Konusunu Oylayın.: Hz muhammed hicretten sonra toplumsal barışı gerçekleştirmek için neler yapmıştır

5 üzerinden 4.42 | Toplam : 33 kişi
Hz muhammed hicretten sonra toplumsal barışı gerçekleştirmek için neler yapmıştır
  1. 12.Nisan.2013, 02:29
    1
    Misafir

    Hz muhammed hicretten sonra toplumsal barışı gerçekleştirmek için neler yapmıştır






    Hz muhammed hicretten sonra toplumsal barışı gerçekleştirmek için neler yapmıştır Mumsema hz muhammed hicretten sonra toplumsal barışı gerçekleştirmek için neler yapmıştır


  2. 21.Nisan.2013, 17:28
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Hz muhammed hicretten sonra toplumsal barışı gerçekleştirmek için neler yapmıştır




    Hicret sonrası yapılan yenilikler

    1. İlk kez divan teşkilatı kuruldu.
    2. Adli teşkilat kuruldu. Vilayetlere validen ayrı olarak kadılar atandı.
    3. Feth edilen ülkelerin yönetim birimlerine ayrılmasıyla büyük iller ortaya çıktı.
    4. Irak,Mısır,Suriye ,Cünd adı verilen devamlı ordugâh şehirleri kurulmuştur.
    5. Hicri takvim hazırlanarak kullanılmaya başlandı
    6. Ekonomik alanda yenilikler yapılmıştır.
    7. Askeri amaçlı ikta sistemi uygulanmıştır.
    8. Irak müslümanların eline geçmiş, İran yolu açılmıştır.
    9. Müslümanlar bu arada Basra ve Kûfe `de yeni askeri üsler kurarak ordularını takviye etmişler ve güçlerini arttırmışlardır.
    10.Halifeler seçimle iş başına gelmişlerdir.
    11· Bu dönemde Arap milliyetçiliği yapılmamıştır.
    12· Türklerle ilk siyasi ilişkiler bu dönemde başlamıştır.
    13· İslam Devleti bölgenin en önemli siyasi gücü haline gelmiştir.
    14· Sistemli bir devlet teşkilatı oluşturulmuştur.


  3. 21.Nisan.2013, 17:28
    2
    Devamlı Üye



    Hicret sonrası yapılan yenilikler

    1. İlk kez divan teşkilatı kuruldu.
    2. Adli teşkilat kuruldu. Vilayetlere validen ayrı olarak kadılar atandı.
    3. Feth edilen ülkelerin yönetim birimlerine ayrılmasıyla büyük iller ortaya çıktı.
    4. Irak,Mısır,Suriye ,Cünd adı verilen devamlı ordugâh şehirleri kurulmuştur.
    5. Hicri takvim hazırlanarak kullanılmaya başlandı
    6. Ekonomik alanda yenilikler yapılmıştır.
    7. Askeri amaçlı ikta sistemi uygulanmıştır.
    8. Irak müslümanların eline geçmiş, İran yolu açılmıştır.
    9. Müslümanlar bu arada Basra ve Kûfe `de yeni askeri üsler kurarak ordularını takviye etmişler ve güçlerini arttırmışlardır.
    10.Halifeler seçimle iş başına gelmişlerdir.
    11· Bu dönemde Arap milliyetçiliği yapılmamıştır.
    12· Türklerle ilk siyasi ilişkiler bu dönemde başlamıştır.
    13· İslam Devleti bölgenin en önemli siyasi gücü haline gelmiştir.
    14· Sistemli bir devlet teşkilatı oluşturulmuştur.


  4. 26.Ağustos.2014, 21:40
    3
    Misafir

    Cevap: Hz muhammed hicretten sonra toplumsal barışı gerçekleştirmek için neler yapmıştır

    Medineli ve mekkelileri kardeş ilan etmiştir. bütün Medineliler varlıklarını yarısını mekkelilerle paylaşmıştır.böylece toplumsal barış kazanılmıştır.

