Konusunu Oylayın.: Peygamberimize İnsanlar Niçin Güveniyorlardı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Peygamberimize İnsanlar Niçin Güveniyorlardı?
  1. 06.Mayıs.2013, 02:12
    1
    Misafir

    Peygamberimize İnsanlar Niçin Güveniyorlardı?






    Peygamberimize İnsanlar Niçin Güveniyorlardı? Mumsema Peygamberimize İnsanlar Neden Güveniyorlardı


  2. 06.Mayıs.2013, 02:12
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 16.Mayıs.2013, 09:36
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Peygamberimize İnsanlar Niçin Güveniyorlardı?




    KONUYA HAZIRLIK

    a) Bu Konuyu Öğrenmek Bize Neler Kazandıracak?

    Hz. Muhammed'in (s) güvenilir biri olduğunu öğrenecek, bunu örnekolaylarla açıklayacaksınız.
    b) Bu Konuda Hangi Kelime ve Kavramları Öğreneceğiz?

    el-Emin
    c) Bu Konuya Nasıl Hazırlanacağız?

    Peygamberimizin Güvenilir biri olduğunu örnek bir olayla açıklayınız


    2. Hz. Muhammed (s.a.v.) Güvenilir Bir İnsandı

    Olgun yüce bir insanın en büyük özelliklerinden birisi, onun güvenilir olmasıdır. Sürekli yalan söyleyen, verdiği sözleri yerine getirmeyen insanlar, diğerlerinin güvenlerini yitirirler; sevilmeyen, daima kuşku ile bakılan biri olurlar.Asr-ı Saadet döneminde yaşayan insanlar Peygamberimizin güvenilirliği konusunda acaba ne düşünüyorlardı?
    Onu özü sözü doğru biri olarak mı görüyorlardı yoksa yalan söyleyen, verdiği sözde durmayan yalancı biri olarak mı?

    Peygamberimizin çocukluğu, gençliği, orta yaş dönemi bütünüyle Mekke’de geçti. Abdulmuttalip’in bu yetim torununu Mekke’de bulunan herkes tanır, nasıl biri olduğunu çok iyi bilirlerdi. Orada yaşayan hemen herkesin bir lakabı vardı.

    Peygamberimize de bir lakap vermişlerdi: “el-Emîn”Bu kelime “İnsana güven veren, güvenilir kişi” demektir. Peygamberimiz bu lakabı fazlasıyla hak ediyordu. Çünkü ne peygamberlikle görevlendirilmeden önce ne de sonra bir kez olsun yalan söylememişti. Buna, Müslümanlığı kabul etmiş olsun olmasın herkes şahitlik ederdi. Onun peygamberliğine şiddetle karşı çıkan putperestler, insanların Hz. Muhammed’e (s.a.v.) yönelmesini önlemek amacıyla çeşitli iftiralar atmışlar, ama ona asla “O bir yalancıdır!” diyememişlerdir.

    Çünkü herkes Hz. Muhammed’i (s.a.v.) çok iyi tanıdığından böyle bir iftiranın tutmayacağını çok iyi biliyorlardı.
    Putperestlerin baskı ve eziyetlerinden kurtulmak için bir grup Müslüman Habeşistan’a (Bugünkü Etiyopya) hicret ettiklerinde, o zaman henüz İslam’la şereflenmemiş olan Ebu Süfyan ve adamları Müslüman muhacirlerin peşinden oralara kadar gitmiş ve Habeş kralının huzuruna çıkıp, ülkesine sığınan Müslümanları kötüleyerek, onların iadesini istemişti.
    Sonradan Müslüman olma şerefine ulaşacak olan bu adil kral, işin gerçek yüzünü anlamak için Ebu Süfyan’a çeşitli sorular sordu. Bu sorulardan biri de şuydu:
    “– Onun yalan söylediğine daha önce hiç şahit oldunuz mu?”Ebu Süfyan doğruyu söylemek zorundaydı:“–Hayır!” dedi. “Daha önce onun yalan söylediğini hiç görmedik.”Peygamberimiz çok zor şartlarda dahi emaneti iade etme sorumluluğunu asla ihmal etmezdi.

    Evi, onu öldürmek isteyen putperestler tarafından kuşatıldığında o, Hz. Ali’ye (r.a.) şöyle diyordu:
    “–Bu gece yatağımda sen yatacaksın; ben hicret ediyorum. Bende bulunan emanetleri yarın sahiplerine ver, sonra sen de yola çık!”Hz. Peygamber’in kısa süre içinde yüzbinlerce insanın sevgisini ve bağlılığını kazanmasındaki sırlardan birisi, onun güvenilir bir insan olmasıydı. Biz de Allah’ın ve insanların sevdiği biri olmak istediğimize göre, güvenilirliğimize gölge düşürecek davranışlardan uzak
    durmalıyız.
    Anlatım: Dr. Ali Kuzudişli


  4. 16.Mayıs.2013, 09:36
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    KONUYA HAZIRLIK

    a) Bu Konuyu Öğrenmek Bize Neler Kazandıracak?

