKAN: (Tür.) Er. - Ok kan.
    OKMAN: (Tür.) Er. 1. Ok gibi hızlı, güçlü kimse. 2. Okçu. Kemankeş.
    OKSAL: (Tür.) Er. - Ok sal.
    OKSALMIŞ: (Tür.) Er. - Ok atmakla meşhur.
    OKSAR: (Tür.) Er. - Ok atışına hazırlan.
    OKSAY: (Tür.) Er. - Ok ve Say'dan birleşik isim.
    OKSEV: (Tür.) Er. - Ok ve Sev'den birleşik isim.
    OKSEVEN: (Tür.) Er. - Ok seven.
    OKSU: (Tür.) Er. - Hızlı ve düzenli akan su.
    OKŞAK: (Tür.) Er. 1. Benzeyiş. 2. Benzeyen, andıran.
    OKŞAN: (Tür.) Ka. - Daima övülen, beğenilen insan ol.
    OKTAN: (Tür.) Er. - Ok tan.
    OKTAR: (Tür.) Er. - Ok tar.
    OKTAY: (Tür.) Er. - Öfkeli, sinirli, kızgın.
    OKTUĞ: (Tür.) Er. - Ok tuğ.
    OKTUNA: (Tür.) Er. - Ok tuna.
    OKTÜRE: (Tür.) Er. - Ok türe.
    OKTÜREMİŞ: (Tür.) Er. - Ok türemış.
    OKUŞ: (Tür.) Er. 1. Zeka, akıl, anlayışlılık (Öküs'ten). 2. Çağrı, davet.
    OKUŞLU: (Tür.) Er. - Zeki, akıllı, anlayışlı.
    OKUTAN: (Tür.) Er. - Eğitici, öğretmen.
    OKUTMAN: (Tür.) Er. - Okutan, öğreten, öğretmen.
    OKUYAN: (Tür.) Er. 1. Okumayı seven. 2. Çağıran, davet eden.
    OKYALAZ: (Tür.) Er. - Ateş gibi canlı ve çabuk.
    OKYAN: (Tür.) Er. - Ok yan.
    OKYANUS: (Yun.) - Ana karaları birbirinden ayıran büyük deniz. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OKYAR: (Tür.) Er. - Ok yar.
    OKYAY: (Tür.) Er. - Ok yay.
    OLCA: (Tür.) - Savaşta düşmandan ele geçirilen mal, ganimet. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OLCAY: (Tür.) Ka. - Baht, talih, ikbal.
    OLCAYTU: (Tür.) Er. - Bahtlı, şanslı, talihli.
    OLCAYTUĞ: (Tür.) Er. - (bkz. Olcaytu).
    OLCUM: (Tür.) l. Eli işe yatkın, becerikli, usta. 2. Kendini olduğundan üstün gösteren. 3. Hekimlik taslayan kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OLDAÇ: (Tür.) Er. - Şişman, büyümeye, gelişmeye elverişli olan.
    OLGAÇ: (Tür.) Er. - Olgun, yetişkin, iyi gelişmiş.
    OLGUN: (Tür.) - Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gelişmiş kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OLGUNAY: (Tür.) - Olgunay, dolunay. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır
    OLGUNER: (Tür.) Er. - Olgun er. Yetişmiş, iyi gelişmiş kimse.
    OLGUNSOY: (Tür.) Er. - Tanınmış soydan gelen.
    OLGUNSU: (Tür.) Er. - Olgunsu
    OLSAR: (Tür.) Er. - Adın duyulsun.
    OMAÇ: (Tür.) - Hedef, gaye, amaç. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OMAY: (Tür.) 1. Seçkin, seçilmiş. 2. Özet, öz. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ONAR: (Tür.) - Daha iyi bir duruma giren, mutlu olan. Hastalıktan, dertten kurtulan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ONARAN: (Tür.) Er. 1. Düzelten, yararlı bir duruma getiren. İyileştiren, tedavi eden. 2. Başaran, bitiren.
