Konusunu Oylayın.: Cinler nasıl müslüman oldu?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Cinler nasıl müslüman oldu?
  1. 30.Nisan.2013, 22:51
    1
    Misafir

    Cinler nasıl müslüman oldu?

  2. 02.Mayıs.2013, 20:56
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Cinler nasıl müslüman oldu?




    Cinler nasıl Müslüman Oldu?

    Kur'ân'da Tanri'nin, cin'lerden bir gurupu, Kur'ân dinlesinler diye Muhammed'e gönderdigi, ve bu cin'lerin müslümanligi kabul ettikleri yazilidir ki Islâm kaynaklarina göre "Cin vâkiasi" diye bilinir; hicret'ten üç yil önce olustugu söylenen bu "Vâkia"nin hikâyesi kisaca söyle:

    Kendisini "Peygamber" olarak ilân ettikten sonra Muhammed, Mekke'nin yönetimine egemen Kureys ile devamli bir sürtüsme içerisinde kalmisti. Kureys'in kendisini ciddiye almamasindan, kendisiyle alaya kalkismasindan çok sikâyetçi idi. Hele esi Hatice'nin ve az geçmeden amcasi Ebû Tâlib'in ölümlerinden sonra koruyucusuz kalmakla, bu tür davranislara tahammül edemez hâle gelmisti. O kadar ki yardim istemek ve kendisini Kureys'lilere karsi korumalarini saglayabilmek için bir gece gizlice Taif'e gider, ve Taif'lilerin ileri gelenleriyle konusur. Asil maksadi onlari ikna edip kendisine baglamak ve müslüman yapmaktir. Fakat basari saglayamaz. Halktan kisiler kendisine:"Tanri, peygamber olarak göndermek için senden baskasini bulamadi mi?" diye konusurlar. Onlarin bu alaylari ve hattâ saldirilari karsisinda ne yapacagini sasirir, ve Tanri'ya yalvarmaga baslar: "Ey Rabbim! kuvvetimin azligindan, çaresizliginden ve halk arasinda küçük düsmemden sana sikâyet ediyorum... Sen benim Rabbimsin, beni kime birakiyorsun? benim isimi, beni kötü çehre ile karsilayan bir yabanciya mi, yahut bir düsmana mi havale ediyorsun? Beni esenlik ve emniyet icinde yasatman için senin merhametin genistir... dünyâ ve ahiret islerini islah eden zatina siginarak beni gazabina ugratmamani dilerim..." der (Bkz. Taberi, age 1966, II, sh. 161-163)
    Söylendigine göre bu davranisiyle çevresindekileri öylesine rikkate getirmis, öylesine duygulandirmistir ki, kendisine yiyecek ikrâm edenler olmus, ve fakat yine de peygamberligine inanan pek çikmamistir. Fakat o, Tanri'ya yaptigi bu yalvarmalarin yanitsiz kaldigi kanisini yaratmamak için "Cin vâkiasi"ni anlatir": güyâ Tanri tarafindan kendisine cin'ler gönderilmis ve o da bu cin'leri imâna getirmistir.
    Islâm kaynaklarinin anlatmasina göre olay söyle: Tâif dönüsü Muhammed, gece yarisi, yol üstünde "Batn-i Nahle" denen bir yere gelir. Orada namaz kildigi sirada cin'lerden olusan alti ya da yedi kisilik bir gurupun kendisine dogru geldigini görür. (Ibn Ishak'in bildirmesine göre bu cin'lerin ad'lari söyledir: Hiss, Miss, Sasir, Nasir, Eyna ve Ahkâm).