    Rasûlullah (s.a.s.) Mekkeli muhâcirlerle, Medineli ensârı kardeş yaparak birbirlerine bağladıktan sonra, Medine'yi dış düşmanlara karşı müştereken savunmak üzere muhâcirler, ensâr ve Medine'deki Yahûdîler arasında yazılı bir "vatandaşlık anlaşması" yaptı. Bu anlaşmaya göre:

    Diyet ve fidyelere ait kurallar, eskiden olduğu şekilde devam edecek:
    Yahûdîler kendi dinlerinde serbest olacaklar;
    Müslümanlarla Yahûdîler, barış içinde yaşayacaklar,
    İki taraftan biri, üçünçü bir tarafla savaşırsa, diğer taraf yardımcı olacak,
    Taraflardan biri Kureyş ile dostluk kurmayacak ve onları himâyesine almayacak,
    Dışarıdan bir saldırı olursa, Medine ortak savunulacak,
    İki taraftan biri, üçüncü bir tarafla barış anlaşması yaparsa, diğer taraf bu anlaşmayı tanıyacak,
    Müslümanlarla Yahûdîler arasında çıkacak her türlü anlaşmazlıkta Hz. Peygamber (s.a.s.) hakem kabûl edilecekti.


  5. 26.Ağustos.2014, 21:40
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Medineli ve mekkelileri kardeş ilan etmiştir. bütün Medineliler varlıklarını yarısını mekkelilerle paylaşmıştır.böylece toplumsal barış kazanılmıştır.

    Rasûlullah (s.a.s.) Mekkeli muhâcirlerle, Medineli ensârı kardeş yaparak birbirlerine bağladıktan sonra, Medine'yi dış düşmanlara karşı müştereken savunmak üzere muhâcirler, ensâr ve Medine'deki Yahûdîler arasında yazılı bir "vatandaşlık anlaşması" yaptı. Bu anlaşmaya göre:

    Diyet ve fidyelere ait kurallar, eskiden olduğu şekilde devam edecek:
    Yahûdîler kendi dinlerinde serbest olacaklar;
    Müslümanlarla Yahûdîler, barış içinde yaşayacaklar,
    İki taraftan biri, üçünçü bir tarafla savaşırsa, diğer taraf yardımcı olacak,
    Taraflardan biri Kureyş ile dostluk kurmayacak ve onları himâyesine almayacak,
    Dışarıdan bir saldırı olursa, Medine ortak savunulacak,
    İki taraftan biri, üçüncü bir tarafla barış anlaşması yaparsa, diğer taraf bu anlaşmayı tanıyacak,
    Müslümanlarla Yahûdîler arasında çıkacak her türlü anlaşmazlıkta Hz. Peygamber (s.a.s.) hakem kabûl edilecekti.


  6. 07.Ekim.2015, 18:39
    4
    Misafir

    Cevap: Hz muhammed hicretten sonra toplumsal barışı gerçekleştirmek için neler yapmıştır

    Peygamber Efendimiz hicretten sonra toplumsal barışı gerçekleştirmek için neler yapmıştır


    Peygamber Efendimiz Mekke'den Medine'ye hicret ettikten sonra, çok farklı insan topluluklarıyla karşılaşmıştır. O dönemde, Medine'de büyük bir etkinliğe sahip olan Yahudiler, çeşitli Hıristiyan toplulukları ve o güne kadar İslam'a girmemiş, eski dini anlayışlarını sürdüren müşrikler bir arada yaşamaktaydı. Hz. Muhammed böyle bir ortamda, toplumsal birliği ve barışı sağlamak amacıyla Medine'deki kozmopolit yapıyı çeşitli sosyal sözleşmelerle kaynaştırmış, yüzden fazla topluluk ile bazen mektupla bazen de bizzat kendisi konuşarak çeşitli anlaşmalar yapmış, onlarla uzlaşmaya varmıştır. (T.W. Arnold, İngiliz misyoner araştırmacı) Peygamberimizin kurduğu bu toplumsal birliğin önemini şu şekilde ifade etmektedir:

    "Önceleri tek bir emire kesinlikle itaat etmemiş olan o Arabistan, birdenbire siyasi bir birlik haline geliverdi ve o mutlak amire kendisini teslim etti. Yüz kadar küçük sosyal gruptan meydana gelmiş olan ve sürekli olarak birbirleriyle karşılıklı düşmanlıklarda bulunan küçük-büyük nice kabilelerden, Hz. Muhammed(s.a.v) bir birlik meydana getirdi."