    ONAT: (Tür.) 1. İyi, güzel, düzgün. 2. İyi yaratılışlı. 3. Doğru, dürüst nitelikli. 4. Kolay. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ONATKAN: (Tür.) Er. - Onat kan. Temiz, dürüst soydan gelen.
    ONATSÜ: (Tür.) Er. - Güzel, dürüst asker. Nitelikli asker.
    ONAY: (Tür.). -Uygun bulma, onaylama. Uygun yerinde. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ONBULAK: (Tür.) Er. - On bulak.
    ONGAR: (Tür.) Er. - Kurtuluş.
    ONGAY: (Tür.) Er. - Kolay.
    ONGU: (Tür.) Ka. 1. Gönül rahatlığı, mutluluk, sağlık. 2. Bayındırlık, gelişmişlik.
    ONGUN: (Tür.) 1. Eksiksiz, tam. 2. Verimli, bol, Bayındır. 3. Kutlu, uğurlu, beğenilen. 4. Kurtulmuş, onmuş. 5. Gelişmiş, gürbüz. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ONGUNALP: (Tür.) Er. - Kutlu, uğurlu, beğenilen yiğit.
    ONGUNER: (Tür.) Er. - Gelişmiş, gürbüz genç.
    ONGUNSU: (Tür.) Er. - Bol ve gür akan su.
    ONGÜNER: (Tür.) Er. - Ongün-er.
    ONGÜNEŞ: (Tür.) Er. - Ongün-eş.
    ONUK: (Tür.) Er. - Sevgili, aziz.
    ONUKER: (Tür.) Er. - Onuk er. Sevilen, sevgili insan, saygı değer.
    ONUKTEKİN: (Tür.) Er. - Sevilen, sayılan güvenilir, emin insan.
    ONUL: (Tür.) - İyileş, iyi ol, sağlıklı ol. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ONULTAN: (Tür.) Er. - İyileştiren, düzelten, sağlığına kavuşturan.
    ONUR: (Tür.) Er. 1. İnsanın kendisine karşı duyduğu saygı. 2. Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı değer, şeref.
    ONURAD: (Tür.) Er. - Onuruyla tanınmış ad.
    ONURAL: (Tür.) Er. - Şan, şeref kazan.
    ONURALP: (Tür.) Er. - Onuruyla tanınmış kimse. Yiğit ve onurlu.
    ONURHAN: (Tür.) Er. - Onurlu han, hükümdar.
    ONURKAN: (Tür.) Er. - Onurlu, soylu kandan gelen.
    ONURSAL: (Tür.) Er. - Onurla ilgili. Saygı için verilen san.
    ONURSAN: (Tür.) Er. - Onuruyla tanınmış, şerefli.
    ONURSAY: (Tür.) Er. - Onur say.
    ONURSEV: (Tür.) Er. - Onur sev.
    ONURSOY: (Tür.) Er. - Onurlu soydan gelen.
    ONURSU: (Tür.) Er. - Onur su.
    ONURSÜ: (Tür.) Er. - Onurlu asker.
    ORAK: (Tür.) Er. 1. Ekin biçme zamanı, hasat. 2. Ekin biçme aracı.
    ORAL: (Tür.) Er. - Kuleyi, şehri ele geçir, zaptet.
    ORALMIŞ: (Tür.) Er. Kale, şehir almış.
    ORAN: (Tür.) Er. 1. Ölçü, nispet, derece. Ölçülü, hesaplı. 2. Tahmin. 3. Anlayışlı. 4. Abartma, abartı. 5. Özel işaret, nişan.
    ORAY: (Tür.) 1. Ateş gibi kızıl renkte ay. 2. Şehirli, şehirde yaşayan. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ORBAY: (Tür.) Er. - Ordu komutanı. Ordu beyi.
    ORBEK: (Tür.) Er. - Şehir beyi.
    ORBEY: (Tür.) Er. - Bekçi muhafız.
    ORCAN: (Tür.) Er. 1. Bey can. 2. Üstün, kıdemli kişi.
    ORCANER: (Tür.) Er. - (bkz. Orcan).
