Konusunu Oylayın.: Sultan Şeyhmus Külliyesi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Sultan Şeyhmus Külliyesi
  1. 05.Mayıs.2013, 17:54
    1
    Misafir

    Sultan Şeyhmus Külliyesi






    Sultan Şeyhmus Külliyesi Mumsema Sultan Şeyhmus Külliyesi


  2. 05.Mayıs.2013, 17:54
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 15.Mayıs.2013, 20:49
    2
    Katade
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Nisan.2013
    Üye No: 100895
    Mesaj Sayısı: 648
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7

    Cevap: Sultan Şeyhmus Külliyesi




    Sultan Şeyhmus Külliyesi




    O, heybetli, gayet güzel görünüşlü, cemil, behi, duası kabul edilen, keramet sahibi büyük bir Hak dostu idi.Ulema ,O’nun büyüklüğünde ittifak etmişti.Irak velilerinin pek çoğu ,O’na talebelik yapıp feyzyab olmuşlar, Ondan icazet almışlardır. O, Resulullah’ı çok müşahede ederdi. O’nun duası bereketiyle hasta iyileşir, amanın gözü açılır, fakir, zengin olur, ihtiyaç sahiplerinin müşkülleri hallolurdu. Haber verdiği olaylar aynı ile vuku bulurdu. Pek çok kerameti, menakıb kitaplarında nakledilmiştir. Mardini adlı müellif, babasından şu şekilde nakleder ki; Şeyh Musa Ezzuli’nin, Resulullah’a ru’yet ve müşahedesi çok idi. Bütün hal ve fiilleri , Resulullah’ın siyretine uygundu.

    O, “ve elenna lehül Hadid” ayet-i celilesinin hükmünce , eliyle demiri tutsa , demir , onun elinde, her usta elindeki çamur gibi yumuşak olurdu. Mardin’de çıkan şiddetli bir yangının söndürülmesi için, halk ondan yardım istedi. O da,elindeki asasını ,yangının orta yerine atmaları için , halka verdi. Asayı yangına attıklarında yangın söndü. Yangının hiçbir şekilde tesir etmediği asayı alıp ona götürdüler.O şöyle buyurdular ki: “Allahü Teala , benim elimin değdiği ve tuttuğu nesneyi yakmayacağını bana vaad etti.” Kucağında küçük bir çocukla dua talebi için huzuruna gelen bir hanımefendinin çocuğuna dua buyurdular. Çocuk altı aylık olduğu halde yürümeye başladı. Çocuğa İhlas suresini okuttu. Çocuk fasih bir lisanla İhlâs suresini sonuna kadar okudu. O çocuktan ömrü boyunca bu hal gitmedi.Şeyh Musa’nın huzurundaki fesahatinin ziyadesiz ve noksansız aynı ile okumaya, hayatı boyunca devam etti.
    Kabrine konulduğunda, kabir içinde namaz kılar gibi ayak üzere kıyam etti. Kabri genişledi. Bu hali gören Mardinliler, kendilerinden geçtiler. O ki Şeyh Abdülkadir Geylani Hz.'leri Mardin'e geldiğinde abdest zamanı geldiğinde etrafta su olmadığını söylenince eline asasını alarak yere vurmuş ve kırk çeşme yerde birden bire bitivermiştir bu çeşmeler hala mardin de şeyhan bölgesinde mevcuttur. O, evliyalar sultanı, Gavsül Azam Hz. Abdülkadir Geylani’ye yakınlığı ile ma’ruftur. Hz. Abdülkadir Geylani, ona çok iltifatta bulunur ve onun şanını i’zam ederdi. Bir defasında , Hz. Abdülkadir Geylani çevresindekilere hitaben, “ey Bağdat ahalisi! yakında sizin üzerinize öyle bir maarif güneşi doğar ki , bundan sonra bir daha onun misli zuhur etmez. O , Musa Ezzuli’dir” buyurdular ve hacca gitmek üzere Bağdat’a gelen Şeyh Musa’nın iki günlük mesafeden karşılanması hususuna tam bir ihtimam gösterilmesini emr eylediler. Şeyh Musa Bağdat’a gelince , ona çok ikram ve ihtiramda bulundular. Tikrit’li Şeyh Yahya şöyle haber vermiştir. “Biz babamla bazen Şeyh Musa’yı ziyaret için Tikritten Mardin’e , bazen da Hz. Abdülkadir Geylani’yi ziyaret için Bağdat’a gidiyorduk.Bir keresinde Şeyh Musa ile birlikte Bağdat’a geldik.

