Konusunu Oylayın.: İbadete Hazırlık Aşaması Nasıl?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
İbadete Hazırlık Aşaması Nasıl?
  1. 06.Mayıs.2013, 00:38
    1
    Misafir

    İbadete Hazırlık Aşaması Nasıl?






    İbadete Hazırlık Aşaması Nasıl? Mumsema İbadete Hazırlık Aşaması


  2. 06.Mayıs.2013, 00:38
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 17.Mayıs.2013, 13:14
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: İbadete Hazırlık Aşaması Nasıl?




    İbadete Hazırlık Aşaması

    Abdest alırken niyet etmenin farz olup-olmadığı üzerinde mezheblerin farklı bakış açıları mevcut. Hanefi mezhebi abdeste namazın sair şartları gibi bakıyor ve onu başlı başına bir ibadet olarak değerlendirmiyor. Bundan ötürü namaza hazırlayıcı konumu haiz olan abdestte niyetin farz olmadığını kabul ediyor. Diğer mezhebler ise abdesti müstakil bir ibadet olarak kabul ettikleri ve “ameller niyetlere göredir” hadisinden hareket ettikleri için abdestte niyeti farz kabul ediyorlar. Bu görüş sahiplerinin hadis-i şerifteki “ameller” tabirini ibadet manasında yorumladıkları anlaşılıyor. Hanefi mezhebine göre ise abdest, avret yerlerini örtme, kıbleye yönelme ve vakit gibi farz olan namaz ibadetin şartlarından birisidir. Mezkur bu şartlarda niyet gerekli olmadığı gibi abdeste de niyet gerekli değildir. Bu kısa fıkhi izahla dikkat çekmek istediğimiz husus; ister müstakil bir ibadet olsun ister namaz asli ibadetine hazırlık konumunda olsun abdest alma ameliyesi dinin başlıca ibadeti olan namazın hazırlık aşamasını teşkil ettiğidir. Namazın kendine özel bir hazırlık aşamasına sahip olması başka ibadetlerin de kendilerine özel hazırlık aşamalarının olabileceği hakkında bize fikir vermektedir. Aşağıda bir kaçından örnek vereceğimiz ibadet türlerinin durumu nazara alındığında hazırlık aşamasının sadece namaz ibadetine has olmadığı görülecektir.

    Yazımıza namazdan hareketle giriş yaptığımız için örneklendirmeye yine ondan başlayalım: Güzel bir abdest alma, sünneti kılma, herkesle beraber tekbir alıp cemaata iştirak etme huşu içinde namaz kılmaya vesile olacak hususlardan... Hatta bütün bu ön hazırlık türünden olan şeyler ne kadar bilinçli yapılırsa kılınan farz namaz o kadar bilinçli oluyor. Abdest başta olmak üzere sair hazırlık faaliyetlerine gösterilen dikkat ve saygı namazda da tesirini gösteriyor ve onu saygın bir namaz haline getiriyor. Kur’an okumada da durum farklı değil. Okuma öncesi hususi bir abdest alma, ihtiyaç varsa dişleri fırçalama ve dilinden anlasa da anlamasa da okuduğu Kitab’ın sadra şifa olduğunu kabulle onu okuma, bu türden ön hazırlıklar yapılmadan gerçekleştirilen bir okumadan farklılık arzediyor. Yine Hacc’ı ele alalım: Hacılar yola çıkmazdan evvel tanıdıklarından özellikle de yakın akrabalardan helallik diliyorlar. Bu sadece “gidip de dönmemek var” anlamını taşıyan bir helallik talebini ifade etmiyor. Galiba hacılarımızın bu taleblerinde, insan ömründe pek çok kişiye bir defa nasip olan Hac gibi hayati bir ibadeti edaya, tanışığı veya akrabası olan bu insanların kendi üzerlerindeki hakların yüküyle gitmeme hatta onların dualarının desteğiyle yola çıkma düşüncesi saklı. Bu ise Hacc’a manevi hazırlık yapmadan başka nedir ki? Son olarak oruca değinelim. Oruç ayı ünvanını alan Ramazan, iki aylık bir ön hazırlık sürecinin ürünüdür aynı zamanda. Mübarek bir kaç geceyi de bünyesinde barındıran Recep ve Şaban aylarından müteşekkil bu süreçte mükelleflerin bir taraftan komple bir Ramazan’da tutacakları oruca bedenen alışmaları, diğer taraftan da onun karşısına -namaz ve Kur’an ayı olması sebebiyle- manevi bir donanımla çıkmaları amaçlanır.