    ORÇUN: (Tür.) Er. - Ardıllar, halefler.
    ORGUN: (Tür.) Er. - Gizli saklı.
    ORGUNALP: (Tür.) Er. - Orgun alp.
    ORGUNTAY: (Tür.) Er. - Orgun tay.
    ORGÜL: (Tür.) Ka. - Ateş gibi kırmızı renkte gül.
    ÖRGÜN: (Tür.) Er. - Sıcak gün.
    ORGUNALP: (Tür.) Er. - Örgün alp.
    ORHAN: (Tür.) Er. - Şehrin yöneticisi, hakimi. Orhan Gazi: Osmanlı imparatorluğunun ikinci padişahı.
    ORHON: (Tür.) Er. - (bkz. Orhun).
    ORHUN: (Tür.) Er. 1. Orta Asya'da bir ırmak. 2. Orta Asya Türklerinin kullandığı en eski yazı. 3. Yüksek, yüce Hun anlamında.
    ORKAN: (Tür.) Er. - Or kan.
    ORKİDE: (Fran.) Ka. - Çiçeklerinin güzelliği nedeniyle seralarda yetiştirilen değerli bir süs bitkisi.
    ORKUN: (Tür.) Er. - (bkz. Or hun).
    ORKUT: (Tür.) Er. - Kutlu, uğurlu şehir.
    ORKUTAY: (Tür.) Er. - Or kut ay.
    ORTAÇ: (Tür.) Er. 1. Tepe, ozanların bulunduğu. 2. Mirasçı. 3. Veliaht. 4. Sıfat fiiller.
    ORTAN: (Tür.) Er. - Ateş renginde kızıl tan.
    ORTANCA: (Tür.) 1. Pek çok türü bulunan süs bitkisi. 2. Yaş bakımından üç kardeşin büyüğü ile küçüğü arasındaki kardeş. İsim olarak kullanılmaz.
    ÖRTÜN: (Tür.) Er. - Ortanca kardeş.
    ORTUNÇ: (Tür.) Er. - Ateş renginde tunç.
    ORUÇ: (Tür.) Er. - İslam'ın beş şartından birisidir. Tan yerinin ağarmasından güneş batana kadar Allah rızası için yiyip içmekten cinsi münasebetten sakınmak. İbadet. Savm. -Oruç Reis; Önceleri Cezayir'de olup daha sonra Osmanlı donanmasına katılan ünlü denizci.
    ORUK: (Tür.) Er.l. Aile, oymak. Göçmen olarak gelip bir yere yerleşen. 2. Yol, çare, imkan.
    ORUN: (Tür.) Er. 1. Özel, yer. Önemli bir görevlinin çalıştığı yer, makam. 2. Gizli, habersiz. 3. Huy, yaratılış.
    ORUS: (Tür.) Er. - Eski uygur adlarındandır. "Talih, baht, saadet" anla*mındadır.
    ORUZ: (Tür.) Er. - Düşün, düşünce.
    OSKAN: (Tür.) Er. - Akıllı.
    OSKAY: (Tür.) - Neşeli, mutlu. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OSMAN: (Ar.) Er. 1. Bir tür kuş ya da ejderha. 2. Hz. Muhammed (s.a.s)'in damadı ve Hz. Ömer'den sonra devlet başkanı olan III. halife. 3. Osmanlı devletinin kurucusu, Osman Gazi.
    OTAC: (Tür.). - Hekim, doktor. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OTARAN: (Tür.) Er. - Hayvanları otlatan çoban.
    OTAY: (Tür.) - Ateş renginde ay. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OYA: (Tür.) Ka. 1. Genellikle ipek ibrişim kullanılarak iğne, mekik, tığ ya da firkete ile yapılan ince dantel. 2. İnce, güzel, nazik.
    OYAL: (Tür.) - Oy al. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OYALP: (Tür.) Er. - Oy alp.
    OYANALP: (Tür.) Er. - Oğan alp. Güçlü yiğit.
    OYHAN: (Tür.) Er. - Oy han.