    Hz. Abdülkadir Geylani’nin meclisinde hazır bulunduk.Hz. Abdülkadir Geylani vaaz esnasında , “bu ayağım bütün evliyanın boynu üzerindedir” dediğinde , Şeyh Musa boynunu eğip alçalttı.” Yine aynı zat haber vermiştir ki: “Şeyh Musa hacca gitmek için Bağdat’a gelmişti. Ben de babamla beraber onun yanında idim.O , Hz. Abdülkadir Geylani ile bir araya geldiğinde, Hz. Abdülkadir’e öyle bir tazim, edeb, tebcil ve ihtiram eyledi ki Hz. Abdülkadir’den başka hiç kimsenin yanında öyle bir hal içinde olduğunu görmedik.Yalnız kaldığımız zaman ,Babam bunun sebebini ,ona sordu. O şöyle cevap verdi. “Abdülkadir zamanımızdaki nasın hayırlısıdır. evliyanın sultanı ve ariflerin seyyididir. Meleklerin bile edeb ettiği o zata ,ben nasıl edeb etmeyeyim ?” Şeyh Musa Ezzuli’nin, tasavvufun inceliklerine dair, manalarını ancak kamil velilerin anlayabileceği sözleri mevcuttur. Bu sözler , kaynak olarak kullandığımız eserlerde ifade edilmektedir. Ehlince oradan mütalaa edilmesi mümkün olan bu anlamı yüce ifadelerden örnek bir paragraf aşağıda verilmiştir.
    “Menazil ü meratib ü makamatın , tafsil-i meanisi vesairlerinin alasıdır ve tecmil ü tezyin-i sicillat ve muhadarat-ı makamatın şeair ve alaimidir ve bitarikıl keşf cemil-i külliyata nazaran , dekayık müttehide ve muttasıladır ve suver-i cüziyyata nazarla dahi mevzı u mevkı-i teşkilden munfasıldır.” Bu büyük insanın hayatını paylaşmak istedim kabri Mardin'dedir her yıl milyonu aşkın insanlarca ziyaret edilir alemi islama büyük hizmeti olmuş veli insanlardan biridir şehid olmuş ve Mardin'in manevi koruyucusu hükmündedir. Evliyadan büyüklerin birbirlerine olan saygı ve sevgilerini bu yazıdan görebiliyoruz.