    Nitekim Peygamber Efendimiz, Mekke'yi fethettikten sonra, daha önce Müslümanlara işkence eden müşrikleri dahi serbest bırakmış, onlara büyük bir hoşgörü göstermiştir. Hz. Muhammed'in(s.a.v) gösterdiği bu üstün ahlak, daha önce Arap toplumunda benzerine hiç rastlanmamış bir durumdu ve insanlar arasında takdirle karşılanmaktaydı.

    Toplumsal birliği ve barışı sağlamak amacıyla Medine'deki kozmopolit yapıyı çeşitli sosyal sözleşmelerle kaynaştırmış, yüzden fazla topluluk ile bazen mektupla bazen de bizzat kendisi konuşarak çeşitli anlaşmalar yapmış, onlarla uzlaşmaya varmıştır.Peygamberimiz'in Medine'ye gelip, kardeşliği ve hoşgörüyü pekiştirmesi farklı ırklara, dinlere ve dillere sahip gruplara ait insanların birarada huzur içerisinde yaşayabileceğini de ispatlamıştır.

    Mekke'li Müslümanlar, dinleri uğrunda bütün servet ve varlıklarını Mekke'de bırakmışlar, Medine'ye hicret ederek muhâcir olmuşlardı. Medineli Müslümanlar, onları kendi nefislerine bile tercih ederek, her türlü yardımı yapmışlar, onların bütün ihtiyâçlarını karşılamışlardı. Fakat muhâcirler, ensâra yük oluyoruz, kendi kazancımız yok, diye üzülüyorlardı.
    Peygamberimiz muhâcirlerin bu üzüntüsünü gidermek, aradaki sevgi ve samimiyeti güçlendirmek, herhangi ayrılık belirtisini önlemek için Hicretin yedinci ayında muhâcirlerle ensârı, Mâlik oğlu Enes'in evinde topladı. Burada, bir muhâciri, bir ensârla kardeş yaparak 90 (veya 360 kişi asarında kardeşlik bağı kurdu. Ensâr, muhâcir kardeşlerini alıp evlerine götürdüler. Mallarına ortak ettiler. Peygamberimize başvurarak:
    -Ya Rasûlallah, hurmalıklarımızı, muhâcir kardeşlerimizle aramızda paylaştır. dediler. Rasûlullah (s.a.s.):
    -Hayır, mallarınızın mülkiyeti size âittir. Muhâcir kardeşlerinizle birlikte çalışacak, mahsûlü paylaşacaksınız. buyurdu. İki taraf da buna râzı oldu. Kardeşler birbirlerine o derece bağlandılar ki, başlangıçta, kendi akrabalarından önce birbirlerine mirâsçı bile oldular.

    Ensâr ve muhâcirlerden belirli kimseler arasında Hz. Peygamber tarafından yapılan kardeşlik, daha sonra "Mü'minler elbette kardeştir" (Hucurât Sûresi, 10) âyetiyle genişledi. Fakat bu kardeşliğin, mirâsla ilgili hükmü, Bedir Savaşı'ndan sonra kaldırıldı. Çünkü muhâcirler, çalışıp ticâret yaparak ilk sıkıntılı günlerinden kurtuldular. Bedir Savaşı ganimetlerinden de yararlandıktan sonra, artık ensârın yardımına ihtiyaçları kalmadı.