    OYKAN: (Tür.) Er. - Oy kan.
    OYKUT: (Tür.) Er. - Oy kut.
    OYLUM: (Tür.) 1. Vadi, koyak. Çukur, oyuk. 2. Bir cismin uzayda kapladığı boşluk. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OYMAN: (Tür.) Er. - Görüş, düşünce sahibi.
    OYTUN: (Tür.) 1. Kutsal, mübarek. 2. Beğenilen, güzel yer. Alçak yer, ova. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OYTUNÇ: (Tür.) Er. - Oy tunç.
    OYUM: (Tür.) - Oymak işi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OZAN: (Tür.) Er. 1. Şiir yazan, şair. Halk şairi. 2. Şakacı, tatlı, güzel konuşan.
    OZANALP: (Tür.) Er. - Şiir söyleyen tatlı dilli yiğit.
    OZANER: (Tür.) Er. - Ozan er.
    OZANSOY: (Tür.) Er. - Güzel konuşan, şiir yazan bir soydan gelen.
    OZANSÜ: (Tür.) Er. - Güzel konuşan, şiir yazan asker.
    OZGAN: (Tür.) Er. - Öne geçen, kazanan, başarılı.



  3. 06.Mayıs.2013, 14:25
    2
    Devamlı Üye



    OBA: (Tür.) Er. 1. Çadırlarda yaşayan göçebe ailelerin meydana getirdiği topluluk. 2. Genellikle bölmeli göçebe cadın. 3. Yabancı. 4. Zeka ya da yetenekleri olağanüstü işler başaracak kadar üstün olan kimse, dahi. 5. Ova.
    OBUZ: (Tür.) Er. 1. Su kaynağı. 2. Akarsulardan oluşan küçük derecik. 3. İki derenin birleştiği dar yer. 4. Karların erimesiyle oluşan ufak dere.
    ODHAN: (Tür.) Er. - Atak, hareketli ve canlı lider.
    ODKAN: (Tür.) Er. 1. Canlı, coşkulu kimse. 2. Ateş kanlı. 3. Atak. Delidolu
    ODMAN: (Tür.) Er. - Ateş gibi canlı, coşkulu, hareketli kimse.
    OFLAS: (Tür.) Er. - (bkz. Oflaz).
    OFLAZ: (Tür.). 1. İyi, güzel, eksiksiz, tam. 2. Gürbüz, yakışıklı, güzel giyinen. 3. Becerikli. 4. Eflatun rengi. 5. İşe yarar uygun. 6. Cesur kabadayı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OFLAZER: (Tür.) Er. - Oflaz er. Gürbüz, becerikli, eksiksiz, yiğit.
    OGAN: (Tür.). - (bkz. Okan).
    OGANER: (Tür.) Er. - Oğan er.
    OGÜN: (Tür.). - Anımsanan belirli bir günde doğan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OĞANER: (Tür.) Er. - Oğan er.
    OĞANSOY: (Tür.) Er. - Oğan soy.
    OĞUÇ: (Tür.) Er. 1. Oymak. Hısım, akraba. 2. Bereket.
    OĞUR: (Tür.) Er. 1. Uğur. 2. Samimi, içten dost. 3. Bir şey yapabilmek için ele geçen zaman ya da elverişli durum.
    OĞURALP: (Tür.) Er. - Samimi, içten yiğit.
    OĞURATA: (Tür.) Er. - Uğurlu ata.
    OĞUŞ: (Tür.) Er. - Erkek çocuk.
    OĞUZ: (Tür.) Er. 1. Mübarek, saf ve iyi yaratılışlı. 2. Genç, sağlam, güçlü. 3. Anlayışı kıt, bön. 4. Köylü. Tosun. 5. Türk efsanelerinde geçen büyük bir kahraman. Büyük bir Türk boyu.
    OĞUZALP: (Tür.) Er. - Oğuz boyundan, yiğit, savaşçı.
    OĞUZATA: (Tür.) Er. 1. Oğuz'a mensup, güçlü yiğit baba. 2. Oğuz kahramanı.