    Hz. Muhammed'in (s) güvenilir biri olduğunu öğrenecek, bunu örnekolaylarla açıklayacaksınız.
    b) Bu Konuda Hangi Kelime ve Kavramları Öğreneceğiz?

    el-Emin
    c) Bu Konuya Nasıl Hazırlanacağız?

    Peygamberimizin Güvenilir biri olduğunu örnek bir olayla açıklayınız


    2. Hz. Muhammed (s.a.v.) Güvenilir Bir İnsandı

    Olgun yüce bir insanın en büyük özelliklerinden birisi, onun güvenilir olmasıdır. Sürekli yalan söyleyen, verdiği sözleri yerine getirmeyen insanlar, diğerlerinin güvenlerini yitirirler; sevilmeyen, daima kuşku ile bakılan biri olurlar.Asr-ı Saadet döneminde yaşayan insanlar Peygamberimizin güvenilirliği konusunda acaba ne düşünüyorlardı?
    Onu özü sözü doğru biri olarak mı görüyorlardı yoksa yalan söyleyen, verdiği sözde durmayan yalancı biri olarak mı?

    Peygamberimizin çocukluğu, gençliği, orta yaş dönemi bütünüyle Mekke’de geçti. Abdulmuttalip’in bu yetim torununu Mekke’de bulunan herkes tanır, nasıl biri olduğunu çok iyi bilirlerdi. Orada yaşayan hemen herkesin bir lakabı vardı.

    Peygamberimize de bir lakap vermişlerdi: “el-Emîn”Bu kelime “İnsana güven veren, güvenilir kişi” demektir. Peygamberimiz bu lakabı fazlasıyla hak ediyordu. Çünkü ne peygamberlikle görevlendirilmeden önce ne de sonra bir kez olsun yalan söylememişti. Buna, Müslümanlığı kabul etmiş olsun olmasın herkes şahitlik ederdi. Onun peygamberliğine şiddetle karşı çıkan putperestler, insanların Hz. Muhammed’e (s.a.v.) yönelmesini önlemek amacıyla çeşitli iftiralar atmışlar, ama ona asla “O bir yalancıdır!” diyememişlerdir.

    Çünkü herkes Hz. Muhammed’i (s.a.v.) çok iyi tanıdığından böyle bir iftiranın tutmayacağını çok iyi biliyorlardı.
    Putperestlerin baskı ve eziyetlerinden kurtulmak için bir grup Müslüman Habeşistan’a (Bugünkü Etiyopya) hicret ettiklerinde, o zaman henüz İslam’la şereflenmemiş olan Ebu Süfyan ve adamları Müslüman muhacirlerin peşinden oralara kadar gitmiş ve Habeş kralının huzuruna çıkıp, ülkesine sığınan Müslümanları kötüleyerek, onların iadesini istemişti.
    Sonradan Müslüman olma şerefine ulaşacak olan bu adil kral, işin gerçek yüzünü anlamak için Ebu Süfyan’a çeşitli sorular sordu. Bu sorulardan biri de şuydu:
    “– Onun yalan söylediğine daha önce hiç şahit oldunuz mu?”Ebu Süfyan doğruyu söylemek zorundaydı:“–Hayır!” dedi. “Daha önce onun yalan söylediğini hiç görmedik.”Peygamberimiz çok zor şartlarda dahi emaneti iade etme sorumluluğunu asla ihmal etmezdi.

    Evi, onu öldürmek isteyen putperestler tarafından kuşatıldığında o, Hz. Ali’ye (r.a.) şöyle diyordu:
    “–Bu gece yatağımda sen yatacaksın; ben hicret ediyorum. Bende bulunan emanetleri yarın sahiplerine ver, sonra sen de yola çık!”Hz. Peygamber’in kısa süre içinde yüzbinlerce insanın sevgisini ve bağlılığını kazanmasındaki sırlardan birisi, onun güvenilir bir insan olmasıydı. Biz de Allah’ın ve insanların sevdiği biri olmak istediğimize göre, güvenilirliğimize gölge düşürecek davranışlardan uzak
    durmalıyız.
    Anlatım: Dr. Ali Kuzudişli





+ Yorum Gönder