    Müslümanlarla Yahudiler arasında Vatandaşlık

    Rasûlullah (s.a.s.) Mekkeli muhâcirlerle, Medineli ensârı kardeş yaparak birbirlerine bağladıktan sonra, Medine'yi dış düşmanlara karşı müştereken savunmak üzere muhâcirler, ensâr ve Medine'deki Yahûdîler arasında yazılı bir "vatandaşlık anlaşması" yaptı. Bu anlaşmaya göre:

    Diyet ve fidyelere ait kurallar, eskiden olduğu şekilde devam edecek:
    Yahûdîler kendi dinlerinde serbest olacaklar;
    Müslümanlarla Yahûdîler, barış içinde yaşayacaklar,
    İki taraftan biri, üçünçü bir tarafla savaşırsa, diğer taraf yardımcı olacak,
    Taraflardan biri Kureyş ile dostluk kurmayacak ve onları himâyesine almayacak,
    Dışarıdan bir saldırı olursa, Medine ortak savunulacak,
    İki taraftan biri, üçüncü bir tarafla barış anlaşması yaparsa, diğer taraf bu anlaşmayı tanıyacak,
    Müslümanlarla Yahûdîler arasında çıkacak her türlü anlaşmazlıkta Hz. Peygamber (s.a.s.) hakem kabûl edilecekti.


  7. 07.Ekim.2015, 18:39
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Peygamber Efendimiz hicretten sonra toplumsal barışı gerçekleştirmek için neler yapmıştır


    Peygamber Efendimiz Mekke'den Medine'ye hicret ettikten sonra, çok farklı insan topluluklarıyla karşılaşmıştır. O dönemde, Medine'de büyük bir etkinliğe sahip olan Yahudiler, çeşitli Hıristiyan toplulukları ve o güne kadar İslam'a girmemiş, eski dini anlayışlarını sürdüren müşrikler bir arada yaşamaktaydı. Hz. Muhammed böyle bir ortamda, toplumsal birliği ve barışı sağlamak amacıyla Medine'deki kozmopolit yapıyı çeşitli sosyal sözleşmelerle kaynaştırmış, yüzden fazla topluluk ile bazen mektupla bazen de bizzat kendisi konuşarak çeşitli anlaşmalar yapmış, onlarla uzlaşmaya varmıştır. (T.W. Arnold, İngiliz misyoner araştırmacı) Peygamberimizin kurduğu bu toplumsal birliğin önemini şu şekilde ifade etmektedir:

    "Önceleri tek bir emire kesinlikle itaat etmemiş olan o Arabistan, birdenbire siyasi bir birlik haline geliverdi ve o mutlak amire kendisini teslim etti. Yüz kadar küçük sosyal gruptan meydana gelmiş olan ve sürekli olarak birbirleriyle karşılıklı düşmanlıklarda bulunan küçük-büyük nice kabilelerden, Hz. Muhammed(s.a.v) bir birlik meydana getirdi."

    Nitekim Peygamber Efendimiz, Mekke'yi fethettikten sonra, daha önce Müslümanlara işkence eden müşrikleri dahi serbest bırakmış, onlara büyük bir hoşgörü göstermiştir. Hz. Muhammed'in(s.a.v) gösterdiği bu üstün ahlak, daha önce Arap toplumunda benzerine hiç rastlanmamış bir durumdu ve insanlar arasında takdirle karşılanmaktaydı.

    Toplumsal birliği ve barışı sağlamak amacıyla Medine'deki kozmopolit yapıyı çeşitli sosyal sözleşmelerle kaynaştırmış, yüzden fazla topluluk ile bazen mektupla bazen de bizzat kendisi konuşarak çeşitli anlaşmalar yapmış, onlarla uzlaşmaya varmıştır.Peygamberimiz'in Medine'ye gelip, kardeşliği ve hoşgörüyü pekiştirmesi farklı ırklara, dinlere ve dillere sahip gruplara ait insanların birarada huzur içerisinde yaşayabileceğini de ispatlamıştır.