    OĞUZBALA: (Tür.) Er. 1. Oğuz çocuğu. 2. Yiğit gürbüz çocuk.
    OĞUZBAY: (Tür.) Er. - Oğuz bay.
    OĞUZCAN: (Tür.) Er. - Oğuz can.
    OĞUZER: (Tür.) Er. - Oğuz er.
    OĞUZHAN: (Tür.) Er. 1. Yiğit han, hakan. 2. Oğuz boylarının efsanevi kahramanı.
    OĞUZKAN: (Tür.) Er. - Damarlarında Oğuz kanı taşıyan.
    OĞUZMAN: (Tür.) Er. - Güçlü, sağlam, iyi yürekli, dost kimse.
    OĞUZTAN: (Tür.) Er. - Görkemli, aydınlık.
    OĞUZTÜZÜN: (Tür.) Er. 1. Sağlam, yiğit. 2. Yumuşak huylu, sakin.
    OKAN: (Tür.) Er. 1. Anlayışlı. Anlama, öğrenme. 2. Tanrı, oğuz.
    OKANALP: (Tür.) Er. 1. Anlayışlı yiğit. 2. Tanrısal gücü olan yiğit.
    OKANAY: (Tür.) Er. - Okan ay.
    OKANDAN: (Tür.) Er. - Tanrı'dan gelen, Tanrı'nın verdiği.
    OKANER: (Tür.) Er. - (bkz. Okanalp).
    OKATAN: (Tür.) Er. - Ok atan.
    OKATAY: (Tür.) Er. - Ok atay.
    OKAY: (Tür.). 1. Baht, talih, şans. 2. Bahtlı, talihli. 3. Beğenme. 4. Satürn gezegeni. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OKBAŞ: (Tür.) Er. - Ok baş.
    OKBOĞA: (Tür.) Er. - Hızlı ve boğa gibi güçlü.
    OKBUDUN: (Tür.) Er. - Birlik içinde olan. Dürüst soya mensup.
    OKCAN: (Tür.) Er. - Canlı, hareketli canı tez.
    OKÇUN: (Tür.) Er. - Uzak, öte, uzakta bulunan.
    OKDAĞ: (Tür.) Er. - Ok dağ.
    OKDEMİR: (Tür.) Er. 1. Demir gibi sağlam ve atak. 2. Demirden yapılmış ok.
    OKER: (Tür.) Er. - Hızlı, canlı, hareketli kimse.
    OKERGÜN: (Tür.) Er. - Ok ergin.
    OKGÜÇ: (Tür.) Er. - Ok gibi güçlü ve hızlı.
    OKHAN: (Tür.) Er. - Hızlı, atak ve güçlü lider, han.
    OKKAN: (Tür.) Er. - Ok kan.
    OKMAN: (Tür.) Er. 1. Ok gibi hızlı, güçlü kimse. 2. Okçu. Kemankeş.
    OKSAL: (Tür.) Er. - Ok sal.
    OKSALMIŞ: (Tür.) Er. - Ok atmakla meşhur.
    OKSAR: (Tür.) Er. - Ok atışına hazırlan.
    OKSAY: (Tür.) Er. - Ok ve Say'dan birleşik isim.
    OKSEV: (Tür.) Er. - Ok ve Sev'den birleşik isim.
    OKSEVEN: (Tür.) Er. - Ok seven.
    OKSU: (Tür.) Er. - Hızlı ve düzenli akan su.
    OKŞAK: (Tür.) Er. 1. Benzeyiş. 2. Benzeyen, andıran.
    OKŞAN: (Tür.) Ka. - Daima övülen, beğenilen insan ol.
    OKTAN: (Tür.) Er. - Ok tan.
    OKTAR: (Tür.) Er. - Ok tar.
    OKTAY: (Tür.) Er. - Öfkeli, sinirli, kızgın.
    OKTUĞ: (Tür.) Er. - Ok tuğ.
    OKTUNA: (Tür.) Er. - Ok tuna.