    Bu cin'leri ona Tanri göndermistir. Cin'ler hosuna gider ve kendi kendine: "Bunlar ne hos cin!" der. Cin'ler Muhammed'ten azik isterler; o da bu istegi karsilamak için Tanri'ya: "Cinler, ugradiklari her kemik ve tezek makûlesi üzerinde her halde (kendileri için) bir taam (hayvanlari için de yem) bulalar!" diyerek duâ eder: (Ebû Hureyre'nin rivâyeti için bkz. Sahih-i Müslim Cilt X, sh. 49, Hadis no. 1546).
    Muhammed'in bu cömertligi cin'leri muhtemelen pek hosnud etmistir; fakat onlar Muhammed'in gerçekten "Peygamber" olup olmadigini merak etmektedirler; ögrenmek için içlerinden biri sorar: "(Ey Muhammed!) Senin Resûlullâh olduguna kim sahâdet eder?". Bu soruya Muhammed, o civarda bulunan bir sakiz agacini cin'lere göstererek: "Su agaci gördünüz mü, o sahâdet ederse imân eder misiniz?" der. Cin'ler de hep bir agizdan: "Evet imân ederiz!" derler.
    Bunun üzerine Muhammed, sakiz agacini yanina çagirir; sakiz agaci, dallarini, budaklarini sürüyerek Muhammed'in yanina gelir. Muhammed agac'a sorar: "Benim Resûlullâh olduguma sahâdet eder misin?". Sakiz agaci hiç tereddüd etmeden: "Sahâdet ederim ki, sen Allâh'in Resûlüsün" diye yanit verir (Beyhaki'nin Delâil adli yapitinda yer alan ve Abdullâh Ibn-i Mes'ûd'dan Buhari'nin rivâyet ettigi bu hadis için Diyânet Isleri Baskanligi'nin Sahih-i Buhâri Muhtasari Tecrid-i Sarih Tercemesi...'ne bakiniz: Cilt X, sh. 46 ve d. Hadis no. 1545)
    Sakiz agaci'nin tanikligini (sahâdetini) yeterli bulmamis olmali ki Muhammed, bir de cin'lere Kur'ân okumak ister. Cin'ler Kur'ân dinlemege hazir olunca birbirlerine: "Susunuz, iyi dinleyini"z derler. Ve Kur'ân'i dinledikten sonra bu kitab'in "Tanri kitab"i oldugunu anlarlar! Kalkip kavimlerinin bulundugu yere giderler ve onlara: "Ey kavmimiz! Biz bir kitap dinledik ki o, Mûsâ'dan sonra indirilmistir. Ondan önceki (kitab)lari tasdik ediyor; Hakk'a ve dogru bir yola yöneltiyor. Ey kavmimiz! Allâh'in da'vetçisine icâbet ediniz ve ona imân ediniz ki, (Allah) günahlarinizdan (bir kismini olsun) yargilasin ve sizi çok sizlatici bir azabtan korusun" (Bkz. Sahih-i Buhari Cilt X, sh. 47)
    Bu sözler, bütün bir cin kavmini müslüman kilmaga yeterli gelir.
    Bazi yorumcular Muhammed'in cin'leri görmemis oldugunu, onlara özel olarak Kur'ân okumadigini, hattâ Kur'ân'i dinlediklerinden de haberi bulunmadigini söylerler; güyâ cin'ler, rastgele sabah namazinda Muhammed'in okudugu Kur'ân'i dinlemisler ve müslüman olmuslardir (Ibn Abbas'in rivâyeti için bkz. Sahih-i Buhari Cilt X, sh. 47). Bazi yorumcular da, bu cin'lerin Yahudi dininden olup Kur'ân'i dinledikten sonra Müslümanligi tercih ettiklerini bildirirler.


