Konusunu Oylayın.: Seferilik şartları nelerdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Seferilik şartları nelerdir?
  1. 27.Nisan.2013, 10:08
    1
    Misafir

    Seferilik şartları nelerdir?

  2. 27.Nisan.2013, 20:17
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Seferilik şartları nelerdir?




    Seferilik şartları nelerdir?



    Bu bilgiler ışığında bir kişi en az 90km lik bir mesafede yolculuk yapacaksa ve gideceği yerde 15 günden fazla kalmayacaksa bu kişi misafirdir, yani seferidir. Ve dinin seferiler için belirlediği şartlarda ibadetini yapar.

    Bu kişinin 90 km yi yaya ve ya vasıtayla gitmesi seferiliğini etkilemez. Bundan az bir mesafe ye giden kimse seferi olamayacağı gibi gideceği yerde 15 günde fazla kalmaya niyet eden kişi yine seferi sayılmaz.

    Seferi kavramını daha iyi anlayabilmek için vatan kavramını iyi bilmek gerekir. Fıkıh kitaplarında vatan kavramı şu şekillerde izah edilmiştir.

    1- Vatanı asli: asıl yurt bir insanın doğduğu, veya evlendiği, veya geçimini sağlamak için göçtüğü yerdir.

    2- Vatanı ikamet: bir kişinin yerleşmek amacı olmadan bir yerde 15 gün veya daha fazlası için kalmaya niyetlendiği yerdir

    3- Vatan-ı sukna :kişinin 15 gün dolmadan ayrılmak üzere bulunduğu yere denir

    Seferi olan bir kimse, bütün sünnet ve nafile namazları, iki ve üç rekatlı farzları ve vitir namazını aynen kılar.

    Şafi mezhebine göre zaman değil mesafe geçerlidir. Bu nedenle 90 km. lik bir yolculuğa çıkan kimse seferidir ve dört rekatlı farzları tam kılması daha iyi olmakla beraber iki olarak kılması da caizdir.

    Hanefi Mezhebine göre ise ne zaman seferi olunacağı konusunda iki ayrı görüş vardır:

    1- Mesafeyi esas alanlar. bu anlayışa göre 90 km kadar bir yolculuğa çıkılırsa seferi sayılacağından namazlarını kısaltır.

    2- Zamanı esas alanlar. bunlara göre 3 gün (18 saat) yolculuk yapmak kişiyi seferi yapar. bu durumda namazlarını kısaltabilir. yoksa kısaltamazlar.

    Hanefilere göre seferi olan birisinin dört rakatlı farz namazları 2 kılması gerekir. Ancak 4 olarak da kılsa namazı geçerlidir. Şafilerde ise yolcu bile olsa tam kılmak daha faydalıdır.

    Farz edelim ki gerçekten seferi olduğumuz halde namazı tam kılsak bile, namazımız geçerlidir. Eğer gerçekten seferi değilsek bu durumda iki kılmak namazımızı bozar. O halde ihtiyaten de dört kılmanın daha isabetli olacağını düşünüyoruz. Bununla beraber bir anlayışı esas alıp ona göre hareket etmek, diğer anlayış sahiplerini de kötülememek gerekir.

    Sefere niyet eden ve yola çıkan kimse, oturduğu beldenin binalarını geçtikten itibaren namazlarını kasra başlar. Bulunduğu şehir veya kasabadan çıkarken gittiği istikametteki meskûn yerleri geçmiş olması lâzımdır. Şehre bağlı olup da birbirinden ayrı olan mahallelerin hepsini de geçmiş olmak gerekir. Ancak şehrin dışında olup da eskiden şehre bağlı olan ve hâlen harâbe hâlinde bulunan yerler şehre bağlı sayılmazlar. Kasr, yani dört rekatlı farzları iki rekat olarak kısaltarak kılmak için bunları da geçmek şart değildir. Şehre bitişik köy varsa, kasr yapılabilmek için bunların da geçilmesi şarttır.

    Seferilik esnasında kazaya kalan namazları kaza ederken kişi seferide olsa mukim de olsa kısaltarak kılar. Mukim olduğu esnada kazaya kalmış namazları da mukimken de seferiyken de normal şekilde kılar. Yani namaz nasıl kazaya kalmışsa o şekilde kılınır.

    Şafi mezhebine göre ise, seferdeyken kazaya kalan dört rekâtlı bir namaz, sefer esnasında iki rekât olarak kılınabilir. Sefere çıkmadan önce vakti giren bir namaz seferde kısaltılamaz. Çünkü bu na*maz farz olduğu zaman kişi seferde değildi. Seferdeyken vakti giren, fa*kat seferde kılınmayan namaz da kısaltılamaz. Çünkü kılacağı zaman kişi seferi değildir. Kasr ancak seferî olan kişi için söz konusudur.