    OKTÜRE: (Tür.) Er. - Ok türe.
    OKTÜREMİŞ: (Tür.) Er. - Ok türemış.
    OKUŞ: (Tür.) Er. 1. Zeka, akıl, anlayışlılık (Öküs'ten). 2. Çağrı, davet.
    OKUŞLU: (Tür.) Er. - Zeki, akıllı, anlayışlı.
    OKUTAN: (Tür.) Er. - Eğitici, öğretmen.
    OKUTMAN: (Tür.) Er. - Okutan, öğreten, öğretmen.
    OKUYAN: (Tür.) Er. 1. Okumayı seven. 2. Çağıran, davet eden.
    OKYALAZ: (Tür.) Er. - Ateş gibi canlı ve çabuk.
    OKYAN: (Tür.) Er. - Ok yan.
    OKYANUS: (Yun.) - Ana karaları birbirinden ayıran büyük deniz. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OKYAR: (Tür.) Er. - Ok yar.
    OKYAY: (Tür.) Er. - Ok yay.
    OLCA: (Tür.) - Savaşta düşmandan ele geçirilen mal, ganimet. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OLCAY: (Tür.) Ka. - Baht, talih, ikbal.
    OLCAYTU: (Tür.) Er. - Bahtlı, şanslı, talihli.
    OLCAYTUĞ: (Tür.) Er. - (bkz. Olcaytu).
    OLCUM: (Tür.) l. Eli işe yatkın, becerikli, usta. 2. Kendini olduğundan üstün gösteren. 3. Hekimlik taslayan kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OLDAÇ: (Tür.) Er. - Şişman, büyümeye, gelişmeye elverişli olan.
    OLGAÇ: (Tür.) Er. - Olgun, yetişkin, iyi gelişmiş.
    OLGUN: (Tür.) - Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gelişmiş kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OLGUNAY: (Tür.) - Olgunay, dolunay. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır
    OLGUNER: (Tür.) Er. - Olgun er. Yetişmiş, iyi gelişmiş kimse.
    OLGUNSOY: (Tür.) Er. - Tanınmış soydan gelen.
    OLGUNSU: (Tür.) Er. - Olgunsu
    OLSAR: (Tür.) Er. - Adın duyulsun.
    OMAÇ: (Tür.) - Hedef, gaye, amaç. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OMAY: (Tür.) 1. Seçkin, seçilmiş. 2. Özet, öz. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ONAR: (Tür.) - Daha iyi bir duruma giren, mutlu olan. Hastalıktan, dertten kurtulan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ONARAN: (Tür.) Er. 1. Düzelten, yararlı bir duruma getiren. İyileştiren, tedavi eden. 2. Başaran, bitiren.
    ONAT: (Tür.) 1. İyi, güzel, düzgün. 2. İyi yaratılışlı. 3. Doğru, dürüst nitelikli. 4. Kolay. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ONATKAN: (Tür.) Er. - Onat kan. Temiz, dürüst soydan gelen.
    ONATSÜ: (Tür.) Er. - Güzel, dürüst asker. Nitelikli asker.
    ONAY: (Tür.). -Uygun bulma, onaylama. Uygun yerinde. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ONBULAK: (Tür.) Er. - On bulak.
    ONGAR: (Tür.) Er. - Kurtuluş.
    ONGAY: (Tür.) Er. - Kolay.
    ONGU: (Tür.) Ka. 1. Gönül rahatlığı, mutluluk, sağlık. 2. Bayındırlık, gelişmişlik.
    ONGUN: (Tür.) 1. Eksiksiz, tam. 2. Verimli, bol, Bayındır. 3. Kutlu, uğurlu, beğenilen. 4. Kurtulmuş, onmuş. 5. Gelişmiş, gürbüz. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ONGUNALP: (Tür.) Er. - Kutlu, uğurlu, beğenilen yiğit.
    ONGUNER: (Tür.) Er. - Gelişmiş, gürbüz genç.
    ONGUNSU: (Tür.) Er. - Bol ve gür akan su.