    Şeyh Abdülkadir Geylani Hz. leri ile yaşamış oldukları çok güzel hatıraları ve beraberce geçirdikleri günler ve birbirlerine olan sevgi ve tevazuyu görebiliyoruz. Hz Şeyh Musa Ezzuli'nin çocukları ve onun torunları doğu illerinin bir çok yerlerine dağılmış ve Bitlis Siirt Van Muş gibi islama hizmet etmiş evliyaullahın çoğunun Şeyh Musa Ezzuli Hz. lerinin soyundan geldiği görülmektedir.
    SULTAN ŞEYHMUS HZ. İLE İLGİLİ BİR RİVAYETOnbirinci yüzyıldayız. Şam'dan Mardin'e bir müftü tayin edilir. Bir rivayete göre Şeyh Abdülkadir Geylani'nin en önemli öğrencilerinden. Vakur kişiliği, üstün ahlâkı, onu başkalarından ayrı kılıyor. Bir gün şehri ve şehirlileri yakından tanımak amacıyla 'İnek Çarşısı'na iniyor. Kendi alemine dalmış halde ağır ağır yürürken, gözü bir kasap dükkanına takılıyor. Terazinin altına gizlice iliştirilmiş ve ancak dikkatle bakıldığında farkedilebilen birkaç yüz gram ağırlığındaki et parçası dikkatini çekiyor. Kasaba 'Bu nedir?" diye sorduğunda, "Sana ne? Başka işin mi yok?" tarzında, hiç beklemediği bir cevap alıyor. Dahası kasap, hakaret edici bir üslupla onu dükkandan kovuyor. Elindeki asayla çengele asılı et parçasına dokunup, 'Allah'ın izniyle, eski haline dön!' diyor. Birden dükkanın ortasında sarı renkli bir inek beliriveriyor. Kasap, şaşkınlıktan dili tutulmuş bir halde neye uğradığını şaşırıyor. Mardin halkı bir anda bu olağanüstü olayla çalkalanıyor. Çarşı o günden sonra "İnek Çarşısı" diye anılıyor. Bugün türbesi, Diyarbakır yolu üzerindeki Sultanköy'de bulunan (Mardin'den yaklaşık 15-20 kilometre uzakta) Sultanşeyhmus'la ilgili anlatılan bir başka olay da şu: Mardin'de büyük bir yangın çıkıyor. Olay, Sultanşeyhmus'a iletildiğinde, gelenlere bastonunu verir ve der ki: "Bastonumu alevlerin içine atın!" Bastonun ateşe atılmasıyla birlikte yangın sönmeye başlar. ..KIZLARIN İSMİ SULTAN ERKEKLERİN İSMİ ŞEYHMUSMardin'de çocuksuz kadınlar Sultan Şeyhmus Türbesi'ne koşuyor. Bu nedenle yöredeki kızların çoğunun adı Sultan, erkeklerinki ise Şeyhmus olmuş.