  3. 27.Nisan.2013, 20:17
    2
    Devamlı Üye



    Seferilik şartları nelerdir?



    Bu bilgiler ışığında bir kişi en az 90km lik bir mesafede yolculuk yapacaksa ve gideceği yerde 15 günden fazla kalmayacaksa bu kişi misafirdir, yani seferidir. Ve dinin seferiler için belirlediği şartlarda ibadetini yapar.

    Bu kişinin 90 km yi yaya ve ya vasıtayla gitmesi seferiliğini etkilemez. Bundan az bir mesafe ye giden kimse seferi olamayacağı gibi gideceği yerde 15 günde fazla kalmaya niyet eden kişi yine seferi sayılmaz.

    Seferi kavramını daha iyi anlayabilmek için vatan kavramını iyi bilmek gerekir. Fıkıh kitaplarında vatan kavramı şu şekillerde izah edilmiştir.

    1- Vatanı asli: asıl yurt bir insanın doğduğu, veya evlendiği, veya geçimini sağlamak için göçtüğü yerdir.

    2- Vatanı ikamet: bir kişinin yerleşmek amacı olmadan bir yerde 15 gün veya daha fazlası için kalmaya niyetlendiği yerdir

    3- Vatan-ı sukna :kişinin 15 gün dolmadan ayrılmak üzere bulunduğu yere denir

    Seferi olan bir kimse, bütün sünnet ve nafile namazları, iki ve üç rekatlı farzları ve vitir namazını aynen kılar.

    Şafi mezhebine göre zaman değil mesafe geçerlidir. Bu nedenle 90 km. lik bir yolculuğa çıkan kimse seferidir ve dört rekatlı farzları tam kılması daha iyi olmakla beraber iki olarak kılması da caizdir.

    Hanefi Mezhebine göre ise ne zaman seferi olunacağı konusunda iki ayrı görüş vardır:

    1- Mesafeyi esas alanlar. bu anlayışa göre 90 km kadar bir yolculuğa çıkılırsa seferi sayılacağından namazlarını kısaltır.

    2- Zamanı esas alanlar. bunlara göre 3 gün (18 saat) yolculuk yapmak kişiyi seferi yapar. bu durumda namazlarını kısaltabilir. yoksa kısaltamazlar.

    Hanefilere göre seferi olan birisinin dört rakatlı farz namazları 2 kılması gerekir. Ancak 4 olarak da kılsa namazı geçerlidir. Şafilerde ise yolcu bile olsa tam kılmak daha faydalıdır.

    Farz edelim ki gerçekten seferi olduğumuz halde namazı tam kılsak bile, namazımız geçerlidir. Eğer gerçekten seferi değilsek bu durumda iki kılmak namazımızı bozar. O halde ihtiyaten de dört kılmanın daha isabetli olacağını düşünüyoruz. Bununla beraber bir anlayışı esas alıp ona göre hareket etmek, diğer anlayış sahiplerini de kötülememek gerekir.

    Sefere niyet eden ve yola çıkan kimse, oturduğu beldenin binalarını geçtikten itibaren namazlarını kasra başlar. Bulunduğu şehir veya kasabadan çıkarken gittiği istikametteki meskûn yerleri geçmiş olması lâzımdır. Şehre bağlı olup da birbirinden ayrı olan mahallelerin hepsini de geçmiş olmak gerekir. Ancak şehrin dışında olup da eskiden şehre bağlı olan ve hâlen harâbe hâlinde bulunan yerler şehre bağlı sayılmazlar. Kasr, yani dört rekatlı farzları iki rekat olarak kısaltarak kılmak için bunları da geçmek şart değildir. Şehre bitişik köy varsa, kasr yapılabilmek için bunların da geçilmesi şarttır.

    Seferilik esnasında kazaya kalan namazları kaza ederken kişi seferide olsa mukim de olsa kısaltarak kılar. Mukim olduğu esnada kazaya kalmış namazları da mukimken de seferiyken de normal şekilde kılar. Yani namaz nasıl kazaya kalmışsa o şekilde kılınır.

    Şafi mezhebine göre ise, seferdeyken kazaya kalan dört rekâtlı bir namaz, sefer esnasında iki rekât olarak kılınabilir. Sefere çıkmadan önce vakti giren bir namaz seferde kısaltılamaz. Çünkü bu na*maz farz olduğu zaman kişi seferde değildi. Seferdeyken vakti giren, fa*kat seferde kılınmayan namaz da kısaltılamaz. Çünkü kılacağı zaman kişi seferi değildir. Kasr ancak seferî olan kişi için söz konusudur.





+ Yorum Gönder