    ONGÜNER: (Tür.) Er. - Ongün-er.
    ONGÜNEŞ: (Tür.) Er. - Ongün-eş.
    ONUK: (Tür.) Er. - Sevgili, aziz.
    ONUKER: (Tür.) Er. - Onuk er. Sevilen, sevgili insan, saygı değer.
    ONUKTEKİN: (Tür.) Er. - Sevilen, sayılan güvenilir, emin insan.
    ONUL: (Tür.) - İyileş, iyi ol, sağlıklı ol. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ONULTAN: (Tür.) Er. - İyileştiren, düzelten, sağlığına kavuşturan.
    ONUR: (Tür.) Er. 1. İnsanın kendisine karşı duyduğu saygı. 2. Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı değer, şeref.
    ONURAD: (Tür.) Er. - Onuruyla tanınmış ad.
    ONURAL: (Tür.) Er. - Şan, şeref kazan.
    ONURALP: (Tür.) Er. - Onuruyla tanınmış kimse. Yiğit ve onurlu.
    ONURHAN: (Tür.) Er. - Onurlu han, hükümdar.
    ONURKAN: (Tür.) Er. - Onurlu, soylu kandan gelen.
    ONURSAL: (Tür.) Er. - Onurla ilgili. Saygı için verilen san.
    ONURSAN: (Tür.) Er. - Onuruyla tanınmış, şerefli.
    ONURSAY: (Tür.) Er. - Onur say.
    ONURSEV: (Tür.) Er. - Onur sev.
    ONURSOY: (Tür.) Er. - Onurlu soydan gelen.
    ONURSU: (Tür.) Er. - Onur su.
    ONURSÜ: (Tür.) Er. - Onurlu asker.
    ORAK: (Tür.) Er. 1. Ekin biçme zamanı, hasat. 2. Ekin biçme aracı.
    ORAL: (Tür.) Er. - Kuleyi, şehri ele geçir, zaptet.
    ORALMIŞ: (Tür.) Er. Kale, şehir almış.
    ORAN: (Tür.) Er. 1. Ölçü, nispet, derece. Ölçülü, hesaplı. 2. Tahmin. 3. Anlayışlı. 4. Abartma, abartı. 5. Özel işaret, nişan.
    ORAY: (Tür.) 1. Ateş gibi kızıl renkte ay. 2. Şehirli, şehirde yaşayan. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    ORBAY: (Tür.) Er. - Ordu komutanı. Ordu beyi.
    ORBEK: (Tür.) Er. - Şehir beyi.
    ORBEY: (Tür.) Er. - Bekçi muhafız.
    ORCAN: (Tür.) Er. 1. Bey can. 2. Üstün, kıdemli kişi.
    ORCANER: (Tür.) Er. - (bkz. Orcan).
    ORÇUN: (Tür.) Er. - Ardıllar, halefler.
    ORGUN: (Tür.) Er. - Gizli saklı.
    ORGUNALP: (Tür.) Er. - Orgun alp.
    ORGUNTAY: (Tür.) Er. - Orgun tay.
    ORGÜL: (Tür.) Ka. - Ateş gibi kırmızı renkte gül.
    ÖRGÜN: (Tür.) Er. - Sıcak gün.
    ORGUNALP: (Tür.) Er. - Örgün alp.
    ORHAN: (Tür.) Er. - Şehrin yöneticisi, hakimi. Orhan Gazi: Osmanlı imparatorluğunun ikinci padişahı.
    ORHON: (Tür.) Er. - (bkz. Orhun).
    ORHUN: (Tür.) Er. 1. Orta Asya'da bir ırmak. 2. Orta Asya Türklerinin kullandığı en eski yazı. 3. Yüksek, yüce Hun anlamında.
    ORKAN: (Tür.) Er. - Or kan.
    ORKİDE: (Fran.) Ka. - Çiçeklerinin güzelliği nedeniyle seralarda yetiştirilen değerli bir süs bitkisi.
    ORKUN: (Tür.) Er. - (bkz. Or hun).