    Anlaşılan o ki, hazırlık aşamasına gösterilecek itina ve dikkat, icra edilecek asli ibadetin bizzat kendisine olumlu anlamda etki ediyor. Böyle bir etkinin ibadete hazırlayıcı faaliyetleri belirleyen Şari Teala’nın fazladan bir lütfu olduğunda şüphe yok. Bütün bu hazırlık faaliyetlerinin kendilerine hizmet ettikleri asli ibadetler üzerinde gerçekleştirdikleri olumlu etkiler ise genel itibarıyla gözle görülemeyecek türden. Bununla birlikte sözkonusu etkilerin dıştan görülen yansımaları da yok değil. Mesela hazırlığını tam tekmil gerçekleştirerek namaza duran bir kişiye dikkat edilse onun namaz içi sorumlu olunan davranışlarında ileri derecede bir titizlik ve dikkat içinde bulunduğu görülebilir. Yine Ramazan Ayı’nın hazırlık devresi yerinde olan Recep ve Şaban aylarının ibadet yoğunluğu içinde geçiren bir müslümanın Ramazan’ı uzun bir zaman aralığından sonra tekrar teşrif eden bir kutlu misafir olarak karşılayacağını, sonra da onun bereket dolu bir aylık zaman diliminin manevi tadını çıkarmak için olabildiğince dikkat kesileceğini tahmin etmek zor olmayacaktır.

    Önemli bir müsabaka ve mücadele öncesinde sporcuların yoğun bir antreman devresi geçirdikleri bir gerçek. Bu kabil antremanı sadece sporcu değil o sporcunun üyesi olduğu klübün idarecileri de önemsiyor ve pratiğe döküyorlar, o ölçüde de katılacakları organizasyondan verim alıyorlar. Verimli bir ibadet faaliyetini gerçekleştirmenin de kendine has hazırlıkları olmalıdır. Bu hazırlıkların titizlik içinde yapılmasına paralel olarak her türüyle ibadetlerin de titizce eda edilmesi mümkün olacaktır. Böyle bir antremanı ve iştirak edilecek organizasyonu, ibadetler ve onların hazırlık faaliyetlerine benzetme bir açıdan yadırganabilir. Ne var ki, yaratılışın gayesi olarak tesbit edilmiş ibadet organizasyonuna bazı şuurlu ön hazırlıklar yapmadan öyle alelade bir tavırla girmenin ise daha fazla yadırganması gerektiği aşikardır.



  4. 17.Mayıs.2013, 13:14
    2
    Moderatör



    İbadete Hazırlık Aşaması

    Abdest alırken niyet etmenin farz olup-olmadığı üzerinde mezheblerin farklı bakış açıları mevcut. Hanefi mezhebi abdeste namazın sair şartları gibi bakıyor ve onu başlı başına bir ibadet olarak değerlendirmiyor. Bundan ötürü namaza hazırlayıcı konumu haiz olan abdestte niyetin farz olmadığını kabul ediyor. Diğer mezhebler ise abdesti müstakil bir ibadet olarak kabul ettikleri ve “ameller niyetlere göredir” hadisinden hareket ettikleri için abdestte niyeti farz kabul ediyorlar. Bu görüş sahiplerinin hadis-i şerifteki “ameller” tabirini ibadet manasında yorumladıkları anlaşılıyor. Hanefi mezhebine göre ise abdest, avret yerlerini örtme, kıbleye yönelme ve vakit gibi farz olan namaz ibadetin şartlarından birisidir. Mezkur bu şartlarda niyet gerekli olmadığı gibi abdeste de niyet gerekli değildir. Bu kısa fıkhi izahla dikkat çekmek istediğimiz husus; ister müstakil bir ibadet olsun ister namaz asli ibadetine hazırlık konumunda olsun abdest alma ameliyesi dinin başlıca ibadeti olan namazın hazırlık aşamasını teşkil ettiğidir. Namazın kendine özel bir hazırlık aşamasına sahip olması başka ibadetlerin de kendilerine özel hazırlık aşamalarının olabileceği hakkında bize fikir vermektedir. Aşağıda bir kaçından örnek vereceğimiz ibadet türlerinin durumu nazara alındığında hazırlık aşamasının sadece namaz ibadetine has olmadığı görülecektir.