    Mardin'deki önemli türbelerden birisi Sultan Şeyhmus Türbesi. Ramazan ayına girilmesi ile birlikte Mardin-Diyarbakır Karayolu'nun 25'inci kilometresinde yer alan Mardin Mazıdağı ilçesine bağlı Sultan köyünde bulunan türbe ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Yurdun dört bir yanından buraya gelenl vatandaşlar dualar okuyor ve dilekte bulunuyor. On ikinci asırda yaşadığına inanılan Sultan Şeyhmus'un gerçek ismi Musa Bin Mahin ez -Zuhi. Doğum ve ölüm tarihleri tam olarak bilinmiyor. Mardin'de vefat eden Sultan Şeyhmus, Şeyh Musa kabristanlığına defnedilmiş. Abdulkadir Geylani'nin talebelerinden Sultan Şeyhmus'un yetişip büyük bir veli olacağının hocası tarafından önceden müjdelediği anlatılır. 'ÇOCUK SAHİBİ YAPIYOR' İDDİASI Çocuğu olmayan kadınlar buraya geldiklerinde çocuk sahibi olacaklarına inanıyor. Bu nedenle yörede çok sayıda kızın adı Sultan, erkeğin adı ise Şeyhmus. Mardinli Şeyhmus Gazan da bunlardan birisi. Her yıl Sultan Şeyhmus Türbesi'ni ziyaret ediyor. Bir süre önce vefat eden annesi Yıldız Gazan'ın, gençliğinde çocuk sahibi olmak için bu türbeye gelip dua ettiğini belirten Şeyhmus Gazan şunları söylüyor: "Annem üç yıl art arda türbeyi ziyaret etmiş. Duasının kabul olması sonucu önce ablam dünyaya geldi ve adını Sultan koydular. İki yıl aradan sonra da ben dünyaya geldim. Benim adımı da Şeyhmus koydular. Annem ve babam vefatlarından önce benim sık sık türbeyi ziyaret etmemi ve 2 yılda bir adak kesmemi vasiyet ettiler. Bu vasiyeti yerine getirmek için ziyarette bulunuyorum. Annem ile babama tıbben çocuklarının olamayacağı teşhisi konulmuştu. Sadece benim olayım değil. Bugün Mardin genelinde bir çok erkeğe bu zatın ismi verilmiştir."
    Mardin'in Mazıdağı ilçesine bağlı Sultan köyündeki Sultan Şeyhmus Külliyesi, özellikle hafta sonları ziyaretçi akınına uğruyor. Külliye Müdürü Şemsettin Şan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, külliyeyi ziyaret etmek isteyenlerin hafta sonları günde yaklaşık 700 araçla köye geldiğini söyledi. İnanç turizmiyle yılda bir milyon ziyaretçi sayısına ulaştıklarını ifade eden Şan, ''Sosyal ve kültürel tesislerle ziyaretçilere daha rahat ortamlarda ziyaret ve konaklama imkanı sağladık'' dedi. Külliyedeki onarım çalışmalarının tamamlandığını anlatan Şan, şöyle konuştu: ''Hafta sonları burası dolup taşıyor. Yabancı ziyaretçilerin çoğu Arap ülkelerinden geliyor. Avrupa'dan da gelenler var. Külliyede Abdulkadir Geylani Hazretleri'nin öğrencisi Sultan Şeyhmus'un (Musa Bin Mahin Ez-Zuhi) mezarının yanında eğitim odaları, cami ve ruhsal hastalığı bulunan insanların iyileştirildiği odalar bulunuyor. Buraya gelen ziyaretçiler, buradan çok etkileniyor. O yüzden kız çocuklarına Sultan, erkek çocuklarında da Şeyhmus ismini veriyorlar. 'Şeyh Musa' ismi halk arasında Şeyhmus diye kısaltılmıştır. Bu zatın ismi bölgemizde Sultan ve Şeyhmus isimlerine ilham kaynağı olmuştur.'' Şan, külliyenin içinde vatandaşların konaklayabileceği 100 yataklı bir otel inşaatının da devam ettiğini sözlerine ekledi. (ÇEL-YAK-ARD)18.06.2011 13:52:36


































  4. 15.Mayıs.2013, 20:49
    2
    Devamlı Üye



    Sultan Şeyhmus Külliyesi




    O, heybetli, gayet güzel görünüşlü, cemil, behi, duası kabul edilen, keramet sahibi büyük bir Hak dostu idi.Ulema ,O’nun büyüklüğünde ittifak etmişti.Irak velilerinin pek çoğu ,O’na talebelik yapıp feyzyab olmuşlar, Ondan icazet almışlardır. O, Resulullah’ı çok müşahede ederdi. O’nun duası bereketiyle hasta iyileşir, amanın gözü açılır, fakir, zengin olur, ihtiyaç sahiplerinin müşkülleri hallolurdu. Haber verdiği olaylar aynı ile vuku bulurdu. Pek çok kerameti, menakıb kitaplarında nakledilmiştir. Mardini adlı müellif, babasından şu şekilde nakleder ki; Şeyh Musa Ezzuli’nin, Resulullah’a ru’yet ve müşahedesi çok idi. Bütün hal ve fiilleri , Resulullah’ın siyretine uygundu.