    ORKUT: (Tür.) Er. - Kutlu, uğurlu şehir.
    ORKUTAY: (Tür.) Er. - Or kut ay.
    ORTAÇ: (Tür.) Er. 1. Tepe, ozanların bulunduğu. 2. Mirasçı. 3. Veliaht. 4. Sıfat fiiller.
    ORTAN: (Tür.) Er. - Ateş renginde kızıl tan.
    ORTANCA: (Tür.) 1. Pek çok türü bulunan süs bitkisi. 2. Yaş bakımından üç kardeşin büyüğü ile küçüğü arasındaki kardeş. İsim olarak kullanılmaz.
    ÖRTÜN: (Tür.) Er. - Ortanca kardeş.
    ORTUNÇ: (Tür.) Er. - Ateş renginde tunç.
    ORUÇ: (Tür.) Er. - İslam'ın beş şartından birisidir. Tan yerinin ağarmasından güneş batana kadar Allah rızası için yiyip içmekten cinsi münasebetten sakınmak. İbadet. Savm. -Oruç Reis; Önceleri Cezayir'de olup daha sonra Osmanlı donanmasına katılan ünlü denizci.
    ORUK: (Tür.) Er.l. Aile, oymak. Göçmen olarak gelip bir yere yerleşen. 2. Yol, çare, imkan.
    ORUN: (Tür.) Er. 1. Özel, yer. Önemli bir görevlinin çalıştığı yer, makam. 2. Gizli, habersiz. 3. Huy, yaratılış.
    ORUS: (Tür.) Er. - Eski uygur adlarındandır. "Talih, baht, saadet" anla*mındadır.
    ORUZ: (Tür.) Er. - Düşün, düşünce.
    OSKAN: (Tür.) Er. - Akıllı.
    OSKAY: (Tür.) - Neşeli, mutlu. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OSMAN: (Ar.) Er. 1. Bir tür kuş ya da ejderha. 2. Hz. Muhammed (s.a.s)'in damadı ve Hz. Ömer'den sonra devlet başkanı olan III. halife. 3. Osmanlı devletinin kurucusu, Osman Gazi.
    OTAC: (Tür.). - Hekim, doktor. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OTARAN: (Tür.) Er. - Hayvanları otlatan çoban.
    OTAY: (Tür.) - Ateş renginde ay. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OYA: (Tür.) Ka. 1. Genellikle ipek ibrişim kullanılarak iğne, mekik, tığ ya da firkete ile yapılan ince dantel. 2. İnce, güzel, nazik.
    OYAL: (Tür.) - Oy al. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OYALP: (Tür.) Er. - Oy alp.
    OYANALP: (Tür.) Er. - Oğan alp. Güçlü yiğit.
    OYHAN: (Tür.) Er. - Oy han.
    OYKAN: (Tür.) Er. - Oy kan.
    OYKUT: (Tür.) Er. - Oy kut.
    OYLUM: (Tür.) 1. Vadi, koyak. Çukur, oyuk. 2. Bir cismin uzayda kapladığı boşluk. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OYMAN: (Tür.) Er. - Görüş, düşünce sahibi.
    OYTUN: (Tür.) 1. Kutsal, mübarek. 2. Beğenilen, güzel yer. Alçak yer, ova. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OYTUNÇ: (Tür.) Er. - Oy tunç.
    OYUM: (Tür.) - Oymak işi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
    OZAN: (Tür.) Er. 1. Şiir yazan, şair. Halk şairi. 2. Şakacı, tatlı, güzel konuşan.
    OZANALP: (Tür.) Er. - Şiir söyleyen tatlı dilli yiğit.
    OZANER: (Tür.) Er. - Ozan er.
    OZANSOY: (Tür.) Er. - Güzel konuşan, şiir yazan bir soydan gelen.
    OZANSÜ: (Tür.) Er. - Güzel konuşan, şiir yazan asker.
    OZGAN: (Tür.) Er. - Öne geçen, kazanan, başarılı.






+ Yorum Gönder