Konusunu Oylayın.: Seferilik hayrettin karaman

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Seferilik hayrettin karaman
  1. 27.Nisan.2013, 09:47
    1
    Misafir

    Seferilik hayrettin karaman






    Seferilik hayrettin karaman Mumsema seferilik hayrettin karaman


  2. 27.Nisan.2013, 09:47
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 28.Nisan.2013, 08:41
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,643
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Seferilik hayrettin karaman




    Seferilik hayrettin karaman

    Soru:
    Size ilmihallerde geçen seferi olma durumu hakkında kafama takılan bazı şeyleri sormak istedim. Günümüzde hala 90 km gibi bir kural geçerli olabilir mi? Yani ulaşım koşulları bu kadar rahat ve zahmetsizken, namazlarımızı hala seferi olma şartlarına göre kılmak biraz tembellik alameti olmaz mı?

    Cevap:
    Yolculukta namazların kısaltılması ve öğle ile ikindinin, akşam ile de yatsının -birinin vaktinde diğerini de- birleştirerek kılmanın caiz olması kolaylık olsun diye bahşedilmiş bir nimet, bir ruhsattır. Fiilen zorluk, zahmet, darlık... şart değildir, fıkıhta açıklanan mesafeye yolculuğun gerçekleşmesi yeterlidir. Yolcu bir yerde onbeş günden az kalırsa -kaldığı yerde ne kadar rahat ve geniş imkanlı olursa olsun- yine bu ruhsattan yararlanır. Bazı darlık ve tehlike hallerinde yolcu olmadan da namazları birleştirerek kılmak caiz görülmüştür. 90 Km., eskiden kervanların üç günde katettikleri mesafedir. Bu kadar mesafeye yolculuk edenlere bu ruhsat tanınmıştır. Mesafenin daha kısa olduğunu söyleyen mezhepler de vardır. Eskiden bu üç günlük mesafeyi atla veya hızlı giden deve ile daha kısa zamanda almak da mümkündü; bu durumda yine yolcu olunur ve ruhsattan yararlanılırdı. Şu halde bugün de doksan km.lik bir mesafeye yolculuk yapılırsa kolaylıktan yararlanmak caiz olur. İsteyen yolculukta da namazlarını, her birini kendi vaktinde ve tam olarak kılabilir.

    (Aynı konuda başkasının sorusu

    Soru:
    Biz çalıştığımız şehirden memleketimize gittiğimiz zaman (mesafesi 90 km. den fazla) 15 günden az bir süreliğine namazların sünnetlerini kılmalı mıyız, yoksa sonuçta seferi kabul edilir miyiz?

    Cevap:
    90 Km.yi bulan bir yolculuğa çıkan ve gittiği yerde on beş günden az kalan kimse, yolda ve gittiği yerde yolcudur (seferîdir), dört rekâtlı farz namazları ikişer rekât olarak kılar, gerektiğinde öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı (bu ikişer namazın birinin vaktinde ve sırasını bozmadan) birleştirerek kılar, sünnetleri de kılmaz. Ama istiyorsa başkaca nafile namaz kılabilir.


  4. 28.Nisan.2013, 08:41
    2
    Moderatör



    Seferilik hayrettin karaman

    Soru:
    Size ilmihallerde geçen seferi olma durumu hakkında kafama takılan bazı şeyleri sormak istedim. Günümüzde hala 90 km gibi bir kural geçerli olabilir mi? Yani ulaşım koşulları bu kadar rahat ve zahmetsizken, namazlarımızı hala seferi olma şartlarına göre kılmak biraz tembellik alameti olmaz mı?

    Cevap:
    Yolculukta namazların kısaltılması ve öğle ile ikindinin, akşam ile de yatsının -birinin vaktinde diğerini de- birleştirerek kılmanın caiz olması kolaylık olsun diye bahşedilmiş bir nimet, bir ruhsattır. Fiilen zorluk, zahmet, darlık... şart değildir, fıkıhta açıklanan mesafeye yolculuğun gerçekleşmesi yeterlidir. Yolcu bir yerde onbeş günden az kalırsa -kaldığı yerde ne kadar rahat ve geniş imkanlı olursa olsun- yine bu ruhsattan yararlanır. Bazı darlık ve tehlike hallerinde yolcu olmadan da namazları birleştirerek kılmak caiz görülmüştür. 90 Km., eskiden kervanların üç günde katettikleri mesafedir. Bu kadar mesafeye yolculuk edenlere bu ruhsat tanınmıştır. Mesafenin daha kısa olduğunu söyleyen mezhepler de vardır. Eskiden bu üç günlük mesafeyi atla veya hızlı giden deve ile daha kısa zamanda almak da mümkündü; bu durumda yine yolcu olunur ve ruhsattan yararlanılırdı. Şu halde bugün de doksan km.lik bir mesafeye yolculuk yapılırsa kolaylıktan yararlanmak caiz olur. İsteyen yolculukta da namazlarını, her birini kendi vaktinde ve tam olarak kılabilir.

    (Aynı konuda başkasının sorusu

    Soru:
    Biz çalıştığımız şehirden memleketimize gittiğimiz zaman (mesafesi 90 km. den fazla) 15 günden az bir süreliğine namazların sünnetlerini kılmalı mıyız, yoksa sonuçta seferi kabul edilir miyiz?

    Cevap:
    90 Km.yi bulan bir yolculuğa çıkan ve gittiği yerde on beş günden az kalan kimse, yolda ve gittiği yerde yolcudur (seferîdir), dört rekâtlı farz namazları ikişer rekât olarak kılar, gerektiğinde öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı (bu ikişer namazın birinin vaktinde ve sırasını bozmadan) birleştirerek kılar, sünnetleri de kılmaz. Ama istiyorsa başkaca nafile namaz kılabilir.





+ Yorum Gönder