    O, “ve elenna lehül Hadid” ayet-i celilesinin hükmünce , eliyle demiri tutsa , demir , onun elinde, her usta elindeki çamur gibi yumuşak olurdu. Mardin’de çıkan şiddetli bir yangının söndürülmesi için, halk ondan yardım istedi. O da,elindeki asasını ,yangının orta yerine atmaları için , halka verdi. Asayı yangına attıklarında yangın söndü. Yangının hiçbir şekilde tesir etmediği asayı alıp ona götürdüler.O şöyle buyurdular ki: “Allahü Teala , benim elimin değdiği ve tuttuğu nesneyi yakmayacağını bana vaad etti.” Kucağında küçük bir çocukla dua talebi için huzuruna gelen bir hanımefendinin çocuğuna dua buyurdular. Çocuk altı aylık olduğu halde yürümeye başladı. Çocuğa İhlas suresini okuttu. Çocuk fasih bir lisanla İhlâs suresini sonuna kadar okudu. O çocuktan ömrü boyunca bu hal gitmedi.Şeyh Musa’nın huzurundaki fesahatinin ziyadesiz ve noksansız aynı ile okumaya, hayatı boyunca devam etti.
    Kabrine konulduğunda, kabir içinde namaz kılar gibi ayak üzere kıyam etti. Kabri genişledi. Bu hali gören Mardinliler, kendilerinden geçtiler. O ki Şeyh Abdülkadir Geylani Hz.'leri Mardin'e geldiğinde abdest zamanı geldiğinde etrafta su olmadığını söylenince eline asasını alarak yere vurmuş ve kırk çeşme yerde birden bire bitivermiştir bu çeşmeler hala mardin de şeyhan bölgesinde mevcuttur. O, evliyalar sultanı, Gavsül Azam Hz. Abdülkadir Geylani’ye yakınlığı ile ma’ruftur. Hz. Abdülkadir Geylani, ona çok iltifatta bulunur ve onun şanını i’zam ederdi. Bir defasında , Hz. Abdülkadir Geylani çevresindekilere hitaben, “ey Bağdat ahalisi! yakında sizin üzerinize öyle bir maarif güneşi doğar ki , bundan sonra bir daha onun misli zuhur etmez. O , Musa Ezzuli’dir” buyurdular ve hacca gitmek üzere Bağdat’a gelen Şeyh Musa’nın iki günlük mesafeden karşılanması hususuna tam bir ihtimam gösterilmesini emr eylediler. Şeyh Musa Bağdat’a gelince , ona çok ikram ve ihtiramda bulundular. Tikrit’li Şeyh Yahya şöyle haber vermiştir. “Biz babamla bazen Şeyh Musa’yı ziyaret için Tikritten Mardin’e , bazen da Hz. Abdülkadir Geylani’yi ziyaret için Bağdat’a gidiyorduk.Bir keresinde Şeyh Musa ile birlikte Bağdat’a geldik.

    Hz. Abdülkadir Geylani’nin meclisinde hazır bulunduk.Hz. Abdülkadir Geylani vaaz esnasında , “bu ayağım bütün evliyanın boynu üzerindedir” dediğinde , Şeyh Musa boynunu eğip alçalttı.” Yine aynı zat haber vermiştir ki: “Şeyh Musa hacca gitmek için Bağdat’a gelmişti. Ben de babamla beraber onun yanında idim.O , Hz. Abdülkadir Geylani ile bir araya geldiğinde, Hz. Abdülkadir’e öyle bir tazim, edeb, tebcil ve ihtiram eyledi ki Hz. Abdülkadir’den başka hiç kimsenin yanında öyle bir hal içinde olduğunu görmedik.Yalnız kaldığımız zaman ,Babam bunun sebebini ,ona sordu. O şöyle cevap verdi. “Abdülkadir zamanımızdaki nasın hayırlısıdır. evliyanın sultanı ve ariflerin seyyididir. Meleklerin bile edeb ettiği o zata ,ben nasıl edeb etmeyeyim ?” Şeyh Musa Ezzuli’nin, tasavvufun inceliklerine dair, manalarını ancak kamil velilerin anlayabileceği sözleri mevcuttur. Bu sözler , kaynak olarak kullandığımız eserlerde ifade edilmektedir. Ehlince oradan mütalaa edilmesi mümkün olan bu anlamı yüce ifadelerden örnek bir paragraf aşağıda verilmiştir.
    “Menazil ü meratib ü makamatın , tafsil-i meanisi vesairlerinin alasıdır ve tecmil ü tezyin-i sicillat ve muhadarat-ı makamatın şeair ve alaimidir ve bitarikıl keşf cemil-i külliyata nazaran , dekayık müttehide ve muttasıladır ve suver-i cüziyyata nazarla dahi mevzı u mevkı-i teşkilden munfasıldır.” Bu büyük insanın hayatını paylaşmak istedim kabri Mardin'dedir her yıl milyonu aşkın insanlarca ziyaret edilir alemi islama büyük hizmeti olmuş veli insanlardan biridir şehid olmuş ve Mardin'in manevi koruyucusu hükmündedir. Evliyadan büyüklerin birbirlerine olan saygı ve sevgilerini bu yazıdan görebiliyoruz.