    Prof.Dr İlhan Arsel



  3. 02.Mayıs.2013, 20:56
    2
    Devamlı Üye



    Cinler nasıl Müslüman Oldu?

    Kur'ân'da Tanri'nin, cin'lerden bir gurupu, Kur'ân dinlesinler diye Muhammed'e gönderdigi, ve bu cin'lerin müslümanligi kabul ettikleri yazilidir ki Islâm kaynaklarina göre "Cin vâkiasi" diye bilinir; hicret'ten üç yil önce olustugu söylenen bu "Vâkia"nin hikâyesi kisaca söyle:

    Kendisini "Peygamber" olarak ilân ettikten sonra Muhammed, Mekke'nin yönetimine egemen Kureys ile devamli bir sürtüsme içerisinde kalmisti. Kureys'in kendisini ciddiye almamasindan, kendisiyle alaya kalkismasindan çok sikâyetçi idi. Hele esi Hatice'nin ve az geçmeden amcasi Ebû Tâlib'in ölümlerinden sonra koruyucusuz kalmakla, bu tür davranislara tahammül edemez hâle gelmisti. O kadar ki yardim istemek ve kendisini Kureys'lilere karsi korumalarini saglayabilmek için bir gece gizlice Taif'e gider, ve Taif'lilerin ileri gelenleriyle konusur. Asil maksadi onlari ikna edip kendisine baglamak ve müslüman yapmaktir. Fakat basari saglayamaz. Halktan kisiler kendisine:"Tanri, peygamber olarak göndermek için senden baskasini bulamadi mi?" diye konusurlar. Onlarin bu alaylari ve hattâ saldirilari karsisinda ne yapacagini sasirir, ve Tanri'ya yalvarmaga baslar: "Ey Rabbim! kuvvetimin azligindan, çaresizliginden ve halk arasinda küçük düsmemden sana sikâyet ediyorum... Sen benim Rabbimsin, beni kime birakiyorsun? benim isimi, beni kötü çehre ile karsilayan bir yabanciya mi, yahut bir düsmana mi havale ediyorsun? Beni esenlik ve emniyet icinde yasatman için senin merhametin genistir... dünyâ ve ahiret islerini islah eden zatina siginarak beni gazabina ugratmamani dilerim..." der (Bkz. Taberi, age 1966, II, sh. 161-163)
    Söylendigine göre bu davranisiyle çevresindekileri öylesine rikkate getirmis, öylesine duygulandirmistir ki, kendisine yiyecek ikrâm edenler olmus, ve fakat yine de peygamberligine inanan pek çikmamistir. Fakat o, Tanri'ya yaptigi bu yalvarmalarin yanitsiz kaldigi kanisini yaratmamak için "Cin vâkiasi"ni anlatir": güyâ Tanri tarafindan kendisine cin'ler gönderilmis ve o da bu cin'leri imâna getirmistir.
    Islâm kaynaklarinin anlatmasina göre olay söyle: Tâif dönüsü Muhammed, gece yarisi, yol üstünde "Batn-i Nahle" denen bir yere gelir. Orada namaz kildigi sirada cin'lerden olusan alti ya da yedi kisilik bir gurupun kendisine dogru geldigini görür. (Ibn Ishak'in bildirmesine göre bu cin'lerin ad'lari söyledir: Hiss, Miss, Sasir, Nasir, Eyna ve Ahkâm).
    Bu cin'leri ona Tanri göndermistir. Cin'ler hosuna gider ve kendi kendine: "Bunlar ne hos cin!" der. Cin'ler Muhammed'ten azik isterler; o da bu istegi karsilamak için Tanri'ya: "Cinler, ugradiklari her kemik ve tezek makûlesi üzerinde her halde (kendileri için) bir taam (hayvanlari için de yem) bulalar!" diyerek duâ eder: (Ebû Hureyre'nin rivâyeti için bkz. Sahih-i Müslim Cilt X, sh. 49, Hadis no. 1546).
    Muhammed'in bu cömertligi cin'leri muhtemelen pek hosnud etmistir; fakat onlar Muhammed'in gerçekten "Peygamber" olup olmadigini merak etmektedirler; ögrenmek için içlerinden biri sorar: "(Ey Muhammed!) Senin Resûlullâh olduguna kim sahâdet eder?". Bu soruya Muhammed, o civarda bulunan bir sakiz agacini cin'lere göstererek: "Su agaci gördünüz mü, o sahâdet ederse imân eder misiniz?" der. Cin'ler de hep bir agizdan: "Evet imân ederiz!" derler.
    Bunun üzerine Muhammed, sakiz agacini yanina çagirir; sakiz agaci, dallarini, budaklarini sürüyerek Muhammed'in yanina gelir. Muhammed agac'a sorar: "Benim Resûlullâh olduguma sahâdet eder misin?". Sakiz agaci hiç tereddüd etmeden: "Sahâdet ederim ki, sen Allâh'in Resûlüsün" diye yanit verir (Beyhaki'nin Delâil adli yapitinda yer alan ve Abdullâh Ibn-i Mes'ûd'dan Buhari'nin rivâyet ettigi bu hadis için Diyânet Isleri Baskanligi'nin Sahih-i Buhâri Muhtasari Tecrid-i Sarih Tercemesi...'ne bakiniz: Cilt X, sh. 46 ve d. Hadis no. 1545)
    Sakiz agaci'nin tanikligini (sahâdetini) yeterli bulmamis olmali ki Muhammed, bir de cin'lere Kur'ân okumak ister. Cin'ler Kur'ân dinlemege hazir olunca birbirlerine: "Susunuz, iyi dinleyini"z derler. Ve Kur'ân'i dinledikten sonra bu kitab'in "Tanri kitab"i oldugunu anlarlar! Kalkip kavimlerinin bulundugu yere giderler ve onlara: "Ey kavmimiz! Biz bir kitap dinledik ki o, Mûsâ'dan sonra indirilmistir. Ondan önceki (kitab)lari tasdik ediyor; Hakk'a ve dogru bir yola yöneltiyor. Ey kavmimiz! Allâh'in da'vetçisine icâbet ediniz ve ona imân ediniz ki, (Allah) günahlarinizdan (bir kismini olsun) yargilasin ve sizi çok sizlatici bir azabtan korusun" (Bkz. Sahih-i Buhari Cilt X, sh. 47)
    Bu sözler, bütün bir cin kavmini müslüman kilmaga yeterli gelir.
    Bazi yorumcular Muhammed'in cin'leri görmemis oldugunu, onlara özel olarak Kur'ân okumadigini, hattâ Kur'ân'i dinlediklerinden de haberi bulunmadigini söylerler; güyâ cin'ler, rastgele sabah namazinda Muhammed'in okudugu Kur'ân'i dinlemisler ve müslüman olmuslardir (Ibn Abbas'in rivâyeti için bkz. Sahih-i Buhari Cilt X, sh. 47). Bazi yorumcular da, bu cin'lerin Yahudi dininden olup Kur'ân'i dinledikten sonra Müslümanligi tercih ettiklerini bildirirler.


    Prof.Dr İlhan Arsel






+ Yorum Gönder