    Mekke'li Müslümanlar, dinleri uğrunda bütün servet ve varlıklarını Mekke'de bırakmışlar, Medine'ye hicret ederek muhâcir olmuşlardı. Medineli Müslümanlar, onları kendi nefislerine bile tercih ederek, her türlü yardımı yapmışlar, onların bütün ihtiyâçlarını karşılamışlardı. Fakat muhâcirler, ensâra yük oluyoruz, kendi kazancımız yok, diye üzülüyorlardı.
    Peygamberimiz muhâcirlerin bu üzüntüsünü gidermek, aradaki sevgi ve samimiyeti güçlendirmek, herhangi ayrılık belirtisini önlemek için Hicretin yedinci ayında muhâcirlerle ensârı, Mâlik oğlu Enes'in evinde topladı. Burada, bir muhâciri, bir ensârla kardeş yaparak 90 (veya 360 kişi asarında kardeşlik bağı kurdu. Ensâr, muhâcir kardeşlerini alıp evlerine götürdüler. Mallarına ortak ettiler. Peygamberimize başvurarak:
    -Ya Rasûlallah, hurmalıklarımızı, muhâcir kardeşlerimizle aramızda paylaştır. dediler. Rasûlullah (s.a.s.):
    -Hayır, mallarınızın mülkiyeti size âittir. Muhâcir kardeşlerinizle birlikte çalışacak, mahsûlü paylaşacaksınız. buyurdu. İki taraf da buna râzı oldu. Kardeşler birbirlerine o derece bağlandılar ki, başlangıçta, kendi akrabalarından önce birbirlerine mirâsçı bile oldular.

    Ensâr ve muhâcirlerden belirli kimseler arasında Hz. Peygamber tarafından yapılan kardeşlik, daha sonra "Mü'minler elbette kardeştir" (Hucurât Sûresi, 10) âyetiyle genişledi. Fakat bu kardeşliğin, mirâsla ilgili hükmü, Bedir Savaşı'ndan sonra kaldırıldı. Çünkü muhâcirler, çalışıp ticâret yaparak ilk sıkıntılı günlerinden kurtuldular. Bedir Savaşı ganimetlerinden de yararlandıktan sonra, artık ensârın yardımına ihtiyaçları kalmadı.

    Müslümanlarla Yahudiler arasında Vatandaşlık

    Rasûlullah (s.a.s.) Mekkeli muhâcirlerle, Medineli ensârı kardeş yaparak birbirlerine bağladıktan sonra, Medine'yi dış düşmanlara karşı müştereken savunmak üzere muhâcirler, ensâr ve Medine'deki Yahûdîler arasında yazılı bir "vatandaşlık anlaşması" yaptı. Bu anlaşmaya göre:

    Diyet ve fidyelere ait kurallar, eskiden olduğu şekilde devam edecek:
    Yahûdîler kendi dinlerinde serbest olacaklar;
    Müslümanlarla Yahûdîler, barış içinde yaşayacaklar,
    İki taraftan biri, üçünçü bir tarafla savaşırsa, diğer taraf yardımcı olacak,
    Taraflardan biri Kureyş ile dostluk kurmayacak ve onları himâyesine almayacak,
    Dışarıdan bir saldırı olursa, Medine ortak savunulacak,
    İki taraftan biri, üçüncü bir tarafla barış anlaşması yaparsa, diğer taraf bu anlaşmayı tanıyacak,
    Müslümanlarla Yahûdîler arasında çıkacak her türlü anlaşmazlıkta Hz. Peygamber (s.a.s.) hakem kabûl edilecekti.


  8. 06.Kasım.2017, 22:21
    5
    Misafir

    Yorum: Hz muhammed hicretten sonra toplumsal barışı gerçekleştirmek için neler yapmıştır

    Cevap doğru✅✅✅


  9. 06.Kasım.2017, 22:21
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Cevap doğru✅✅✅





+ Yorum Gönder