    Şeyh Abdülkadir Geylani Hz. leri ile yaşamış oldukları çok güzel hatıraları ve beraberce geçirdikleri günler ve birbirlerine olan sevgi ve tevazuyu görebiliyoruz. Hz Şeyh Musa Ezzuli'nin çocukları ve onun torunları doğu illerinin bir çok yerlerine dağılmış ve Bitlis Siirt Van Muş gibi islama hizmet etmiş evliyaullahın çoğunun Şeyh Musa Ezzuli Hz. lerinin soyundan geldiği görülmektedir.
    SULTAN ŞEYHMUS HZ. İLE İLGİLİ BİR RİVAYETOnbirinci yüzyıldayız. Şam'dan Mardin'e bir müftü tayin edilir. Bir rivayete göre Şeyh Abdülkadir Geylani'nin en önemli öğrencilerinden. Vakur kişiliği, üstün ahlâkı, onu başkalarından ayrı kılıyor. Bir gün şehri ve şehirlileri yakından tanımak amacıyla 'İnek Çarşısı'na iniyor. Kendi alemine dalmış halde ağır ağır yürürken, gözü bir kasap dükkanına takılıyor. Terazinin altına gizlice iliştirilmiş ve ancak dikkatle bakıldığında farkedilebilen birkaç yüz gram ağırlığındaki et parçası dikkatini çekiyor. Kasaba 'Bu nedir?" diye sorduğunda, "Sana ne? Başka işin mi yok?" tarzında, hiç beklemediği bir cevap alıyor. Dahası kasap, hakaret edici bir üslupla onu dükkandan kovuyor. Elindeki asayla çengele asılı et parçasına dokunup, 'Allah'ın izniyle, eski haline dön!' diyor. Birden dükkanın ortasında sarı renkli bir inek beliriveriyor. Kasap, şaşkınlıktan dili tutulmuş bir halde neye uğradığını şaşırıyor. Mardin halkı bir anda bu olağanüstü olayla çalkalanıyor. Çarşı o günden sonra "İnek Çarşısı" diye anılıyor. Bugün türbesi, Diyarbakır yolu üzerindeki Sultanköy'de bulunan (Mardin'den yaklaşık 15-20 kilometre uzakta) Sultanşeyhmus'la ilgili anlatılan bir başka olay da şu: Mardin'de büyük bir yangın çıkıyor. Olay, Sultanşeyhmus'a iletildiğinde, gelenlere bastonunu verir ve der ki: "Bastonumu alevlerin içine atın!" Bastonun ateşe atılmasıyla birlikte yangın sönmeye başlar. ..KIZLARIN İSMİ SULTAN ERKEKLERİN İSMİ ŞEYHMUSMardin'de çocuksuz kadınlar Sultan Şeyhmus Türbesi'ne koşuyor. Bu nedenle yöredeki kızların çoğunun adı Sultan, erkeklerinki ise Şeyhmus olmuş.

