Konusunu Oylayın.: Allah tek olmak zorunda mıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Allah tek olmak zorunda mıdır?
  1. 13.Nisan.2013, 02:03
    1
    Misafir

    Allah tek olmak zorunda mıdır?

  2. 15.Nisan.2013, 16:24
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Allah tek olmak zorunda mıdır?




    Değerli kardeşimiz;
    “Allah tek olmak zorunda mıdır?” veya “Allah neden tek olmak zorundadır?” sorusu akıl ve mantığı zorlayan bir sorgulama biçimidir. Herhangi birimiz, kendimiz için aynı soruyu sorsak ne kadar makul olabilir? Mesela: “Ben niye buyum da şu değilim?” veya “Ben babamın erkek oğlu olmak zorunda mıyım?” diye sorsak, bu abesle iştigaldir. Çünkü realiteler ihtimal değil birer vukuattır. Vukuat ise, olduğu gibi kabul edilmek zorundadır. Yoksa: “şu güneş tek olmak zorunda mıdır?” diye sorarsanız,-başka bir ihtimali olmayan bir gerçekle oynamak istediğiniz için- aklı hafife almış olursunuz.
    Sorunun diğer kısmını şu şekilde açıklayabiliriz:
    1) Her şeyden önce Allah birdir, bir olduğu halde kendine “iki-üç” diyebilir mi?
    2) Şimdiye kadar gelen bütün peygamberlerin “Allah’ın birliği” konusunda ittifak etmeleri bunun tartışılmaz bir hakikat olduğunu gösterir.
    3) “Şayet gökte ve yerde, Allah’tan başka tanrılar bulunsaydı oraların nizamı bozulurdu.” (Enbiya, 21/22) mealindeki ayette tevhid hakikati, (bütün kâinata birden bakan) sırr-ı vahidiyet penceresinden gösterilmiştir. Kâinatın konumuna toptan bir bakış açısıyla dikkat çekilmiştir.
    4) “İşte şimdi Allah bir temsil daha getiriyor: İki adam var, bunlardan birincisi, birbirine rakip, birbiriyle hep çekişen ortakların emrinde, diğeri ise sadece bir kişinin emrinde çalışıyor. Bu ikisinin durumu hiç bir olur mu? Olmaz elhamdülillah! Fakat çokları bu gerçeği bilmezler.” (Zümer, 39/29) mealindeki ayette (atomlardan en büyük gök ünitesine kadar tek tek, her bir ferdin yanında bizzat ilim ve kudretiyle hazır ve nazır olduğunu ifade eden) sırr-ı ehadiyet penceresinden varlıkların her ferdinin durumuna dikkat çekilmiştir.
    Buna iki ayetin verdiği derse göre, -söz gelişi- iki ilahın olması durumunda bütün kâinatın toptan nizamı bozulacağı gibi, hiç bir insanın, karıncanın da huzur ve güveni kalmazdı. Atomların da galaksilerin de nizam ve intizamı altüst olurdu.


  3. 15.Nisan.2013, 16:24
    2
    Editör



    Değerli kardeşimiz;
    “Allah tek olmak zorunda mıdır?” veya “Allah neden tek olmak zorundadır?” sorusu akıl ve mantığı zorlayan bir sorgulama biçimidir. Herhangi birimiz, kendimiz için aynı soruyu sorsak ne kadar makul olabilir? Mesela: “Ben niye buyum da şu değilim?” veya “Ben babamın erkek oğlu olmak zorunda mıyım?” diye sorsak, bu abesle iştigaldir. Çünkü realiteler ihtimal değil birer vukuattır. Vukuat ise, olduğu gibi kabul edilmek zorundadır. Yoksa: “şu güneş tek olmak zorunda mıdır?” diye sorarsanız,-başka bir ihtimali olmayan bir gerçekle oynamak istediğiniz için- aklı hafife almış olursunuz.
    Sorunun diğer kısmını şu şekilde açıklayabiliriz:
    1) Her şeyden önce Allah birdir, bir olduğu halde kendine “iki-üç” diyebilir mi?
    2) Şimdiye kadar gelen bütün peygamberlerin “Allah’ın birliği” konusunda ittifak etmeleri bunun tartışılmaz bir hakikat olduğunu gösterir.
    3) “Şayet gökte ve yerde, Allah’tan başka tanrılar bulunsaydı oraların nizamı bozulurdu.” (Enbiya, 21/22) mealindeki ayette tevhid hakikati, (bütün kâinata birden bakan) sırr-ı vahidiyet penceresinden gösterilmiştir. Kâinatın konumuna toptan bir bakış açısıyla dikkat çekilmiştir.
    4) “İşte şimdi Allah bir temsil daha getiriyor: İki adam var, bunlardan birincisi, birbirine rakip, birbiriyle hep çekişen ortakların emrinde, diğeri ise sadece bir kişinin emrinde çalışıyor. Bu ikisinin durumu hiç bir olur mu? Olmaz elhamdülillah! Fakat çokları bu gerçeği bilmezler.” (Zümer, 39/29) mealindeki ayette (atomlardan en büyük gök ünitesine kadar tek tek, her bir ferdin yanında bizzat ilim ve kudretiyle hazır ve nazır olduğunu ifade eden) sırr-ı ehadiyet penceresinden varlıkların her ferdinin durumuna dikkat çekilmiştir.
    Buna iki ayetin verdiği derse göre, -söz gelişi- iki ilahın olması durumunda bütün kâinatın toptan nizamı bozulacağı gibi, hiç bir insanın, karıncanın da huzur ve güveni kalmazdı. Atomların da galaksilerin de nizam ve intizamı altüst olurdu.





+ Yorum Gönder