    Yazımıza namazdan hareketle giriş yaptığımız için örneklendirmeye yine ondan başlayalım: Güzel bir abdest alma, sünneti kılma, herkesle beraber tekbir alıp cemaata iştirak etme huşu içinde namaz kılmaya vesile olacak hususlardan... Hatta bütün bu ön hazırlık türünden olan şeyler ne kadar bilinçli yapılırsa kılınan farz namaz o kadar bilinçli oluyor. Abdest başta olmak üzere sair hazırlık faaliyetlerine gösterilen dikkat ve saygı namazda da tesirini gösteriyor ve onu saygın bir namaz haline getiriyor. Kur’an okumada da durum farklı değil. Okuma öncesi hususi bir abdest alma, ihtiyaç varsa dişleri fırçalama ve dilinden anlasa da anlamasa da okuduğu Kitab’ın sadra şifa olduğunu kabulle onu okuma, bu türden ön hazırlıklar yapılmadan gerçekleştirilen bir okumadan farklılık arzediyor. Yine Hacc’ı ele alalım: Hacılar yola çıkmazdan evvel tanıdıklarından özellikle de yakın akrabalardan helallik diliyorlar. Bu sadece “gidip de dönmemek var” anlamını taşıyan bir helallik talebini ifade etmiyor. Galiba hacılarımızın bu taleblerinde, insan ömründe pek çok kişiye bir defa nasip olan Hac gibi hayati bir ibadeti edaya, tanışığı veya akrabası olan bu insanların kendi üzerlerindeki hakların yüküyle gitmeme hatta onların dualarının desteğiyle yola çıkma düşüncesi saklı. Bu ise Hacc’a manevi hazırlık yapmadan başka nedir ki? Son olarak oruca değinelim. Oruç ayı ünvanını alan Ramazan, iki aylık bir ön hazırlık sürecinin ürünüdür aynı zamanda. Mübarek bir kaç geceyi de bünyesinde barındıran Recep ve Şaban aylarından müteşekkil bu süreçte mükelleflerin bir taraftan komple bir Ramazan’da tutacakları oruca bedenen alışmaları, diğer taraftan da onun karşısına -namaz ve Kur’an ayı olması sebebiyle- manevi bir donanımla çıkmaları amaçlanır.

    Anlaşılan o ki, hazırlık aşamasına gösterilecek itina ve dikkat, icra edilecek asli ibadetin bizzat kendisine olumlu anlamda etki ediyor. Böyle bir etkinin ibadete hazırlayıcı faaliyetleri belirleyen Şari Teala’nın fazladan bir lütfu olduğunda şüphe yok. Bütün bu hazırlık faaliyetlerinin kendilerine hizmet ettikleri asli ibadetler üzerinde gerçekleştirdikleri olumlu etkiler ise genel itibarıyla gözle görülemeyecek türden. Bununla birlikte sözkonusu etkilerin dıştan görülen yansımaları da yok değil. Mesela hazırlığını tam tekmil gerçekleştirerek namaza duran bir kişiye dikkat edilse onun namaz içi sorumlu olunan davranışlarında ileri derecede bir titizlik ve dikkat içinde bulunduğu görülebilir. Yine Ramazan Ayı’nın hazırlık devresi yerinde olan Recep ve Şaban aylarının ibadet yoğunluğu içinde geçiren bir müslümanın Ramazan’ı uzun bir zaman aralığından sonra tekrar teşrif eden bir kutlu misafir olarak karşılayacağını, sonra da onun bereket dolu bir aylık zaman diliminin manevi tadını çıkarmak için olabildiğince dikkat kesileceğini tahmin etmek zor olmayacaktır.

    Önemli bir müsabaka ve mücadele öncesinde sporcuların yoğun bir antreman devresi geçirdikleri bir gerçek. Bu kabil antremanı sadece sporcu değil o sporcunun üyesi olduğu klübün idarecileri de önemsiyor ve pratiğe döküyorlar, o ölçüde de katılacakları organizasyondan verim alıyorlar. Verimli bir ibadet faaliyetini gerçekleştirmenin de kendine has hazırlıkları olmalıdır. Bu hazırlıkların titizlik içinde yapılmasına paralel olarak her türüyle ibadetlerin de titizce eda edilmesi mümkün olacaktır. Böyle bir antremanı ve iştirak edilecek organizasyonu, ibadetler ve onların hazırlık faaliyetlerine benzetme bir açıdan yadırganabilir. Ne var ki, yaratılışın gayesi olarak tesbit edilmiş ibadet organizasyonuna bazı şuurlu ön hazırlıklar yapmadan öyle alelade bir tavırla girmenin ise daha fazla yadırganması gerektiği aşikardır.






+ Yorum Gönder