    Mardin'deki önemli türbelerden birisi Sultan Şeyhmus Türbesi. Ramazan ayına girilmesi ile birlikte Mardin-Diyarbakır Karayolu'nun 25'inci kilometresinde yer alan Mardin Mazıdağı ilçesine bağlı Sultan köyünde bulunan türbe ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Yurdun dört bir yanından buraya gelenl vatandaşlar dualar okuyor ve dilekte bulunuyor. On ikinci asırda yaşadığına inanılan Sultan Şeyhmus'un gerçek ismi Musa Bin Mahin ez -Zuhi. Doğum ve ölüm tarihleri tam olarak bilinmiyor. Mardin'de vefat eden Sultan Şeyhmus, Şeyh Musa kabristanlığına defnedilmiş. Abdulkadir Geylani'nin talebelerinden Sultan Şeyhmus'un yetişip büyük bir veli olacağının hocası tarafından önceden müjdelediği anlatılır. 'ÇOCUK SAHİBİ YAPIYOR' İDDİASI Çocuğu olmayan kadınlar buraya geldiklerinde çocuk sahibi olacaklarına inanıyor. Bu nedenle yörede çok sayıda kızın adı Sultan, erkeğin adı ise Şeyhmus. Mardinli Şeyhmus Gazan da bunlardan birisi. Her yıl Sultan Şeyhmus Türbesi'ni ziyaret ediyor. Bir süre önce vefat eden annesi Yıldız Gazan'ın, gençliğinde çocuk sahibi olmak için bu türbeye gelip dua ettiğini belirten Şeyhmus Gazan şunları söylüyor: "Annem üç yıl art arda türbeyi ziyaret etmiş. Duasının kabul olması sonucu önce ablam dünyaya geldi ve adını Sultan koydular. İki yıl aradan sonra da ben dünyaya geldim. Benim adımı da Şeyhmus koydular. Annem ve babam vefatlarından önce benim sık sık türbeyi ziyaret etmemi ve 2 yılda bir adak kesmemi vasiyet ettiler. Bu vasiyeti yerine getirmek için ziyarette bulunuyorum. Annem ile babama tıbben çocuklarının olamayacağı teşhisi konulmuştu. Sadece benim olayım değil. Bugün Mardin genelinde bir çok erkeğe bu zatın ismi verilmiştir."
    Mardin'in Mazıdağı ilçesine bağlı Sultan köyündeki Sultan Şeyhmus Külliyesi, özellikle hafta sonları ziyaretçi akınına uğruyor. Külliye Müdürü Şemsettin Şan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, külliyeyi ziyaret etmek isteyenlerin hafta sonları günde yaklaşık 700 araçla köye geldiğini söyledi. İnanç turizmiyle yılda bir milyon ziyaretçi sayısına ulaştıklarını ifade eden Şan, ''Sosyal ve kültürel tesislerle ziyaretçilere daha rahat ortamlarda ziyaret ve konaklama imkanı sağladık'' dedi. Külliyedeki onarım çalışmalarının tamamlandığını anlatan Şan, şöyle konuştu: ''Hafta sonları burası dolup taşıyor. Yabancı ziyaretçilerin çoğu Arap ülkelerinden geliyor. Avrupa'dan da gelenler var. Külliyede Abdulkadir Geylani Hazretleri'nin öğrencisi Sultan Şeyhmus'un (Musa Bin Mahin Ez-Zuhi) mezarının yanında eğitim odaları, cami ve ruhsal hastalığı bulunan insanların iyileştirildiği odalar bulunuyor. Buraya gelen ziyaretçiler, buradan çok etkileniyor. O yüzden kız çocuklarına Sultan, erkek çocuklarında da Şeyhmus ismini veriyorlar. 'Şeyh Musa' ismi halk arasında Şeyhmus diye kısaltılmıştır. Bu zatın ismi bölgemizde Sultan ve Şeyhmus isimlerine ilham kaynağı olmuştur.'' Şan, külliyenin içinde vatandaşların konaklayabileceği 100 yataklı bir otel inşaatının da devam ettiğini sözlerine ekledi. (ÇEL-YAK-ARD)18.06.2011 13:52:36





































+ Yorum Gönder